Genç ne demek? | Genç anlamı nedir? | Genç

Genç anlamı nedir?

Genç ne demek?

Genç anlamı nedir?

Genç | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: genc

Türkçe Sözlük

(i. F.). Hazine, define.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). I. Taze, yaşlı olmayan. Ar. şâb, Fars. civân: Genç adam, genç at, gençlerin Adetidir. 2. Taze, yeni, körpe: Genç ağaç. Genç irisi = İri yapılı delikanlı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

young. youthful. juvenile. adolescent. junior. green. teen. youngish. youth. young man. juvenile. adolescent. junior. teen. teenager. teeny. sapling. whelp.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fresh. junior. juvenile. kid. lad. little. tender. young. youth. youthful.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

young. in the prime of youth. adolescent. maiden soil. rent boy. wet behind the ears. youngster. youthful.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [گنج] hazine.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Erkek İsmi) 1.Hazine define. 2.(a.) Naz, eda, cilve.

İsimler ve Anlamları by

Genel Bilgi

18. yüzyıl sonlarında İstanbul gençleri arasında şemsiye modası çıkmıştı. Rengarenk ipek püsküllü şemsiyeler yalın ayaklı, dökük kıyafetli gençlerin bile elinde görülürdü.

Kibar ve zengin gençler o zamanın kabadayılarından sayılan Levent’lerin külhanbeyi kıyafetlerini giyerler, at üstünde şemsiye açarak dolaşırlardı.


Genel Bilgi by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). vasıta, fail; iş, faaliyet; acentalık, vekâlet; acente.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). bitişme, temas, değme.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). ihtimal; beklenmedik olay. contingency fund bir bütçede beklenmedik ihtiyaçlara karşı ayrılan para.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(bak). counterespionage.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). dikkat, ihtimam, sebatlı çalışma, gayret, çalışkanlık; on sekizinci asırda Avrupa'da kullanılan atlı posta arabası.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). parlaklık parıltı, ihtişam, şaşaa, nur. effulgent (s). ışık saçan, parlak, şaşaalı. effulgently (z). ışık saçarak, parlak bir şekilde, şaşaalı olarak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. ani olarak ortaya çıkan güç durum, âcil ihtiyaç veya vaka; icap. emergency door, emergency exit tehlike zamanında kullanılan çıkış kapısı. emergency ration olağanüstü zamanlara mahsus yemek paketi. in case of emergency icabında, âcil bir durumda. s

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Genç erkek.

İsimler ve Anlamları by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) ihtiyaç; zorunluluk, zaruret, derhal tedbir almayı icap ettiren olay; lüzum. exigent (s.) hemen tedbir almayı icap ettiren; icbar edici, zorlayıcı, çok acele, acil; buhranlı; çok şey isteyen, fazla kuvvet ve enerji sarf ettiren.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Genç kal. -(bkz.Genç).

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Ayın bir haftalık oluncaya kadar ki şekli, hilal.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Erkek İsmi) - Kuzey Azerbaycan’ın Baku’dan sonra en büyük şehri.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.). Pek genç, körpe.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

very young.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Gençleşmek, gençlik tazeliğini almak.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Yeni taze, körpe kimse, yiğit.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Sığan, Osm. istiâb edilen.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Hazine, define.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [گنجينه] hazine.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

juvenescence.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Genç olmak, gençlik kuvvet ve tazeliği kazanmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to become youthful. to be rejuvenated.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Genç hale getirmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to rejuvenate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Tazelik, Osm. civanlık, şebâb: Dünyada gençlik gibi nimet yoktur. Gençlik kuvveti. 2. Gençlik zamanı, Osm. ahd-i şebâb: Gençliğim hatırıma geldi. Gençlik bir daha gelmez. Allah gençliğini bağışlasın. Gençliğe doymak — Gençlik, zamanını hoş geçirmek. Gençliğine doymadı = Genç iken öldü.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

youthful. youth. youthfulness. juvenility. adolescence. juvenescence. puppyhood. prime. the young. young generation. bloom. dew. green. may.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

young. youth.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

youth. youthfulness. the young. the younger generation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Hazinedar, hazîne bekçisi.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.). - İlkbahar. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. iptila, düşkünlük; müsamaha, hoşgörü, göz yumma; Kat. pişmanlık hâsıl olunca kilise tarafından günah cezasından bir kısmının affolunması; tic., huk. borç vadesinin uzatılması.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) akıl, zekâ, anlayış; istidat; zekâ sahibi; malumat, haber; bilgi, vukuf. intelligence bureau istihbarat bürosu. intelligence quotient zekâ bölümü, öIçülmüş zeka derecesini gösteren rakam. intelliqence service istihbarat teşkilâtı. intelligence te

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. ihmal, gaflet; ihmalkarlık, kayıtsızlık, dikkatsizlik. gross negligence büyük gaflet. negligent s. ihmalci, savsak kayıtsız. negligently z. dikkatsizlikle, baştan savma olarak; lâubalice, saygısızca.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Öz genç.

İsimler ve Anlamları by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) hükümdarlık, krallık, saltanat; vekillik, kral naipliği; vekiller heyeti; vekillik müddeti.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Röntgen ışınlarıyla tedavi mütehassısı. 2. (argo) Kadınları gizlice gözetleyen cinsî sapık.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

peeper. peeping tom. voyeur.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

peeping tom. x-ray specialist. peeper. voyeur.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

voyeur.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

X-ray specialist. peeping Tom.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

voyeurism.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

radiography. peeping. voyeurism. peep. peek.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

being an X-ray specialist. voyeurism.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. kendi isteklerine düşkünlük.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

İnsan gözünü yormadan titreşimli görsel görünümler sağlamak için ince ayarlanmış resimler elde etmeyi sağlayan teknoloji.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. acele; ısrar; sıkıştırma, zorunluluk kaçınılmazlık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by