Göç ne demek? | Göç anlamı nedir? | Göç

Göç anlamı nedir?

Göç ne demek?

Göç anlamı nedir?

Göç | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: goc

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Bir yerden bir yere gitme, Ar. rihlet, intikal, hicret: Birçok kuş cinsleri mevsime göre iklimden iklime göç ederler. 2. Taşınma, ev değiştirme: Yazın yalıya göç eder. Oturduğum ev satıldığı için diğer bir eve göç edeceğim. 3. Bir yerden çadırları kaldırıp başka bir yere konma: Göçebe kavimler daima göç ederler. 4. Kaçma, saklanma, erkeğe görünmeme: Kaç göç = NAmahremlik. 5. Ev eşyası, döşeme, mutfak vesair kapkacağı: Bir göç geçiyor, acaba kimindir? Göç arabası. Kendileri gitti, göçleri geride kaldı. Göç-oba ve bundan: Göçebe, göçeve = Deve güdücü.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

migratory. immigration. migration. emigration. drift. exodus. expatriation. transmigration.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

emigration. exodus. immigration. migration. settlement. change of abode.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

emigration. immigration. exodus. move. run.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

brain drain.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). kendini merkez olarak alan, başka kişileri veya şeyleri kendi durumuna göre düşünen; (fels). kişinin algıladığı şekilde varlığı olan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

immigrate. migrate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to migrate. expatriate. immigrate. move.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) oyuncak çocuk arabası; çocuğu yürümeye alıştırmak için kullanılan tekerlekli sandalye; çocuk arabası; hafif araba; (bak.) gokart .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Dövülerek kabuğu çıkarılmış buğday.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Bir yerde oturmayıp çadırla konar göçer olan topluluklar. Ar. bedevi: Arabistan göçebeleri. Göçebelerin ahlâk ve Adetleri. Göçebe kavim, adam.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

nomad. wandering. migratory. roving. migrant. vagrant. nomad. wanderer. immigrant.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

migrant. nomad. nomandic. migratory. migrating. wandering. nomadic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

nomad. wanderer. nomadic. migrant. migratory.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Göçebe olma hali. 2. Devamlı bir yeri olmayıp sık sık yer değiştirme hali.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

nomadic life. migration. wandering.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(GÜCEN) (i.). Kerkenesebenzer arkası yeşil ve karnı beyaz bir kuş.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Göçken.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Yer değiştiren, bir yerde durmaz. Ar. seyyâr: Göçer çadır, göçer hastahane. Konar göçer = Bedevî, göçebe, yürük: Konur göçer kavimlerden.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Göçen, Göçgen.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to run over. to transfer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Çökertmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to knock down. to demolish.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Tavşan yavrusu. 2. Benekli tavşan. 3. Kır sansarı: Göçgen kürkü. Yergöçgeni = Köstebek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Göçecek hale gelmiş.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cave in. collapse. immigration.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Bir yerden bir yere gitmek, göç etmek Osm. rihlet, intikal etmek, muhaceret eylemek: Öbür dünyaya göçtü. 2. Çadırı kaldırıp başka yere konmak: Göçebeler, hayvanlarına otlak bulabilmek için daima konup göçerler. 3. Ev nakletmek, taşınmak: Yaylaya, köşke göçeceğiz. 4. Irtihal etmek, ölmek, vefat etmek: O da göçmüş. 5. İçeriye yıkılmak, batmak, çökmek: Kuyu göçtü.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

migrate. emigrate. immigrate. trek. fall in. die. dent. go hence. transmigrate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dent. immigrate. migrate. to migrate. to fall down. cave in. to emigrate. to move house. to dent. to collapse. to cave in. to die. to pass away.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to emigrate. to migrate. to move off / to. to migrate seasonally. to fall down. to cave in. to collapse. to sink. to break. to fail. to pass. to slump. to die. dent. depart. tumble down.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (y. k.). Muhacir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

migratory. migrant. emigrant. immigrant. emigrant. migrant. settler. incomer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

emigrant. immigrant. migrant. settler. migratory.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

emigree. immigration. settler. emigrant. evacuée. immigrant.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

immigration. migration.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

migration. the state of being a migrant.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (Bulgarca’dan). Tek parça tulum postundan yapılan kalın ve kaba kürk ki, yolcular ve bekçilerle soğuklarda durmak mecburiyetinde bulunanlar giyer.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dent.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

subsidence. cave in.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. biyoloji). Bazı kimyevi maddelerin yahut elektrik, ısı, ışık gibi kuvvetlerin tesiriyle protoplazmanın yer değiştirmesi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to offend.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Pirelenmek, (bk.) Kocunmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to take offense. to take offence.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to take offense at.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Ölmek, vefat, irtihal etmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. musiki). Bir makamı veya diziyi, başka bir perde üzerine nakletme, şed, Fr. transposition.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f. musiki). Bir makamı veya diziyi, başka bir perde üzerine nakletmek, şed yapmak, Fr. transposer.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Naklettirmek, yerini değiştirtmek, Osm. rlhlet ettirmek: Bu soğuk, leylekleri götürecektir. 2. Kakıp sokmak, batırmak: Kazığı yere göçürmek. 3. Yutmak, hırsla yemek: Herif bir tepsi böreği göçürdü.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Göçürme İşine mevzu olmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. T. A. musiki). Asıl durağından başka .bir perdeye nakledilmiş, şed makam.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

