Gram ne demek? | Gram anlamı nedir? | Gram

Gram anlamı nedir?

Gram ne demek?

Gram anlamı nedir?

Gram | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: gram

Türkçe - İngilizce Sözlük

gram.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A suffix indicating something drawn or written, a drawing, writing; as, monogram, telegram, chronogram.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Angry.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The East Indian name of the chick- pea and its seeds; also, other similar seeds there used for food.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The unit of weight in the metric system.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

It was intended to be exactly, and is very nearly, equivalent to the weight in a vacuum of one cubic centimeter of pure water at its maximum density.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

It is equal to 15.432 grains.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

See Grain, n., 4.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Danish physician and bacteriologist who developed a method of staining bacteria to distinguish among them a metric unit of weight equal to one thousandth of a kilogram.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

gram.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

a metric unit of weight equal to one thousandth of a kilogram.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Danish physician and bacteriologist who developed a method of staining bacteria to distinguish among them. a unit of weight in the metric system An ounce equals 28 grams In some meal plans for people with diabetes, the suggested amounts of food are given

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The basic unit of mass in the metric system A penny weighs roughly 2 5 grams.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The standard of mass in the metric system. unit of mass and weight in the metric system; the weight of one cubic centimeter of water at standard conditions; 28 35 grams equal one ounce; 45 36 grams equal one pound.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A unit of weight in the metric system There are 28 grams in 1 ounce In some diet plans for people with diabetes, the suggested amounts of food are given in grams. a measure of weight equal to 15 432 grams.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

In metric units the weight of one cubic centimeter of water at 20 degrees Celsius and 1 atm.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A unit of measurement in the metric system The gram measures mass, and is about the weight of a cubic centimeter of water.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Metric unit of mass weight One U S ounce is about 28 grams and one pound is 454 grams.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A metric unit of mass One U S ounce equals 28 4 grams; one U S pound equals 454 grams There are 1000 milligrams in one gram.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The basic unit of mass in the metric system. The basic unit of weight of the metric system, originally intended to be the weight of 1 cubic centimeter of water a 4 DegC.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A measurement of weight equal to about 1/28th of an ounce.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A metric unit of weight One ounce equals 28 4 grams. metric measure of mass used for small objects -- 'A MacTruckie's hamburger weighs 115 grams '.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

This is how tea is sold around the world Two grams is the standard measure to make one cup of tea. metric unit of weight There are 31 10 grams in a troy ounce.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

frief , grief , sorrow.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(kıs.) grammar, grammatical.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(ing.) gramme (i.) gram.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) Hindistan'a mahsus bir çeşit nohut; bir çeşit fasülye.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). telsiz telgraf.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). zarfsız uçak mektubu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Literally, the letters of a word read backwards, but in its usual wider sense, the change or one word or phrase into another by the transposition of its letters.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Thus Galenus becomes angelus; William Noy may be turned into I moyl in law.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To anagrammatize. a word or phrase spelled by rearranging the letters of another word or phrase read letters out of order to discover a hidden meaning.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

a word spelled out by rearranging the letters of another word When both lexical forms appear in the same poem, especially in proximity, a reader may reasonably suspect that the anagram is a figure of speech If only one form occurs, the encoding of an asso

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To form a recognizable word, phrase or message by rearranging letters This is the permutation of letters to achieve meaning Also see: multiple anagramming.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A rearrangement of the letters of a word or phrase For example, orchestra is an anagram of cart-horse and Old England is an anagram of golden land Anagrams are a common type of Wordplay in Cryptic Clues.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A word that is spelled with the exact same letters as another word Example: RIDES is an anagram of SIRED and vice versa.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

These are a jumble of words and letters You need to rearrange the letters of words to make a new word or phrase.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A word, which when its letters are rearranged, becomes another word - e g MOTE becomes TOME, or MOOT POINT becomes O MOTTO PIN. a word or phrase spelled by rearranging the letters of another word or phrase. read letters out of order to discover a hidden m

