Göbek Dansı ne demek? | Göbek Dansı anlamı nedir? | Göbek Dansı

Göbek Dansı anlamı nedir?

Göbek Dansı ne demek?

Göbek Dansı anlamı nedir?

Göbek Dansı | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: gobek dansi

Türkçe - İngilizce Sözlük

bellydance.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. densimètre

fiz. yoğunlukölçer

Sıvıların özgül ağırlığını ölçen araç.


Yabancı Kelime by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. İnsanın ve birçok hayvanların karınlarının ortasındaki deliğimsi şekil ki, rahimde cenîn iken barsak gibi bir bağ ile anasına bağlı olup anasının kanı oradan kendi bedenine geçip dolaşır. Ar. surre, Fars. nâf: Çocuğun göbeğini kesmek; göbeğinde bir sancı vardır. 2. Lahana, marul gibi bazı sebze ve meyvelerin ortası, merkezi: Marul, salata göbek bağlamış. Karpuz göbeği. 3. mec. Orta, merkez, kalbgâh: Ta göbeğinde, şehrin göbeğinde, tavan göbeği, keçe, şal göbeği. 4. Kuşak, batın, karın, zürriyet, nesil: Beş göbek torunu. 5. Hayvanın göbek tarafı postundan ibaret kürk, Fars. nâfe (bu mânâ ile sıfat gibi de kullanılır): Göbek kürk. Göbeği düşmek = Göbek fıtkına uğramak. Göbek sökülmek = Çok zor görmek. Göbektaşı = Hamamın ortasında göbeğin üzerine yatılıp kendini ovdurmaya mahsus mermer döşeli yüksekçe yer. Kadıngöbeği = Bir çeşit hamur tatlısı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

umbilical. omphalic. belly. belly button. navel. umbilicus. core. heart. center. centre. midpoint. bay window. branch. center-piece. centre-piece. omphalos. pod. spare tire. spare tyre.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

belly. navel.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hub. core. nucleus. navel. pot-belly. the middle. the central part. generation. nave. armature. kern. vortex. rosette. bossing. boss. knop. center point. focus. midpoint. umbilicus.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

name given to a child when its umbilical cord is cut. middle name.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

infant's belly band. umbilical cord.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bellydance.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

music for a belly dance.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

heated marble platform on which one lies to sweat in a Turkish bath.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Lahana ve salata gibi şeylerin göbek bağlaması: Lahanalar daha göbeklenmedi. 2. Şişmanlayıp göbek bağlamak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to become pounchy. to get a pot-belly. to develop a heart.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Göbeği olan, göbek bağlamış: Göbekli marul, göbekli adam.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bellied. paunchy. potbellied. bellied.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

paunchy. potbellied.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

naveled. pot-bellied. paunchy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr. felsefe). Allah’ın inayeti,,ihsanı ve lutfu üzerine kurulmuş felsefe.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. providentialisme

fel. kayracılık

Evrendeki bütün olayları tanrısal sebebe dayandıran, insanların ancak Tanrı kayrasıyla, bağışıyla kurtulabileceğini ileri süren öğreti.


Yabancı Kelime by

Türkçe Sözlük

(i.). Vicdanlı olmayan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cold-blooded. hard-hearted. without remorse. remorseless. unconscientious. unconscionable. unscrupulous.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

remorseless. unscrupulous. unjust. unfair. conscienceless.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

unscrupulous. unjust. unfair.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Vicdan noksanlığı, hissizlik, duygusuzluk, insafsızlık.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

unscrupulousness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

unjustness. unfairness. unscrupulousness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by