Fuel Oil ne demek? | Fuel Oil anlamı nedir? | Fuel Oil

Fuel Oil anlamı nedir?

Fuel Oil ne demek?

Fuel Oil anlamı nedir?

Fuel Oil | Dream Meanings


Türkçe Sözlük

(i. ing.). Kaloriferlerde kullanılan yakıt yağı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Fuel oil.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

İng. fuel-oil

yağ yakıt

Ham petrolün damıtılması sonunda elde edilen ve yakıt olarak kullanılan ürün.


Yabancı Kelime by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f., i. kaynamak, kaynar gibi kabarmak veya köpürmek; öfkeden köpürmek, galeyana gelmek; haşlanmak, kaynar suda pişmek; kaynatmak, haşlamak; i. kaynama, kaynayış. boil away kaynayarak buharlaşıp yok olmak. boil down kaynayarak suyunu çekmek, özü kalana kad

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., tıb çıban.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. kazan, buhar kazanı; ing. su ısıtmada kullanılan ocak veya soba; sıcak suyu muhafaza etmekte kullanılan kazan. boiler compound kazan taşına karşı kullanılan kimyasal bileşim. boiler emplacement kazan ayağı. boiler fittings kazan takımı. boiler incrusta

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f., i. ızgara yapmak, ateşte pişirmek; kızartmak; fazla ısıya maruz kalmak; sabırsızlık v.b.'nden tutuşmak, kendi kendini yemek; i. ızgara. broiler i. et veya balık pişirmeye mahsus ızgara veya tava; ızgaralık piliç.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., f. münakaşa, mücadele, kavga, kargaşalık: f. münakaşa etmek, patırtı etmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

hintyagı. castor-oil plant keneotu,(bot). Ricinus communis.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). beşparmak otu, (bot). Potentilla reptans; (mim). süslemede kullanılan bu otun şekline benzeyen bir motif.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (f). kangal; (den). roda; halka, kangal şeklinde boru; halka şeklinde kıvrılmış saç; elek bobin; (f). kangal etmek veya olmak, sarmak veya sarılmak; (den). roda etmek primary coil birinci devre bobini. secondary coil ikinci devre bobini.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (ing). makbuz koçanı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(ecza). kroton yağı, kuvvetli bir çeşit müshil.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). soymak, malını yağma etmek, mahrum etmek. despolia'tion (i). yağma, soygun, soygunculuk.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). dantel veya işlemeli masa örtüsü.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. karışıklık içine girmek; karmakarışık etmek, bozmak, karıştırmak; bozuşturmak, aralarını açmak. embroilment i. bozuşma, kavga, anlaşmazlık, karışıklık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f)., (i). engellemek, mâni olmak: şaşırtmak, işini bozmak; avda avcıları saşırtmak; (i). hayvan izi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (f). yaldız kâğıdı, alüminyum kâğıdı, aluminyum, kalay veya kurşun yaprağı, varak, ince maden tabakası (bak tinfoil); ayna sırı; (kıymetli taş için) foya; kıyas ve karşıtlık için gösterilen kimse veya şey; (mim). yaprak, yaprak şeklinde süs; (f).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). eskrim kılıcı, meç.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (f(. (ed, ing veya led, ling) yakacak, yakıt, mahrukat; (f). ateşe yakacak atmak; (den). yakıt yüklemek. fuel cell (mak)., (elek). hidrojen ve oksijen ile çalışıp elektrik akımı veren cihaz fuel cock gazocağı musluğu. fuel gauge (mak). akaryakıt

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. ing.). Kaloriferlerde kullanılan yakıt yağı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Fuel oil.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

İng. fuel-oil

yağ yakıt

Ham petrolün damıtılması sonunda elde edilen ve yakıt olarak kullanılan ürün.


