Gaze ne demek? | Gaze anlamı nedir? | Gaze

Gaze anlamı nedir?

Gaze ne demek?

Gaze anlamı nedir?

Gaze | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: gaze

Türkçe Sözlük

(a uzun) (i. F.). Kadınların kullandığı allık ve ruj.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f., i. gözünü dikip bakmak; i. dik bakış.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(gı ile) (i. F.). Musiki başlangıcı, çalgıcıların ve okuyucuların Ahenk başlangıcı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

evening journal. evening paper. afternoon paper.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

wall newspaper.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

the grapevine.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. görüş sahası geniş olan balkon veya taraça, manzaralı ev; A.B.D., argo adam, delikanlı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. burnundan ziyade gözü ile av kollayan köpek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) 1. Klasik Arap FarsTürk şiirinin en ünlü formu. 5-15 beyitli her türlü konudan, fakat ekseriya aşktan bahseden lirik şiir. 2. Bu şiirin Türk musikisinde taksim edildiği yeni usuldür. Fakat makamla okunduğu zaman dindışı bir musiki formu olarak aldığı ad.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lyric.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

gazelle. ode.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The black currant; also, the wild plum.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

See Gazelle.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lyric poem.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [غزل] lirik şiir.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) 1.Latif. 2.Kuruyarak dökülmüş ağaç yaprağı. 3.Divan, Fars ve Arap edebiyatlarında en yaygın nazım şekli.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.). Ağacın üzerinde kuruyan yaprak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. A. F.) Gazel okuyan hatip ve ekseriya müzisyen. Türk musikisinde bir şiiri irticâlî olarak taksim eden yani usulsüz, fakat makamla okuyan hânende. (bk.) Gazel.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. F.). Gazel söyleyen yani yazan şair. «Gazel okuyan» mânâsındaki gazel-hân ile karıştırmamalıdır.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [غزل خوان] gazel okuyan.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.). Gazeller. Gazelliyyât-ı Fuzûlî = Fuzûlî’nin gazelleri.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [غزليات] gazeller.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. ceylan, ahu, gazal, zool. Antilope dorcas.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.) (ağacın yaprakları) Kuruyup düşmek, sararıp dökülmek.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [غزل سرا] gazel şairi.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (Fransızca: gazette). Ekseriya gündelik ve in folio (büyük boyda) çıkan, haber veren yayın organı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

gazette. journal. news medium. newspaper. paper. sheet.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

copy. journal. newspaper. paper. sheet. daily paper.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

newspaper.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Gazeteler

Günün manşetlerini, öne çıkan haberlerini burdan takip edebilirsiniz.

Gazeteler by

Türkçe Sözlük

(i.). Gazete idarehane ve matbaası (eskimiştir).

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Bir gazetede yazı işleri kısmında çalışan basın mensubu, yazar, muhabir, foto muhabiri, musahhih, ressam vs.: O, eski bir gazetecidir. 2. Gazete gezdirip satan, Ar. müvezzî: Bir gazeteci geçerse gazete alalım.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

gazetteer. journalist. legman. news agent. news-dealer. newsman. newspaperman. pressman. publicist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

journalist. newsagent. pressman. seller of newspaper. newsdealer. bookstall. newsagent's. newsstand.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

journalist. newsman. newspaper seller / reporter. owner of a newspaper. newspaperman. news dealer / room / vendor / stand. gazette writer. knight of the pen. news agent. news boy. news man. newsy. publicist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Gazete yayınlamak veya yazmak mesleği: Öteden beri gazetecilik ediyor. Gazetecilikle geçiniyor. 2. Gazete satanın işi, Osm. müvezzîlik.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fleet street. journalism.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

journalism.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

journalism. fourth estate. newsprinting. profession of journalism. publicism. science of journalism.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

the papers. printed word media.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Genel Bilgi

Denerseniz göreceksiniz ki, bir gazete sayfasını yukarıdan aşağıya düzgün olarak yırtabilirsiniz. Ancak sağdan sola yani enine yırttığınızda düzgün yırlamazsınız, muhakkak zikzaklar oluşur.

Gazete kağıdının ana maddesinin ağaç olduğunu hepimiz biliyoruz. Bir gazete kağıdında ağacın lirleri yukarıdan aşağıya olacak şekilde gelir.

İşte bu sebeple bir gazete sayfasını düşey olarak yırtarsanız, yırtık, liflerin yolunu takip ederek düzgün bir şekilde aşağıya kadar iner. Enine yırtıldığında, her life rastlayışında yırtılma zikzak çizer.

Peki lifler niçin düşey doğrultuda? Bunun nedeni kağıdın üretiliş biçiminde yatıyor. Bu lifler çok az su içeriyor ve üretim bandında, bandın hareketi boyunca yayılıyor. Üretim bandı sonunda su kuruyor ama, lifler kağıtta uzunlamasına yer alıyor.


Genel Bilgi by

Genel Bilgi

Denerseniz göreceksiniz ki, bir gazete sayfasını yukarıdan aşağıya düzgün olarak yırtabilirsiniz. Ancak sağdan sola yani enine yırttığınızda düzgün yırtamazsınız, muhakkak zikzaklar ouşur.

Gazete kağıdının ana maddesinin ağaç olduğunu hepimiz biliyoruz. Bir gazete kağıdında ağacın lifleri yukarıdan aşağıya olacak şekilde gelir.

İşte bu sebeple bir gazete sayfasını düşey olarak yırtarsanız, yırtık, liflerin yolunu takip ederek düzgün bir şekilde aşağıya kadar iner. Enine yırtıldığında, her life rastlayışında yırtılma zikzak çizer.

Peki lifler niçin düşey doğrultuda? Bunun nedeni kağıdın üretiliş biçiminde yatıyor. Bu lifler çok az su içeriyor ve üretim bandında, bandın hareketi boyunca yayılıyor. Üretim bandı sonunda su kuruyor ama, lifler kağıtta uzunlamasına yer alıyor.


Genel Bilgi by

Türkçe - İngilizce Sözlük

newspaper rack.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

newspaper rack.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., f. gazete, ingiltere'de resmi gazete; f. resmi gazetede ilân etmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. atlas, atlastaki bilgi, coğrafya isimleri indeksi..

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Kazevi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (mü. gazeviyye). Gazâya ait.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - (bkz.Ilgar).

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. botanik), (y. k.). Birçeneklilerden, çeşitli tatlı su ve deniz bitkilerini toplayan bir familya.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. yıldızlara bakmak, yıldızları tetkik etmek; hayallere dalmak. star gazer i. yıldızlara bakan kimse; dalgın kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. tepegöz, kurbağa (balık), zool. Uranoscopus scaber.

İngilizce - Türkçe Sözlük by