Gele ne demek? | Gele anlamı nedir? | Gele

Gele anlamı nedir?

Gele ne demek?

Gele anlamı nedir?

Gele | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: gele

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Tavla oyununda vurgun taşı olup gelen zarda açık yer olmamakla öbür eli beklemek mecburiyetinde bulunuldukta kullanılır. «Gel ha» dan hafifletilmiş olarak da kullanılır. 2. Rast gele, rasgele = Tesadüfi, tesadüfen. Gele gele = Zamanla, git gide, yavaş yavaş.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

blank-throw.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [گله] sürü.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sequential.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

documentation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

documentation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

certificate. document. authenticate. be a record of.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

authenticate. document. to document.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

document.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be documented.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Genel Bilgi

Bilinenin aksine bütün bumeranglar geri gelmezler. Fırlatana geri dönebilen bumeranglar sadece Avustralya yerlileri Aborijinler tarafından spor olarak veya kuş sürülerini avlamakta kullanılırlar. Aborijinlerin tarih öncesi zamandan beri bumerangları kullandıkları biliniyor.

Bumerangın İngilizce’de ‘boomerang’ olan ismi de Aborijinlerin kullandığı isimden türemiştir. Aslında bugün Avustralya’da kullanılan ve bu kıtaya özgü isimlerin çoğunun kökeni Aborijinlerden kaynaklanır. Örneğin Avustralya’yı ilk keşfedenler kanguruları görünce çok şaşırmış ve Aborijinlere bunların isimlerini sormuşlar, onlar da ‘kanguru’ cevabını verince, bu acayip hayvana kanguru ismini vermişlerdir. Halbuki kanguru Aborijin lisanında ‘bilmiyorum’ demektir.

Bumerang şeklinde ancak geri dönme özelliği olmayan benzerlerinin Aborijinler gibi Mısır’da, güney Hindistan’da, Endonezya’da (Borneo) ve Amerika’da yerliler tarafından tarihin ilk çağlarından itibaren kullanıldığı biliniyor. Bu tipler daha uzun ve ağırdırlar. Av hayvanlarını öldürmede kullanılırlar. Savaşlarda çok ağır yaralanmalara ve ölümlere sebep olurlar. Hatta bazılarının ucu tesiri arttırmak için kanca şeklinde yapılır.

Aborijinlerin yaptıkları geri dönebilen bumeranglar ise hafif ve ince olup toplam uzunlukları 50 - 75 santimetre, ağırlıkları da 350 gram civarındadır. Bumerangın iki kolunun ucu yapılırken veya yapıldıktan sonra kül ile ısıtılarak birbirinin aksi istikamete kıvrılır.

Bumerang yere paralel veya biraz aşağı doğru atılırsa biraz sonra yükselişe geçerek, 15 metre yüksekliğe kadar tırmanır.

Eğer bir ucu yere çarpacak şekilde atılırsa, yere çarpan bir mermi gibi müthiş bir hızla dönerek yükselir, 45 metrelik bir daire veya elips çizerek yörüngesini tamamlar, fırlatanın yakınma düşer.

Bumerangın nasıl geri döndüğü günümüzün bilim insanları tarafından tam anlaşılmış değildir. Dönüşün aerodinamik kaldırma gücü ile üç eksende yaptığı cayroskobik dönüşün birleşiminin yarattığı sanılmaktadır. Geri dönebilen bumerangların, diğerlerinin uçuş şekillerinin gözlemlenerek veya tamamen tesadüf sonucunda geliştirildiği sanılıyor.

Aborijinlerin bumerangla kuş avlamaları ise ilginç. Bumerangı, kuş sürülerinin uçuş yüksekliğinin üzerine fırlatıyorlar. Bumerangın yerdeki gölgesini gören kuşlar arkalarında yırtıcı bir kuş olduğunu sanıyorlar. Kaçmak için dalışa geçiyorlar ve sonunda ağaçlar arasına gerilmiş ağlara takılıyorlar.

Bumerang fırlatma, tarihte kaydedilmiş en eski sporlardan biridir. Günümüzde başta ABD’de olmak üzere bazı ülkelerde, hedefe yakınlık, mesafe, hız ve yakalama kategorilerinde spor olarak hala yapılıyor.


Genel Bilgi by

Genel Bilgi

Bilinenin aksine bütün bumeranglar geri gelmezler. Fırlatana geri dönebilen bumeranglar sadece Avustralya yerlileri Aborijinler tarafından spor olarak veya kuş sürelerini avlamakta kullanılırlar. Aborijinlerin tarih öncesi zamandan beri bumerangları kullandıkları biliniyor.

