Gelişmiş Iq Picture ne demek? | Gelişmiş Iq Picture anlamı nedir? | Gelişmiş Iq Picture

Gelişmiş Iq Picture anlamı nedir?

Gelişmiş Iq Picture ne demek?

Gelişmiş Iq Picture anlamı nedir?

Gelişmiş Iq Picture | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: gelismis iq picture

Teknolojik Terim

Giriş sinyaline bağlı otomatik resim geliştirme. En iyi izleme koşulları için.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Bluetooth üzerinden müziklerin stereo olarak dinlenmesini sağlayan standart.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(TEKNOLOJİ TERİMİ) AAC-LC, dört Gelişmiş Ses Kodlama profilinden biridir. Mp3’ten daha iyi bir ses kalitesi sağlar ve dört profil içinde en basit ve en yaygın olarak desteklenen formattır. AAC-LC, çok çeşitli cihazlarla uyumludur; bu nedenle Sony WALKMAN®, PSP® veya PlayStation® ürününüzde aynı mükemmel ses kalitesinin tadını çıkarabilirsiniz.

Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

AAC-LC, dört Gelişmiş Ses Kodlama profilinden biridir. Mp3’ten daha iyi bir ses kalitesi sağlar ve dört profil içinde en basit ve en yaygın olarak desteklenen formattır. AAC-LC, çok çeşitli cihazlarla uyumludur; bu nedenle Sony WALKMAN®, PSP® veya PlayStation® ürününüzde aynı mükemmel ses kalitesinin tadını çıkarabilirsiniz..

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s)., (mat), bir sayıyı tam bölen.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (s). antika meraklısı, eski eserler uzmanı; (s). antika şeylere ait. an'tiquary (i). antika meraklısı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). eskitmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). çok eski; modası geçmiş.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s)., (i). eski zamanlara ait; eski devirlerden kalma, antika; (i). antika; sanatta eski Yunan ve Roma uslubu; bir çeşit matbaa harfi. antiqueness (i). antikalık, eskilik, eski zaman işi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). eskilik, antikalık; eski zamanlar, eski zaman adamları, eski zaman medeniyeti; (gen). (çog).. eski zaman kalıntıları; çok ihtiyar kimse, çok eski şey.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s)., (f). aplike, bir kumaşın üzerine diğer bir kumaştan tatbik edilmiş (motif v.b.) ; (f). aplike etmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

underdeveloped.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

Ekonomik ve fiziksel gerileme gösteren bölge.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. bezik, 64 kağıtla oynanan bir çeşit iskambil oyunu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., mat. dördüncü kuvvet. biquadrat'ic s. dördüncü kuvvetten.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. her üç ayda bir iki defa görülen.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. butik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. briket, sıkıştınlmış kömür tozu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). Meksika ve Batı Hint adalarında kızılderili kabile reislerine verilen ad.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). kayık, sandal.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (f). grup, komite, hizip; klik, (f). komite teşkil etmek, grup meydana getirmek. ayrı tutmak. eli'quish (s). grubu dışındakilere yüz vermeyen, ayrıcalık gözeten. eliquishly (z). belirli bir grubun dışındakilere yüz vermeyerek. eliquishness (i).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). resmi tebliğ, bildiri.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). eleştiri, tenkit; etüt, travay.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). rom ve misket limonu suyundan yapılan bir içki.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). kendi kendine havadan rutubet kapıp yavaş yavaş erimek. deliquescent (s). havadan çektiği su ile eriyebilen. deliquescence (i). havadan çektiğisu ile eriyebilme.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Trafik Anonsları (Traffic Announcement – TA) işlevinin, geçerli trafik bültenlerini kaçırmadan, trafik anonsu yapmayan istasyonları dinlemenizi sağlayan gelişmiş bir sürümüdür. Trafik anonsu yapıldığında, EON işlevi ayarlı istasyonun trafik programına otomatik olarak geçer.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Taşınabilir CD çalarlar için bellek kapasitesini artırmadan darbelere karşı yüksek düzeyde direnç sağlayan bir sistemdir. Ses sinyalleri, veri akışı darbe ya da titreşim sonucunda kesilmese bile sürekli olarak okunur. Olası veri hataları hafızada düzeltir.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) görgü kuralları, adabımuaşeret, davranış bilgisi, topluluk töresi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

