Germ ne demek? | Germ anlamı nedir? | Germ

Germ anlamı nedir?

Germ ne demek?

Germ anlamı nedir?

Germ | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: germ

Türkçe Sözlük

(i. F.). Sıcak, Ar. hâr.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [گرم] sıcak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. mikrop; tohum, tohum veya yumurtada bulunan asıl hücrecik, tohumun özü; asıl, başlangıç. germ plasm biyol. tohumda bulunup irsi hususiyetleri nakleden madde. germ theory biyol. canlı organizmaların yalnız canlı tohumlar vasıtasıyle husule gelebilec

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Ülke


Daha Büyük Görüntüle . Coğrafi Verileri

Konum: Orta Avrupa, Baltik Denizi ve Kuzey Denizi kıyısında, Hollanda ile Polonya arasında, Danimarka’nın güneyinde yer almaktadır.

Coğrafi konumu: 51 00 Kuzey enlemi, 9 00 Doğu boylamı.

Haritadaki konumu: Avrupa.

Yüzölçümü: 357,021 km².

Sınırları: toplam: 3621 km.

Sınır komşuları: Avusturya 784 km, Belçika 167 km, Çek Cumhuriyeti 646 km, Danimarka 68 km, Fransa 451 km, Lüksemburg 138 km, Hollanda 577 km, Polonya 456 km, İsviçre 334 km.

Sahil şeridi: 2,389 km.

İklimi: Ilıman ve deniz iklimi; soğuk, bulutlu, rutubetli kışlar ve yazlar; ılık rüzgarlar yaygındırlar.

Arazi yapısı: Kuzeyde alçak ovalar, merkezde yüksek araziler, güneyde Bavaria Alpleri yer alır.

Deniz seviyesinden yüksekliği: en alçak noktası: Freepsum Gölü 2 m; en yüksek noktası: Zugspitze 2,963 m.

Doğal kaynakları: Demir, kömür, potas, kereste, linyit, uranyum, bakır, doğal gaz, tuz, nikel, işlenebilir arazi.

Arazi kullanımı: tarıma uygun topraklar: %33.

daimi ekinler: %1.

Otlaklar: %15.

Ormanlık arazi: %31.

Diğer: %20 (2005 verileri).

Sulanan arazi: 4,850 km² (2003 verileri).

Doğal afetler: Su baskınları.

Nüfus Bilgileri

Nüfus: 82,422,299 (Temmuz 2006 verileri).

Nüfus artış oranı: %-0.02 (2006 verileri).

Mülteci oranı: 2.18 mülteci/1,000 nüfus (2006 tahmini).

Bebek ölüm oranı: 4.12 ölüm/1,000 doğan bebek (2006 tahmini).

Ortalama hayat süresi: Toplam nüfus: 78.8 yıl.

Erkeklerde: 75.81 yıl.

Kadınlarda: 81.96 yıl (2006 verileri).

Ortalama çocuk sayısı: 1.39 çocuk/1 kadın (2006 tahmini).

HIV/AIDS - hastalıklarına yakalanan yetişkin sayısı: %0.1 (2001 verileri).

HIV/AIDS - hastalığı olan insan sayısı: 43,000 (2001 verileri).

HIV/AIDS - hastalıklarından ölenlerin sayısı: 1000 den az (2001 verileri).

Ulus: Alman.

Nüfusun etnik dağılımı: Alman %91.5, Türk %2.4, diğer %6.1 (Yunan, İtalyan, Polonyalı, Rus, Hırvat-Sırp, İspanyol).

Din: Protestan %34, Roma Katolikleri %34, Müslümanlar %3.7, diğer %28.3.

Diller: Almanca.

Okur yazar oranı: 15 yaş ve üzeri için veriler.

Toplam nüfusta: %99 (2003 verileri).

Yönetimi

Ülke adı: Resmi tam adı: Almanya Federal Cumhuriyeti.

kısa şekli : Almanya.

Yerel tam adı: Bundesrepublik Deutschland.

yerel kısa şekli: Deutschland.

Eski adı: Alman İmparatorluğu.

ingilizce: Germany.

Yönetim


Ülke by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Gönlü kızmış, öfkeli.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Yabanî kızılcık.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Pek kızışmış: Dostluklarının germ-A-germ olduğu bir zamanda.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Sıcak hava, yaz; sermâ mukabili.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [ گرما] sıcak. 2.sıcaklık.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Kadın İsmi) - Sıcak yaz.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Termometre.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Hamam.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [ گرمابه] hamam. 2.kaplıca.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. (çoğ. -mans) Almanya veya Almanlara ait; i. Alman, Almanca. German measles tıb. bir çeşit hafif kızamık hastalığı, kızamıkçık. German script Almanlara mahsus yazı. German silver Alman gümüşü, beyaz metal. High German standart Almanca. Low German

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. öz (akraba): cousin german kuzen.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. kısa mahmut otu, yer meşesi. wall germander yer meşesi, meşecik, bot. Teucrium chamaedrys. water germander sarmısak otu, bot. Teucrium scordium.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. ilgili, alâkalı, müna sebeti olan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

German philology , German studies.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. Almanya.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. kimya). Atom ağırlığı 72,5 olan ve «Ge» senbolüyle gösterilen eleman.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

stretch.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

tension. stretching. spreader. tie. anchor. tieback. string course. stirrup. span. clamp. tension member. diagonal member. bolt stay. tentering. gib. spreading. brace. bracer. bracing. framing piece. reinforcement. straining piece. take-up. crosspiece. st

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Germek, çekip uzatarak kurmak: ipi, teli, yayı germek. 2. Çekip uzatarak asmak: Perde, çarşaf germek. Haça, çarmıha germek, asmak. Göğüs germek = 1. Güvenmek, övünmek, hakkıyla iftihar etmek: Göğsümü gere gere gezerim. 2. Karşı durmak, mukavemet etmek: Düşmana göğüs geren bir alay.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

stretch. stretch out. strain. tighten. tighten up. tense. bag. distend. draw. hang on. lift. rack. span. sprawl out. stay. string. tauten.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

extend. flex. stretch. tense. to tense. to extend. to scretch. tighten.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to stretch. to tighten. to spread out and stretch over. to extend. to pull. to rack. to stiffen. to clamp. to frame. to brace. to spread. to bar. to span. to stram. to stress. to hang.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kermen, kale.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. L. biyoloji). Canlılardaki üreme unsurlarının tamamı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). HindAvrupa menşeli bir kavim.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

See Germ.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

teutonic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Germen dili.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). 1. Sıcaklık, hararet. 2. Gayret, fevkalade çalışma: Demiryoluna germi ile çalışılmaktadır (germiyet galattır).

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [گرمی] sıcaklık.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., s. mikropları kıran madde; s. mikrop öldürücü, antiseptik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. tohum veya mikrop kabilinden; oluşum safhasında (madde veya fikir).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. filiz vermek, sürmek, filizlenmek; gelişmeye başlamak. germina'tion i. filiz verme, sürme, filizlenme ger'minative s. filiz vermeye ait. geronto- önek ihtiyarlıkla ilgili.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(GÖVERMEK) (f.). 1. Yeşermek: Ağaçlar göğerdi. 2. Morarmak: Omuzumu öyle çarptım ki, göğerdi.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., s., f. düzensizlik; karışıklık; eski sır tutma, ağzı sıkı oluş, ketumiyet; s. karışık; gizli; f. gizli tutmak, sır saklamak; gizli görüşmelerde bu- lunmak, gizlice hareket etmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Başı kızmış, sarhoş, kızgın.

Türkçe Sözlük by