Gıl ne demek? | Gıl anlamı nedir? | Gıl

Gıl anlamı nedir?

Gıl ne demek?

Gıl anlamı nedir?

Gıl | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: gil

Türkçe Sözlük

(i. A.). Gizli düşmanlık, kin, garaz, maksat, niyet (gış ile beraber kullanılır): Kalbi gıll-u-gıştan temizdir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Çamur, balçık. Pâ-der-gil = Ayağı çamurda.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [ گل] çamur, balçık. 2.kil.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. c. botanik). İkiçeneklilerden bir bitki familyası. Sıcak ülkelerde yetişir, kerestesine «abanoz» denir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hovel.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

yahut AĞL (i.). Koyun vesair hayvanlara mahsus üstü açık, etrafı çit ve çalı çırpı ile çevrilmiş daire, mandıra. (Havlı ve avlu ile münasebeti yoktur). Ay ağılı = Ayın hâlesi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

Ağıllanmak ve saire. (bk.) ağıl ve saire.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sheep fold. sheep pen. fold. halation. aureola. aureole. compound. corral. cot. cote. hovel. lair. pen. pinfold. pound. stockyard. yard.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

barn. fold. halo. pen. sheep-fold. halo hale.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fold. pen for cattle. halo. cattleguard. corona. cote. pen. pound.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

poisoning.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to poison.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be poisoned.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). çevik, tetik. agility (i). çeviklik, tetiklik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

poisonous. venomous.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. (Sürü) ağıla girmek. 2. (Sürü) toplanıp toplu durmak veya (hergele) o halde müdafaa etmek. 3. (Ay) hâle peyda etmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be fed in a fold / pen. to become surrounded with a halo.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f ). Yere yatıp hayvan gibi debelenmek, (bk.) Ağnamak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Ağılmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.), ikiçeneklilerden bir bitki familyası.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

perceptional. perception. sensation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

perception.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

perception.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

perceive. sense. comprehend. pick up.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

perceive. to perceive. to sense.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sense. to perceive.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sensor.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sensor.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

american english.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). Birçeneklilerden, örneği ananas olan bir bitki familyası.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

( i.c ). Ayrı taçyapraklılardan bir bitki familyası.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). kil, balçık. argilla'ceous (s). kil gibi; killi.argillif-erous (s). içinde kil ve balçık bulunan, kil ve balçık hasıl eden. argillo-arena'ceous (s). kil ve kum karışımından meydana gelen (toprak). argil'lous (s). kil ve balçığa ait, kil gibi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. zooloji). Kedi cinsinden gelen bütün etoburları içine alan hayvan familyası.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

contempt. humiliation. insult. abasement. contemptuousness. disparagement. insolence. mortification. opprobrium.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

slight. snub.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

insult. political invective. scorn.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. inmek, düşmek, tenezzül etmek. 2. Kıymet ve itibardan düşmek, bayağılaşmak: Bu gazete pek aşağıladı. Kadir ve itibardan düşürmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

give smb. the wall. insult. humiliate. talk down. abase. belittle. pooh-pooh. scorn. take down.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

abase. affront. despise. insult. slight. snub. to run down. to snub. to despise. to degrade. to abase. to look down. to lower. to insult.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to degrade. to treat as inferior. to lower. belittle. humiliate. make a mockery of. scorn. kick in the teeth.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Aşağı duruma düşürmek, indirmek, küçültmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

contemptuous. derogatory.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

derogatory. injurious. pejorative.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Aşağısı olan: Aşağılı yukarılı yer, ev.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Adilik, aşağı olma hali. 2. Düşük evsaflı, Adi: Aşağılık adam, aşağılık mal. Aşağılık duygusu = Kendisini başkalarından aşağı görme hali.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

low-down. unworthy. contemptible. base. abject. no class. dirty. groveling. grovelling. ignoble. ignominious. mean. no-good. petty. rascally. reptile. reptilian. scabby. scurvy. slavish. snotty. sordid. tinpot. unutterable. vile. wicked. wormy. lowne.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

abject. atrocious. base. contemptible. despicable. low. shabby. sordid. unsavoury. vile. baseness. lowness. meanness. mean. ignoble. dishonourable. shameful.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

baseness. meanness. vulgarity. mean. ordinary. vulgar. banal. abject. bugger. cheap. contemptible. despicable. inferiority. low- down. mean individual. servile.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

feeling of inferiority.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

inferiority complex.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). İkiçeneklilerden bir bitki familyası, örneği üzüm asmasıdır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. zooloji). At, eşek ve zehirleri içine alan tekparmaklı memeliler familyası.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). İkiçeneklilerden bir bitki familyası örneği atkestane‘ si ağacıdır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Damarlı çiçeksizlerden bir bitki familyası. Örneği atkuyruğudur.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). İkiçeneklilerden bir bitki familyası. Bu familya bitkileri sıcak ve kurak ülkelerde yetişir, gövde ve yaprakları etli ve dikenlidir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. zooloji). Memeli etoburların ayıları içine alan takımı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

relative.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dependent. conditional. relative.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dependent. conditional. relative.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

functional value. weight.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

relative humidity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.), (bk.) bağırdak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I.). Bağî, eşkıya olma, haktan sapma, serkeşlik.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). Bakla, fasulye, akasya, keçiboynuzu v.s. gibi pek çok sebze ve ağaçları içine alan büyük bir bitki familyası. Baklagiller, ikiçenekll ayrı taçyapraklılardandır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pulse.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

