Gav ne demek? | Gav anlamı nedir? | Gav

Gav anlamı nedir?

Gav ne demek?

Gav anlamı nedir?

Gav | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: gav

Türkçe Sözlük

(i. F.). Öküz, sığır.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [ گاو] inek. 2.öküz.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Türkçe «ağa» sözünün Arapça çokluğu. Ağalar.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). agav, Amerika'da yeti, sen sabır otu, (bot). Agave.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. cenk = harp, Averden = getirmek). Cenkçi, cenk etmede mâhir, cenge alışık, asker, savaşçı, muharip, tab’an cesur olan: Türkler cengâver bir kavimdir.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [جنگاور] savaşçı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Erkek İsmi) Savaşçı, silahşor. Savaşı seven, savaşkan, dövüşken.

İsimler ve Anlamları by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [جنگاوری] savaşçılık.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Harp ve darbe alışık ve usta adamın hali: Türkler’in cengâverliği meşhurdur.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(bak). forgive.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(hi.). Dobruca, Deliorman ve Besarabya’da yaşayan Hıristiyan Ortodoks bir Türk topluluğu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(hi.). Gagavuzlar’ın konuştuğu Türkçe.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Sığırtmaç, sığır çobanı.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., tıb. lastik sonda ile besleme.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. A. c.) (m. gaile), (bk.) Gaile.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. gaamıza çok kullanılmaz) Kolay anlaşılmaz incelikler, meydanda olmayan gizli incelikler: Hukukun gavâmızını bilen bir adamdır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. gaşiye). (bk.) Gaşiye.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

bak. give.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. bir toplantıda oturumun açıldığını ilan için başkanın masaya vurduğu tokmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., İng. mirası erkek evlâtlar arasında eşit olarak eski bir taksim usulü.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [ غوغا] kavga. 2.savaş.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (bk.) Kârgîr.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. gavâyet’ten smüş.) (m. gaviyye). Yolunu şaşırmış, sapmış. Fars. gümrâh. Ar. dâl.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). Barok devri Batı musikisinde bir dans çeşidi.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. eski bir Fransız dansı, gavot dansı veya müziği.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). 1. Her çeşit çukurun en derin yeri, dip. Ar. kaar: Gavr-ı bi’r = Kuyu çukuru. Gavr-ı bahr = Deniz çukuru. 2. mec. Gerçek, Ar. künh, hakikat: Meselenin gavrına varmak, daima incelemeler yaparak o ilmin gavrına ulaştı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Suya dalma, dalgıçlık.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Yardım, Ar. gıyâs, meded: Gavs-ül-visılin = Tasavvufta hakikat ve marifete erişen Ariflerin yardımı.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) 1.Suya dalma, dalgıçlık. 2.Yardım muavenet. 3.Yardım istemek için bağırmak. 4.Yardımcı, imdada yetişen. 5.Allah’ın velileri, hakkında kullanılır. Daha çok ünvan olarak verilir. - Gavs-ı Azam: Tarikat kurucusu, özellikle Abdülkadir Geylani için kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(a kısa) (i.) (Fars. mecûsî ve ateşperest demek olan «gebr» den veya A. «kâfir» den). 1. Vahdaniyete (Tanrı’nın birliğine) inanmayan adam, dinsiz, Ar. kâfir. 2. Müslüman olmayan, gayr-i Müslim Hıristiyan, nasrânî. Gâvur olmak = Dinden düşmek, kâfirleşmek (kaba bir tâbir olduğundan kullanılması nezaketsizlik sayılır).

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

giaour. infidel non-muslim. godless. cruel.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(a kısa) (i.). Dinsiz olan kâfir ve putperestlerin tarz ve usûlünde veya dilinde olan: Gâvurca itikat, kitap, yazı. Kâfir ve dinsizlerin tarz, hal ve dilinde: Gâvurca ibadet etmek, konuşmak, yazmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(a kısa) (i.). 1. Dinsizlik, Ar. küfr. 2. Müslümanlık dışında bir din, bilhassa Hıristiyanlık dini. 3. mec. Merhametsizlik, insafsızlık.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. gavs’dan imüb.). Dalgıç, inci, sünger vesaire bulmak veya batan şeyleri çıkarmak için denizin dibine inen adam.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [غواص] dalgıç.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.) (aslı Türkçe olup Farsça’ya dilimizden geçmiş olduğu sanılır). 1. Gürültü, patırdı, köpeklerin kavgası. 2. Savaş, harp muharebe, cenk, cidal: Kavgaya gitmek. 3. Tutuşma, vuruşma, Ar. münâzaa, mudârebe, müşecere: Konuşma derken kavgaya çevirdiler. Sert konuşmalarını işiten kavga ediyorlar zanneder. 4. Dargınlık, konuşmama, münasebet kesme.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (mü. lugaviyye). 1. Lugata ait, lügat ilmine dair: Te’lîf-i lugavî; tahkıykaat-ı lugaviyye. 2. Terim olmayıp konuşulan dile ait olan: Bu kelimenin lugavî mânâsı. 3. (i. A. c.) Lugaviyyûn. Lügat ilmi mütehassısı veya sözlük yazarı.

Türkçe Sözlük by