Göğüs Kemiği ne demek? | Göğüs Kemiği anlamı nedir? | Göğüs Kemiği

Göğüs Kemiği anlamı nedir?

Göğüs Kemiği ne demek?

Göğüs Kemiği anlamı nedir?

Göğüs Kemiği | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: gogus kemigi

Türkçe - İngilizce Sözlük

breast bone.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

anklebone.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

knuckle bone.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

chine.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Omurga kemiği. Bir şeyin esas kısmı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

spinal column.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

backbone. spine. basis. foundation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

backbone. back bone. spine.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

malleus.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hammer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ulna.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ulna.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

kneecap.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cheekbone.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. İnsanın, önden, gerdanla bel arasındaki kısmı, sine, Ar. sadr. Geniş, dar göğüs. Göğsüm ağrıyor. Göğüse nişan takmak. 2. Atın vesair hayvanların gerdanıyla ön ayaklarının yukarısı arasındaki ön kısımları: Atın göğsü geniş olmalı. 3. Geminin önü, cephesi. Göğüs göğüse vurmak = Red ve defetmek, karşılamak, mukabele etmek. Göğüs tahtası = Göğsün yukarısı, Ar. re’s-üs-sadr. Göğüs çukuru = Göğsün mideye yakın olan çukur yeri. Tavuk göğsü = Tavuğun göğüs etiyle yapılan bir çeşit muhallebi. Göğüs illeti = Göğüs hastalıklarının beheri. Ar. sell-ir-rie, zîk-ı nefes vesaire. Kumrugöğsü = Bir renk adı. Göğüs geçirmek = İç çekmek. Göğüs germek = 1. Güvenmek, dayanmak: Düşmana karşı göğüs gerdim. Bu işe göğüs gerdi. 2. Oğünmek, iftihar etmek: Göğsümü gere gere söylerim. Göğüs göğüse = Yakından, karşı karşıya, yüz yüze, Fars. rû-be-rû: O kalabalıkta kendisiyle göğüs göğüse geldik. İki taraf askeri göğüs göğüse geldiler: Göğüs göğüse harb ettiler. Göğüs vermek = Mukavemet etmek, dayanmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pectoral. mammillary. breast. booby. bosom. chest. bust. thorax. mammo-.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bosom. breast. chest. thorax. boob meme. brisket. forward part.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

chest. bosom. forward part. breast. heart. thorax.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pectoral.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

asthma.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

brisket.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

at close quarters.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ribcage.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

breast bone.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Genel Bilgi

Eski kabadayılar göğüslerini ustura ile tıraş ederler, yalnız bir tutam kıl bırakmayı ihmal etmezlerdi. Buna „göğüs perçemi’ derlerdi. Bu perçeme mali güçlerine göre boncuk ya da pahalı inciler takarlardı.

Genel Bilgi by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Göğsü dayamak, göğsü siper ederek karşılamak. 2. Red ve defetmek, karşılıkta bulunmak, mukabele eylemek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

breast.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to breast. to stand to. to resist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to breast. to push with the breast. to block sb. to interpose oneself. to resist. to intercept.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Göğsü geniş: Göğüslü adam, at.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Eskiden, talimde göğsü korumaya mahsus meşinden pusat. 2. Küçük çocukların, üstlerini kirletmemek için, boyunlarına asılıp göğüslerini örten bezden kısa önlük. Göğüslük takmak, pike göğüslük.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

chest protector.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

apron. breastplate. dickey. plastorn.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Sağlık Bilgisi

Tıp dilinde sulu zatülcemp denilen hastalıktır. Akciğerlerin etrafını saran zarın iltihaplanması sonucu meydana gelir. Zarın iki yaprağı arasına su toplanmıştır. Nedeni; şiddetli soğuk algınlığı, bronşit, böbrek hastalıkları veya kulak iltihaplarıdır. Göğsün yan taraflarında şiddetli ağrı hissedilir. Bunlara bastırıldığı zaman ağrı şiddetlenir. Nefes darlığı vardır. Yatak istirahati ve doktor tedavisi şarttır. Ayrıca aşağıdaki reçetelerden biri uygulanabilir.

Tedavi için gerekli malzeme : Kantoron, bal.

Hazırlanışı : 250 gram süzme bala 3 tatlı kaşığı dövülmüş kantaron kökü konup, iyice karıştırılır. Günde 3 kere aç karnına birer tatlı kaşığı yenir.


Sağlık Bilgisi by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cannon bone.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

shinbone.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

femur.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fibula.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

tibia.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

tibia.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

arm bone.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

clavicle.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

collarbone.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

collar bone.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

scapula.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

blade bone. scapegrace. shoulder blade.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

coccyx.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

wishbone.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

wishbone.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pelvis.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

radius.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

astragalus.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

thighbone.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

femur.

Türkçe - İngilizce Sözlük by