Gani ne demek? | Gani anlamı nedir? | Gani

Gani anlamı nedir?

Gani ne demek?

Gani anlamı nedir?

Gani | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: gani

Türkçe Sözlük

(i. A.) (mü. ganiyye) (c. ağniyâ). 1. Sahip olduğu şeyle yetinip fazla, istemeyen: İnsanın gönlü ganî olmalı. 2. muhtaç olmayan, Ar. müstağnî: Tanrı yardım edilmekten ganîdir. 3. Zengin, servet sahibi: Ganî ve fakir, ağniyâdan bir zat, ağniyâya mahsus pahalı şeyler. 4. Bol, fazla, Ar. vâfir: Bu aşçıda yemek pek ganîdir, Cenâb-ı Hak ganî ganî rahmet eyleyel

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

abundant. rich.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [غنی] zengin.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) 1.Zengin varlıklı, bol doygun. 2.Sahip olduğunda fazlasını istemeyen. Allah’ın isimlerinden. - (bkz.Abdülgani).

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Zengin, varlıklı, bol, doygun olan Allah’ın kulu.- Allah’ın isimlerinden, (bkz.Gani).

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.). Zambakgillerden bir bitki, soğanından ilâç yapılır (Urginea Maritima).

Türkçe Sözlük by

Şifalı Bitki

(Scille, Scillae bulbus, Sea onion, Urginea maritima): Zambakgillerden bir çesit bitkidir. Yaprakları uzun şerit şeklindedir. Çiçekleri yeşil ve beyaz damarlıdır. 2 kilogram kadar olan soğan kısmı, yapraklarının altındadır. Acı ve zehirlidir. 7,5 gram adasoğanı, bir insanı rahatça öldürebilir. Tazeyken kullanılmaz. Aksi halde zehirlenme ve kusmalara yol açar. Soğanın etli olan orta kısmı, dilimlenerek kurutulur. Sonra dövülüp toz haline getirilir. Çok iyi bilmeden kullanılmamalıdır. Kullanıldığı yerler:İdrar söktürür. Kalp hastalarında vücudda biriken suyu boşaltır. Azotemiyi azaltır. Böbrek hastaları kullanmamalıdır.

Şifalı Bitki by

Türkçe - İngilizce Sözlük

afghanistan.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Afghanistan.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Ülke

(Afghanistan) Coğrafi Verileri

Konum: Güney Asya’da, Pakistan’ın kuzey batısında, İran’ın doğusunda yer almaktadır.

Coğrafi konumu: 33 00 Kuzey enlemi, 65 00 Doğu boylamı.

Haritadaki konumu: Asya.

Yüzölçümü: toplam: 647,500 km²; Kara: 647,500 km²; Su: 0 km².

Sınırları: toplam: 529 km.

Sınır komşuları: kuzeydoğuda Çin 76 km, batıda İran 936 km, doğu ve güneyde Pakistan 2,430 km, kuzeyde Tacikistan 1,206 km, kuzeyde Türkmenistan 744 km, kuzeyde Özbekistan 137 km

Sahil şeridi: 0 km (kara ile çevrili)

Sahip olduğu denizler: yok (kara ile çevrili).

İklimi: Sert bir bozkır iklimi hakimdir; kışları soğuk, yazları sıcak geçer.

Arazi yapısı: Kuzeydoğu ve güneyde engebeli dağlık arazilere ve ovalara sahiptir. Kuzey doğusunu Hindu Kuş dağları kaplar. Ayrıca güneyde Süleyman, kuzeyde Bendi Türkistan dağları mevcuttur. Güney bati bölgeleri geniş çöllerle kaplıdır.

Deniz seviyesinden yüksekliği: en alçak noktası: Amu Darya 258 m; en yüksek noktası: Nowshak 7,485 m.

Doğal kaynakları: doğal gaz, petrol, kömür, bakır, krom, kükürt, kurşun, çinko, demir, berilyum, yakut, tuz, kıymetli taşlar.

Arazi kullanımı: tarıma uygun topraklar: %12.3.

Otlaklar: %46.

Ormanlık arazi: %3.

Diğer: %39 (2003 verileri).

Sulanan arazi: 27.200 km² (2003 verileri).

Doğal afetler: Hindu Kuş dağları bölgesinde depremler; su baskınları; kuraklıklar.

Akarsuları: En önemli akarsuyu Hilmend’dir. Amuderya, Kokça, Kunduz ve Kâbil adlı akarsuları bulunmaktadır. Bunların dışında küçüklü büyüklü çok sayıda akarsuyu mevcuttur.

Coğrafi Not: Kara ile çevrili.

Nüfus Bilgileri

Nüfus: 31,056,997 (2006 Temmuz ayı tahmini).

