Gag ne demek? | Gag anlamı nedir? | Gag

Gag anlamı nedir?

Gag ne demek?

Gag anlamı nedir?

Gag | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: gag

Yabancı Kelime

İng. gag

sin. ve tiy. gülüt

Skeç, revü, eğlence gösterisi vb.ne eklenen beklenmedik gülünç sözler veya durumlar.


Yabancı Kelime by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i, f (ged, ging) susturmak için ağlza sokulan tlkaç; t/b ağzı açık tutmak için agıza sokulan alet; f söyletmemek; ağzım tlkamak; (haberin) yayılmasına engel olmak, susturmak; t/b alet ile ağzım açık tutmak; ögürmek gag rule mecliste konuşmay smırlan

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i, argo şaka, latife; sahnede oyuncu tarafmdan uydurulup ilâve edilen şaka gag man i şaka ve espriler yazan kimse

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., ABD bagaj, yolcu eşyası; ordu ağırlığı; hafifmeşrep kadın; işvebaz kız, canlı genç kadın. baggage master (i). bagaj memuru.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., (eski), huk. birkaç çeşit gayri menkul mülk hakkı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). ilgisini kesmek, bağlantısını kesmek, affetmek, salıvermek, serbest bırakmak; (ask). düşman kuvvetlerinden uzaklaşmak. disengaged (s). serbest, boş, tutulmamış. disengagement (i). ilgiyi kesme; salıverme, serbest bırakma.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. işe almak, tutmak, angaje etmek; işgal etmek, yer tutmak; söz almak, vaat ettirmek; dövüşmek, birbirine girmek, çarpışmak; ilgisini çekmek; meşgul etmek; nişanlanmak; vaat etmek, söz vermek, bağlanmak, taahhüt etmek; mak. birbirine geçmek, birbirin

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., Fr. kendini adamış, ilgili.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. meşgul, tutulmuş; nişanlı; dövüşmekte; birbirine geçmiş. engaged column mim. yarısı duvarda yarısı meydanda olan direk.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. meşguliyet; nişanlanma; randevu; rehin; söz; vaat, taahhüt; çarpışma, dövüşme; belirli bir süre için ücretli iş; mülâkat; çoğ. borçlar. engagement ring nişan yüzüğü, alyans.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. çekici, cazip, hoşa giden.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kuşların dudak ve diş hizmetini gören organı ki, ağzının ucu olup kemik ve boynuz gibi sert bir maddedir. Yem toplamaya, müdafaa ve kavga etmelerine yarar. Ar. minkar: Kuş gagası, ördek gagası t= Kuşların gagası gibi kemerli, hörgüçlü. Ar. minkarî.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rostrate. bill. beak. nib. rostrum. trap.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

beak. bill. mouth.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

beak. bill.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

mentally or physically infirm with age; 'his mother was doddering and frail'. marked by foolish or unreasoning fondness; 'she was crazy about him'; 'gaga over the rock group's new album'; 'he was infatuated with her'.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

crazy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s, argo budala, deli go gaga over (bir şey için) deli olmak

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.) (kuş). Gagasıyle vurmak, kakmak, mec. Horozlar gagalamak = Keyifsiz ve neşesiz olup sersem durmak: Seni horozlar mı gagaladı?

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to peck. pick.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). (kuşlar) Gagalarıyle birbirini kakıp kavga etmek veya oynaşmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Yuvarlak başlı, bir çeşit Karadeniz yelkenlisi.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) 1.Gökoğuzlar. 2.Hristiyanların Ortodoks mezhebine bağlı Türk kavmi. Balkanlar ve Rusya’da yaşamaktadırlar. Deliorman, Dobruca, Beşerabya ve Ukrayna’da oturan Hristiyan Türklere verilen ad.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(hi.). Dobruca, Deliorman ve Besarabya’da yaşayan Hıristiyan Ortodoks bir Türk topluluğu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(hi.). Gagavuzlar’ın konuştuğu Türkçe.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

bak gauge

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i, f pey; rehin; düelloya davet anlammdayere ablan eldiven; f bahse giriş mek, bahis tutmak

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i birkaç çeşit yeşil veya san iri erik, caneriği; bak greengage

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f, i kaz gibi ses çıkarmak; i kaz sürüsü; cenebaz kadınlar grupu,

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. ölçmek; tartmak, tahmin etmek, ölçüsünü bulmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. mikyas, öIçü; ebat; miktar; geyç, ölçme aleti; kalibre; demir yolu raylarının arasındaki açıklık; den. geminin bir diğerine veya rüzgâra göre bulundugu yer; den. dolu iken geminin çektiği su. broad gauge geniş hatlı (demiryolu). have the lee gauge of

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) frenk eriği, bardak eriği.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. zooloji) (y. k.). Ayaksızlar, kuyruksuzlar ve ürodelleri içine alan omurgalılar sınıfı.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. bagaj, yolcu eşyası. luggage van İng. eşya vagonu. personal luggage şahsi yol eşyası.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

İng. mortgage

tic. tutulu satış > tutsat

Bir taşınmazın ipotek edilmek suretiyle uzun vadeli krediyle satın alınması.


Yabancı Kelime by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., f., huk. ipotek, gayri menkul rehni; f. bir bina veya mülkü ipotek etmek. mortgagee i. ipotekli alacak sahibi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. ipotek yapan borçlu. mortice bak. mortise.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Sardunyagillerden, tohumlarının ucunda ince uzun bir uç bulunan bitki.

Türkçe Sözlük by