Gaı ne demek? | Gaı anlamı nedir? | Gaı

Gaı anlamı nedir?

Gaı ne demek?

Gaı anlamı nedir?

Gaı | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: gai

Türkçe Sözlük

(a uzun) (i. A.) (mü. gaiyye). Maksat ve neticeye ait. Illet-i gaiyye = Bir işin ve teşebbüsün maksat ve neticesi, elde edilmesi için çalışılan istek: Bu hareketin illet-i gaiyyesi nedir?

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(z). tekrar, yine, bir daha; bundan başka. as much again bir misli daha. now and again ara sıra, zaman zaman, bazen. tirne and again tekrar tekrar, defaatle.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

edat karşı, muhalif, aleyhinde, aykırı. He is against reforms. O adam reform düşmanıdır. over against ona karşı, karşılık olarak; karşı karşıya; karşısında, mukabil.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). Güney Afrika'da kullanılan hafif bir mızrak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (f). pazarlık, anlaşma; muamele; işlem; kelepir; (f). pazarlık etmek, pazarIığa girişmek, uyuşmak; kayıt ve şarta bağlamak, taahhüt etmek. bargain counter tenzilâtlı eşya tezgâhı. bargain day tenzilâtlı satış günü. bargain price ucuz fiyat, tenzilât

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. sıcak memleketlerde yetişen çiçekli bir bitki, bot. Bougainvillea.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i, kim süt şekerinden yapılan bir çeşit şeker

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [غائب] bulunmayan, ortada görünmeyen, kayıp.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(ga uzundur) (i. F.). Görmeyerek ve görünmeyerek, gizliden, arkadan, yüze karşı olmayarak, şahsen tanımadığı halde: O adama gaibâne sevgim vardır, sizi gaibâne sevenlerdendir.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

, gayety i şenlik, neşe; kı yafette zarafet veya sus, gosteriş

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s gösterişli, heybetli, güzel; cesur, yürekli, kahraman; kibar, nazik; ateşli, 3şık galIantly z nazik bir tavırla; göste rişli surette; kahramanca, yiğitçe

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i, s, f ,slk delikanll; kadın lara karşı daima nezaket gösteren adam; 3sık; s kadınlara karşl nazik; Sapkın; f ka dınlara karşl nezaket göstermek; kadınlararefakat etmek; şık giyinmek; aşkım be I irtmek

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

, gaIlipot i bir çeşit çam sakızu

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(a uzundur) (i. A.) (c. gavâil). 1. Sıkıntılı iş, baş ağrısı veren meşguliyet, belâ, çözümü zor mesele, uğraştıran iş: Büyük başın gailesi çok olur, gaileden kurtulamıyorum. 2. Harb, muharebe, çatışma: Galle-i zâilede = Geçen seferki muharebede.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ غائله] uğraşı, telaş, meşakkat. 2.savaş.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(a uzundur) (i.). I. Gaile çıkaran, gailesi olan, başa dert olan: Çok gaileli bir hayat.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). I. Gaile çıkarmayan. 2. Gailesi olmayan, dertsiz: Gailesiz bir iş.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i galon, ing 4,55 litre; ABD 3,78 litre gal

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

, gayly bak gay

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i, f oluk, yiv; f oluk açmak

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i, f kazanç, kâr; yarar, fayda, men faat; artma, artış; f kazanmak, kâr etmek; varmak, ulaşmak; ileri gitmek (saat); iler lemek gains i kazanç, gelir gain ground ilerlemek gain on one yarışta (önde giden koşucuya) yavas yavaş yaklaşmak, aradaki mesa

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i kazanan veya ileri giden kimse veya şey; bak full gainer

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s kazançlı, kârlı gainfully z kazançla, kâr ederek

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f (said) inkâr etmek, reddetmek

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

bak against

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(GAİB) (a uzundur) (i. A.) (mü. gaaibe) (gayb, gıyâb’dan if.). 1. Hazır olmayan, kayıp; gözden gizli olan, göz önünde olmayan, hazır mukabili: Bu işe karar verildiği zaman ben gaip idim, gaip olan arkadaşların hakkını yememeli. 2. Nerede olduğu malûm olmayan, bulunamayan, zâyî: Kalemim gaip oldu, çakımı kaybettim.. 3. Gramerde konuşan ve konuşuculardan başka olan şahıs. Şahs-ı sâiis = Üçüncü şahıs: O kelimesi zamîr-i gaibdir. Kendini gaip etmek = Kendinden geçmek, aklı başından gitmek. Gaibde olmak = Nerede olduğu malûm olmamak, meydanda olmamak, (bk.) Kayıp.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

absent. not to be seen. missing. lost. absentee.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

absence. disappearance.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i yurüyüş, gidiş; at yürüyüşü gaited s belirli bir yürüyuş hızına sahip

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(a’lar uzun) (i. A.) İnsan pisliği: Mevadctı gaita = Gaita maddeleri.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

human excrement.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [غائطه] dışkı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i tozluk, getir gaitered s ge tirli

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(ga ile) (i. A. c.) (m. mağara). Mağaralar, (bk.) Mağara.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) Hindistan'a mahsus kurşuni ve kısa yeleli iri ceylan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(a uzun) (i. A. c.) (m. ragîbe). Leyle-i regaib = Peygamberimizin ana rahmine düştüğü gece ki, recebin ilk cuma gecesi ve dört kandilden biridir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(ga uzun) (i. A.). Regaib gecesi hakkında yazılan şiir.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f.) tekrar ele geçirmek, yeniden kazanmak; tekrar vâsıl olmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) 1.Çok istek gören, beğenilen. 2.Armağanlar. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(ga ile) (i. A. c.) (m. sagîre). (bk.) Sagîre.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., z. kaba, biçimsiz, hantal, lenduha gibi; çirkin; z. kaba bir şekilde.

İngilizce - Türkçe Sözlük by