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). harflerin sırası değiştirilerek elde edilen yeni kelime.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). barograf aletinin tespit ettiği kayıtlar.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). eskiden kale duvarlarını ve kapılarını yıkmak için kullanılan kalın kütük.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). kardiyogram.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). santigram.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). tarih. ebced hesabıyla tarih.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). şifre ile yazılan yazı. cryptographer (i). şifre ile yazı yazan. cryptographic (s). şifreli yazıya ait. cryptography (i). şifre ile yazı yazma. cryptology (i). şifre bilimi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). dekagram.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). desigram.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y.). On gramlık ağırlık ölçüsü.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

decagram.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Same as Decagram. 10 grams.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

decagram.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). dekagram.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

timetable.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). Gramın onda birine eşit ağırlık birimi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

decigram.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

decigram.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (f). diyagram; çizge; plan, şema, resim, şekil; (f). diyagram çizmek. diagrammatic (s). diyagrama ait, diyagram halinde, ayrıntıları olmayan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y.). 1. Muayyen bir hadiseyi gösteren grafik. 2. (botanik) Çiçek diyagramı: Bir çiçeğin bütün teferruatını gösteren taslak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

diagram.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

circle chart. diagram.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kesme, paralama, kesilme, paralanma: Bağırsaklarım doğram doğram kesiliyor = Doğranır gibi şiddetli sancıyla ağırıyor.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Parça parça kesme, paralama. 2. Kapı, pencere, kanat ve çerçeve gibi keresteden yapılan marangozluk işi ve bu işe yarayan kereste: Doğrama işi, doğramadan yapılmış.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

chopping. chop. cutting. slicing. woodworking.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

chopping. cutting up. woodwork. joinery.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

chopping to pieces. woodwork. joinery. carpentry. carpenter's work. timbering. chipping.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Doğrama işleriyle meşgul olan sanatkâr, binaların tahtadan yapılan kapı, pencere, çerçeve gibi işlerini yapan adam ki, dülger işinden ince ve marangoz işinden kaba işle uğraşır. Ar. neccar: Bu, doğramacı işidir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cabinetmaker.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

carpenter. carpenter who makes woodwork. joiner. house carpenter. woodworker. rough carpenter. door maker. door fitter. furniture fitter.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Doğramacı işi ve san’atı, kapı ve pencere kanat ve çerçeveci gibi işler yapmak sanatı: Doğramacılık zahmetli bir iştir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

carpentry.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

joinery. woodwork.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Parça parça kesmek, paralamak: Tahta, ekmek, et, soğan doğramak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

butcher. chop. cube. mince. saw. to cut into pieces. to cut sth up. to chop. to slice. to mince. to carve.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to cut into slices or pieces. to carve. to chop to bits. to hack. to mince. to hash. to hackle. to cup-up. saw. take to pieces.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

training program. training program (me.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., tıb. elektro kardiyogram.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Program konumları için menü sistemlerine sahip akıllı TV program kılavuzu (yayının mevcut olmasına bağlı olarak kullanılabilir).

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., biyol. hücre protoplazmasındaki devamlı değişme hali.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Ekranda TV programını görebilmemizi sağlayan uyg.

Teknolojik Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A short poem treating concisely and pointedly of a single thought or event.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The modern epigram is so contrived as to surprise the reader with a witticism or ingenious turn of thought, and is often satirical in character.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

An effusion of wit; a bright thought tersely and sharply expressed, whether in verse or prose.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The style of the epigram. a witty saying.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

a witty saying. a brief witty poem Randle Cotgrave translates 'Epigramme' as 'An Epigram; a Couplet, Stanzo, or short Poeme, wittily taxing a particular person, or fault; also, a title, inscription, or superscription '.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A pithy, sometimes satiric couplet or quatrain which was popular in classic Latin literature and in European and English literature of the Renaissance and the neo-Classical era Epigrams comprise a single thought or event and are often aphoristic with a wi

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A short poem with a witty turn of thought or a wittily condensed expression in prose It was originally a form of monumental inscription in ancient Greece but was developed into a literary form by the poets of the Hellenistic age and by Martial, a Roman po

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) nükteli kısa şiir, hicviye; nükte, nükteli söz, vecize. epigrammat' ic (s.) nükteli, vecizeli epigram'matist (i.) nükteci, vecize yazan kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

Batı Amerika otlaklarında bulunan bir ot.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

weight in grams.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

weight in grams.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. grammaire

dil bilgisi

Bir dilin ses, biçim ve cümle yapısını inceleyip kurallarını tespit eden bilim.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

grammatical.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

grammar dilbilgisi. grammar.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

grammar.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

grammarian.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

ünlem, eski Eyvallah ! Sağol ! Çok teşekkür ! Allah Allah !