developed. advanced. improved. sophisticated.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

advanced. forward. sophisticated. developed.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

advanced. developed. full- grown. improved.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Kullanılan bir çok TV sinyal standardı 50 Hz (ya da saniyede 50 kez) resim tazeleme hızını temel almaktadır. Bu tazeleme hızında resimlerde titreşim meydana gelebilir. Gelişmiş 100 Hz Digital Plus, hızlı hareket eden ayrıntılar içeren resimlerde bile daha net ve daha sorunsuz görüntü sağlayan gelişmiş Dijital Sinyal İşlemcisi ve Hareket Algılayıcısı kullanır.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Kullanılan bir çok TV sinyal standardı 50 Hz (ya da saniyede 50 kez) resim tazeleme hızını temel almaktadır. Bu tazeleme hızında resimlerde titreşim meydana gelebilir. Gelişmiş 100 Hz Digital Plus, daha net, daha yumuşak bir görüntü sağlamak için tümleşik Dijital Sinyal İşlemcisini kullanır.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Uygun aksesuar ile iletişim sağlayan bir aksesuar yuvası. Örneğin, video ışığı, kayıt başladığında otomatik olarak yanabilir.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Gelişmiş Aksesuar Yuvası, flaş işlemlerinde çeşitli gelişimler sağlar ve kablosuz bağlantı, ön-flaş özelliği ve otomatik pozlama ayarı gibi olanaklar tanır.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Bu teknoloji, bazen düşük ışık koşullarında ortaya çıkan görüntü ‘parazit’ini azaltır.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Giriş sinyaline bağlı otomatik resim geliştirme. En iyi izleme koşulları için.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Gelişmiş İris, özellikle karanlık sahnelerde kontrastı geliştirmek için tasarlanan özel bir işlevdir. İki moddan birini (Otomatik ve Manuel) kullanın. Otomatik Modda en iyi içerisinde parlak ve karanlık sahnelerin bulunduğu filmler gibi video içeriği ile birlikte çalışacak şekilde tasarlanmış iki farklı ayar vardır. Otomatik 1, sahneden sahneye değişen geniş bir parlaklık aralığına sahip programlar içindir. Otomatik 2 ise parlaklık düzeyleri sahneden sahneye pek farklılık göstermeyen programlar içindir.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Gelişmiş İris 2 sistemi her sahnedeki ışık düzeyine otomatik olarak tepki vererek ve en iyi sonuçları elde edecek şekilde diyafram açıklığını ayarlayarak çalışır. Karanlık sahnelerde, bu genellikle gölgelerde genellikle kaybolan ayrıntıları ortaya çıkarır ve aydınlatmanın parlak olduğu sahneler de tanımlamalarını korur ve silinmezler. Kapsamlı bir manuel seçenek de dahil olmak üzere, dört farklı ayar vardır ve böylelikle sonuç daima tam istediğiniz gibi olur.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Bu gelişmiş özellik, JPEG biçiminde çekilen dijital fotoğrafların ekranda kolayca görüntülenmesine olanak sağlar. Ayrıca, JPEG görüntülerini Cyber-shot dijital fotoğraf makinenizden Sabit Disk Sürücünüzün / DVD oynatıcınızın dahili sabit sürücüsüne kopyalamanıza imkan tanır.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Gelişmiş Kontrast Geliştirici muhteşem geçiş düzeyleri sunmak için arka ışık düzeyini ayarlayarak, her sahnenin kontrastını optimize eder. Olağanüstü bir derinlik duygusu yaratmak için, parlaklığı kaybetmeden, en karanlık sahnelerde bile en derin siyahlar görüntülenir.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (ing)., (müz). altmış dörtlük nota, bir notanın altmış dörtte biri.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). şatafatlı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. günah; kötülük; haksızlık, adaletsizlik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. günahkar, haksız, kötü, kanuna aykırı. iniquitously z. günahkarca; haksızca.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Sony’nin yeni model DVD kaydedicilerinde kullandığı bu sistem görüntü ayarlarını ve diğer uygulamaları kendi yapay zekasıyla en uygun hale getirerek kullanmanızın önünü açıyor.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