leguminosae.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

leguminous seeds.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Bakterileri içine alan bir bitki ailesi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I.). Denizde yaşayan memeli hayvanlar familyası. Bunlar balık biçiminde olur. Başlıca örneği balinadır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik) iki çenekli ve bitişik taçyapraklılardan bir bitki familyası. Nane, lavanta çiçeği, kekik gibi kokulu bitkiler bu familyaya girer.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.), (bk.) Baobabiyye.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Adîlik: Bu kâğıdın, bu yazının bayağılığı meydandadır. 2. Aşağılık, dûnluk: Bu adamın bayağılığı ilk sözünden anlaşılır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ordinariness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

vulgarity. coarseness. banality. inferiority. platitude.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i). İ ktçenekl ilerden bir bitki familyası. Örnek bitkisi begonyadır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Tiryakilik, (bk.) Beng.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(uyd. k.). (bk.) Bileşikgiller.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

instruct. catch up.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to acquaint.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to acquaint oneself with sth.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Malûmatlı, vukuflu, Alim.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

knowing. learned. wise. sophisticated. scholarly. deeply read. knowledgeable. well informed. erudite. informed. read. thoroughbred. versed.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

erudite. hot. informed. knowledgeable. learned. literate. profound. well-informed.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

learned. to be informed. well-informed. brainy. hep. in the known. intellectual. in the know. profound. red hot. versed.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Alâmet, nişan, emâre.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Pelte gibi titrek ve dolgun.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Yeni doğmuş çocuğun kafasının yumuşak olan üst tarafı, kl tepesiyle alnı arasındadır, Ar. yafuh.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fontanelle.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fontanel. fontanelle.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Hafif surette oynayıp titremek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Terk olunmak, (bk.) bırakılmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (uyd. k.). Tek taçyapraklı bitkilerden, zengin bir familya. Papatya, enginar, kasımpatı, devedikeni vs. bitkiler bu familyadandır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i). Birçeneklilerden, bir bitki familyası. Örnek bitkisi buğdaydır. Bu familyanın pek çok olan cins ve çeşitleri yeryüzünün her yerinde yaygındır. Yulaf, arpa, pirinç, çavdar, mısır, Buğday çeşitleri, çayır otları, bambu bu familyadandır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hobble.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Ayağında bukağı olan. 2. Bilekleri beyaz olan at. .y.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Atın ayak bileğinde

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.) (Halk ağzında Bızlamak. (İnek ve emsali hayvanlar) yavrulamak, doğurmak: İnek, manda buzağıladı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

calve.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) 1. Otlak ve çayırın dördüncü ve son defa biçilmesi. 2. Uç sene işlenmeyip hayvan yayılan tarla. Buzağılık bozmak = Bu suretle terk olunmuş tarlayı açmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(ses taklidi). Suyun kaynayıp fışkırmasını taklit ederek arka arkaya kullanılır: Sular çağıl çağıl akıyor, çağlıyordu. Sel, çağıl çağı İdi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

gurgle. purl. ripple.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Çağlamak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

burble. gurgle. purl. ripple. warble.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.). 1.Çağla ilgili. 2.Çakıl. 3.Çağla. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(ses taklidi). Taşlara, kayalara veya setlere çarparak hızla düşen suyun çıkardığı ses: Suların çağıltısı bülbüllerin şakırtısına karışıyordu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

plash. purl.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

with music.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kozalaklılardan, iğne gibi olan yapraklarını yaz, kış dökmeyen ağaçlar familyası.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). Bitişik taçyapraklılardan bir bitki familyası.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Cangıl cungul = Çatra patra, dangıl dungul.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(ses taklidi). Ahenksiz ve kaba sesi taklit eder: Çangıl çungul söylüyor.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Ayrı çanakyapraklı ikiçeneklilerden bir bitki familyası.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). İkiçeneklilerden bir ağaççık familyası.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (botanik). Taçsız ikiçeneklilerden bir bitki familyası. Örnek bitkisi ceviz ağacıdır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Numunesi çiğdem olan bitki familyası.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Karışık hayvan sesleri, hayvan gürültüsü. Bilhassa kuş ve böcek sesleri için kullanılır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I.). Asmanın sonradan sürdüğü ufak salkımlar.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Ufak ve seyrek taneli üzüm salkımı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

small bunch of grapes. decoration of beads/coins.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Üzerinde çizgi bulunan: Çizgili defter.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lined. barred. ruled. striped. striated. streaky. tabby. liny. banded. brindled. fasciated. striate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

stripy. lined. ruled. striped.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

graphic. streaky. striated. striped. marked with lines. lineate. lineated. ribbed. lined. streaked.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (y. k.). Cetvel tahtası.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.), ikiçeneklilerden bir bitki familyası.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.), ikiçeneklilerden bir bitki familyası.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

distribution. dispersion.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dispersion. distribution. dissociation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dispersal. distribution. dispersion. dissociation. allocation. dissolution. scatter.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

scatter.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Dağılmak işi. 2. (askerlik) Aynı silâhla aynı hedefe atılan mermilerin, barut haklarında ve başka şartlardaki değişmeler yüzünden ayrı noktalara vurması.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

Sözgelimi, bir doğal kaynaktaki yoğunlaşmış kirleticinin yayılma süreci.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

spread. distribution. dispersal. diffusion. disintegration. decomposition.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

diffusion. disintegration. dispersion. distribution. dispersal. scattering. scatter. spread. dissolution. break-down. spreading. staggering. calcination. decomposition. catabolism. decay. dissociation. dissolubility. slaking. diffraction. lysis. dissipati