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.) ota benzer, ot gibi, ota ait. graminiv'orous (s.) ot yiyen, otla beslenen .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) gramer, sarf, dilbilgisi; gram'er kitabı; gramer kurallarına göre hazırlanmış yazı veya konuşma. grammar school eskiden İngiltere'de üniversiteye talebe hazırlayan mektep; A.B.D. ilk ve orta okul derecesinde resmi okul. comparative grammar karşıla

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) gramer uzmanı, dilbilgisi kitabı yazarı, gramerci.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.) gramere ait, sarfi, dilbilgisi kurallarına uygun. gram - matically (z.) gramer bakımından, sarfça, gramer kurallarına uygun olarak .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

gramophone.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

phonograph. gramophone sesyazar. fonograf.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

gramophone. phonograph. record player.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.), (İng.) gramofon, fonograf, pikap.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) yunusbalığına benzer memeli bir hayvan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) ipek ve keçi kılından yapılmış kaba kumaş, grogren.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). yüz gram, hektogram.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). Yüz gramdan ibaret ağırlık birimi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Same as Hectare, Hectogram, Hectoliter, and Hectometer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hectogram.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). helyosta ile gönderilen haber.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). altı köşeli yıldız, Süleyman'ın mührü.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

bozguna uğramak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Histogram ekranı, bir görüntüde her bir aydınlık değerinin kaç kez gösterildiğini belirtilen bir grafiktir. Aydınlatma koşullarını açık ve doğru biçimde gösterdiğinden pozlamanın ayarlanması için mükemmel bir araçtır. Bu işlev bir çok kayıt ve oynatma modunda kullanılabilir.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Histogram işlevi açık olduğunda, ekranda bir histogram grafiği görüntülenir. Bu grafik, siyah ve beyaz geçişlerini kontrol etmenizi sağlar.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). biri etkilenmiş ve diğeri tabii olan iki laser ışınının çarpıştırılması sonucu meydana gelen ve üç boyutlu resim verebilen negatif.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Hologram AF (Otomatik Odaklama), zayıf aydınlatma koşullarında odaklamanın yapılması için lazer hologramı kullanır ve odaklamanın daha doğru yapılmasını sağlar. Sistem Lazer Sınıf 1 şartnamesinin gereklerini yerine getirdiğinden, insan gözü için yüksek düzeyde güvenlik sağlar.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Hologram AF (Otomatik Odaklama), zayıf aydınlatma koşullarında odaklamanın yapılması için lazer hologramı kullanır ve odaklamanın daha doğru yapılmasını sağlar. Sistem Lazer Sınıf 1 şartnamesinin gereklerini yerine getirdiğinden, insan gözü için yüksek düzeyde güvenlik sağlar.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

, ideograph i. yazıda kelimenin harfleri gösterilmeden doğrudan doğruya fikri ifade eden işaret, ideogram ideograph'ic(al) s anlamı belirten işarete ait.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). Bir desimetre küb damıtılmış suyun ağırlığına eşit ağırlık birimi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

kilogram. kilogramme.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

kilogram.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A measure of weight, being a thousand grams, equal to 2.2046 pounds avoirdupois.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

kilogram.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

One kilogram is equivalent to 1,000 grams or 2 2 pounds; the mass of a liter of water. one kilogram is equivalent to 1,000 grams or 2 2 pounds; the mass of a liter of water.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The kilogram is a unit of mass, equal to 2 2 pounds, or 1,000 grams.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