Yabancı Kelime by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.) lop, katı (yumurta); (k.dili) sert; kolay kanmaz.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. gemi kayağı; deniz altı yatay dümeni; kayakla su üzerinde giden küçük gemi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. civanperçemi, bot. Achillea millefolium.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f., i. çalışıp didinmek, çok zor işle uğraşmak; i. ağır iş; karışıklık, kargaşa, gürültü.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

sığır paçasından alınan ve köseleyi yumuşatmak için kullanılan yağ.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. yağlamak, üzerine yağ sürmek; rüşvet vermek. oil the wheels kolaylık göstermek, iş sahasnı hazırlamak. oil one's hand rüşvet vermek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. yağ, sıvı yağ; petrol; zeytinyağı; yağ gibi şey; yağlıboya; yağlıboya resim. oil cake keten veya pamuk tohumunun posası, küspe, köftün. oil color yağlıboya. oil field petrol sahası. oil lamp yağ lambası, kandil.oil pan yağ deposu. oil painting yağlı

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. yağdanlık, yağ ibriği.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. muşamba.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. pek ince muşamba; çoğ. bu muşambadan yapılmış elbiseler.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. bileği taşı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. yağlı, yağı çok. oiliness i. kaypaklık; yağcılık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f., ahçı. kalın bir tavada yağsız veya az yağla pişirmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. yarı kaynatmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., k.dili yalnız geçim parası kazanmak maksadıyle yazılan kitap veya meydana getirilen sanat eseri.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. mimari süsleme sanatında dört yapraktan ibaret şekil.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f.), (i.) geri çekilmek; irkilmek; seğirdim yapmak, geri tepmek; geri gelmek; (i.) geri tepme, seğirdim, aksiseğirdim, geri çekilme. recoilless (s.) seğirdimsiz (top).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f.) yakıt ikmal etmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. bulandırmak; sinirlendirmek, öfkelendirmek. roil'y s bulanık, çamurlu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. kalçada iki kemiğin bitiştiği yere ait.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. az pişmiş, rafadan (yumurta).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. toprak; ülke; gelişme ortamı, yuva. alluvial soil aluvyonlu toprak. one's native soil ana vatan. poor soil verimsiz toprak. rich soil verimli toprak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f., i. kirletmek, lekelemek; namusuna leke sürmek; kirlenmek, lekelenmek; i. leke, kir; çirkef, pislik, çöp; gübre.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. hayvanları taze otla beslemek, semirtmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. yeşillik, yeşil ot (yem olarak).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. (-ed veya spoilt) bozmak, yıkmak; azdırmak, şımartmak, ahlakını bozmak; bozulmak, çürümek; azmak. spoil a joke şakanın tadını kaçırmak. a spoiled child şımarık ,çocuk. be spoiling for kaşınmak, istemek, aramak. He is spoiling for a fight. dövüşme

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., gen. çoğ. yağma, çapul; çoğ., A.B.D., pol. yeni seçilenlerin eline geçen nüfuz kullanma fırsatı. spoils system A.B.D. seçimi kazanan parti üyelerine memuriyet verme sistemi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. başkasının zevklerini bozan kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. toprakaltı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. kalay yaprağı, ince levha kalay, stanyol.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f., i. çalışmak, yorulmak, didinmek, zahmet çekmek; zorlukla ilerlemek; i. zahmet, meşakkat, yorgunluk; zahmetli iş; uğraş.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. tuzak, ağ. taken in the toils tuzağa duşmüş, yakalanmış.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. tuval.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., A.B.D. tuvalet odası, apteshane; tuvalet; tuvalet masası; giyinip kuşanma, süslenme. toilet paper tuvalet kâğıdı. toilet powder yüz pudrası. toilet room banyo ve tuvalet odası. toilet table tuvalet masası. toilet water tuvalet suyu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. sabun ve tarak gibi tuvalet eşyası.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. kendine çeki düzen verme; giyim tarzı; elbise.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. zahmetli, meşakkatli, emek isteyen, yorucu. toilsomely. z. zahmetle.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. toprağın üst tabakası, humus.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. yonca; mim. binalarda yonca şeklinde süs. bird'sfoot trefoil gazel boynuzu, bot. Lotus corniculatus; söküotu, bot. Ornithopus Iesser. yellow trefoil ufak yonca, bot. Trifolium procumbens. marsh trefoil su yoncası, bot. Menyanthes trifoliata. moon tr

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

tung yağı, boyalarda kullanılan bir çeşit yağ.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. gürültü, karışıklık, dağdağa; telâş.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. kangalını açmak, çözmek; den. (halatın) rodasını açmak; çözülmek, açılmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. kirlenmemiş.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. bozulmamış.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. vual, ince pamuklu veya yünlü kumaş.

İngilizce - Türkçe Sözlük by