Gri ne demek? | Gri anlamı nedir? | Gri

Gri anlamı nedir?

Gri ne demek?

Gri anlamı nedir?

Gri | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: gri

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). Siyahın ve beyazın karışmasından meydana gelen renk, kurşun rengi, kül rengi, kurşunî.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

gray. grey. gray. grey. grizzle.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

gray. grey. grizzle.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

gray. grey. grizzly.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Graduate, Realtors Institute A professional designation granted to a member of the National Association of Realtors who has successfully completed three courses covering Law, Finance and Principals of Real Estate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Graduate, Realtors Institute A professional designation granted to a member of the National Association of Realtors who has successfully completed courses covering Law, Finance and Principles of Real Estate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Graduate Realtor Institute.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Gas Research Institute.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Global Reporting Initiative GRI is an independent global institution which is developing a generally accepted framework for sustainability reporting You can read about the GRI here.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Global Reporting Initiative.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Georgus Rex Imperator.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Christ.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

An initiative that began in 1997 to develop an internationally accepted framework for the production of worldwide reports by corporations on sustainable development Developed by CERES.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The professional designation of graduate Realtor's of study conducted before expenses are deducted.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). rencide etmek, incitmek, kırmak. aggrieved (s). kederli; zarar gören; (huk). haksız hüküm yemiş olan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (Aslı: Ağrık, ağrığ). Bedenin bir yerinde duyulan ıstırap, vecâ, elem, dert. (Acı ve sızıdan farkı vardır, (bk.) acı). Baş ağrısı, karın ağrısı, göz ağrısı. Ağrı tutmak, kadının doğuracağı vakitki gibi ağrılara dûçâr olmak. İlk gözağrısı = 1. İnsanın ömründe birinci defa olarak başına gelen vaka, aşk ve alâka. İlk iptilâ. 2. İlk dünyaya gelen evlât. Başağrısı — Beyhude gaile. Ağrısız baş = Gailesiz adam.

Türkçe Sözlük by

Sağlık Bilgisi

Genellikle vücudun herhangi bir yerinde hissedilen ağrılar için aşağıdaki reçeteler uygulanır.

Tedavi için gerekli malzeme : Portakal kabuğu, zeytinyağı

Hazırlanışı : Küçük bir şişeye; 1 su bardağı zeytinyağı konulur. Üzerine dört adet portakalın kabuğu ilave edilir. Güneş gören bir yerde, 15 gün bekletilir. Bu karışımdan, ağrıyan yerlere sürülür.


Sağlık Bilgisi by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pain. ache. spasm. smart. affliction. discomfort. soreness. throe.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ache. pain. mount araratache.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ache. pain. throb. hurt. twinge.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pain killer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

anodyne. painkiller.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

analgesic. anodyne. pain killer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Genel Bilgi

Ağrı olayı, ince sinir sistemimizle, beyin, kas sistemimiz ve dolaşım sistemimizle doğrudan ilgilidir. Ancak bu iletişimin sırları tam olarak çözülebilmiş değildir. Ağrı, doktorun hastalığı teşhis etmesine yardım eder, öyleyse faydalıdır. O zaman kadınlar niçin ağrılar içinde doğum yapar? Niçin çok ciddi bazı hastalıklarda ağrı hiç ortaya çıkmaz?

Ağrılar dört sınıfa ayrılır. İlk ikisi toplumca bilinen klasik ağrılardır. İlki, Parmağımıza inen bir çekiç darbesi sonucu duyulan ağrı. İkincisi vücudumuzun içinden kaynaklanan, romatizma, migren vb. ağrılar. Üçüncü sınıf ağrılar, tuhaf ve mantıkdışı görülen ve olaydan çok uzun bir süre sonra ortaya çıkabilen ağrılardır.

