Floppy Disket Ve Memory Stic ne demek? | Floppy Disket Ve Memory Stic anlamı nedir? | Floppy Disket Ve Memory Stic

Floppy Disket Ve Memory Stic anlamı nedir?

Floppy Disket Ve Memory Stic ne demek?

Floppy Disket Ve Memory Stic anlamı nedir?

Floppy Disket Ve Memory Stic | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: floppy disket memory stic

Teknolojik Terim

Dijital görüntü depolaması için hem floppy disket hem de Memory Stick™ kullanılabilir. Resimler, floppy disketten Memory Stick™’e kopyalanabilir.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). işitme duyusu ile ilgili, ses ilmine ait, işitmeye ait. akustik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). akustik ilmi; akustik bina inşa etme ilmi. acoustics (i)., bir odanın akustik vasfı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). akrostiş.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (fels). agnostik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (fels). agnostisizm , bilinemezcilik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). münakaşa yoluyla istediğini elde etmeye çalışan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). animizmle ilgili.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

Eriyik hâlde balmumu bağlayıcı ile pigmentlerin karışımından elde edilmiş boyalarla yapılan resim türü. Antik Çağdaki belli başlı resim tekniklerinden biri olan ankostik resim, MÖ IX yy.da Yunan sanatçı Pausias tarafından yetkinleştirilmiştir. Günümüze ulaşan en önemli örnekler, Mısır`daki el- Feyyum Vahası`nda Roma dönemine ait mezarlarda bulunan Feyyum Portreleri` dir (II. yy.).

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s)., (i)., (tıb). iltihabı azaltan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). darbımesel kabilinden.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). mütareke, ateşkes.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). sanat yönü olan, estetik güzellie sahip, sanatkârane, güzel sanatlara ait. artistically (z). sanatkârca, sanatkârane bir şekilde.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). balistik ilmi, askerlikte atış ilmi. ballistic (s). atılan gülleyle ilgili. ballistic curve bir güllenin çizdiği eğri. ballistic missile ask. roket.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. abartmalı saçma, yüksekten atılan, şişirilmiş (söz ,konuşma). bombastically z. şişirilmiş bir şekilde.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). şamdan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s)., (i). kostik, yakıcı; iğneli, kınayıcı, sert (söz); optik ışınların kırılması veya eğilmesi sonucunda yakıcı hale gelen; (i). yakıcı madde; ışınların kırılmasına veya eğilmesine sebep olan eğri yüzey. caustic soda (kim). sodyum hidroksit.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). balmumundan heykel yapımına ait; balmumundan yapılmış.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s)., (i). diğerlerinden aylrıcı nitelikte olan, tipik; kendine has; (i). özellik, hususiyet, vasıf; logaritma karakteristiği. characteristically (z). ayırıcı nitelikte olarak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). çinlilerin yemek yemek için çift olarak kullandıkları çubuk.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). kırılır, parçalanır; parçalardan teşekkül etmiş.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). kiste ait; safra kesesine veya mesaneye ait; kist ihtiva eden; kistte olan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

floppy disk.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

floppy disk. floppy. diskette.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

flexible disk, floppy, floppy disk, diskette. disk.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). beyit, iki mısra.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s)., (bot). dikey iki sıra halinde düzenlenmiş.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s)., (i). eve ait, evcimen, ev işlerine bağlı; ehli, evcil; kendi memleketine ait; (i). hizmetçi. domestic animals evcil hayvanlar. domestic industries yerli sanayi. domestic science ev bakımı, ev idaresi .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). evcilleştirmek, ehlileştirmek; medenileştirmek; evcilleşmek. domestica'tion (i). ehlileşme, ehlileştirme.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). eve ve aileye bağlılık, evcimenlik; ev hayatı, aile hayatı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). şiddetli, zora baş vuran; ağır ve kesin.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). beğenmeyen, eleştiren, tenkit eden.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. elâstikî, esnek, eski şeklini alan, toplanıp çekilen; lâstikli; hoş görü sahibi, şartlara kolayca uyabilen; üzüntü, hastalık veya yorgunluktan sonra çabucak kendine gelen, kendini çabuk toparlayan, kolay kolay yılmayan; ekon. ihtiyaca göre artı