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Saçılmak, ayrılmak ve perişan olmak: Benim topladığım kâğıt yeniden dağılmış. 2. Bölünmek, tevzi olunmak: Gazete erkenden dağılır. 3. Açılmak, yok olmak: Bulutlar dağıldı. 4. Kırılıp parçaları ayrı ayrı düşmek: Tabak elimden düşüp dağıldı. Baş, beyin dağılmak = Sersem olmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

disperse. separate. scatter. disband. come apart. disintegrate. crack up. go to pieces. fly to pieces. go splinters. go into splinters. be scattered. adjourn. clear. clear away. decay. decompose. diffuse. disrupt. dissolve. fall. splinter. spread. st.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

disband. disintegrate. disperse. dissipate. dissolve. lift. split.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to scatter. to disperse. to be dispersed. to be messed up. to be dissolved. to disintegrate. to crumble. to calcine. to stagger. to decompose. to shatter. to dissolve. to spread. to dissipate. diffuse. disband. fall apart. fall out. range. strew.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). İkl;eneklilerden bir bitki familyası.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik), ikiçeneklilerln ayrı taçyapraklılar kısmından, bir bitki familyası.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(e.). Menfilik edatı olup 1. Isnad fiiline dahil olur: Değilim, değilsin, değildir, değiliz, değilsiniz, değillerdir. Değil idim (değildim), değil idik vs. Gaib sigalarında bazen isnad fiili ortadan kalkar ve yalnız bu edat kalır: O adam değil (değildir). Onlar orada değil (değillerdir). 2. İki şeyden birini red ve diğerini ispata yarar ve bağlama edatı gibi ve Arapler’ın «lâ ... bil» edatlarıyle ifade ettikleri mânâ ile kullanılır: Onu söyleyen ben değil, sizsiniz. Değil yazmaya, okumaya bile İktidarı yoktur.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ain't. not. no. not a. un-.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

not.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

not. no.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Çark, tekerlek, silindir gibi şeylerin merkezinden geçen mil.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

axle. arbor. axle-tree. shaft. spindle.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

axis. spindle. axle. arbor.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

axle. axletree. spindle tree. arbor. journal. spindle. shaft. spindal.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Dengesiz olarak sallanmak, titremek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.), (bk.) Droseragiller.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. botanik). Kurak yerlerde yetişen, ikiçeneklilerden bir bitki familyası.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). İkiçeneklilerden bir bitki familyası.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Örneği domuz olan memeli hayvanlar familyası.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y. T. botanik), ikiçeneklilerden, yapraklarıyla böcek yakalayan bir bitki familyası.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). İki çeneklilerden bir bitki familyası.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). Taçsız ikiçeneklilerden bir familya.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). Dut ağaçlarının türlerini içine alan bir bitki familyası.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). Ayrı taçyapraklı ikiçeneklilerden bir bitki familyası.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Bağ sarmaşığı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Temayül.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

inclination. obliquity. aptitude. bias. squint. tendency. affection. bent. current. device. disposition. drift. gravitation. leaning. liability. notion. penchant. ply. predisposition. proclivity. proneness. propensity. pulse. relish. sense. set. slan.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

affinity. bent. bias. disposition. inclination. leaning. mind. propensity. sense. stream. tendency. trend. twist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

inclination. tendency. affinity. aptitude. bent. bias. cast. desire. disposition. drift. fitness. liking. movement. ply. predilection. predispostion. proclivity. proneness. propensity. run. set. tide. trend.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

disposed. inclined. apt. affected. inclinable. liable. slant. slanting. vulnerable.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

having a tendency to.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Eğilmek işi. (matematik) Bir doğrunun bir başka doğruya (veya düzleme) göre eğik olması. 2. (fizik) Yerin manyetik alanında bulunan serbest mıknatıslı bir iğnenin doğrultusu ile yatay düzlem arasında meydana gelen açı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Eğilmek işi, meyil. Ar. inhinâ. Atlının yere eğilmesi. 2. Çevrilme: Taze fidanın eğilmesi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sag. stoop. bending. bent. warp. bend. inflexion. flexure.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

decline. dip. inflection. stoop. the act of bending or curving. an oblique. intersection. magnetic inclination. warping. deflection. in flexion. declination. buckling. cantling. reclination. lurch. warp. sag. tilt. bow. bending.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Eğilmek, çarpılmak. Osm. mâil olmak, meyelân etmek, çarpılmak: Sağa doğru eğilmiştir. 2. Bükülmek, çevrilmek, inhinâ etmek: Fidan taze iken eğilir, (bk.) Iğilmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

inflexible. rigid. stiff.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

inflexible. rigid. stony. tough. uncompromising.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Başkalarının baskısını ve üstünlüğünü kabul etmeyen, baş eğmeyen.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). Damarlı çiçeksizlerden bir bitki familyası.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik), iki çeneklilerden bir bitki familyası.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). (bk.) Engel.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). (bk.) Engel.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Eşgine açılmak, açık denize çıkmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

conjugal.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Bir cins küçük taneli muşmula (daha küçüğüne döngel derler).