One kilogram is equivalent to 1,000 grams; the mass of a liter of water. unit of mass in the metric system. the standard for unit of mass and weight in the metric system; equivalent to 1000 grams ; symbol kg.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The unit of mass in the metric system; the mass of the International Prototype Kilogram, a cylinder of platinum-iridium alloy, stored at Seures, France, by the International Bureau of Weights and Measures.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A metric unit of mass Equals 1000 grams Also equals about 2 2 pounds.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Metric unit of weight; about 2 2 pounds.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A unit of mass in the metric system; one of the seven fundamental units.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A unit of weight in the metric system equivalent to 1,000 grams or 2 2046 lbs Knockdown Flange Body hook and cover hook in contact, but not tucked in. A weight of measure equivalent to approximately 2 2 pounds.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

One thousand grams. : A metric unit of measurement One kilogram is equal to 1000 grams or 2 2 pounds. one thousand grams. kill-o-jool A unit for measuring mass There are 1000 g in 1 kg. n kilogram. one thousand grams; the basic unit of mass adopted under

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. kilogram, kilo .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. fizik). 1 kilogram ağırlığındaki bir kitlenin yere doğru çekilme kuvvetine eşit enerji birimi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr. fizik). Bir kilo ağırlığındaki bir cismi bir metre yükseğe kaldırmak için sarfedilen kuvvete karşılık olan enerji ve iş birimi.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. bir kelime ifade eden işaret.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-T.) terkedilmek, metruk bırakılmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. L. Fr.). Bir gramın binde biri.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

milligram.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

milligram.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. miligram.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. bir ismin birkaç harfinden veya baş harflerinden meydana gelen desen, monogram.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

syllabus.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Bir TV program kılavuzu.

Teknolojik Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

curriculum.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

curriculum.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., geom. paralelkenar, paralelogram.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. beş köşeli yıldız.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. fonogram, bir hece veya sesi gösteren işaret.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y.). Yapılacak bir işin kısımlarını ve zamanını gösteren maddelerin bütünü.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. programme

1. izlence, 2. eğt. yetişek

1. Belirli şartlara ve düzene göre yapılması öngörülen işlemlerin bütünü. 2. Yapılacak bir işin bölümlerini, bölümlerin sırasını ve zamanını gösteren tasarı.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

format. programme. schedule.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Same as Programme. a performance at a public presentation; 'the program lasted more than two hours' a system of projects or services intended to meet a public need; 'he proposed an elaborate program of public works'; 'working mothers rely on the day care

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

program. program (me. card. lead in. order paper. schedule. software. programme.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

a system of projects or services intended to meet a public need; 'he proposed an elaborate program of public works'; 'working mothers rely on the day care program'. a series of steps to be carried out or goals to be accomplished; 'they drew up a six-step

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A set of instructions that tells a computer how to perform a specific task.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A program is a series of instructions for a computer, telling it what to do or how to behave The terms 'application' and 'app' mean pretty much the same thing It is however different from an applet Program is also the verb that means to create a program,

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A sequence of instructions that a computer can execute Synonymous with software.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A coherent assembly of plans, project activities, and supporting resources contained within an administrative framework, whose purpose is to implement an organization's mission or some specific program-related aspect of that mission For purposes of this p

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

List of instructions for the computer to follow to process data See also Software.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A sequence of instructions for the computer that implements an algorithm, especially when stored in a file in the form of either directly-executable object code, or source code for an interpreter or compiler When loaded into memory and executed, the objec

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A collection of instructions that tell the computer what to do.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A magic spell cast over a computer allowing it to turn one's input into error messages More seriously: A program is a combination of computer instructions and data definitions that enable computer hardware to perform computational and control functions A

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A set of instructions in code that, when executed, causes a computer to perform a task.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A set of instructions for a computer that lets the computer perform a specific task Programs that perform tasks directly relating to what a person would want to do are called application software, to distinguish them from system software.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A complete sequence of computer software instructions necessary to provide an application, solve a specific problem, perform an action, or respond to external stimuli in a prescribed manner As a verb, it means to develop a program.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A set of instructions to a computer to turn user input into error messages Any complete set of related instructions to a computer at any level of abstraction.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A thing that tells the calculator to do stuff More specifically, a program is a list of instructions for the processor to execute.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A set of instructions for the computer; operating systems are related sets of programs that take care of most of the 'housekeeping' chores, while applications are programs which allow the computer to perform useful tasks.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A set of instructions to be executed by a computer Same as software. programs often refers to computer programs, but can refer to such things as advertising campaigns as in 'a banner ad program.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Set of actions or instructions that a machine is capable of interpreting and executing or the act of creating a program.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Computer instructions to perform a related set of tasks The Linux kernel and WordPerfect application are examples of programs.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Series of coded Instructions that performs specific tasks when executed by a computer A program can be written in a processor-specific language or a high-level language that can be implemented on a number of different processors. this is simply a list of