Örneğin, bir kolun kesilmesinden yirmi yıl sonra olmayan kolda ağrı hissedilmesi olayları ile karşılaşılmıştır. Dördüncü sınıf ağrılar ise, doğrudan kişinin ruhsal hali ile ilgili olan hayali ağrılardır. Nedeni hayali de olsa ağrı gerçektir. Bu tip ağrıların yüzde 30’unun ilaç niyetine verilen etkisiz maddelerle giderildiği bilinmektedir.

Baş ağrısını ise diğerlerinden ayrı bir yere koymak gerekir. Yapılan araştırmalara göre, baş ağrılarının yüzde 90’ı kas ağrılarıdır. Ağır bir el çantası ya da omuz çantası taşımak, telefonu çenenin altına sıkıştırarak konuşmak, başın öne eğik olduğu konumda sürekli daktilo yazmak ve okumak gibi hareketlerin boyun ve baş kaslarını etkilemesi, baş ağrılarının en yaygın nedenlerini oluşturmaktadır.

Tarih boyunca ağrıyı gidermek için, sıcak su, kızgın demirle dağlama gibi başka bir ağrı uygulama da dahil olmak üzere çeşitli yöntemler kullanılmıştır. Bunların ortaya koyduğu en önemli yarar, ağrının, oluşum ve engelleme mekanizmasının omurilikte değil, beyinde bulunduğunun saptanması olmuştur.

En kuvvetli bir ağrının bile gerilim durumunda veya tam tersi olan uyku halinde ortadan kalkması, ağrının denetiminde beynin ne kadar büyük bir rolü olduğunu gösterir. Örneğin kimi kazalardan sonra kendileri ile konuşulan yaralı kazazedelerin hiç acı duymadıklarını söyledikleri çok görülür.

Ağrı üzerinde en etkili iki ilaç, haşhaştan elde edilen morfin ile söğüt kabuğundan elde edilen aspirindir. Bu maddeler ağrılı duyuyu uyarmak yerine, ağrının hissedilmesini engeller. Ağrı özellikle insanları ilgilendirir. Bize ağrı çektiren olayların çoğu hayvanlarda görülmez.


Genel Bilgi by

Genel Bilgi

Ağrı olayı, ince sinir sistemimizle, beyin, kas sistemimiz ve dolaşım sistemimizle doğrudan ilgilidir. Ancak bu iletişimin sırları tam olarak çözülebilmiş değildir. Ağrı, doktorun hastalığı teşhis etmesine yardım eder, öyleyse faydalıdır. O zaman kadınlar niçin ağrılar içinde doğum yapar? Niçin çok ciddi bazı hastalıklarda ağrı hiç ortaya çıkmaz?

Ağrılar dört sınıfa ayrılır. İlk ikisi toplumca bilinen klasik ağrılardır. İlki, parmağımıza inen bir çekiç darbesi sonucu duyulan ağrı. İkincisi, vücudumuzun içinden kaynaklanan, romatizma, migren vb. ağrılar. Üçüncü sınıf ağrılar, tuhaf ve mantıkdışı görülen ve olaydan çok uzun bir süre sonra ortaya çıkabilen ağrılardır. Örneğin, bir kolun kesilmesinden yirmi yıl sonra olmayan kolda ağrı hissedilmesi olayları ile karşılaşılmıştır. Dördüncü sınıf ağrılar ise, doğrudan kişinin ruhsal hali ile ilgili olan hayali ağrılardır. Nedeni hayalide olsa ağrı gerçektir. Bu tip ağrıların yüzde 30’unun ilaç niyetine verilen etkisiz maddelerle giderildiği bilinmektedir.

Baş ağrısını ise diğerlerinden ayrı bir yere koymak gerekir. Yapılan araştırmalara göre, baş ağrılarının yüzde 90’ı kas ağrılarıdır. Ağır bir el çantası ya da omuz çantası taşımak, telefonu çenenin altına sıkıştırarak konuşmak, başın öne eğik olduğu konumda sürekli daktilo yazmak ve okumak gibi hareketlerin boyun ve baş kaslarını etkilemesi, baş ağrılarının en yaygın nedenlerini oluşturmaktadır.