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). kolay kırılır, kırılabilir; nazik, narin, ince. fragil'ity (i). kolay kırılma, narinlik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Frengi hastalığına tutulmuş, frengisi olan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. L. T. botanik). Suyosunlarından bir yosun familyası.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). Fundalar takımından, birçok çalı ve ağaççığı içine alan bir bitki familyası.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). İkiçeneklilerden, bir bitki familyası. Familyanın örnek bitkisi gebreotu’dur.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). Ayrı taçyapraklı, ikiçeneklilerden bir bitki familyası.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

income distribution. distribution of income.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [غلاف] kın, kılıf.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Kılıf, kın, mahfaza, zarf.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., elek. mıknatıs işletme gücü ölçü birimi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. (gilded veya gilt) altın kaplamak, yaldızlamak; tezhip etmek, süslemek, telleyip pullamak; parlamak; parlak göstermek. gilded youth varlıklı ve moda düşkünü gençlik. gild the pill sıkıcı bir şeyin etkisini azaltmak için bir çare bulmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

bak. guild.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. altın kaplama; yaldız.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [گله] sızlanma, yanıp yakılma.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [گله مند] şikayetçi, sızlanan.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. litrenin dokuzda biri kadar bir sıvı ölçü birimi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., f. solungaç, galsame; mantarın alt tarafındaki balık kulağına benzer kısım; horoz veya tavuğun çenesi altındaki sarkık kırmızı et parçası, sakal; k. dili insanlarda yüz ve boyun nahiyesi: f. ayıklamak (balık); sık ağla balık tutmak. gill cover sol

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. İskoçya'da eski devirlerde derebeyi uşağı, şimdi avcı veya balıkçı yardımcısı; sirk eşyasını taşıyan kiralık yük arabası.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [غل و غش] kin.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. şebboy; kırmızı şebboy, bot. Matthiola incana; bir çeşit parlak koyu kırmızı elma.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. gulâm). Gulâmlar, köleler (müfret mânâsıyle): Cennet hizmetkârı, (bk.) Gulâm.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ غلمان] köle. 2.genç, yeni yetme.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) 1.Tüyü, bıyığı çıkmamış delikanlılar gençl(Erkek İsmi) 2.Köleler, esirl(Erkek İsmi) 3.Cennette hizmet gören erkekl(Erkek İsmi)

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. gulâm). 1. Delikanlılar, gençler. 2. Köleler, esirler.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.). 1.Balçık şah. 2.Balçıkta yapıldığı için Hz.Adem’in lakabı. 3.Farsların masal kahramanı Keyyummers’in lakabı. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i., bak. gild; yaldızlı, süslü, müzehhep; i. yaldız. giltedged s. kenarı yaldızlı; birinci sınıf, mükemmel, âla.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Galizlik, kabalık.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ غلظت] yoğunluk. 2.kabalık. 3.kalınlık.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. zooloji). Yumuşakçalar ile omurgalılar arasında yer alan ve bir kabuk içinde bulunan deniz hayvanları.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) esnaf birliği, lonca; hayır kurumu .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Ayrı taçyapraklı ikiçeneklilerden, bir bitki familyası. Örnek bitkisi gül olan bu familyaya çilek, armut, elma, badem, şeftali ve benzerleri de girer.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). Gürgen, meşe, kestane vs. gibi ağaçları içine alan bir bitki familyası.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). İkiçeneklilerden bir bitki familyası.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). Bir bitki familvası. Örnek bitkisi horozibiğidir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). Ayrıtaçyapraklı ikiçeneklilerden bir bitki familyası. Örnek bitkisi hünnap’tır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) İçkin, içgin.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). İkiçeneklilerden bir bitki familyası. Örnek bitkisi iğdedir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. ses taklidi). Art arda kullanılarak bir sıvının bol bol ve sesle akmasını tasvir eder: Iğıl ığıl akıyor.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.) Eğilmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). İkiçeneklilerden bir bitki familyası. Örnek bitkisi ıhlamurdur.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.) (y. k.) Alâkalandırmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

concern. bear on. bear upon. interest.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

concern. interest. refer. to concern. to interest. to bear on.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to interest. to concern. to pertain to. to arouse sb's interest in.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

attendance.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.) (y. k). Alâka duymak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

be interested in. look after. pay attention to. be into. care. take care of. concern oneself. deal. do. be hot for. nibble. nurse. see about. see after. see to. weigh in.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

attend. get. mind. nibble. nurse. tend. to be interested. to pay attention. to mind. to look after. to take care of. to see to. to see about. to attend to.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be interested in. to pay attention to. to show concern for.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Alâkalı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

related. concerned. connected. involved. interested. pertinent. companion. curious. germane. relative. about. anent.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

concerned. connected. hot. interested. involved. of. pertinent. related. interested. relevant. connected. concerning. regarding.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

concerned. relevant. interested in. concerned with. involving. involved. relative to.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

concern. refer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to relate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

involvement. connection.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(hi.). 1. İngiltere ahalisinden olan adam. İngiltereli: İngilizlerin ahlâkı, İngiliz kadını, ingiliz çocuğu. 2. İngiltere ve İngiliz kavmine ait ve onlarla alâkalı: İngiliz devleti, İngiliz dili.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

english. englishman. english woman. britisher. englander. brit. john bull. gringo. anglo-.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Englishman.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

English.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

monkey wrench.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(hi.). 1. ingilizler’e mahsus, İngiliz Adet ve usûlüne uygun olarak: İngilizce dans, İngilizce karşılama. 2. ingiliz lisanı: İngilizce’yi öğrendi, ingiliz tavrında veya lisanıyle: ingilizce davranır, İngilizce konuşuyor.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

english. in english. english.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

the English language.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Genel Bilgi

Özellikle ABD’de Hıristiyanların şükran günlerinin önemli bir sembolü olan hindi aslında Amerika kıtasının yerlisidir. Vahşi hindi cinsleri Kristof Kolomb kıtayı keşfetmeden de önce Kuzey Amerika’da yaşıyordu. Hatta Avrupa’dan Güney Amerika’ya ilk gelenler Azteklerin bir cins hindi ırkını ehlileştirdiklerini görmüşlerdi.