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A coordinated set of USAID-financed activities directed toward specific goals For example, maternal and child health, nutrition, education and family planning activities designed to promote the spacing of children may comprise a program to reduce infant d

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Used as a noun - a series of instructions which tell a computer what to do Used as a verb - the act of writing or revising a program.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

İng. programme i., f. (-med, -ming) program; (elektronik hesap makinaları) çalışma yönergesi, düzen; f. programlamak, program yapmak; düzenle- mek. program music olaylar sırasına veya bir sahne serisine göre düzenlenmiş müzik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Program AE (Otomatik Pozlama), çeşitli koşullar altında çekim yapmanızı sağlar. Enstantane ve diyafram açıklığı, duruma göre uyarlanır.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Aynı pozlama seviyesinde farklı enstantane ve diyafram açıklığı değerleri kullanmanızı sağlar.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

TV alıcısının her bellek konumuna, kendi programlanabilir kodu (örn. BBC, Sky) atanabilir. İstasyon kodu, kanala her geçtiğiniz otomatik olarak kısa bir süre ekranda gösterilir.

Teknolojik Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

programmer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

programmer. programer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

person in charge of preparing a program (me. programmer. computer programmer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

software engineering.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

programming.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

programming. program m ing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

programme. to programme. to program.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

program. to program (me. timetable.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

programmed.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

programmed. systematical.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

done according to a program (me. sb whose day-to-day life is tied to a program (me.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

planless.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Radyo istasyonunu aramanızı ve ayarladığınız istasyonun türünü görmenizi sağlar. NEWS (haber) ve SPORT (Spor) gibi PTY veri isimleri, kafa biriminin ekranında görüntülenir.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

,-graph i. belirli bir mahlulü şırınga ettikten sonra böbrek ve idrar kanalının röntgenle alınan resmi. pyelography i. böyle resim alma.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. radvoqram.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. radyotelgraf, telsiz telgraf.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. L. Y.). Telsiz telgrafla gönderilen haber, bu haberin yazılı olduğu kâğıt.

Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Kullanıcıların CD’deki parçaların çalınma sırasını özelleştirmelerini sağlar.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(I. Fr. Y.). «Gram» ın yüzde biri.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. röntgen ışınları ile çekilen fotoğraf.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., fiz. spektrogram.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. çivi yazısının harflerini teşkil eden çivi şeklindeki işaretlerden her biri.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. bir kare teşkil etmek üzere kesilmiş yedi parçadan ibaret bir Çin bulmacası.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. telgraf, telgrafla gönderilen haber .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

television program.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

television program / schedule.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) dört harfli kelime.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

look-in.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

call. look- in. stopover.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f. «ok» tan). ı. Geçerken bir yere ilişmek, geçici olarak durmak: Geçerken bize uğrayın. 2. Düşmek, tutulmak, Osm. Dûçâr ve giriftâr olmak: Bir baş ağrısına uğradım; belâya uğradım; iftiraya uğradı. 3. Geçmek: Konya yolu Kütahya’ya uğruyor mu? 4. Fırlamak, çıkmak: Gözleri dışarıya uğramış.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

stop by. visit. call on. call upon. come by. drop in. drop in on. put in an appearance. experience. fall into. meet. receive. undergo. call at. come over. come round. drop around. incur. look up. run against. run in. stop in. sustain.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

call. to stop by in passing. to meet with. sufer. to call by/on. to drop in on. to drop by. to stop by. to stop round. to call. to pop in. to come over. to come round. to stop off. to experience. to suffer. to undergo.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

call. call in. call on. come by. encounter. to pay a flying visit. incur. pop in. receive. run against. stop off. take. touch at. undergo. to pay a visit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. dilbilgisi kurallarına uygun olmayan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by