Tarih boyunca ağrıyı gidermek için, sıcak su, kızgın demirlerle dağlama gibi başka bir ağrı uygulama da dahil olmak üzere çeşitli yöntemler kullanılmıştır. Bunların ortaya koyduğu en önemli yarar, ağrının, oluşum ve engelleme mekanizmasının omurilikte değil, beyinde bulunduğunun saptanması olmuştur.

En kuvvetli bir ağrının bile gerilim durumunda veya tam tersi olan uyku halinde ortadan kalkması, ağrının denetiminde beynin ne kadar büyük bir rolü olduğunu gösterir. Örneğin kimi kazalardan sonra kendileri ile konuşılan yaralı kazazedelerin hiç acı duymadıklarını söyledikleri çok görülür.

Ağrı üzerinde en etkili iki ilaç, haşhaştan elde edilen morfin ile söğüt kabuğundan elde edilen aspirindir. Bu maddeler ağrılı duyuyu uyarmak yerine, ağrının hissedilmesini engeller. Ağrı özellikle insanları ilgilendirir. Bize ağrı çektiren olayların çoğu hayvanlarda görülmez.


Genel Bilgi by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). tarım ve tarım ticareti.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). tarım; ziraat, çiftçilik. agricul'tural (s). tarımsal, zirai, çiftçiliğe ait. agricul'turist (i). ziraat uzmanı; çiftçi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (Aslı: Ağrıklı, ağrığlı). Ağrıyan, vecâlı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

aching. painful.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

aching. causing pain. painful.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Sağlık Bilgisi

Tıp dilinde dysmenorrhoea/dismenore denilen bu hâl, özellikle aybaşı kanamasının başladığı ilk gün görülür. Bazı kimselerde, ağrılar aybaşı kanamasının başlamasından bir kaç gün önce ortaya çıkar ve kanamanın başlamasıyla kesilir. Bir kısmında da kanama başlamadan, kanama görülen günlerde ve sonraki birkaç gün içinde hissedilir. Bu çeşit ağrılara, çoğunlukla 18-24 yaşları arasındaki kadınlarda rastlanır. Ağrı, göbek altında veya bacakların üst kısmında kasılmalar şeklinde başlar. Kusma görülebilir. Yüz, sararır ve terleme artar.

Tedavi için gerekli malzeme : Kimyon, su

Hazırlanışı : 1 çay bardağı kaynak suya; 1 kahve kaşığı kimyon konur. Ilındıktan sonra içilir. Günde, iki kere tekrarlanır.


Sağlık Bilgisi by

Türkçe Sözlük

(i.). Koyunların hastalık mevsimi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.) (Bedenin bir uzvu). Bir ağrı ve eleme duçar ve mustarip olmak: Başım ağrıyor. (Faili daima bedenin bir uzvu olup, şahıs olmaz ve binaenaleyh konuşan ve hitap edilen faille tasrif olunmaz).

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ache. hurt. throb with pain. smart.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ache.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to ache. to be in pain. hurt.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). kasıkotu, (bot). Agrimonia ; kızılyaprak, koyun otu, (bot). Agrimonia eupatoria. hemp agrimony koyun otu, (bot). Eupatorium cannabinum.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Ağrısı olmayan 2. Ağrı vermedgfı yapılan: Ağrısız doğum.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

painless.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Ağrıyı mucip olmak, veca ve elem vermek. Başağrıtmak = Tasdi ve iz’ac etmek, sıkıntıya sokmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to hurt. to cause pain.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to give / to cause pain. to let ache. to give sb pain.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). esmeramber.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Sağlık Bilgisi

Ayak ağrıları; çoğunlukla yorgunluk, bağ yerlerinin burkulması, fazla kilo almak veya bazı hastalıklardan kaynaklanabilir. Önemli bir hastalıktan kaynaklanmayan ağrılarda yapılacak masaj ve dinlenme çok faydalı olur.