Amerikan hindileri Avrupa’ya 1519 yılında İspanyollar tarafından getirilmiş, daha sonra bütün Avrupa’da yayılıp 1541 yılında İngiltere’ye ulaşmışlardı. Hayvancağızı gören İngilizlerin kafaları karışmış, o zamanlar Türk toprakları olan Batı Afrika’dan Portekizli tüccarların getirdikleri Afrika hindisi veya yine Türkiye üzerinden getirilen Hint tavuğu sanmışlardı. Sonunda her iki ırkın farklı olduğu anlaşılmıştı, ama bu Amerikan kökenli kuşun adı 17. yüzyılda Amerika’ya göç eden İngiliz göçmenler sayesinde Amerika’da ‘Turkey’ olarak yerleşti.

Tabii bu Türkiye’nin isminin niçin İngilizce’de hindi anlamında kullanıldığının resmi açıklaması. Bunun yanında uydurulmuş başka tezler de var. Bunlardan biri Kolomb’un ilk yolculuğuna katılan bir Portekiz Yahudi’si Jose de Torres’in hindiyi görünce, İbrânice ‘büyük kuş’ anlamında ‘Tukki tukki’ diye bağırması, diğeri de sürekli batıya doğru giderek Hindistan’a ulaşmayı hedefleyen Kolomb’un Amerika’ya vardığında burayı Hindistan ve hindiyi de Hint tavus kuşu sanarak onu ‘Tuka’ diye adlandırması ve zamanla bu kelimenin Turkey olarak telaffuz edilmesidir.

Durun daha tezler bitmedi. Bir başka tezde de, Kızılderililer hindiye ‘Fırke’ dediklerinden bu sözcüğün İngilizce’deki telafuzu ile ‘turkey’ye dönüştüğü ileri sürülüyor. Daha başka hindi tezleri de var. Örneğin hindilerin korkunca çıkardıkları seslerin insanlar tarafından turk-turk-turk (törk) diye taklit edilmesiyle zamanla onlara Turkey denilmesine neden olduğu bile iddia ediliyor. Bunda alınıp gücenecek bir şey yok. Türkçe’de de hindi kelimesi Hindistan anlamına çok yakındır. Ayrıca bizde de bir ‘Mısır’ örneği var.

Hindiler başlangıçta renkli tüyleri nedeni ile kümeslerde süs hayvanı olarak yetiştirilmişler, et kalitelerinin farkına ise 1935’den sonra varılmıştır. Erkek hindiler 130 santim boya ve 10 kilo ağırlığa ulaşabilirlerken dişiler neredeyse yarı ağırlıktadırlar. Vahşi hindiler akarsu ve göl kenarlarında yaşamayı tercih ederler ve tehlike anında 400 metre mesafeye uçabilirler.

Bu arada marketlerde niçin hiç hindi yumurtası satılmıyor, dikkatinizi çekti mi? Günümüzde tavuklar yılda ortalama 250’den fazla yumurtlayabiliyorlarken, hindiler 100 - 120 adet yumurtlarlar ve yumurtaları 4 -5 kez daha ağırdır. Daha ziyade yeni hindileri üretmekte kullanılırlar.


Genel Bilgi by

Türkçe Sözlük

(hi.). İngilizler’e mahsus tavır ve hal.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(hi. coğrafya). Avrupa’nın kuzey batısındaki ada ve buradaki krallık. Büyük Britanya Devleti.

Türkçe Sözlük by

Genel Bilgi

Bir zamanlar herkes İngilizler gibi yolun solundan gidiyordu. Bunun için de çok geçerli bir sebep vardı.

Yüzyıllarca önce yolun karşısından gelenin dost mu, yoksa düşman mı olduğunu kestirmek mümkün değildi. İnsanların çoğu sağ ellerini kullandıkları için, yolun solundan, duvar dibinden (yaya veya atla) giderek sol taraflarını emniyete alır, sağ ellerini kılıçlarını hemen çekecek şekilde hazır bekletirlerdi.

Yolun solundan seyahat, ilk defa 1300 yıllarında, papanın Roma’ya gelecek hacıların yolda karmaşaya sebep vermemeleri için, yolun solundan gitmelerini söylemesiyle resmileşti ve yüzyıllar boyu devam etti.

18. yüzyılın sonlarında ABD’de birçok atın çektiği posta arabalarında, sürücü koltuğu yoktu ve sürücü en arkada ve soldaki atın üstünde oturuyordu. Bu da yolun solundan gidildiğinde karşıdan geleni ve yolun kontrolünü zorlaştırıyordu.

Çok geçmeden ABD’de trafik sağdan işlemeye başladı. Fransız İhtilali sırasında, ihtilalin liderlerinden Maximilien Robespierre, büyük bir olasılıkla Katolik kiliseye meydan okuyanlara bir jest olsun diye, Parislilerden yolların sağından gitmelerini istedi.

Bir süre sonra aslında kendisi de bir solak olan Napolyon, ordularındaki ikmal arabalarının yolların sağından gitmeleri emrini verdi ve zaptettiği her ülkede de bu uygulamayı hayata geçirdi.

