Geşt ne demek? | Geşt anlamı nedir? | Geşt

Geşt anlamı nedir?

Geşt ne demek?

Geşt anlamı nedir?

Geşt | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: gest

Türkçe Sözlük

(i. F.). Gezme, tenezzüh, seyretme, dolaşma: Geşt ü güzâr.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [گشت] dolaşma, gezinti.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). Batlamyos'un astronomi kitabı; Ortaçağda yazılmış fen kitabı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (tıb). kendi kendine telkin.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(fr.) bir kimseyi memnun etmek için yapılan hareket veya söylenen söz.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Tersine dönmüş, mâkûs, ters: Baht-ı ber-geşte = Aksi ve kötü talih.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). kalabalık etmek, doldurmak; tıkanmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). tıkanık, şişkin; (tıb). kan veya su toplamış, nefes alıp vermede zorluk çeken; tıkanık (yollar).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). tıkanıklık, izdiham, kalabalık; (tıb). kan toplanması, kan hücumu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). kan veya su toplanması ile ilgili.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (tıb). burundaki nemi azaltarak soluk almayı kolaylaştıran ilaç.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). özet, hulâsa, fezleke, icmal: (huk). kazai içtihatlardan çıkarılan kuralların toplamı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). sindirmek, hazmetmek: tasnif etmek, düzenlemek, tertip etmek: kavramak, idrak etmek, üzerinde düşünmek; (kim). ısı ile yumuşatmak. digestible (s). hazmedilebilir, hazmi mümkün, hafif. digest ibility (i). hazım imkânı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). hazmettirici şey, sindirici şey; sıkı kapanan bir çeşit kimya kazanı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). hazım, hazım gücü, sindirim; kavrama, idrak etme; ısı ile yumuşatma.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s)., (i). hazma ait, hazmettirici, midevi; (i). sindirimi kolaylaştıran ilâç. digestive system (fizyol). sindirim sistemi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

a configuration or pattern of elements so unified as a whole that it cannot be described merely as a sum of its parts.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A collection of memories connected neurologically based on similar emotions.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Any system of stuff that appears to take on an existence of its own, beyond the sum of its parts It can be addressed as a whole.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A perceptual pattern or structure possessing qualities as a whole that cannot be described merely as a sum of its parts.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The totality of an experience at all logical levels and in all senses. whole, figure, form, pattern, meaning, configuration.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Collection of memories that are organized in a certain way around a certain subject.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Music Psychology.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A physical, biological, psychological, or symbolic configuration or pattern of elements so unified as a whole that its properties cannot be derived from a simple summation of its parts.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A German word for 'form', defined as an organized whole in experience The Gestalt psychologists, about 1912, advanced the theory which explains psychological phenomena by their relationships to total forms rather than their parts.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Refers to the process of perceiving objects, physical and social, as whole units, not separable into parts. a psychological view that the whole is not just the sum of its parts. :An organized or unified whole. a configuration or pattern of elements so uni

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

figure , gestalt , guise , shape , stature.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., psik. geştalt.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

the secret state police in Nazi Germany; known for its terrorist methods.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Geheime Staatspolizei - the German Secret State Police.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Acronym in German for Geheime Staatspolizei The Nazis established the Gestapo in order to monitor and stamp out any political opposition to the Hitler regime Under Heinrich Himmler, the Gestapo's powers became brutal and far-reaching in ferreting out Jews

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The secret police of the Nazi regime associated with terror and force TOP. the secret state police in Nazi Germany; known for its terrorist methods.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Gestapo , Secret State Police.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. Alman Nazi rejiminde gizli polis teşkilâtı, Gestapo.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. gebelik; gebelik süresi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Gezmiş, dönmüş, doiaşmış. Ber-geşte = Altüst olmuş. Ser-geşte = Başı dönmüş.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. bedensel, özellikle dansa ait hareketlerle ilgili.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. söz söylerken el hareketleri yapmak, jestler yapmak. gesticula'tion i. jestler yapma. gestic'ulator i. konuşurken eliyle hareketler yapan kimse. gestic'ulatory s. jest kabilinden.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., f. hareket, jest, dikkati çekmek için yapılan hareket; f. el ile hareket yapmak, jest yapmak. gestural s. el hareketlerine ait.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [گشت و گزار] dolaşma, gezinti, gezip tozma.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Gül ağaçlarıyle süslü mesire yeri: Gül-geşt-i musallâ.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i ). Kırda gül veyâ çiçek seyri için yapılan gezinti.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. iyice düşünülmemiş; düzensiz, intizamsız, biçimsiz, biçime girmemiş; hazmolunmamış, sindirilmemiş.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. hazmolunamayan, sindirilemeyen.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. midesine indirmek (yemek).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. önceden hazmetmek, gıdayı suni hazma tabi tutmak. predigestion suni hazım.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., biyol. yumurtalıkta bulunan ve gebeliğe tesiri olan bir hormon, projesteron.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Başı dönmüş, şaşkın.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. aktörlük hevesine tamamen kapılmış.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. öne sürmek ileri sürmek; hatıra getirmek; ima ve ihtar suretiyle bildirmek veya söylemek; telkin etmek; fikir vermek, teklif etmek, ortaya atmak; imada bulunmak, fikir beyan etmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. teklif edilebilir; kolaylıkla tesir altında kalan. suggestibility i. kolaylıkla tesir altında kalma.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. ima, ihtar, fikir verme, teklif; ima ve ihtar olunan şey; telkin. suggestion box şikayet kutusu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. manalı imalı; müstehcen. suggestively z. imalı bir şekilde. suggestiveness i. manalılık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. hazmedilmemiş.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. gebelik müddetince çocuğun rahimde büyümesi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by