Gizli Polis ne demek? | Gizli Polis anlamı nedir? | Gizli Polis

Gizli Polis anlamı nedir?

Gizli Polis ne demek?

Gizli Polis anlamı nedir?

Gizli Polis | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: gizli polis

Türkçe - İngilizce Sözlük

secret police.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). şehrin en yüksek noktasında bulunan iç kale veya hisar, akropol.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

judicial / court police. criminal police.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Sigara takılıp içilen Alet. 2. Nefesle çalınan musiki Aletlerinin ağıza gelen parçası ki ekseriya vidalıdır. 3. Meyve küfelerinin üzerine konulan dal ve yapraklar.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

mouthpiece.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

mouthpiece. nozzle. cigarette holder. muzzle. funnel huni.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cigarette-holder. mouth-piece. nozzle. nosing. nosepipe. nose band. adjutage. ferrous sulphate. mouthpiece.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). Dedeağaç.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). kozmopolit bir şehir.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

indiscreet. unable to keep secrets.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Saklanmış, saklı, görünmez, Ar. hafî, mestur, mektûm, Fars. nühüfte: Gizli kapı, gizli söz. 2. Sır: Onun bir gizlisi vardır. Gizli olarak, gizli şekilde: Bana gizli söyledi. Gizli kapaklı = Saklanan, söylenmeyen: Bu gizli kapaklı bir şey değildir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hidden. concealed. secret. classified. confidential. esoteric. unknown. clandestine. covert. sealed. restricted. underground. arcane. back-door. blind. closet. under cover. cryptic. cryptical. dark. disguised. furtive. hole-and-corner. hugger-mugger.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

clandestine. confidential. covert. cryptic. dark. inside. latent. occult. runaway. secret. sneaking. surreptitious. ulterior. undercover. underground. underhand. veiled. hidden. concealed. classified. arcane. furtive.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hidden. confidential. concealed. occult. secret. secretly. arcane. a huis clos. back-door. blind. bush telegraph. cabinet. clandestine. classified. close. cryptic. crypto -. dark. esoteric. furtive. hush hush. inner. between you and me and the lamppost. l

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

collusion. secret agreement. clandestine agreement.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

executive session.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

closed session.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

secret society.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

secret society.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

mysterious.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

closed session. secret session. meeting in private. closed-down meeting.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

secret ballot / vote. secret ballot. secrecy of a ballot. silent vote. secret vote.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

secret police.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

secret service.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

secret service. intelligence agency.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Saklı olarak, Osm. hafiyyen, mahremâne: Gizlice görüştük. Bana gizlice söyledi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

furtively. secretly. in secret. in private. in privacy. on the quiet. confidentially. clandestinely. by devious means. on the sly. under the rose. by stealth. sub rosa. underground. under the counter.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

secretly. stealth. surreptitiously. on the quiet. under the rose. in secret. on the sly.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

secretly. under the table. on the dodge. under one's hat. in one's heart. ratfucking. in secret. underhand. under the counter.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

in one's heart.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

secrecy. privacy. confidentiality. closeness. darkness. furtiveness. hugger-mugger. huggermugger. obscurity. stealth. stealthiness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

latency. privacy. secrecy. stealth.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

secrecy. confidence. confidentiality. privacy. stealth.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. birleşik şehirler, nüfus artışıyle büyük şehirlerin yayılarak birbirine bitişmesiyle meydana gelen yerleşme sahası.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. başşehir, başkent; büyük şehir.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. tekelci, inhisarcı. monopolis'tic s. inhisarcı, tekelci, tekele ait.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. eski bir şehrin büyük kabristanı; mezarlık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. Filibe'nin eski ismi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y. Fr. poliçe). 1. Şehrin içinde Asâyişe, cürüm ve cinayet işlerine bakan, emniyeti temin eden teşkilât, zabıta. 2. Bu teşkilâtta çalışan görevli.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

police. police. policeman. cop. copper. bluebottle. bobby. bull. flatfoot. flattie. the force. fuzz. the heat. patrolman.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bobby. bull. cop. copper. fuzz. law. pig. police. the police. policeman.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

policeman. the police. beak. blue man. bull. constable. police constable. cop. the law. long arm. the minions of the law. nab. old bill. peeler. rookie.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The Greek word for 'city,' used to designate the independent city-states of ancient Greece.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Promoting Operational Links with Integrated Services. the Greek term for city-state, from which the term 'politics' is derived The character of the polis was examined in ancient times, and many later thinkers yearned for its re-establishment as an ideal o

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Belt polity intermediate in size between deme and Cluster Typically a single habitat cylinder or torus. state or society characterized by a sense of community.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

City-state.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Slang for Police force and Policeman.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

police car.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

police car.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dick.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

detective.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

police department.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cop shop. nick. precinct. station house.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

constable.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s.,i.leh,Polonya'ya veya Polonya halkına ait;i. polonya dili,Lehçe.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f.,i. cilalamak,parlatmak,cila vermek,inceleştirmek,terbiye etmek,süslemek,cilalanmak,parlamak,daha iyi duruma sokmak.i. cila, perdah, cilalama,incelik, zarafet,nezaket, terbiye.polish off işini bitirmek;(bir rakibi yenip9başından defetmek. polish up iyic

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

detective. cloak-and-dagger.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

detective.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

detective.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

detective story.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

being a policeman.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. arıların kovanlarını sıvadıkları bir reçine, arı reçinesi, kara mum.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

reticent.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

a plain-clothes man. hard hole. plain- clothes man. police detective. civil police.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

riot police.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. parlatılmamış.

İngilizce - Türkçe Sözlük by