Gem ne demek? | Gem anlamı nedir? | Gem

Gem anlamı nedir?

Gem ne demek?

Gem anlamı nedir?

Gem | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: gem

Türkçe Sözlük

(i.). Atın ağzına vurulan demirden Alet ki, başının etrafına dönen kayışlarla ve buna bağlı dizginle kullanılıp hayvanı zapteder ve istenilen tarafa çevirir: Hayvana gem vurmak. Hayvan gem almak = Gem kabûl etmek. Gemi azıya almak = 1. (at) Gemi azı dişleri arasına alıp kontroldan çıkmak, deli gibi koşmak. 2. mec. İnsanın azgınlığı, aşırı isyankârlığı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A bud.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A precious stone of any kind, as the ruby, emerald, topaz, sapphire, beryl, spinel, etc., especially when cut and polished for ornament; a jewel.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Anything of small size, or expressed within brief limits, which is regarded as a gem on account of its beauty or value, as a small picture, a verse of poetry, a witty or wise saying.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To put forth in the form of buds.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To adorn with gems or precious stones.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To embellish or adorn, as with gems; as, a foliage gemmed with dewdrops. art highly prized for its beauty or perfection a crystalline rock that can be cut and polished for jewelry; 'he had the gem set in a ring for his wife'; 'she had jewels made of all t

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bit of a bridle. bit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

a crystalline rock that can be cut and polished for jewelry; 'he had the gem set in a ring for his wife'; 'she had jewels made of all the rarest stones'. art highly prized for its beauty or perfection. a person who is a brilliant and precious as a piece o

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Mortgage in which annual increases in monthly payments are used to reduce outstanding principal and to shorten the term of the loan.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Gateway to Educational Materials A consortium of stakeholders interested in providing a set of standards and technical mechanisms for efficient, simple access to education materials on the Internet Also used to denote the GEM Standard and its accompanying

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Commonly a mineral or organic substance that is cut and polished and used as an ornament Jade comes within the broad scope of the tern gem The qualities sought in gems are beauty, rarity, and durability The unit of weight used for gems is the metric carat

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Globus Executable Management.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Goddard Earth Model. an exceptionally beautiful and well struck coin.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A crystal that is precious usually due to a combination of its colour, transparency, lustre, hardness and rarity Gems are usually cut in such a way as to maximise the reflection of light within them, and so make them 'sparkle'.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Gateway to Educational Materialshttp://www thegateway org/.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A non-standard grading term used to describe a flawless coin struck from dies used for normal circulation coinage. a generic term used for an excellent coin.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Gender Equality Mainstreaming. attractive minerals used as jewellery A diamond free of flaws, as far as can be determined by a trained observer with the aid of a 10-power magnifying glass, and having a colour and other characteristics that do not deleteri

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Applied to an Uncirculated or Proof coin, denotes 'flawless' and suggest 'high aesthetic quality '.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Digital Research's Graphics Environment Manager.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A muffin; hence, Gem pan: muffin pan.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Cut and polished stone of beauty, durability and rarity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A cut and polished precious stone or pearl fine enough for use in jewelry.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Growing Equity Mortgage.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A muffin.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Keshav's daughter.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Item collected to score points within the simulation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., f. (med, ming) kıymetli taş, cevher; cevher gibi kıymetli ve güzel şey; hafif bir çeşit pasta; f. kıymetli taşlarla süslemek, tezyin etmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fire ship.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). mavnacılardan biri; kumanda eden mavnacı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. gösteriş1i fakat değersiz; sahte, taklit; i. şatafatlı fakat değersiz olan şey.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ship with a bad bill of health.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rescue ship.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Windows’un, seçmeli ve aboneliğe özel içerikleri bilgisayar, taşınabilir aygıt veya ağ aygıtlarında yürütmek üzere korumayı ve güvenle dağıtmayı olanaklı kılan esnek bir platform.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Hâkim. 2. (felsefe) Kendisinden daha yüksek bir şey tasarlamayan (uydurma kelime).

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sovereign. dominant. ruling. ascendant. ascendent. prevailing. regnant. sov'ran.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dominant. sovereign. preeminent. ruling.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Hakim, hüküm süren karşılığı olarak kullanılan bu kelime, hem kök, hem de ek olarak yanlıştır. Türkçe’de ne “eğe” kökü, ne de “man-men” şeklinde isim yapım eki vardır.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.). Hâkimiyet (uydurma kelime).

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sovereignty. domination. dominance. supremacy. ascendancy. ascendency. mastery. rule. hegemony. imperium. raj. reign. sway.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dominance. domination. dominion. hegemony. possession. rule. sovereignty. ascendancy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dominance. sovereignty. preeminence. control. domination. hegemony. lordship.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. meşguliyet; nişanlanma; randevu; rehin; söz; vaat, taahhüt; çarpışma, dövüşme; belirli bir süre için ücretli iş; mülâkat; çoğ. borçlar. engagement ring nişan yüzüğü, alyans.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

protection.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

protection.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.) (aslı esremek ve Çağatay imlâsınca ısramak, ısragamak). 1. Korumak, saklamak, Osm. hıfzetmek. 2. Acıyıp, muhafaza, himaye etmek, korumak: Allah esirgesin! 3. Acıyıp vermemek, kıyamamak. Osm. imsâk etmek: Ben, sizden parayı esirgemem, malını çok esirger. Sözü esirgemek = Çok konuşmamak, az ve düşünerek söylemek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

grudge. begrudge smb. smth. spare. withhold. stint.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