Ağrıyan yerler iyice ovulur. Ayak ikinci parmağının üçüncü parmakla birleştiği noktanın iyice ovulması da çok faydalıdır.


Sağlık Bilgisi by

Türkçe Sözlük

(i.), iskete kuşunun bir çeşidi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

outcry. clamour. squeal.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Birlikte ve bir ağızdan bağırmak, yaygara ve çığlık koparmak: Kadınlar bağrışmaya başladılar.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

whoop. to shout all at once. to shout at each other. to scold each other.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

squeal.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Sağlık Bilgisi

Baş ağrıları çeşitli nedenlerden kaynaklanır. Bunlar; şöyle sıralanabilir.

- Aşırı yemekten sonra görülen veya açlıktan kaynaklanan baş ağrıları.

- Göz, kulak veya burun hastalıklarından kaynaklanan baş ağrıları

- Ateşli hastalıkların neden olduğu baş ağrıları

- Alkol kullanmanın neden olduğu baş ağrıları

- Kafa bölgesinde meydana gelen, kırık, ezik, çatlak veya sarsıntılardan kaynaklanan baş ağrıları

- Beyin urlarının neden olduğu baş ağrıları

- Kahve tiryakilerinde kahvesizlikten doğan baş ağrıları

- Kabızlık çekenlerde görülen baş ağrıları

- Saralılarda görülen baş ağrıları

- Çikolata, sarımsak, lahana, yeşil biber, kuru yemiş yedikten sonra görülen, alerjik baş ağrıları

- Menenjit hastalığının neden olduğu baş ağrıları

- Fazla miktarda şekerli yiyecek yemekten doğan baş ağrıları

- Diş hastalıklarının neden olduğu baş ağrıları

- Fazla çalışma ve ruhi çöküntülerin neden olduğu baş ağrıları

Baş ağrılarının gerçek nedenini bulabilmek için mutlaka doktora başvurulmalıdır. Aşağıdaki reçeteler; grip, nezle, soğuk algınlığı, yorgunluk veya sinir bozukluğundan kaynaklanan baş ağrılarını dindirmek için uygulanır.

Tedavi için gerekli malzeme : Sarmısak

Hazırlanışı : 1 baş sarmısak, havanda dövülür. Alna konur.


Sağlık Bilgisi by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cephalalgia.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

headache.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

headache.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

megrim.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

headache.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

headache.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. kirletmek, pisletmek; isletmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Sağlık Bilgisi

: Esaslı bir hastalıktan kaynaklanmayan bel ağrıları, çoğunlukla yorgunluk sonrası görülür. Dinlenmekle geçer. Uzun süren bel ağrılarında mutlaka doktora görünmek gerekir. Yorgunluktan doğan bel ağrılarında aşağıdaki reçeteler uygulanır.

Tedavi için gerekli malzeme : Lahana

Hazırlanışı : Bele; dört kat lahana yaprağı konur, üstü sıkıca sarılır. İstirahat edilir.


Sağlık Bilgisi by

Türkçe - İngilizce Sözlük

backache.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lumbago.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lumbago.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Sağlık Bilgisi

Böbrek ağrısının nedenleri çeşitlidir. Bunlar arasında: böbrek taşı, böbreklerden idrar akışının tıkanıklık nedeniyle düzensizliği, böbrek uru, böbreklerden çıkan zehirli atıkları mesaneye taşıyan borularda taş, ur veya kan pıhtısı, böbrek apsesi olabilir. Ağrılar sırasında terleme ve kusma da görülebilir. Aşağıdaki reçeteler tedavi amacıyla kullanılabilir.

Tedavi için gerekli malzeme : Lahana

Hazırlanışı : Böbreklerin üstüne gelecek şekilde haşlanmış veya çiğ lahana yaprağı konup, sarılır.