Bumerang İngilizce’de “boomerang” lan ismi de Aborijinlerin kullandığı isimden türemiştir. Aslında bugün Avustralya’yı ilk keşfedenler kanguruları görünce çok şaşırmış ve Aborijinlere bunların isimlerini sormuşlar, onlar da “kanguru” cevabını verince, bu acayip hayvana kanguru ismini vermişlerdir. Halbuki kanguru Aborijin lisanında “bilmiyorum” demektir.

Bumerang şeklinde ancak geri dönme özelliği olmyan benzerlerinin Abojinler gibi Mısır’da, güney Hindistan’da, Endonezya’da (Borneo) ve Amerika’da yerliler tarafından tarihin ilk çağlarında itibaren kullanıldığı biliniyor. Bu tipler daha uzun ve ağırdırlar. Av hayvanlarıı öldürmede kullanılırlar. Savaşlarda çok ağır yaralanmalara ve ölümlere sebep olurlar. Hatta bazılarının ucu tesiri arttırmak için kanca şekllinde yapılır.

Aborijinlerin yaptıkları geri dönebilen bumeranglar ise hafif ve ince olup toplam uzunlukları 50 - 75 santimetre, ağırlıkları da 350 gram civarındadır. Bumerangın iki kolunun ucu yapılırken veya yapıldıktan sonra kül ile ısıtılarak birbirinin aksi istikamete kıvrılır.

Bumerang yere parelel veya biraz aşağı doğru atılırsa biraz sonra yükselişe geçerek, 15 metre yüksekliğe kadar tırmanır. Eğer bir ucu yere çarpacak şekilde atılırsa, yere çarpan bir mermi gibi müthiş bir hızla dönerek yükselir, 45 metrelik bir daire veya elips çizerek yörüngesini tamamlar, fırlatanın yakınına düşer.

Bumerangın nasıl geri döndüğü günümüzün bilim insanları tarafından tam anlaşılmış değildir. Dönüşün aerodinamik kaldırma gücü ile üç eksende yaptığı cayroskobik dönüşün birleşiminin yarattığı sanılmaktadır. Geri dönebilen bumerangların, diğerlerinin uçuş şekillerinin gözlemlenerek veya tamamen tesadüf sonucunda geliştirildiği sanılıyor.

Aborijinlerin bumerangla kuş avlamaları ise ilginç. Bumerangı, kuş sürülerinin uçuş yüksekliğinin üzerine fırlatıyorlar. Bumerangın yerdeki gölgesini gören kuşlar arkalarında yırtıcı bir kuş olduğunu sanıyorlar. Kaçmak için dalışa geçiyorlar ve sonunda ağaçlar arasına gerilmiş ağlara takılıyorlar.

Bumerang fırlatma, tarihte kaydedilmiş en eski sporlardan biridir. Günümüzde başta ABD’de olmak üzere bazı ülkelerde, hedefe yakınlık, mesafe, hız ve yakalama kategorilerinde spor olarak hala yapılıyor.


Genel Bilgi by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). değişmeyen, sabit, biteviye. changelessly (z). değişmeyerek. changelessness (i). değişmezlik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

balancing. compensation. stabilization.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f. fizik). Kuvvet katarak veya eksilterek denge haline getirmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

balance. equalize. equilibrate. level. stabilize. cancel out. counterpoise. juggle. offset. poise.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

balance. cancel. equate. offset. scale. to balance. to poise.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

balance. to balance. to stabilize.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

equalizer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

balancing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

stabilizing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

incidental.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Bir bellek türüdür. Bilgisayarın ana belleği, bu ilkeye göre çalışır.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(f.). Eğe ile işlemek, eğe ile yontmak veya cilâ vermek: Madeni cilâlandırmak için eğelerler.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

file. to file.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to file with a file.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Eğe ile yontturmak veya cilâ verdirmek: Bu makası eğeletmeli.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). (bk.) Engel.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.) (böcek veya başka hayvan). Sokmak, gagalamak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I.). Ar. Ati, müstakbel, öndeki, ilerdeki: Gelecek sene, gelecek yaz. 2. Gelmesi beklenilen: Gelecek adam. Eve gelecek gelinin nasıl çıkacağı meçhul. 3. Atî, müstakbel, istikbal: Geleceği ancak Allah bilir. 4. Kaza, kader, yazılı olan şey: Gelecek bozulmaz. Geleceği var ise = Eğer gelecekse. Geleceği tutarsa = Gelmeye kalkışırsa. 5. Gelecekler = Bizden sonrakiler.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