IQ kayıt sistemi, Sony’nin ‘Akıllı’ ve ‘Kaliteli’ kayıt özelliklerini yansıtır. Bu özellikler arasında Yüksek Resim kalitesiyle Disk kaydı, Parça Listesi Arama, kullanımı kolay GUI ve çok formatlı kayıt bulunmaktadır ve hepsi birlikte maksimum rahatlık ve kullanım kolaylığı sağlamak üzere tasarlanmıştır.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Uzaktan kumanda üzerinde, menü sistemi üzerinden kolay ve anlaşılır çalıştırma için ir joystik/imleç kumandası bulunur.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Dahili bir fotoğraf sensörü, ortam aydınlatma koşullarını kontrol eder ve resim parlaklığını otomatik olarak ayarlar.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Önceden ayarlanmış değerler, sesin, kişisel tercihlere uygun olarak kolayca ayarlanabilmesini sağlar. Dolby® donanımlı TV’lerde, uygun yayın sinyali alındığında otomatik olarak Dolby® Pro Logic® moduna geçilir.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Resmin farklı alanlarındaki en iyi kontrast oranını belirleyen bir Dinamik Dijital Resim Geliştirme işlemi. Düşük kontrastlı alanların işlenerek daha net, daha ayrıntılı bir görüntü elde edilmesini sağlar.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Düz panel teknolojisinde likit kristaller iki cam tabaka arasında toplanır. Geçen elektrik akımı, küçük kristallerin ışığın geçmeyecek biçimde dizilmesini sağlar. Bu küçük likit kristallerin her biri bir pikseli yaratır ve görüntü oluşur.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f., gen. out ile bir alaşımdaki madenleri uygun bir sıcaklıkta ısıtıp birini eritmek suretiyle birbirinden ayırmak. liqua'tion i. bu suretle eritip ayırma.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. eritmek, sıvı haline koymak. liquefac'tion i. sıvı haline koyma veya gelme. liquefi'able s. eritilebilir, sıvı haline konulabilir.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. mayileşir, erimeye müsait.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. likör, alkollü ve tatlı içki.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. sıvı, su gibi akan, akıcı, akışkan: sulu, ıslak: şeffaf, berrak; paraya kolayca tahvil edilebilir; dilb. ''l ve r harfleri gibi yarım sesli; i. mayi, sıvı; yarım sesli harf. liquid air sıvı hava. liquid measure sıvı ölçeği. liquid oxygen, lox i.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. ödeyip tasfiye etmek (borç), tediye etmek; tasfiye etmek (iş), işi kapatmak, likide etmek: argo öldürmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. tasfiye, işi kapatma, likidasyon go into liquidation tasfiye olunmak (firma).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. sıvılık, akışkanlık; akıcılık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. sıvı haline koymak, sıvılaştırmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., f. içki: sert içki: sıvı madde: su içinde eritilmiş ilâç, mahlul: et veya meyva suyu: f. içki veya mahlul ile tasfiye etmek: gen. up ile içki içirmek: içki içmek. the worse for liquor oldukça sarhoş.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

bak. licorice.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

bak. lickerish.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. bir kimseyi üstün gösteren özellikler; bir tarikatın benimsediği doktrinlere göre gerçekleri görüş şekli; hüner, marifet.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(Lat.) Mesele açık değil.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.), (f.) meyilli, eğik, eğilmiş, eğri; dolaylı, ima yollu; (anat.) eğik (kas); (f.) meyletmek, sapmak; (ask.) eğik bir yönde gitmek. oblique angle (geom.) dik olmayan açı. oblique case (gram.) ismin hitap halinden ve yalın halinden başka herhangi b