Yaş yapısı: 0-14 yaşlarda: %44.6 (erkek 7,095,117/kadın 6,763,759).

15-64 yaşlarda: %52.9 (erkek 8,436,716/kadın 8,008,463).

65 yaş ve üzerinde: %2.4 (erkek 366,642/kadın 386,300) (2006 tahmini).

Nüfus artış oranı: %2.67 (2006 tahmini).

Not: Bu oran İran mültecilerini de kapsar.

Mülteci sayısı: 23.06 mülteci/1,000 nüfus (2004 tahmini).

Cinsiyet oranı: doğumlarda: 1.05 erkek/kadın.

15 yaş altı: 1.05 erkek/kadın.

15-64 yaşlarında: 1.05 erkek/kadın.

65 yaş ve üzeri: 0.95 erkek/kadın.

Toplam nüfusta: 1.05 erkek/kadın (2006 tahmini).

Bebek ölüm oranı: 160.23 ölüm/1,000 doğan bebek (2006 tahmini).

Ortalama hayat süresi: Toplam nüfus: 43.34 yıl.

Erkeklerde: 43.16 yıl.

Kadınlarda: 43.53 yıl (2006 tahmini).

Ortalama çocuk sayısı: 6.69 çocuk/1 kadın (2006 tahmini).

HIV/AIDS - hastalıklarına yakalanan yetişkin sayısı: %0.01(2001 verileri).

Ulus: Afgan.

Nüfusun etnik dağılımı: Pestunlar %42, Tacikler %27, Hazaralar %9, küçük etnik unsurlar (Aymaklar, Türkmenler, Beluciler ve diğerleri) %13, Özbekler %9.

Dinler: Sünni Müslümanlar %80, Şii Müslümanlar %19, diğerleri %1.

Dil: Resmi dil Pestuca ve Tacikçedir. Nüfusun %35 i Pestuca, %50 si Farisice (Dari), %11 i Özbekce ve Türkmence, %4 ü Belucice ve Pasice) ve diğer azınlıkların dillerinde konuşmaktadır.

Okur yazar oranı: 15 yaş ve üzeri bilgiler.

Toplam nüfus: %36.

Erkeklerin: %51.

Ka


Ülke by

Türkçe Sözlük

(ga ile) (i. A.) (m. agniye) Şarkılar, (bk.) Agniye.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

shallot.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bulb.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). düzenini bozmak, nizamını bozmak, karmakarışık etmek, altüst etmek, karıştırmak. disorganiza'tion (i). düzensizlik, nizamsızlık, karışıklık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

stamen.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

male organ.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Ganimet alan.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - (bkz.Ganim).

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (c. ganâim). 1. Harpde düşmandan alınan mal: O muharebede gazilerin ellerine geçen ganîmet malı hesapsız idi. Hums-ı ganâim = Ganimetlerin beşte biri ki, eskiden padişah hissesi idi. 2. mec. Tesadüfen ele geçip bir daha elde edilmesi umulmayan nimet veya fırsat: Sizi görmeyi ganîmet sayarım, bu mevsimde bu güzel havaları ganimet bilka: Garb ocakları = Vaktiyle Osmanlı devletinin Cezâir, Tunus ve Trablusgarb (Libya) eyaletleri. Trablusgarb = Libya’da Trablus şehri ve vilâyeti ki, Osmanlı devletinde bir vilâyet ve onun merkezi idi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

booty. plunder. spoil. godsend. capture. loot. pillage. prize. trophy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

booty. capture. haul. loot. plunder. spoil. swag. trophy. spoils.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

booty. loot. spoils. capture. captured property. pillage. prize. spoil.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ غنيمت] savaşta düşmandan alınan her türlü eşya. 2.bedelsiz kazanç.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - Kafirlerle yapılan savaş sonucu ele geçirilen mal, para, silah gibi metalar. İslami usullere göre tasnif edilip, beytülmale, fakirlere, yoksullara ve mücahidlere dağıtılır.

İsimler ve Anlamları by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i ocakların iç tarafına doşenen çakmaktaşı ve balçıktan ibaret bir cins tuğla

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) 1.Zengin kadın. Zengin kız. 2.Çok hoş. 3.Şarkıcı.