deny. grudge. spare. stint. to begrudge. to protect. to grudge.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to protect from. to withhold. deny. grudge. preserve. spare.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Su üzerinde yüzen ve hareket eden büyük tekne. Ar. sefine, Fars. keşti: Yelken gemisi = Yelkenle ve rüzgâr kuvvetiyle hareket eden asıl gemi. Tüccar gemisi — Eşya, tahıl vesaire nakline mahsus olanı, şilep. Harp gemisi Deniz savaşına mahsus devlet gemisi. Gemi kalkmak = Hareket etmek. Gemi yatağı = Liman, muhafazalı koy. Gemi karaya oturmak = Gemi sığ bir yere saplanıp kalmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ship. boat. craft. vessel. bark. keel.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ship. boat. craft. vessel. bark. keel. hijacker. sail.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

boat. ship. vessel. to advance money on bottomry. to borrow / to raise / to take money on bottomry. craft. keel. merchant vessel. net personality.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sea man.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

figurehead.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ship's mast.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

shipwreck. wrecked ship.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

shipway.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hull. keel.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ship building.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ship's berth.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Gemi kullanan adam, gemi sahibi. Ar. mellâh, kaptan, reis: Kendisi gemicidir. Pek iyi gemicidir. 2. Bir geminin hizmetinde bulunan adam, tayfa: Gemicilerin kendilerine mahsus kıyafetleri, tabirleri vardır. 3. Harp gemilerin hizmetinde bulunan adam, deniz askeri, bahriyeli: Gemici üniforması, gemici asker, nefer, (denizcilik) Gemici nûru = Fırtınalı havalarda gemi direklerinin ucunda görünen elektrik ışığı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sailor. seaman. mariner. seafarer. navigator. bluejacket. gob. tar. jack tar.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sailor. seaman. mariner. shipowner.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

mariner. sailor. sea dog. jack tar. jar tar. sea man. seafarer. seaman. tarpaulin.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

nautical.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Gemi kullanmak bilgisi ve işi, gemici mesleği. Ar. milâhat: Gemicilik zor bir iştir. Kırk seneden beri gemicilik ediyorum. Gemicilikte ustadır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

seafaring. seamanship. navigation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

seamanship. navigation. seafaring. sailing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. çift olmak. gemina'tion i. çift yapma.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. çift olarak bulunan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. İkizler burcu, Cevza.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to take a ship. to go / to set aboard. board a ship. to take ship.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to put the bit in mouth. to restrain.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. (çoğ. gemmae) bot., zool. tomurcuk, yaprak tomurcuğu; bazı bitki ve hayvanlardan ayrılıp bağımsız yaşayan kısım.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., f., biyol. tomurcuklanan, tomurcuklar vasıtası ile yeni filiz veren; f. tomurcukla çoğalmak. gemma'tion i., biyol. tomurcuklanma, tomurcuklarla çoğalma.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., biyol. tomurcuk hâsıl eden; tomurcuklarla çoğalan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. küçük tomurcuk.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. cevherli; cevhere benzer.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., İngç tar. meclis.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Dişle oyulmak: Bu tahta kolay gemrenmez. f. 1. (at) Gemini çiğnemek: Bu at gemreniyor. 2. Dişleri gıcırdatmak: Gemrenip duruyordu.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., zool. Güney Afrika'ya mahsus boynuzları uzun ve ince iri ceylan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. kıymetli taş, yontulmamış kıymetli taş.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., Al. sevimli, misafirperver, tatlı, hoş. gen. kıs. gender, general, genitive, genus. Gen. kıs. General, Genesis.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Yeşile çalar mor renk.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.). - Halk dilinde yeşile çalan mor. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

Genel Bilgi

18. yüzyılda Üçüncü Ahmet’in oğlu İehzade Mustafa’nın sünnet düğününde bir cambaz Haliç’i gemi direkleri üzerinde gerilen bir ipte geçti.

Genel Bilgi by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). üstünlük, egemenlik, hâkimiyet, hegemonya.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y.). Bir devletin başka bir devlet üzerindeki siyasî baskısı ve üstünlüğü.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hegemony.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hegemony.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. kimya ve matematik) (uyd. k.). İndirgemek işi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

reduction.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.) (uyd. k.). l.’ (kimya). Bir oksidin oksijenini alarak madeni serbest bırakmak. 2. (matematik) Bir ifadeyi daha kısa yahut basit bir şekle sokmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

reduce. degrade.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to reduce.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

demote.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. tekrarlamak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

coast-guard ship. patrol vessel. guard boat. patrol boat. picket boat.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pilot vessel.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rescue ship. relief ship. salvage-ship. rescue vessel.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Yabancı Kelime

İng. management

işletme, işletmecilik, yönetim, yöneticilik

Bir kuruluşu verimli bir duruma getirip kazanç sağlama yöntemi.


Yabancı Kelime by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. idare, yönetim, usul; yönetim kurulu, idare edenler.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Genel Bilgi

İlk gemi, Van gölünde, 16. yüzyılda, Osmanlı ordusunun Doğu seferi sırasında bir yeniçeri askeri tarafından yapılmıştı. Bu sanatkar asker sonralarda adını yaptığı eserlerle duyuracak olan Mimar Sinan’dı.

Genel Bilgi by

Türkçe - İngilizce Sözlük

battleship.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

battleship. warship.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fighting ship. war vessel.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. harp hilesi; hile, tuzak, oyun, manevra.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.), (bot.) üç çift yaprakçıkla çatallaşan yaprak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

merchant marine.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

trader. merchant ship. merchant vessel. merchantile vessel.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. üçlü; anat., zool. trigeminusa ait; i. trigeminus.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

spaceship.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

space launch. spacecraft. spaceship.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. Anglosaksonlarda danışma kurulu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by