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. bünye, vücut, beden yapısı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., f. resim, tasvir, suret, timsal; tanımlama, tarif; filim; gorüntü; f. tanımlamak, tarif veya tasvir etmek, resmetmek; canlandırmak, tasavvur etmek, hayal etmek. picture book resim kitabı, resimli kitap. picture frame resim çerçevesi. picture gall

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Sony görüntü ve video düzenleme yazılımı paketi

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Picture Power, akıllı resim ve kontrast geliştirme teknolojilerini içermektedir.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

PictureGear™, mevcut görüntü dosyalarını genel olarak gösterir ve düzenler. Diğer seçenekler arasında Microsoft® Windows® masaüstü için basit arkaplan tasarımı ve temel slayt gösterileri bulunmaktadır.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Fotoğraf makinelerinde görüntülerin işlenmesi, organizasyonu ve paylaşımı gibi konularda kullanıcıya yarar sağlayan teknoloji.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. pitoresk, resim konusu olmaya elverişli, renkli, etkili; güzel; canlı, kuvvetli (ifade). picturesquely z. pitoresk bir şekilde. picturesqueness pitoresk oluş; güzellik, canlılık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

‘Resim içinde resim’ özelliği ile aynı anda pek çok kanalda ne olduğunu izleyebilir. Daha düşük enerji tüketimi kullanıcılara çok daha uzun çalışma süresi sunar.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. mayhoş; etkileyici, cazip, tesirli, merak uyandırıcı. piquancy i. cazibe; mayhoşluk.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. pike (kumaş).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., f. incinme, kırılma, darılma; f. hatırını kırmak, incitmek, darıltmak; tahrik etmek, kışkırtmak. pique oneself övünmek, kendini bir şey zannetmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., Fr. bir çeşit kâğıt oyunu, piket.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

Estetik etkiyi matematiksel düzen bağıntılarıyla değil de, doğadaki gibi bir rastlantısallıkla elde etmeye çalışan her tür sanatsal tutumu niteler. 18.yy. İngiliz bahçe tasarımı, Yakın Çağda Pitoresk tutumun ilk örneklerini vermiştir. Bu dönemde doğanın Baroktaki gibi geometrik biçimde düzenlenmesi yadsınıp doğal öğeler kullanılarak “düzenlenmemiş”, “el değmemiş” doğa izlenimi yaratacak bahçeler oluşturulmaya çalışılmıştır. Aynı tutum hemen hemen zamandaş olarak resim sanatında da görülür. Bu anlayıştaki resimler doğayı bir yandan “olduğu gibi” yansıtmaya çabalarken öte yandan da onu “yabani” olmaktan uzaklaştırmışlardır. Dolayısıyla pitoreski Romantizmden bağımsız düşünmek olanaksızdır.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., Fr., den. pratika, karantinadan geçen gemiye verilen limana giriş izni.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. azizlerden kalma kemik gibi kalıntı ve andaçların saklandığı mahfaza.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., çoğ., Lat. fosil, taşıl, bot. eski devirlere ait kalıntı; ark. tarihten evvelki zamandan kalma taş aletler.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

Resim sanatında üç boyutlu nesne ve varlıkların, iki boyutlu olarak üzerinde betimlendiği düzlem. Kullanımı tüm uygarlık ve üsluplarda farklıdır.

Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

İzlediğiniz kanalın teleteksti, ekranın sağ tarafında gösterilirken, resim solda kalmaya devam eder.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., İng., müz . on altılık nota, iki çengelli nota.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., bot. uzun ve dar bir meyva tipi, hardalsı meyva.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. lakap.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. teknik, yordam.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. kan akıntısını durdurmak için kola veya bacağa sarılan sıkı sargı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. üç taraflı, üç köşeli.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. aynı zamanda her yerde mevcut, hazır ve nazır. ubiquitously z. her zaman bulunarak. ubiquitousness i. her yerde hazır olma veya bulunma.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. aynı zamanda her yerde veya bir çok yerlerde mevcut olma; başı ve sonu olmadan mevcut olma.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. tek, yegane, bir tane, eşsiz, emsalsiz; nadir. uniquely z. eşsiz derecede. uniqueness i. eşsizlik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

yeşil somaki.

İngilizce - Türkçe Sözlük by