İsimler ve Anlamları by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. uzvi olmayan, cansız, inorganik. inorganic chemistry inorganik kimya. inorganic substances inorganik maddeler.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. L. Fr.) (kimya). Organik olmayan, madenî.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

inorganic chemistry.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

organ of smell.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. bir manganez filizi; dört değerli mangandan oluşan tuz .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. biyol. mikroorganizma, mikrop.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y. Fr.). Mikrop.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. örgensel, organik; yaşayan, canlı; tıb. organizmayı etkileyen (hastalık); kim. karbon bileşiklerine ait; kalıtımla geçen, doğuştan, yapısal. organic chemistry organik kimya. organic disease organik hastalık. organic law anayasa. organic substance or

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Geleneksel LED’lerin tersine, OLED (Organik Işık Yayan Diyot) ekranın arka ışığa ihtiyacı yoktur. Üzerinden elektrik akımı geçtiğinde ışık veren özel bir katman kullanır. Bu da, Sony’nin 3 mm kalındığında ekrana sahip XEL-1 ürününde olduğu gibi, evinizde çok daha az yer kaplayan ultra ince bir ekran demektir. Yeni teknoloji enerji tasarrufu da sağlar – arka aydınlatma olmadan, çalışması için çok daha az elektrik gerekir ve bu da çevre ve elektrik faturalarınız için çok daha iyidir.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(i. Y. biyoloji). 1. Uzvî. 2: (jeoloji) Hayvan ve bitki artıklarının birikip taşlaşmasıyle meydana gelmiş madde: Maden kömürü organik bir maddedir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

organic. structural.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

organic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

organic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

organic chemistry.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

organic chemistry.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

organic chemistry.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

organic chemistry.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. örgenlik, organizma; oluşum, örgüt.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.) (musiki). Org çalıcısı.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. org çalan kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.) 1. Düzenleme, tanzim, hazırlama. 2. Teşkilât.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. organisation

düzenleme

Düzenlemek işi.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

organization. set-up.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

organization. organisation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

organization.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

organization. set-up.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

organization. organisation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

organization.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. örgüt, kurum, teşekkül, dernek; düzen; düzenleme; organizma.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). Organizasyon işini yapan.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. organisateur

düzenleyici

Herhangi bir işi, kuruluşu gerçekleştirip düzenli sonuç alınmasını üstlenen kimse.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

organizer. promoter.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

organizer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

organizer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

organizer. promoter.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

organizer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

organizer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. organisé

1. düzenli, örgütlü, 2. düzenleme

1. Düzeni olan, 2. Örgütlenmiş olan, 3. Düzenlemek işi.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

organized.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To furnish with organs; to give an organic structure to; to endow with capacity for the functions of life; as, an organized being; organized matter; in this sense used chiefly in the past participle.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To arrange or constitute in parts, each having a special function, act, office, or relation; to systematize; to get into working order; applied to products of the human intellect, or to human institutions and undertakings, as a science, a government, an a

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To sing in parts; as, to organize an anthem. bring order and organization to; 'Can you help me organize my files?' arrange by systematic planning and united effort; 'machinate a plot'; 'organize a strike'; 'devise a plan to take over the director's office

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

organized.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

create ; 'social groups form everywhere'; 'They formed a company'. cause to be structured or ordered or operating according to some principle or idea. plan and direct ; 'he masterminded the robbery'. bring order and organization to; 'Can you help me organ

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

organized.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To furnish with organs; to give an organic structure to; to endow with capacity for the functions of life; as, an organized being; organized matter; in this sense used chiefly in the past participle.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To arrange or constitute in parts, each having a special function, act, office, or relation; to systematize; to get into working order; applied to products of the human intellect, or to human institutions and undertakings, as a science, a government, an a

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To sing in parts; as, to organize an anthem. bring order and organization to; 'Can you help me organize my files?' arrange by systematic planning and united effort; 'machinate a plot'; 'organize a strike'; 'devise a plan to take over the director's office

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

organized.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

create ; 'social groups form everywhere'; 'They formed a company'. cause to be structured or ordered or operating according to some principle or idea. plan and direct ; 'he masterminded the robbery'. bring order and organization to; 'Can you help me organ

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. düzenlemek, intizama sokmak; örgütlemek, teşkil etmek; teşekkül etmek, teşkilâtlanmak; sıralamak, tasnif etmek; yerleştirmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

organism.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

organism.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. L.). Hıristiyanların politeizmin ilk yüzyıllarına verdiği isim: Paganizm Roma imparatorluğunun sonlarında ortadan kalktı.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. paganisme

top. b. çok tanrıcılık

Birçok tanrının varlığı düşüncesini benimseyen inanç.


Yabancı Kelime by

Yabancı Kelime

Fr. réorganisation

yeniden düzenleme

Yeniden düzen verme.


Yabancı Kelime by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. yeniden teşkil etmek, düzenlemek; ıslah etmek. reorganiza'tion i. yeniden teşkil veya teşekkül; ıslah.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) RCganî.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Rugan derisine veya yağına ait. «Revâni» de buradan gelir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). 1. Şâyegânlık, ucuzluk, bolluk. 2. Layıklık münasiplik.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. teşkilatsız, organize edilmemiş, düzenlenmemiş; inorganik; sendikalaşmamış.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). 1. Dirilik, canlılık. 2. Yaşayış, yaşama, beslenme.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [زندگانی] yaşam.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by