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. elâstikîyet, esneklik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i., güz. san. tahta veya çömlek üzerine yakmak suretiyle tezyinat yapılmış olan; i. sıcak balmumu ile resim yapma, ısı vasıtasıyla renkleri sabitleştirme; bu gibi işler, çini, fayans.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.), (i.), (tıb.) kabarcık hası1 eden; (i.) yakı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.), (i.) ihtilâflı, münakaşa kaldırır; (i.) münakaşa etmeyi seven kimse; (fels.) didişimcilik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s)., (i). garip, tuhaf, acayip; mantıksız; hayali, gerçekten uzak; kaprisli, hayalperest; (i). hayali ve garip fikirleri olan kimse; sÜs düşkünü. fantastical (s). hayali;fantezi seven. fantastically (z). aşırı derecede;acayip bir şekilde.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). keman yayı; saçmalık, boş şey. Fiddlesticks! ünlem, eski Saçma!

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). boks sporuna ait.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). yumruk yumruğa kavga.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Bir güç kaynağına ihtiyaç duymadan bilgi depolayan, silinip tekrar yazılabilen bir hafıza cinsi. Özellikle hafıza kartlarında ve USB flash disklerde kullanılır, fps : Saniye başına çekilen kare sayısı.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Dijital görüntü depolaması için hem floppy disket hem de Memory Stick™ kullanılabilir. Resimler, floppy disketten Memory Stick™’e kopyalanabilir.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i san boya veren bir ağaç; bu ağaçtan çIkan boya

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. bedensel, özellikle dansa ait hareketlerle ilgili.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. söz söylerken el hareketleri yapmak, jestler yapmak. gesticula'tion i. jestler yapma. gestic'ulator i. konuşurken eliyle hareketler yapan kimse. gestic'ulatory s. jest kabilinden.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. gnostik, arif; ilmi, ilme ait; i. gnostik; çoğ. Hıristiyanlığın başlangıcında ruhani sırları bilmek iddiasında olan dini fırkalar.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. Hıristiyanlığın başlangıcında ruhani sırları ve yaradılışın sırrını bilmek iddiasında olan mezhep, gnostisizm. GNP kıs. gross national product.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). Yunan tarihinde Büyük iskender zamanından sonraki devreye ait.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). yarım mısra.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). keşfe yarayan, anlamaya vesile olan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. küçültme ve sevgi isim şekillerine ait.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. sanat değeri olmayan; içinde sanat zevki veya kabiliyeti bulunmayan. inartistically z. sanatsız şekilde, zevksizce.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. elastikiyetsiz, esnek olmayan, çekilip uzamayan; uydurulamayan. inelastic'ity i. esnek olmayış.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. haksızlık, insafsızlık, adaletsizlik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.) okullar arası.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) yarık, çatlak; birbirine yakın iki parça arasındaki açıklık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.), (fiz.) sesin şiddeti ve berraklığı ile ilgili.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «aceb» den masdar). Şaşma, taaccüp etme, hayrette kalma, Ar. istiğrâb.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «cevâb» dan masdar). Duânın Tanrı katında kabûl olunması.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [استجابت] kabul edilme.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «acl»den masdar). Acele ettirme, bir şeyin çabuk olup bitmesini isteme, Ar. tâcîl: Köprünün açılmasını istîcâl ediyorlar.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «ecr» den masdar). Kira ile tutma, kiralama.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hiring.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. masdar). Himâye ve sığınak isteme, sığınma (ecr’den olan istîcâr ile karıştırılmamalıdır).