İngiltere hiçbir zaman Napolyon tarafından zapt edilemediğinden İngilizler yolun solundan gitme alışkanlıklarından vazgeçmediler. Avustralya, Hindistan gibi tüm eski sömürgelerinde de bu usulü devam ettirdiler. Zaten İngilizler’de Amerikalılardan farklı olarak sürücü arabanın üstünde ve sağında oturuyordu.

Modern araba teknolojisinin gelişmesi ile bu gelişimin dünyada öncüsü olan ABD’de sürücü koltuğu ve direksiyon sağdan gidişe uygun olarak sola konuldu ve dünyanın birçok bölgesinde bu şekilde yaygınlaştı.

İngiltere’de ve eski sömürgelerinde, trafik akışını sağ şeride almanın faturası o kadar yüklüdür ki, artık isteseler de kolay kolay bunu yapamazlar.

Hangi ülkede olursanız olun, trafiğin yönü ister sağdan olsun ister soldan, karşıdan karşıya geçmeden önce, siz yine de her iki yöne bakmayı ihmal etmeyin.


Genel Bilgi by

Türkçe Sözlük

(i. botanik), İkiçeneklilerden, bir bitki familyası. Örnek bitkisi ısırgandır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). İklçeneklilerden, bir bitki familyası. Örnek bitkisi ıspanaktır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y.). 1. İzmaritten büyük, sivri burunlu ve yuvarlakça bir cins balık. 2. Süryânî yazısının bir çeşidi ki, Nastûrîler’ce kullanılırdı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.), iklçeneklilerden bir bitki familyası. Kabak, hıyar, kavun, karpuz bu familyadandır.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [کاهگل] sıva.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cactus family.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). İkiçeneklilerden, meyveleri kapçık durumunda olan bir bitki familyası. Örnek bitkisi karaağaçtır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). Taçsız ikiçeneklilerden bir bitki familyası. Örnek bitkisi karabiberdir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). Taçsız ikiçeneklilerden, ravent, kuzukulaği, çobandeğneği ve karabuğday gibi bitkileri içinde toplayan bir familya.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). Karanfil çiçeğinin pek çok çeşitlerini içinde toplayan bir bitki familyası.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Fişek kamışlarının bağlı bulundukları meşin kuşak, fişeklik.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Kaşamak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to curry. to groom.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to worry sb. to cause sb concern. disquit. weigh on.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

collywobbles.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

worry.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fret. worry. to worry. to feel anxious.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to worry. to be uneasy. to be concerned. mind.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Kaygulu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

anxious. concerned. perturbed. worried. apprehensive. disconcerting. fearful.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

apprehensive. concerned. fearful. fraught. solicitous. worried. anxious.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

anxious. worried. uneasy. fraught. het up.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Üzüntülü, endişeli, mahzun. 2. Hüzün ve elem veren, Fars. hüzn-engîz, Ar. fâcî, müellim.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik), iki çeneklilerin kozalaklılar takımından büyük orman ağaçlarını içinde toplayan bir bitki familyası.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). İkiçeneklilerden, kendir, hint keneviri gibi bitkileri içine alan bir familya.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). Ayrı taç yapraklı iki çeneklilerden, bir bitki familyası. Örnek bitkisi ketendir. Kenevir de bu familyaya girer.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Bileği taşına sürüp kılağısını alarak, keskinliği artırmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kılağlanmış. bk. Kılağı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik), iki çeneklilerden bir familya. Örnek bitkisi kınaçiçeğidir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

frosty.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). İkiçeneklilerden bir bitki familyası. Bu familyaya iri gövdeli ağaçlar girer; yüz kadar cinsi vardır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. botanik). Ikiçeneklilerden, bir bitki familyası.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). Bitişik taçyapraklı ikiçeneklilerden bir familya.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). Ayrı taçyapraklı iki;eneklilerden bir bitki familyası.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. zooloji). Köpek, kurt gibi memelileri içine alan hayvan familyası.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). Ayrıçanakyapraklı ikiçeneklilerden bir bitki familyası. Örnek bitkisi küpeçiçeğidir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. zooloji) (y. k.). Ayaksızlar, kuyruksuzlar ve ürodelleri içine alan omurgalılar sınıfı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik), (y. k.). Birçeneklilerden, çeşitli tatlı su ve deniz bitkilerini toplayan bir familya.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). Ayrı taçyapraklı ikiçeneklilerden bir familya. Örnek bitkisi manolyadır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). Ayrı çanakyapraklı Iklçeneklîlerden bir familya. Örnek bitkisi maydanozdur.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). İkiçeneklilerden, menekşe çeşitlerini içine alan bir familya.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). İkiçenekIilerden, mersin, karanfil ağacı, okaliptüs gibi bitkileri içine alan bir familya.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(ga ile) (i. A. c.) (m. meşgale). Meşgaleler, uğraşmalar, (bk.) Meşgale.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [مشاغل] uğraşlar.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). Bitişik taçyapraklı ikiçeneklilerden bir bitki familyası.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.>F.) [مغيلان] deve dikeni.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(ga ile) (I. A. «şugl» dan İf.) (mü. müştagıle). Bir işle uğraşan, meşgul, iştigal eden («meşgul» daha çok kullanılmıştır).