internal migration.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Eskiden ve hâlen bazı yerlerde, Müslüman kadınların erkeklere görünmemeleri, bir arada oturup konuşmaktan kaçınmaları Adeti. bk. Kaç.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

nomad. nomadic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Genel Bilgi

Kuşların kış ayları gelirken niçin güneye, ılıman bölgelere göç ettiklerinin nedeni herkes tarafından bilinir. Kışın beslenemeyecekleri için göç ettikleri bilgisi genel anlamda doğrudur ama kuşların göçü sanıldığı kadar basitçe izah edilebilecek bir olay değildir.

Kuşların göç nedenlerinin atalarından, buzul çağı zamanlarından kalma olduğunu ileri sürenler de var. Ancak günümüzdeki görüşler, kuşların iç biyolojik takvimlerine göre belirli zamanlarda hormonal dengelerinin değiştiği, uzun bir yolculuğa hazırlık olarak vücutlarında yağ depolama miktarlarını arttırdıkları, kışı beklemeden hava şartlarındaki değişiklikleri hissettikleri an göç yollarına düştükleri şeklinde.

Bu görüşlere göre kuşlar Eylül ayı civarında göçe başlasalar bile yağ depolamaya çok daha önce, yazın en sıcak günlerinde başlıyorlar. Belki kar yağışının geleceğini bilmiyorlar, belki de göçmen kuşlar hayatlarında hiç kar görmediler, karlı ortamda yaşamadılar, yiyeceksiz kalmadılar ama göçme işini tecrübeleriyle değil biyolojik takvimleri ve bunun tetiklediği hormonal değişimler sayesinde otomatik olarak yapıyorlar.

Soğuk havalar gelirken kuşların daha ılıman yerlere göç etmeleri tamam da göç ettikten sonra niçin tekrar geri dönüyorlar? Daha sıcak iklimlerde yaşamak, bol yiyecek bulmak, daha mutlu olmak için yüzlerce kilometre yol git, sonra da gerisin geriye dön.

Bu, biraz insanların yaz aylarında yazlığa gidip dönmelerine benziyor ama insanlarda durum farklı, çocukların okulları, ebeveynlerin işleri var.. Gerçi insanlarda da göçmenlik yaygın ama onlar göç ettikleri yerlerde kalırlar. Zaten bu düşünülmüş, belirli bir ihtiyaç ve amaç uğruna yapılmıştır, kuşların bu göç işini oturup düşünerek yapmadıkları bir gerçek.

Kuşların göç ettikten sonra baharda tekrar geri dönmelerini uzmanlar çeşitli sebeplere bağlıyorlar. Birinci sebep, şüphesiz baharda kuzey yarımkürenin ısınması. Bu mevsimde gündüzlerin uzaması nedeniyle yiyecek arama sürelerinin artması ve ana besinleri olan böceklerin çoğalması da diğer sebepler.

Bu arada güney yarımkürede bu kadar kuşu besleyecek yiyecek olmaması aksine kuş avlayarak beslenen hayvanların çok olması da ilkbahardaki geri dönüşe etken. Bütün bu nedenlere rağmen geri dönüş sinyalini yine de biyolojik takvimlerinin verdiği biliniyor.

Kuşların göç ettikten sonra geri dönmeleri kadar, Ekvator Afrikası’ndan dönen bir kuşun Doğu Anadolu’da bir ahırda bir evvelki yıl yaptığı yuvayı tekrar bulabilmesi de ilginçtir. Yapılan araştırmalar göstermiştir ki, göçmen kuşların başlıca dayanak noktalan gündüz Güneş, geceleri ise yıldızlardır. Hava kapalıysa akarsular, dağlar gibi yeryüzündeki coğrafik şekilleri kullanıyorlar. Göçmen kuş türlerinin bir çoğunun yolculuklarında yerin manyetik alanından da faydalandıkları tespit edilmiştir. Yakıt olarak vücutlarındaki yağı kullanan kuşların göç süresince kat ettikleri mesafeler de inanılmazdır. Örneğin dış görünüşü ile diğer kırlangıçların aynısı olan Kutup Denizi Kırlangıcı her yıl Arktika’dan Antarktika’ya ve tersine 17 bin, toplam 35 bin kilometre uçar. Ama birbirinin benzeri iklimde ve buzlarla kaplı bu iki yer arasında gidip gelmekte ne bulur bilinmez.


Genel Bilgi by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., tıb. yutarhücre, fagosit. phagocyto'sis i. fagositlerin mikropları yok etmesi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

transmigration. transmigration of the soul.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Ermenice’den). Kilise hizmetleri gören ve çan çalan kimse.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sexton. lay clerk. ringer. verger.

Türkçe - İngilizce Sözlük by