Gale ne demek? | Gale anlamı nedir? | Gale

Gale anlamı nedir?

Gale ne demek?

Gale anlamı nedir?

Gale | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: gale

Türkçe - İngilizce Sözlük

A strong current of air; a wind between a stiff breeze and a hurricane.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The most violent gales are called tempests.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A moderate current of air; a breeze.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A state of excitement, passion, or hilarity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To sale, or sail fast.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A song or story.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To sing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A plant of the genus Myrica, growing in wet places, and strongly resembling the bayberry.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The sweet gale is found both in Europe and in America.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The payment of a rent or annuity. a strong wind moving 45-90 knots; force 7 to 10 on Beaufort scale.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

galley.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

a strong wind moving 45-90 knots; force 7 to 10 on Beaufort scale.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Wind speeds from 39 to 54 mph.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

On the Beaufort Wind Scale, a wind with speeds from 28 to 55 knots For marine interests, it can be categorized as a moderate gale , a fresh gale , a strong gale , or a whole gale In 1964, the World Meteorological Organization defined the categories as nea

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A wind between a strong breeze and a storm A continuous wind blowing in degrees of moderate, fresh, strong, or whole gale and varying in velocity from 28 to 30 nautical miles per hour.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A wind between a strong breeze and a storm A continuous wind blowing in degrees of moderate, fresh, strong, or whole gale and varying in velocity from 28 to 30 NAUTICAL MILES per hour.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Wind with a speed between 28 and 55 knots ; Beaufort scale numbers 7 through 10.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Sustained wind speeds from 34 to 47 knots.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A range of winds from 34 to 47 knots ; see also weather definitions. a wind whose 'ten-minute average speed at height 10 equals at least 37 knots. A nautical term defining weather conditions in which wind speed ranges between 34 to 40 knots.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Strong air current.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Acronym for Genesis of Atlantic Lows experiment See Bane and Lee et al. generic area limitation environment. 1 In general, and in popular use, an unusually strong wind 2 In storm-warning terminology, a wind of 2847 knots In the Beaufort wind scale, a wind

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Genesis of Atlantic Lows.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A storm with a wind speed between 34 to 40 knots.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i sert rüzgâr, bora, fırtına; ,siir hafif rüzgâr, esinti, meltem; kahkaha tufanı

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i bataklık yerlerde yetişen guzel kokulu bir bitki bot Myrica gala

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [چغاله] çağla.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). eskiden kadınların giydiği çemberli etek veya iç eteği, jüpon, etegi kabartmak için alttan takılan çember.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i (çog ae) biyol bazı çiçek veya böceklerin miğfer şeklindeki klsmı

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). 1. Galip gelme, yenme, üstünlük, galibiyet: Galebe çalmak, galebeye nâil olmak. 2. Daha çok olma, ekseriyet: Bu kumaşta kırmızı renk galebe çalıyor. 3. mec. Zaptolunamıyacak derecede azgınlık: Hırs galebesi, şehvet galebesi. 4. İnsan topluluğu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

victory.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sieg. Überlegenheit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ غلبه] baskın çıkma, ağır basma. 2.kalabalık.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Kalabalık.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y. jeoloji). İçinde kurşun sülfürü bulunan maden filizi.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i milâttan sonra ikinci yüz yılda yaşamış Yunanlı bir doktor, Kalinos

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i, min içinde doğal kurşun sülfürü bulunan maden cevheri, kukurt kur şunu, galen

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i yalancl kenevir otu

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr. İ.). 1. Sanat eserlerinin konduğu, sergilendiği salon: Resim galerisi, heykel galerisi. 2. Maden ocaklarındaki yer altı yolu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

gallery. salon. adit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

gallery. art gallery. working drift.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

gallery. art gallery. balcony. showroom. heading. tunnel. tunneling. flow-line. aqueduct. tribune. drive. subway.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. İ. galetta). Peksimet, fırında çok pişirilip kurutulmuş ekmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hard biscuit. cracker. dried bread. rusk. small dry bread. biscuit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bread stick. a crisp unsweeetened biscuit. hard- tack. hardtack. pilot biscuit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dry bread crumbs.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). 1. Kaynama: Su galeyan etti. 2. mec. coşkunluk, coşma: Galeyâna geldi. Nokta-i galeyan = Suyun kaynamaya başladığı ısı derecesi ki, 100 santigrat derecesidir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ferment. fit. agitation. excitement. ebullition. rage.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

excitement. rage. agitation. paroxysm. popular tumult.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [غليان] kaynama.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i havlıcan, kulunç otu, bot Alpinia officinalis; zencefile benzer ko kulu bir kök; kırk boğum, bot Cyperus longus

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. şahlanmasına engel olmak için beygirin dizgin veya geminden kolanına bağlanan kayış. martingal kayışı; den. cıvadra sakalı, kör baston, dikme kösteği.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «şugl» den masdar) (c. meşâgıl). İş, güç, meşguliyet, uğraşılan iş: Bugünlerde çok meşgalem ver.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [مشغله] uğraşı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(ga uzun) (i. A. «galebe» den). Birbirine galebe çalmaya, galip gelmeye çalışma.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) bülbül, (zool.) Luscinia megarhynchos.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(ga ile) (i. F.). Parça. Pergâle pergâle = Parça parça.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(ga ile) (i.). Yuvarlak tahta kesmeye mahsus testere.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f.), (i.) mükellef ziyafetle ağırlamak, muhteşem ziyafet çekmek; canlandırmak, dinlendirmek; hoş vakit geçirtmek, eğlendirmek; ziyafette bulunmak; (i.) mükellef ziyafet; nefis yemek. regalement (i.) ziyafet, eğlence.

İngilizce - Türkçe Sözlük by