Gali ne demek? | Gali anlamı nedir? | Gali

Gali anlamı nedir?

Gali ne demek?

Gali anlamı nedir?

Gali | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: gali

Türkçe Sözlük

(i. denizcilik). Alçak ve altı düz bir nevi gemi ki, vaktiyle Akdeniz’de yelken ve kürekle kullanılırdı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(a uzun) (i. A.) (mü. galiyye) (gılâ’dan if.). Pahalı, ağır kıymetli: Orada yiyecek pek galidir. Gali mallar.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. galeyan’dan if.). Kaynayan, coşan, coşup taşan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

galley.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Ağa unvan ve hal ve sıfatı. 2. Mec. Kerem, fazi, yüksek makam. 3. Kibir, gurur, azamet.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

quality of an agha. being an agha.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [آغالش] kışkırtma.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

imitation of European ways.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Yaban koyunu, dağ koyunu, vaal.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A species of wild sheep , remarkable for its large horns.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

It inhabits the mountains of Siberia and central Asia. wild sheep of semidesert regions in central Asia.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). helezon gibi dışarıya kıvrık boynuzları olan bir cins yabani koyun.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Gürültülü, patırtılı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Dalgası olan. Ar. mütemevvic: Dalgalı deniz.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

wavy. undulating. rough. choppy. alternating. waved. undulated. corrugated. billowy. flowing. restless. undate. undated.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

choppy. corrugated. rough. rough. wavy. undulating. watery. corrugated. alternating.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

alternating. wavy. rough. undulating. corrugated. moiré. harmonic. fluctuating. oscillating. surging. rolling. curly. floating. up- and-down.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

alternating current.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

alternate current, alternating current.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

alternator.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fixed charge.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

floating exchange rate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I.). Damgalanmış.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

stamped. marked. franked. stigmatized. branded.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sealed. stamped.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s)., (i). siyasal ve sosyal eşitlikle ilgili; (i). siyasal ve sosyal eşitliğe inanan kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(t.a.i.) (Erkek İsmi) - Üstün, yenen kimse.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.). Yuvarlak başlı, bir çeşit Karadeniz yelkenlisi.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ غالب] ağır basan. 2.galip.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) 1.Galebe çalan, muzaffer, yenen. 2.Güçlü kuvvetli, kudretli, hükmeden. 3.Üstün baskın. Şeyh Galip: Meşhur divan şairlerinden. 1757-1798 yıllan arasında yaşamıştır. - Türk dil kurallarına göre «b/p» olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(a’lar uzundur) (i. A.). En kuvvetli ihtimele göre, sandığıma göre: Bugün galiba yağmur yağacaktır. Bu yaz galiba yazlığa gidemeyeceğiz.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

probably. presumably. presumedly. likely. methinks.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

daresay. presumably. probably. likely. i think. i daresay. apparently. seemingly.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

most probably.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

I think so. presumably.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [غالبا] sanırım, belki.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(ga uzundur) (i. F.). Galip sıfatiyle, üstün gelen adama yakışır sûrette, galebe çalmışcasına: Galibâne bir tarzla, galibâne hareket ediyor, söz söylüyor.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. i.). Mora çalan, kırmızı renkte boya.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - (bkz.Galib).

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(a uzundur) (i. A.). Galiplik, galip gelme, yenme, üstünlük, kazanma, mağlûbiyet mukabili: Galibiyet bizim tarafta kaldı. Biz galibiyete nâil olduk.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

victory. win. triumph yengi.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

victory. predominance. triumph. win.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [غالبيت] zafer, ağır basma, yenme.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i Galile'li; eski devir lerde Musevilerin Hıristiyanlara verdikleri isim the Galilean Hazreti isa

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i ingiltere'de buyuk kilise lerin antresinde bulunan oda veya avlu

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i karışık ve an lamsız söz, saçma ve boş laf

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i havlıcan, kulunç otu, bot Alpinia officinalis; zencefile benzer ko kulu bir kök; kırk boğum, bot Cyperus longus

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i mazı, yumru Gallo onek Fransa veya eski Gal'e ait

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

, galliot i, den eski bir savaş gemisi, hafif kadırga, çektirme

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(GALİB) (a’lar uzun) (i. A. galebe’den if.) (mü. galibe). 1. Yenen, üstün, galebe çalan: Japonlar, Çinliler’e galip geldiler. Güreşen pehlivanlardan hangisi galip geldi? Oyunda galip geldi. Devlet-i galibe = Galip devlet. 2 Daha kuvvetli, daha ümid edilir: İhtimâl-i galib, zann-ı galib. 3. Harpte galebe çalan taraf: Galip, mağlûba sulh şartlarını teklif etmek hakkını taşır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

victorious. victor. winner. triumphant. champion. conquering. prevailing. victor. winner. vanquisher. top dog.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

victor. victorious. winner. overwhelming.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

winner. triumphant. victorious.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(a uzun) (i. F.). Misk ve anberden yapılan güzel kokulu siyah bir mâcun ki, saça ve kaşa sürülür (siyah renk dahi kastedilir): Galiye-fâm = Galiye renkli, siyah. Galiye-i misk = Yine o macundan olup, yanlış olarak «kalemis» de denir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. gılzet’ten smüş.) (mü. galize). 1. Kaba, çirkin sözler. 2. Edep dışı: Şütûm-ı galize = Kaba küfürler. 3. Sık, yoğun, kalın.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [غليظ] koyu, yoğun, kaba.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Birisiyle kavga ederek darılmış olan. 2. içine kavga karışan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

disputed. cross/angry.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

disputed. mad at sb. angry with sb. angry with each other.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. Kigali, Ruanda'nın başkenti .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Tirfil çayırı.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. kanunlara aşırı riayet, kanunlan sayma; dinin ruhundan ziyade şeriat kaidelerine aşırı riayet. legalist i. kanunlara aşırı derecede riayet eden kimse. legalis'tic s. kanuna tıpatıp riayet eden.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. kanunşinaslık, kanuna uygunluk, kanunilik, meşruiyet.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. meşru kılmak, kanuniyet vermek, kanuna uygun kılmak. legaliza'tion i. tasdik, kanuni kılma.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. tarihöncesi zamanlardan kalma büyük taş anıt, megalit. megalithic s. eski zaman büyük taş anıtına ait. megalo (önek) büyük, aşırı derecede büyük.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I.). Mübalağa edilen, mübalağası olan, olduğundan fazla gösterilen: Mübelağalı söz, birtakım mübalağalı övmeler.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

exaggerated. hyperbolic. tall. too too.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. zooloji). Memelileri, kuşları, sürüngenleri ve balıkları içine alan hayvan bölümü.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I.). Prangası olan, prangaya vurulmuş.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. israf; bolluk; eli açıklık, aşırı cömertlik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) kral tacı ve süsü; bir rütbe veya teşkilâta mahsus alâmet veya remiz; gösterişli kıyafet.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) kralllk, hükümdarlık, saltanat; kral hükümdarlığı veya üIkesi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by