Giran-kadr ne demek? | Giran-kadr anlamı nedir? | Giran-kadr

Giran-kadr anlamı nedir?

Giran-kadr ne demek?

Giran-kadr anlamı nedir?

Giran-kadr | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: giran kadr

Türkçe Sözlük

(i. F. A.). İtibar ve değer sâhibi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(A). Olabildiği kadar.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [علاقدرالامکان] olabildiğince.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.) (A. Alî = yüksek kadr = derece, mertebe). Kıymet ve derecesi yüksek.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [عالی قدر] saygıdeğer.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) 1.Yüksek kıymette olan, çok kıymetli, çok takdir edilen, çok saygıdeğ(Erkek İsmi) 2.Meşhur bir çeşit lale.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

Bİ-GİRAN (i. F.). Kenarsız, sonsuz, sınırsız, hesabsız.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Kenarsız, sonsuz, sınırsız, hesabsız,

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). 1. Ağır, Ar. sakîl: Bâr-ı girân = Ağır yük. 2. Pahalı, aşırı, ağır: Girân-bahâ = Ağır pahalı. Girân-mâye = Mayası ağır ve pahalı. Mec. Çok değerli.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [ گران] ağır. 2.pahalı. 3.kokuşmuş. 4.katı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Pahası ağır, kıymetli, pek değerli.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.) 1. Ağır yüklü. 2. Meyvesi çok ağaç. 3. Zengin. 4. Gebe kadın veya hayvan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. girân = ağır, cân = ruh). Ağır canlı. Ar. sakıyl-ür-rûh.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.) (c. girân-destân). Eli ağır, işini ağır gören.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.) (c. girân-gûşen). Kulağı ağır işiten, sağır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. A.). Canı sıkılmış, gücenmiş, kırgın. Ar. münfail.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. A.). İtibar ve değer sâhibi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. A.). Çok değerli.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Pahası ağır, kıymetli, yüsek mânevî değerli.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [گران بها] değerli, kıymetli.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. kollu şamdan; fıskıye; ufak taşlı bir çeşit küpe; çarkıfelek fişeği.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.-A.) [گران قدر] kıymetli.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.-A.) [گران قيمت] kıymetli, değerli, pahalı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [گران مایه] değerli.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [گران سر] mağrur, kendini beğenmiş, kasıntı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(halk talâffuzu: KâDİR) (i. A.). 1. Değer, zâtî kıymet, miktar: Herkesin kadrini anlamalı; san’atkârın kadri büyüktür. 2. itibar, haysiyet: Kendi kadir ve itibarını muhafaza etmek. 3. Rütbe, pâye: Alî-kadr = Rütbe ve pâyesi yüksek. 4. Miktar, kemiyet, derece: Alâ-kadr’-ül-imkân = İmkân derecesinde, mümkün olduğu kadar. Karınca kaderince = Karınca gücüne göre. Leyle-i Kadr = Ramazan’ın yirmi yedinci gecesi ki, Kur’an-ı Kerîm’in ilk Ayetinin indiği gecedir. Türkçe Kadir Gecesi.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ قدر] değer. 2.şeref. 3.derece.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Kadirdanlık, değerli adamları takdir etme, kadir bilirlik.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr., Ar. kadr = değer, Fars. şinâhten = tanımak). Değerli adamları tanıyan, seven, tutan: Pek kadrşinâs bir zattır, bk. Kadirşinaslık.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Değerli adamları tanıma, takdir etme, değerlerini anlama: Türkler kadirşinastırlar. Kadir bilme, kadir tanıma: Ibrâz-ı kadr-şinâsi ederek = Kadir bilirlik göstererek, bk. Kadirşinaslık.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Katrat.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

Her türlü resimsel düzenin çerçeve sınırlarının belirlenmesi işlemi. Özellikle fotoğraf sanatı ürünleri için kullanılır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). Saat, pusula gibi cihazların ibre, yazı, rakam veya başka işeretlerinin bulunduğu levha.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dial. dial plate. face.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

face. dial.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dial.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [قدردان] değerbilir.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Dinin kudreti, gücü. - Türk dil kuralı açısından “d/t” olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) 1.Değer, itibar. 2.Onur, şeref, haysiyet, meziyet. 3.Rütbe, derece.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(a.f.i.) (Erkek İsmi) - Değerli, itibarlı, can, ruh. - Kadri ve Can isimlerinden meydana gelen birleşik isim.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(a.t.i.) (Erkek İsmi) – Değerli hükümdar, yönetici.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. Fr. quadrille). İkisi bir tarafta, ikisi karşı tarafta olarak dörder kişi yani erkek-kadın ikişer çift ile oynanılan alafranga bir çeşit eski dans: Kadril oynamak; iyi kadril bilir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

quadrille.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - (bkz.Kadri).

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. I.). 1. Bir işin yürütülmesi için gereken bir cinsten şeylerin, bilhassa insanların tamamı, bütünü. 2. Kadrodaki yer.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

establishment. framework. staff. payroll. personnel. cadre. stable. strength.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

staff. personnel.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

the permanent staff. the long-term employees of a place. cadre. descriptive listing of permanent positions (within a government office or d.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

regular.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

on the permanent staff.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

on the permanent staff. listed as permanent.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [قدرشناس] değerbilir.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.) (c. kişve-gir). Ülke tutanlar, hükümdarlar.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Ülke tutarcasına, hükümdarca.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Başı ağır, sersem, mahmur, sarhoş.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.-A.) [والاقدر] saygıdeğer.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by