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «cevaz» dan masdar). 1. Icâzet isteme, izin isteme. 2. Câize yâni bir şiir için ihsan ve mükâfat isteme.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «celb» den masdar). Çekmeye, celb ve yöneltme, sebep olma: Şefkat ve merhametini isticlâb etti.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «cevâb» dan masdar) (bu kelime yanlış olup doğrusu «isticâbe»dir). Sorup cevap isteme, söyletme, istintak.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

sorgulamak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

İng. joy-stick

kumanda kolu

Genellikle bilgisayar oyunlarında oyunu yönetebilmek için kullanılan özel bir araç.


Yabancı Kelime by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. adalet, hak; hakkaniyet, doğruluk; hâkim. justice of the peace sulh hâkimi. bring a person to justice birine ettiğini buldurmak, birine cezasını buldurmak. chief justice yüksek mahkeme reisi, danıştay başkanı. do justice to haklı muamele etmek hak

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. mahkeme edilebilir, sorguya çekilebilir.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. yüksek hâkim; İng., tar. Norman kralları devrinde tüzel ve yönetimle ilgili kanunları incelemekle görevli kral vekili.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. dile ait; dilbilime ait. linguistic stock dil ailesi. linguistically z. dil bakımından. linguistics i. lengüistik, dilbilim. comparative linguistics karşılaştırmalı dilbilim.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. dudak boyası, ruj.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., ask. orduları yığma ve hareket ettirme ile besleme sanatı, lojistik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

bak. maulstick.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. haşmetli, şahane, muhteşem, heybetli. majestically z. heybetli bir sekilde.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. sakız ağacı, bot. Pistacia lentiscus; sakız: macun; sakızlı rakı, mastika.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. çiğnemek, dişlerle çiğneyip ezmek. mastica'tion i. çiğneme. mas'ticatory i., s. çiğnenen şey, çiklet, sakız; s. çiğnemekle ilgili

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). Öküzgözü.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. ressamın çalışırken sağ kolunu dayadığı değnek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. hafıza, hafıza kuvveti, bellek, anlak, zihin, hatır; olayları hatırlanan zaman müddeti; hatırlanan şey: hatıra, andaç. in memory of hatırasına, anısına.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Son derece küçük Memory Stick PRO-Duo, dosyaların yüksek hızlı aktarımını ve anında kayıttan çalmayı destekleyen bir medya aygıtıdır. Dosyaları bir bilgisayar veya dizüstünden diğerine aktarmaya ek olarak, Memory Stick PRO-Duo cep tipi dijital fotoğraf makineleri, PSP® avuç içi oyun konsolları ve cep telefonlarıyla kullanmak için mükemmeldir. 16 GB’ye varan depolama kapasitesi seçenekleriyle, müzik, video ve oyunlardan dijital fotoğraf makinelerine ve büyük belgelere kadar beğendiğiniz dosyaları hızlı ve kolay bir şekilde aktarabilirsiniz. Memory Stick PRO-Duo’nuzu takın, dosyaları sürükleyip bırakın ve yola koyulun.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Yüksek kapasite ve yüksek hızlı çıkarılabilir bellek formatı ile büyük fotoğraf, video ve diğer dosyalarınız için ideal. Memory Stick PRO™ aygıtları ile uyumludur.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Cyber-shot® fotoğraf makinesi, dijital fotoğraflar ve MPEG filmler için 1 GB’a varan alan sağlayan Memory Stick PRO™’yu, isteğe bağlı bir depolama ortamı olarak kullanabilirler.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Her türlü dijital veri için gelecek sistemlerle uyumluluğu garantili, kompakt ve elverişli bir veri depolama birimidir (Flash bellek).