future. coming. oncoming. forthcoming. the future. futurity. hereafter.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

coming. fate. forthcoming. fortune. future. next. prospect.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

future. coming. next. forthcoming. unborn. upcoming. years ahead.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

science of future. futurology.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

posterity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

futurity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

future time.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

futurism.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Gelici, gelmiş, Ar. Atî, vârid, vâsıl: Dün buraya gelen adam. 2. Vuku bulan. Ar. vâkî: Başa gelen çekilir. Gelen giden = 1. Misafir: Onun geleni gideni yoktur. 2. Geçip gidenler: Konağı gelen gidene açıktır. Gelen giden uğrar.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

coming. incoming.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

coming. incoming. oncoming. arriving. reaching. comer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

incoming. inbound. who is coming. incident. oncoming.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

visitors. comers. passers-by.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Koyun yatağı (Anadolu’da bir kasabanın adıdır).

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. sosyoloji) (y. k.J. Anane, alışılagelmiş şeyler.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

tradition. custom. groove. way. observance.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

custom. tradition. convention.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

custom. tradition. convention. sanction by usage.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

traditionalist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

old- line.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. felsefe) (y. k.). An’anelerin cemiyet hayatında temelli vazifelerinin bulunduğuna inanan doktrin.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

traditionalism.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

traditionalism.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

traditional. customary. groovy. classic. conventional. folksy. institutional. set.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

conventional. customary. traditional.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

conventional.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Tarla sıçanı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

shade.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

shadowing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Gölge düşürmek. 2. mec. Bir şeyin değerini azaltacak harekette bulunmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

overshadow. shade. shadow. to put in the shade. to overshadow. to shade in. to leave in the shade.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to put in the shade to cast a shadow. to overshadow. to shade in. cloud. shade.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

shading.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Gölge etmek, gölge altında bulundurmak: Şu fidelerl gölgelendirmeli. O ağaç bizi ne güzel gölgelendiriyordu. 2. Resim veya yazıya gölge makamında leke yapmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

shade. to shade. to give shade. shadow.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Gölge altına girmek, gölgesinde oturmak: Bir çınarın altında gölgelendik. 2. (resim ve yazı) Gölge makamında leke peydâ etmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be shaded.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rascal. scoundrel. unbroken horse. rake. blackguard. hoodlum. rough.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

unbroken horse. coarse and aggressive fellow. bastard. beggar. blighter. cattle. scallywag scalawag. varmint.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [ خرگله] sürünün başında giden kılavuz eşek. 2.eşek sürüsü. 3.haylaz, yaramaz adam.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F ). 1. Binilmeye ve yük taşımaya alışmamış at, kısrak, katır veya merkep sürüsü: Çiftliğinde hergelesi vardır. 2. Bu halde bulunan, yani alışmamış hayvan, sürü hayvanı: Hergeledir, binmeye gelmez. 3. mec. Terbiyeden büsbütün mahrum adam. 4. Bir işe yaramayan işçi kalabalığı: Onda bir sürü hergele vardır (argo).

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dignitary.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

the great. top liner. top sawyer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. psikoloji) (uyd. k.). Muhayyile.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fancy. fantasy. imagination. fancy muhayyile.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. psikoloji) (uyd. k.). Tahayyül.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.) (uyd. k.). Tahayyül etmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

envisage. fancy. imagine. to imagine. to fancy tahayyül etmek.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

resistant. defiant. infractor.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

random. haphazard. freehand. hit-or-miss. hit-and-miss. desultory. indiscriminate. promiscuous. scratch. stray. wild. at random. at haphazard. haphazardly. haphazard. aimlessly. hit or miss. by chance. offhand. at a venture.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

accidentally. indiscriminate. random. stray. at random. at a venture. haphazardly. anyhow. by chance. accidentaly. good luck!.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

at random. haphazardly. by chance. very ordinary.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

passing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

anyhow.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

random. any. anyhow. casual / adj ,. desultory. by fits and starts. haphazard. hit or miss. indiscriminate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Rast.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

represent. to symbolize. to represent.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to symbolize.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

colonialization. settling. settlement.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to colonize.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. manganezli dökme demir.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Bir hat üzerinde gidip gelerek hareket eden: Bu rende makinesinin varagelesi pek muntazam. Varagele halatı = Sandal ve kayığı gemiden sahile ve sahilden gemiye veya bir nehirde iki kıyı arasında çekmeye yarayan halat.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

boat which is propelled by a guess-rope. l train.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

guess-rope.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Bir hat üzerinde hareket etmek üzere yapılmış: Varageleli tahlisiye sepetleri.

Türkçe Sözlük by