Fürü-mande ne demek? | Fürü-mande anlamı nedir? | Fürü-mande

Fürü-mande anlamı nedir?

Fürü-mande ne demek?

Fürü-mande anlamı nedir?

Fürü-mande | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: furu mande

Türkçe Sözlük

(i. F. fürû = aşağı, mânde = kalmış). Geri kalmış, yorulup durmuş, Aciz.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [عقيده فروش] inanç tüccarı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). (bk.) Ateş-efrûz.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. F.). Azamet taslayan, çalım satan, kurum satan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Şarap satan, meyhâneci.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). Seylan ve Hindistan'da bulunan ve kerestesi oymacılıkta kullanılan sert bir ağaç, (bot). Diospyros quaesita.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. A. cevher = kıymetli taş, F. fürûhten = satmak). Cevâhir satan, cevâhirci.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f)., (ask). askeri hizmete mecbur tutmak; müsadere etmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). kumandan, komutan; önder, baş; deniz binbaşısı. commander in chief başkomutan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). tımar, zeamet; kumandanlık; masonluk gibi cemiyetlerin loncası.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.) (c. dermânde gân). Çaresiz kalmış, Aciz, biçare: Madedra»-i dermânde-gân = Acizlerin imdadına yetişen.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [درمانده] aciz. 2.zavallı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. c.) (m. dermânde). Bîçâreler, çaresizler, zavallılar, düşkünler, beceriksizler.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. dil = gönül, fürûzânîden = parlatmak). Gönlü parlatan, sevindiren.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Kadın İsmi) - Gönüle ferahlık veren, sevindiren.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

don't mention it!. not at all!.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

not at all. don't mention it.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. fer’). Fer’ler, parçalar. Bunun ikinci defa cem’i olarak fürûAt dahi kullanılır, (bk.) Fer’.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Aşağı: Ser-fürû = Başı aşağı. Ser-fürû etmek = Baş eğmek, itaat etmek. Fürû-mânde = Aşağıda kalmış, geri kalmış, Aciz.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

descendant. children. grandchildren. lawful issue. leave no issue. lineage. lineal descendant.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. fürû = aşağı, mânde = kalmış). Geri kalmış, yorulup durmuş, Aciz.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. fürû = aşağı, mâye = asıl). Asıl ve nesebi alçak, soysuz, kötü asıllı: Fürû-mâye adam.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. fürû = aşağı, nihâde = konmuş). Çıkarılmış, Osm. tarh ve tenzîl olunmuş.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). 1. Nekeslik, hasislik. 2. Alçak. (bk.) Aşağılık. 3. Alçak, hasis.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Işık veren madde. Ar. Nûr, zıyâ, şûle, Fars. pertev.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Satma, satış.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i çıban, kan çıbanı

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Yapı saçak ve tavanlarına doğramadan yapılan oymalı süsler: Saçak furuşları.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. fürûhten fiilinden imas.). Satan, Osm. bey’ eden: Mey-fürûş = Şarap satan. Hod-fürüş = Egoist (kelime mânâsı: kendini satan). Mâlûmat-fürûş = Bilgili görünmek isteyen, malûmat satan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Furûsiyyet.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). İyi binici, ata iyi binen, iyi süvari.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). At yetiştirip terbiye etmek ve binmek işi (ferâset de denir).

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. fürûhten yahut efrûhten fiilinden imas. olup sıfat terkibi teşkiline girer). Parlatan, aydınlatan, tenvir eden.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Parlak, aydın, münevver.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.). - Parlayıcı, parlayan, parlak. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Parlatan, aydınlatan, ışıklandıran.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. kısa mahmut otu, yer meşesi. wall germander yer meşesi, meşecik, bot. Teucrium chamaedrys. water germander sarmısak otu, bot. Teucrium scordium.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f., i. (seçim bölgesini) bir siyasi partinin menfaatine uygun gelecek sekilde ayarlamak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Cevâhirci, kuyumcu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. F.). Cevher satan.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [گهرفروش] mücevheratçı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Ev, hâne, satan, ev tellâlı, ev komisyoncusu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F„ Ar. hStır, Fars. mânden = kalmak). Hatırı kalmış, gücenmiş, Ar. münfail.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [حلوا فروش] helvacı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [هماندم] o anda.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Hikmet satan, hikmetli bir söz söylediğini sanan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. hürde = ufak tefek şeyler, fürûhten = satmak). Ufak tefek şeyler satan kimse.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. F.). İffet satan, namusluluk taslayan, daima iffet ve şereftin bahseden.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Yanlış olarak halk dilinde kâfûr yerine kullanılır.

Türkçe Sözlük by

Şifalı Bitki

(kafur): Tabiatta, bir çok bitkide bulunur. Tıpta kullanılan kafuru “Japonya Kafuru”dur. “Cinnamomun Camphorea” ağacının odunu, su buharıyla distile edilerek elde edilir. Kafuru renksiz, şeffaf, billuri yapılı, gevrek parçalarıdır. Kokusu hususi ve keskin, lezzeti sonradan serinlik veren acı ve yakıcıdır. 204 santigrat derecede kaynar. Adi sıcaklıkta uçar. Suda çok az erir. Alkolde, eterde, kloroformda, benzolde ve yağlarda çok erir. Kullanıldığı yerler: Kan dolaşımını kuvvetlendirir. Beyni ve sinirleri uyarır. Kalp yetersizliğini giderir. Solunum sistemini uyarır. Bronşların ifrazatını arttırır. İspirto ile karıştırılmış kafuru, ağrıları ve kepeklenmeyi keser. Akciğer hastalıklarında faydalıdır. Ateşli hastalıklarda, uyuşturucu maddelerde zehirlenmelerde ve gece terlemelerinde de kullanılır. Tıpta kafurulu yağ, kafurulu ispirto gibi terkipler kullanılır.

Şifalı Bitki by

Türkçe Sözlük

(i. A. F.). Bilgi satan, bilgiçlik taslayan.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [معلومات فروش] bilgiçlik taslayan.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.-T.) bilgiçlik taslama.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

bilgiçlik taslamak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. «mânden» fiilinden imef.). Kalmış. Pes-mânde = Geri kalmış, gerilemiş. Amel-mânde = işten kalmış, kötürüm.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Mandepsiye basmak veya mandepsiye düşmek = (Aldatılmak, atlatılmak) gibi argo tâbirlerinde geçer.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Portekizce’den). Çin imparatorluk vezirlerine Avrupa’ca verilen isim.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). 1. Geri kalmış, geride bulunan. 2. Artmış, artık, bakıyye.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [پس مانده] arta kalan.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. eskiden hastalığa karşı kullanılan baharatlı top; karanfil içine batırılmış elma veya portakal.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. semender, zool. Salamandra maculosa; ateşte yanmayan efsanevi bir hayvan; sıcağa karşı dayanıklı kimse. salamandrine s. sıcağa dayanıklı; semendere ait.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. Eskimenderes nehri.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Baş eğme, Ar. itaat, Inkıyâd.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F„ Ar. tafra, Fars. furûhten = satmak). Tafra satan, üst perdeden atıp tutan.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [طفده فروش] atıp tutan.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i ). Tafra satma, üst perdeden atıp tutma.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.-T.) atıp tutma.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Üfürükçülerin okuduktan sonra hastanın üzerine üfürdükleri nefes.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Hastalara okuyup üfleyen.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

healer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

healer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Hastalara okuyup üfleyen üfürükçünün işi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Hava ile dolup şişmek, kabarmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Bir defa üfürülen nefes veya hava: Bir üfürüm tütün (eskimiştir).

Türkçe Sözlük by