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Çıkarılabilir Memory Stick™’den daha küçük olan Memory Stick™ DUO, genellikle boyut ve ağırlığı minimumda tutmanın öneminin arttığı cep telefonlarında, fotoğraf makinelerinde ve diğer taşınabilir cihazlarda kullanılır.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

MemorystickPRO Duo ve kart okuyucu arasında veri aktarımı gerçekleştirmek amacıyla kullanılır. Hafıza kartı adaptörün içine yerleştirilir.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Boyut açısından diğer memorysticklere göre çok daha küçük tasarlanmıştır.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

MemoryStick PRO, gerçek zamanlı DVD kalitesindeki videoları kaydetmek ve oynatmak için geliştirilmiş bir hafıza kartıdır. MemoryStick’e göre kapasitesi daha fazladır.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Memory Stick PRO’nun yarısı kadar bir boyutta ve aynı yüksek hızda veri transfer imkanını sunan hafıza kartıdır.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Telif hakkı korumalı müziklerin saklanması ve çalınmasıyla ilgili SDMI (Secure Digital Music Initiative) gereklerini yerine getiren bir Memory Stick™.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. manastıra veya manastır hayatına ait; inzivaya çekilip kendini dini hayata adamış; i. keşiş. monastical s. manastıra ait. monasticism i. manastır hayatı veya sistemi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Memory Stick™ Yonga Kaydedici için ses sıkıştırma biçimi.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. gizemli; bâtıni, sırri; mistik, tasavvufa ait, gizemcilikle ilgili; gizli, sır kabilinden; gizli manası olan, esrarlı; i. gizemci, tasavvuf ehli, mutasavvıf. mystical s. tasavvufa ait; bâtıni, sırri, esrarlı. mystically z. mistik şekilde. mystic

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. gizemcilik, tasavvuf, mistisizm.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.), ABD cop.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. isimler ile ilgili.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. sefahatle ilgili.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., fizyol. kemik meydana getiren; tıb. kemik düzeltme tedavisine ait.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. açıklayıcı, şerh kabilinden. paraphrastically z. açıklayarak, şerh mahiyetinde.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. muhtelif eserleri taklit edip hicvederek yapılan müzik parçası veya resim.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. (eski) kilise ileri gelenlerine veya onların yazdıklarına ait.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. beş mısralı (şiir), beşli, muhammes.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. bedbin, kötümser, karamsar. pessimistically z. bedbince, karamsarlıkla.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. i.plastik; naylon; şekil verilebilen; yoğrulabilen; i.plastik.plastic arts plastik sanatlar.plastic surgery plastik ameliyat.plasticity i.istenilen şekle konulabilme, yoğrulabilme.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. gereksiz sözlerle ilgili. pleonastically z. gereksiz sözlerle ifade ederek, lüzumundan fazla şey söyleyerek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

tabanı yaylı olup ayakları koymak için iki çıkıntısı bulunan ve bir kimsenin üstüne çıkarak birkaç zıplamayla yüriyebileceği sırık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. bitiminden sonra eklenmiş; suni, yapmacık; i. taklit, yapmacık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i., tıb. prognozla ilgili; neticeyi önceden gösteren, kılavuzluk eden; i. alâmet, belirti; kehanet; tıb. prognoz için hüküm verdirecek belirti.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. ileride meydana geleceğini söylemek; belirtisi olmak; belirtisinden anlayıp söylemek, ilerisini tah- min etmek. prognostica'tion i. kehanet, önceden tahmin; belirti. prognosticator i. kehanet eden kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. jeol. volkanik hareketler tesiriyle parçalanmış.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., çoğ., min. bir madenin erime kabiliyeti veya alevinin rengi gibi ateş tesiriyle meydana çıkan hususiyetleri.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.) gerçekçi, gerçeğe uygun. realistically (z.) gerçeğe uygun olarak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. ayinden ibaret; ayine göre; yapılan âdet kabilinden.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. köye veya kıra ait; köylü; kaba, yontulmamış; kıra uygun, sade, basit; i. köyde yaşayan kimse; basit ve kaba kimse . rustically z. köylü gibi; kabaca.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. bir süre köyde yaşamak; ceza olarak köye veya kıra göndermek; ing. (üniversiteden) geçici olarak uzaklaştırma cezası vermek; kaba işçilikle inşa etmek. rustication i. bir süre köyde oturma; ing. üniversiteden geçici olarak uzaklaştırılma.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. köylülük, köylü havatı: kabalık cahillik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

z. sadistçe.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. iğneleyici, müstehzi, alaylı, küçümseyici sarcastically z. istihza ile; alay ederek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. okul veya öğrenciye ait; ortaçağda yüksek felsefe veya din mekteplerine ait; iskolastik; âlimane; kuru, cansız; i. ortaçağda alim adam; felsefe veya din konularında ilmi metotlarla çalışan kimse. scholastically z. iskolastik olarak, iskolastik u

