Gaf ne demek? | Gaf anlamı nedir? | Gaf

Gaf anlamı nedir?

Gaf ne demek?

Gaf anlamı nedir?

Gaf | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: gaf

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). Beceriksizce ve yersiz söz yahut davranış.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

gaffe. blunder. slip of the tongue. faux pas. howler. atrocity. bloomer. boner. break. bull. clanger. contretemps. flub. gaff. goof. slip. slip-up.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bloomer. blunder. boob. clanger. faux pas. goof. gaffe. booboo.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

blunder. gaffe. fauxpas. boob. clanger.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Global Assessment of Functioning Scale, DSM IV - The reporting of overall function on Axis V is performed using the Global Assessment of Functioning Scale The GAF scale may be particularly useful in tracking the clinical progress of individuals in global

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

INTE GAF reference.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Gesellschaft Fur Anwendung Von Fernerkundung.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Kullarının günahlarını affeden Allah’ın kulu. - (bkz.Gaffar). Allah’ın isimlerindendir. “Abd” takısı almadan kullanılmaz.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Kullarının günahlarını tekrar tekrar bağışlayıcı olan Allah’ın kulu. - (bkz.Gafur). “Abd” takısı almadan kullanılmaz.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Büyük kalabalık.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. gufrân’dan gelir ve yalnız şu Arapça tâbirlerde geçer): Gaferallah lehü = Tanrı ona af ve merhamet etsin! Gaferaliah zunûbihi = Tanrı günahlarını affetsin!

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i, f balıkçı zıpkını; den randa yelke ninin üst sereni, giz; dövüş horozunun ayagma geçirilen madeni mahmuz; argo gürültülü ve sinir bozucu konuşma; f zlpkmla vurup tutmak (ballk) stand the gaff ABD, kdili slkmtlya veya yorgun luğa dayanmak

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. gufrân’dan imüb.) (Esmây-ı Hüsnâ’dan yani Tanrı’nın 99 adından biri). Çok af ve merhamet eden, fazlasıyle yari ıgayıcı: Cenâb-ı Hak gaffâr ve rahimdir.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [غفار] bağışlayıcı Tanrı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) 1.Kullarının günahlarını affeden, Allah. 2.Çok merhamet eden. Allah’ın isimlerinden. -(bkz.Abdülgaffar).

İsimler ve Anlamları by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i, Fr, kdili gaf yapma, pot klrma, gaf

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i, saka, asag yaşll adam, ihtiyar, dede

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(a uzun) (i. A. gaflet’den if.) (mü. gafile). Yapacağını önceden düşünmeyen, başına geleceği önceden düşünmeyip ihmal eden, gaflette bulunan, gafletli, ihtiyatsız, dikkatsiz, habersiz: Gafil bulundum, beni gafil avladı, gafil davranmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

unaware. inattentive. unwary.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

unaware (of. remiss. unguarded.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [غافل] habersiz.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(a uzun) (i. F.). Gafletle olunan, gaflette bulunan adama yakışır surette, dikkatsizlikle, habersizce gafilâne hareket ediyor.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(a uzun) (i. A. gufran’dan if). Bağışlayıcı, af ve merhamet eden: Cenâb-ı Allah gafir-üz-zunûb’dur = Tanrı, günahları bağışlayıcıdır (gaffâr daha çok kullanılır).

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. gafr’dan smüş.). Çokyaygın, kaplayan, umumî: Cemm-i gafîr = Büyük topluluk, büyük kalabalık: Bir cemm-i gafîr toplandı, bir cemm-i gafîr ile gitti (yalnız bu tâbirde geçer).

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (Arapça terkiplerde gafle şeklinde bulunur). Gafil olma hali, gafillik, habersizlik, dalgınlık, boş bulunma: Gaflet etmek, gaflette bulunmak. Hâb-ı gaflete dalmak = Gaflet uykusuna dalmak. Alel-gafle = Gaflet üzere, kendinde olmayarak, dalgın olduğu halde, habersiz, ansızın.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

carelessness. headlessness. heedlessness. inattention.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

carelessness. heedlessness. negligence.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [غفلت] habersizlik, dikkatsizlik, dalgınlık.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Gafletle, dalgınlıkla, kendinde olmayarak, ansızın, habersiz.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [غفلة] dalgınlıkla.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (gufrân’dan imüb.). Fazla mağfiret, af ve merhamet eden, pek bağışlayıcı: Allah gafur ve rahîmdir (Esmây-ı Hüsnâ’dan yani Tanrı’nın 99 adından biridir ve başkası hakkında kullanılmaz).

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [غفور] bağışlayıcı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Mağfiret eden, yarlığayan, affeden, bağışlayan, merhamet eden Allah. Allah’ın isimlerinden. - (bkz.Gaffar).

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(I. Y..Fr.). Uzaklardan duyulmasını temin için sesi büyütmeye yarayan (Alet).

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

megaphone. hailer. speaking trumpet.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

megaphone.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

megaphone. bullhorn. speaking trumpet. voice tube.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

loudhailer , megaphone.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. tıp) (mü. şagafiyye). Yürek zarına ait.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) içine zencefilli gazoz karıştırılmış hafif bira.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «gaflet» ten). Gafil davranma, gaflette olma (sanıldığı gibi «tegafül» ile aynı mânâya gelmez; zira tegafül yalandan gaflet göstermek demektir).

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(ga uzun) (i. A. «gaflet» ten). Bilmezliğe gelme, kasıtlı olarak, yalandan gaflet gösterme.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [تغافل] bilmezlikten gelme, anlamazlıktan gelme.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

anlamazlıktan gelmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by