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c. «gaile» den if.). Tarımdan elde edilen gelir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. A. «vügul» dan if.). Bir ilmin pek ilerisine, derinliğine varan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). Birçeneklilerden, sıcak bölgelerde yetişen, yaprakları üç metre kadar boy atabilen bir ağaç familyası. Örnek bitkisi muzdur.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) NArcîl.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Tönbeki içmeye mahsus takım ki, bir şişe ile bunun ağzına takılan ve lülesi olan bir baştan ve bunun bir yanında enbûbeye takılan marpuçtan ibarettir. Nargile aslında hindistancevizi kabuğundan yapılır. Bu meyvenin Farsça ismi olan nargil’den bu ismi almıştır: Nargile içmek, nargile başı. mec. Nargile suyu = Pek lezzetsiz içecek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hubble-bubble. water pipe. hookah. hooka. narghile. nargile.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hubble-bubble. water pipe. hookah. narghile. hubble- bubble.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

An apparatus for smoking tobacco.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

It has a long flexible tube, and the smoke is drawn through water.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

water pipe. hookah. hubble bubble.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. nargile.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F ). Nargile içen.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). İkiçeneklilerden bir bitki familyası. Örnek bitkisi nardır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

wind.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). Birçeneklilerden bir bitki familyası. Örnek bitkisi nergistir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik), ikiçeneklilerden bir bitki familyası.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). Taçsız ikiçeneklilerden bir bitki familyası.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

preconceived.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

preconceived.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Ata özengi yani mahmuzla vurup sürmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Birçeneklilerden, bir bitki familyası. Örnek bitkisi papirüstür.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). Bitkilerde pas denilen lekeler yapan bir mantar takımı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). İkiçeneklilerden bir bitki familyası. Örnek bitkisi patlıcandır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). Açıktohumlulardan bir familya. Örnek bitkisi porsuk ağacıdır.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. boksör, yumruk oyuncusu. pugilism i. boksörlük. pugilis'tic s. boksa ait; kavgacı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(ga ile) (i. A.). 1. Meşgul eden. 2. Meşgul olmayı icab ettiren. 3. İşgal eden, tutan. 4. Bir mülkte oturan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

milking.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Sağmak işine konu olmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be milked. to be taken from a beehive. to be unreveled / unwound. to ravel. to fray. to uncoil itself. to be swindled.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). İkiçeneklilerden küçük bir bitki familyası.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Tekçeneklilerden bir bitki familyası, örnek bitkisi sâleptir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

secretion.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

secrete. to secrete. to excrete.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to secrete. excrete.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.) sersem olmak, şaşkınlık gelmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Sersemlik, şaşkınlık.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.), ikiçeneklilerden bir bitki familyası.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. botanik). İkiçeneklilerden bir bitki familyası. Örnek bitkisi sardunyadır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bandaged.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik), ikiçeneklilerden bir bitki familyası. Örnek bitkisi sarmaşıktır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Saygısı olan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

respectful. considerate. dutiful. regardful. obeisant. courteous. deferent. deferential. fearful. pious. reverential. reverent.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

respectful. considerate. dutiful. regardful. obeisant. courteous. deferent. deferential. fearful. pious. reverential. reverent. decent. discreet.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

respectful.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). Ayrıtaçyapraklı ikiçeneklilerden bir bitki familyası. Örnek bitkisi sedefotudur.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). İklçeneklllerden bir bitki familyası.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). Ayrı taçyapraklı iki çeneklilerden bir bitki familyası. Örnek bitkisi semlzotudur.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(f.t.i.) (Erkek İsmi) - İyi yürekli, hoş sohbet kimse.

İsimler ve Anlamları by

Teknolojik Terim

Senkronize algılama, AM istasyonlarındaki kısılma ve parazitleri azaltmak için kullanılan bir demodülasyon yöntemidir. LW, MW ve SW bantlarını en iyi koşullara ayarlar.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(i. zooloji). Serçe, tarla kuşu gibi kuş cinslerini toplayan bir ta kim.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Farsça «şer-gîr» den galat). Yaramaz, sert, haşarı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. Farsça «şer-gîr» den galat). Yaramaz, sert, haşarı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

display. exhibit. exhibition. showing. presentation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

exhibition. display. displaying. exhibiting. exposition. presentment.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

display. exhibit. expose. show. display of smth. emcee. execute. flourish. set out. shew.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

display. exhibit. to exhibit. to display. to present. to show.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to display. to exhibit. to show. to set forth. lay out. make an exhibition. to set on show. show off.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be exhibited. to be displayed. to be shown.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). Kozalaklılardan bir bitki familyası.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [شواغل] uğraşılar.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Sevilen, Aşık olunan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

beloved. loved. dear. well-beloved. pet. darling. ducky. gallant. lover. sweetheart. love. darling. beloved. deary. sweety. steady. pet. girl. beau. concubine. dearie. dove. doxy. duck. duckie. ducky. fancy man. favorite. favourite. feller. fellow. f.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

beloved. boyfriend. darling. dear. favourite. girl. girlfriend. love. lover. pet. steady. valentine. sweetheart.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

beloved. darling. dear. sweetheart. one's beloved. beau. girl. honey. inamorata. lass lassie. love. true love.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

darling.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

darling. honey. sweetheart.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sweetie.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Deride ve daha ziyade ellerde meydana gelen küçük ur.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

verruca.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

wart.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

wart. excrescence.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. mühür.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Sağlık Bilgisi

Derinin üst tabakasının büyümesi sonucu ortaya çıkar. Nedeni, bir çeşit virüstür. Tıp dilinde verrü denir. Aynı kişide bir yerden diğer bir yere bulaşabilir. Daha ziyade, parmak, ayak ve yüzün çeşitli yerlerinde, yuvarlak deriden yüksekte ve çilek görünümünde kabartılar halinde görülür. Tedavi amacıyla aşağıdaki reçeteler uygulanır.