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. eskrim değneği; değneklerle oynanılan eskrim; kısa kalın sopa.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., s. güldürü; s. gürültülü, şakacı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., A.B.D., (argo) sürgülü hesap cetveli.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., astr. gündönümü, gün durumu. summer solstice yaz gündönümü. winter solstice kış gündönümü. solsti'tial s. gündönümüne ait.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. sofistçe, safsata kabilinden; i. sofistlerin sanat veya yöntemleri. sophistically z. sofistçe davranışlarla. sophisticalness i. sofistlik taslama.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. masumluğunu kaybettirmek; tecrübelendirmek; nad. hile ve safsata karıştırmak; aydınlaştırmak; hile ve safsata öğreterek ahlâkını bozmak. sophisticated s. bilgiç olan, kültürlü, görmüş geçirmiş; incelikli; bilmiş; karmaşık; ileri, teferruatlı (teçhi

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i., tıb. ıspazmozlu; i. ıspazmozlu felci olan kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. damga veya mühürler bilgisi sphygmo önek, tıb nabız.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. istatistik, istatistik ilmi. statistic(al) s. istatistiğe ait. statistician i. istatistik uzmanı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. mısra.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. Yunan tiyatro eserlerinde oyuncuların karşılıklı birer mısra söyledikleri diyalog. stichomythic s. böyle diyalog kabilinden.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. tahta parçası, değnek, baston, çubuk sopa, ağaç, sırık, tahta; matb. tertip cetveli, kumpas; (argo) içeceğe katılan alkollü içki; k.dili. gemi direği; orkestra şefinin değneği; ask. zincirleme atılan bombalar; hav. manevra kolu, idare kolu. the stick

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. (stuck) saplamak; delmek; koymak; sokmak; çakmak; saplanıp kalmak, hareket edememek, kopmamak; yapıştırmak, yapışmak; bıçaklamak, hançerlemek; batmak (iğne, diken); k.dili. şaşırtmak; (argo) aldatmak;( argo) mesuliyet yüklemek; matb. harfleri dizme

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

İng. sticker

çıkartma

Özel olarak hazırlanıp bir yere yapıştırılan zamklı desen, resim veya yazı.


Yabancı Kelime by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. etiket; yapıştıran kimse; k.dili. şaşırtıcı şey; diken; yapışkan ot.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., k.dili. mıymıntı kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. püruz çıkarmak; ince eleyip sık dokumak, titizlenmek; tereddüt etmek, kararsız olmak. stickler i. bir konuda titizlenen kimse. a stickler for order düzen meraklısı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. dikenli balık, zool. Gasterostus.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i.,( A.B.D.) kravat iğnesi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., k.dili. sebatkâr, azimli.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., (argo) soygun.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. yapışkan; sıcak ve nemli; (İng), k.dili. zor, ıstırap veren. stickily z. yapışkan bir şekilde. stickiness i. yapışkanlık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. tahmini; hedefe ulaşmak için en uygun imkânları seçme işlemine ait.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. eğrisi ya hep iç bükey yada hep dışbükey olan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. birlikte çalışan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.), (anat.) erbezi, testis, husye, haya, taşak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.) testis şeklindeki, yumurta şeklindeki.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) dört mısralı kıta veya şiir.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. ısı ile yumuşayan (madde).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. üç satırlı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. hile bilmez, tecrübesiz, sade, saf, masum; halis, hakiki, katıksız. unsophistica'tion i. saflık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. (stuck) koparmak, açmak (yapışmış şeyi). come unstuck kopmak, çıkmak, açılmak; (argo) boşa çıkmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. bir yardalık ölçü çubuğu; mukayese standardı, denek taşı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by