Fut ne demek? | Fut anlamı nedir? | Fut

Fut anlamı nedir?

Fut ne demek?

Fut anlamı nedir?

Fut | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: fut

Yabancı Kelime

İng. foot

ayak

Yarım arşın veya 30,5 santimetre uzunluğundaki ölçü birimi.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cunt twat twadge.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. denizcilik). Gemi kızağı altına konulan çerçeve.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). tekzip, çürütme (fikir, iddia).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). tekzip etmek, yalanlamak, aksini ispat etmek, (bir iddiayı) çürütmek; (karşısındakini) susturmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Bir iş yaparken veya hamamda vesair yerlerde bele bağlanan ipek peştemal: İpek futa.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

skiff.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.) (c. fütâde-gân, üftâde-gân). Düşmüş, düşkün, mübtelâ. mec. Aşık.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. c.) (m. fütâde). Düşmüşler, düşkünler, bîçareler, tutkunlar, Aşıklar.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Düşerek, düşen.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. ing.). On birer kişilik iki takım arasında oynanan top oyunu, ayak topu.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

İng. football

sp. ayak topu

Topu, kafa veya ayak vuruşları ile karşı kaleye sokma kuralına dayanan ve on birer kişilik iki takım arasında oynanan top oyunu.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

soccer. football. soccer. association football.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

football. soccer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

soccer. football.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Futbol oyuncusu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

football player. footballer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

footballer. football player.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

soccer / football player.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s boş, nafile, abes; değersiz futilely z abes şekilde, boş yere futil'ity i yararslzllk, faydaslz oluş, abes oluş

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(kince) (i. A. c.) (m. fâtik). Ellerine fırsat geçince adam öldürenler.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i, den ahşap geminin dip kerestesi, döşek

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. feth). Fetihler. Bunun ikinci cem’i olarak fütûhât dahi kullanılır: Yavuz, saltanatını fütûhât ile geçirmiştir. (bk.) Fetih.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) {feth’in cem’i olan fütûh’un cem’i). Fetihler, zaferler, fethedilen, zaptedilen ülkeler.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). T. Gevşeklik, gayretsizlik, rehâvet: İşe fütûr geldi. 2. Bıkma, usanma: Yazı yazmaktan fütûr getirdim. Devamlı çalışmaktan insana fütûr gelir.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s, i gelecek, müstakbel, istikbalde olan, gelecek zamana ait; i istikbal, gelecek, yarın, ati; ömrün geri kalan kısmı; gram gelecek zaman kipi futures i, çog ileride teslim edilmek üzere satılan veya satın alman mal: vadeli işlemler future perfect g

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Finansal Terim

(Futures Markets)

Fiyat dışındaki şartları standartlaştırılmış bir vadeli (forward) sözleşmenin işlem gördüğü piyasalardır. Bu piyasalarda sözleşmeye konu teşkil eden ürün kontrat şartlarına uygun olarak ileri bir teslimat tarihinden alınıp satılmaktadır.


Finansal Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i fütürizm futurist i fütürist

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). 1. Sanatta fütürizm görüşüne bağlı olan. 2. Bu görüşle yapılan sanat eseri.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. futuriste

gelecekçi

Gelecekçilik yanlısı olan.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

futurist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

futurist. futuristic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i istikbal, gelecek; ileride meydana gelecek bir olay fuze, fuzee bak fuse, fusee

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). 1910 yılında italya’da doğan ve geçmiş, şimdiki zaman ve gelecekle alâkalı ihtisasları aynı zamanda gösteren sanat çığırı.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. futurisme

gelecekçilik

İtalyan şairi Marinetti’nin 1909 yılında yayımladığı bildiri ile ortaya çıkan, yeni hayatı övme, geleneksel edebî kuralları yıkma amacını güden ve Dadacılık, gerçeküstücülük vb. akımlara öncülük etmiş olan edebiyat çığırı.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

futurism.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. futurologie

gelecek bilimi

Küresel bir perspektif içinde geleceği öngörmeye çalışan bilim.


Yabancı Kelime by

Türkçe Sözlük

(i.). Korkusuzca, önemsemeden, umursamadan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

jauntily.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). 1. Gençlik, delikanlılık. 2. Yardım severlik, el açıklığı, cömertlik. 3. Mertlik, yiğitlik, mürüvvet. 4. Ortaçağ İslâm ve Türk Aleminde esnaf teşkilâtı, tarikat, lonca ve sendikası.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. A.). Fütüvvetli, kerem, cömertlik sahibi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. A.). Esnaf teşkilâtı ile bunların uymaları icab eden usul ve kaidelerden bahseden eser.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). 1. Mert, lutufkâr, cömert, eli açık. Osm. sehâvet sahibi. 2. Tanzimat sonrası Osftıanlı devletinde mülkiyede râbia ve hâmise rütbelerinde bulunanlara ve askeriyede mülâzim ve yüzbaşılara resmen verilen unvan ve lâkap.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.) aksi iddia edilemez, reddedilemez, itiraz kaldırmaz. irrefutably (z.) reddedilmez bir şekilde.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) çürütme, yalanlama, tekzip.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f.) yalanlamak, delillerle çürütmek. refutable (s.) çürütülebilir.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Birbiri üstüne atılma, tehacüm.

Türkçe Sözlük by