Tedavi için gerekli malzeme : İncir dalı veya yaprağı.

Hazırlanışı : Yeni koparılmıış incir dalı veya yaprağından çıkan süt, siğillerin üzerine sürülür. Aynı işlem sabah akşam tekrarlanır.


Sağlık Bilgisi by

Türkçe Sözlük

(i.). İki çenelilerden bir bitki familyası.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik), ikiçeneklilerden bir bitki. Örnek bitkisi şimşirdir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Bir salkımı meydana getiren küçük salkımlardan her biri.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik), ikiçeneklilerden bir bitki familyası.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). İkiçeneklllerden bir bitki familyası.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. eski Roma ve Yunan'da uzun saplı hamam kaşağısı; eski Roma binalarında süs için yapılan bir çeşit oyuk.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i). İkiçeneklilerden bir bitki familyası.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

( (i. botanik). Bir çeneklilerden bir bitki familyası.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. zooloji). Halkalılar takımından kan emici parazitler.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). Birçeneklllerden bir bitki familyası. Örnek bitkisi sumercimeğidir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). Birçeneklilerden bir bitki familyası. Örnek bitkisi suokudur.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). Bitkilerin özellikle tahılların dokularında yaşıyan ve bitki hastalığına sebep olan mantarlar.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). İkiçeneklilerden bir bitki familyası. Örnek bitkisi susamdır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. zooloji). Kokarcaları, sansarları ve susamurlarını içine alan bir hayvan familyası.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Birçenekl ilerden, bir bitki familyası. Örnek bitkisi süsendir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). İkiçeneklilerden, sütleğen kınaotu, gibi bitkileri içine alan bir familya.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). Bitişik taçyapraklı ikiçeneklilerden bir bitki familyası.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). Ayrı taçyapraklı ikiçeneklilerden bir familya. Örnek bitkisi taşkıranotudur.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. zooloji). Tavuk, hindi, tavus, keklik, bıldırcın gibi hayvanları içine alan geniş bir takım.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

string instruments.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

Her tür pişmiş topraktan yapılmış kullanım eşyasının genel adı. Tuğla, kiremit gibi kaba yapı malzemeleri pişmiş toprak ya da keramik sayıldıkları hâlde, terracotta değildirler.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). İkiçeneklilerden bir bitki familyası. Örnek bitkisi tespihağacıdır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Tıngırdamak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Tıngırdatmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik), ikiçeneklilerden geniş bir bitki familyası.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik) sedefotugillerin turunç, portakal, mandaline ve benzerlerini içine alan bir oymağı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

citrus fruits.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

Elektromanyetik enerjinin bulunmasıyla sözgelimi havadan fotograf çekme gibi, fiziksel özelliklerle ilgili uzak mesafelerden bilgi toplama yöntemi. ( Remote sensing )

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. Vergilius.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

assessment. tax. taxation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

taxation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

taxation. taxing. levying (of taxes. assessment. fiscalization.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

tax. to tax.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to tax sb / sth. to make sth taxable. to subject sth to a tax (to taxation. to impose / lay a tax on sth. to make dutiable.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Cömert, bol veren, verimli: Vergili bir adamdır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

assessed. rated.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. uyanıklık; gece nöbet tutma; yortu arifesi; çoğ. akşam ve gece ibadetleri.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. uyanıklık, uyumayış; tetikte olma, dikkat, ihtiyat. vigilance committee A.B.D. asayişi temin amacıyle kurulan kanundışı örgüt.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. uyanık, tetikte olan, ihtiyatlı. vigilantly z. ihtiyatla, tetikte.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., A.B.D. kanuni yetkisi olmadan kendi fikrine göre zorla düzen sağlamaya uğraşan kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

percussion.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. Anglosaksonlarda diyet.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). Ayrı taçyapraklı ikiçeneklilerden bir familya.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Düşmanlık.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

argumentation. judgement. trial.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

assize. judgment. trial.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

trying. hearing. judging.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Dâvâya bakmak, hükmeylemek, muhakeme etmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

judge. try.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

gauge. reason. try. judge. to hear. to try. to judge. to decree.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to try sb. to try a case. to hear a case. to judge. to adjudicate. to arbitrate. to umpire.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

build-up. collapse.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

accumulation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

aggregation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Toplanmak, birikmek, Osm. terâküm etmek, izdihâm etmek: Hayli asker yığıldı, mağazaya mal yığılıp kaldı. 2. Bayılıp düşmek: Sokağın ortasında yığıldı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

accumulate. collapse. drift. slump. to be heaped up. to accumulate. to bank up. to drift. to crowd together. to fall in a faint. to collapse. to slump. to flake out.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

accumulate. gang up. mass. to form / to gather into a mob. slump.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). Birçeneklilerden bir bitki familyası. Örnek bitkisi yılanyastığıdır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). Birçeneklilerden çiğdem, lâle, pırasa gibi bitkileri içine alan bir bitki familyası.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). Birçeneklilerden zencefil, kakule gibi bitkileri içine alan bir familya.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I.). İkiçeneklilerden, zeytin, dişbudak gibi bitkileri içine alan bir familya.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Zıngır, zıngırdamak vs.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Zıngırdamak.

Türkçe Sözlük by