Sağlık Bilgisi by

Sağlık Bilgisi

Havasızlıktan, toz, sigara içmek, burun tıkanıklığı, dişeti iltihabı gibi nedenlerden kaynaklanır. Tedavi için aşağıdaki reçeteler uygulanır.

Tedavi için gerekli malzeme : Elma, papatya.

Hazırlanışı : 1 tane elma külde pişirilir. Sonra ikiye bölünür. Üzerine 5 tane papatya çiçeğinin tozu ufalanıp, boğazın iki yanına konulur, sarılır.


Sağlık Bilgisi by

Türkçe Sözlük

(i.) (uyd. k.). (bk.) Davet. ÇâĞRILMAK (f.). Çağrılmak, davet edilmek, çağırma işine konu olmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

invitation. citation. summons. call-up. call. calling. convocation. garnishment. vocation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

call. convocation. invitation. summons.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

call. invitation. summons. call button. convocation. sos.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) 1.Çakır gözlü. 2.Mavi hareli göz. Çağrı bey (990-1060). Büyük Selçuklu devleti hükümdarı Tuğrul beyin kardeşi. Çağrı bey müslüman olduğunda Davud ismini aldı. Kardeşi Tuğrul ise Muhammed ismini almıştır.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pager.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

calling. being called.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Bağrılmak, seslenilmek: Oyle çağrılmaz.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be called. to be invited. to be summoned.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. felsefe) (y. k.). Her çeşit fizyolojik ve psikolojik vakanın bir başkasını uyandırması hali, tedâi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

association of ideas. connotation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

association.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

association.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. felsefe) (y. k.). Her türlü zihnî faaliyetleri tedaiye bağlayan nazariye.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Birbirine seslenmek. 2. Hep birden çağırmak, haykırıp yaygara etmek: Biri öldüğü için kadınlar Çakal çağrışıyorlardı. Çocuklar bağrışıp çağrışıyorlar, bir şey söyleyin şunlara.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to call out in unison.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to evoke.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (f). üzuntü, keder, iç sıkıntısı, hayal kırıklığı: (f). ümidini kırmak, sıkmak, üzmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Bir nevi alakarga.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f. «çağrışmak» yerine kullanılıyor). 1. Birbirini çağırmak. 2. Hep birlikte ve bir ağızdan bağırıp çağırmak: Kadınlar çığrıştılar.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Davet edilmek, (bk.) Çağrılmak.

Türkçe Sözlük by

Sağlık Bilgisi

Diş ağrısı; dişin çürümesi, minesinin aşınması, dişetlerinin iltihaplanması veya bunlara benzer nedenlerden kaynaklanır. Tedavi imkanı doğuncaya kadar aşağıdaki reçetelerden herhangi biri uygulanır.

Tedavi için gerekli malzeme : Sarımsak.

Hazırlanışı : Bir diş sarımsak külde pişirilir. Sıcak sıcak ağrıyan dişin üzerine konur.


Sağlık Bilgisi by

Türkçe - İngilizce Sözlük

tooth ache.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Sağlık Bilgisi

Önemli bir hastalıktan kaynaklanmayan diz ağrılarını gidermek için aşağıdaki reçeteler uygulanır.

Tedavi için gerekli malzeme : Papatya, su.

Hazırlanışı : 4 bardak suya 3 çorba kaşığı ufalanmış papatya çiçeği konur. 15 dakika kaynatıldıktan sonra süzülür. Bu suyla ağrıyan yerler ovulur.


Sağlık Bilgisi by

Türkçe Sözlük

(İĞRİ) (i.). 1. Bir tarafa meyleden, çarpık, doğru olmayan. Ar. muavvec, münhanî: Eğri odun, eğri yol. 2. Kemerli, bükülmüş. Ar. mukavves: Eğri kılıç. 3. mec. Söz ve işinde doğruluk olmayan, yalancı: Eğri adam. 4. Doğru olmayan, yalan. Ar. kâzib: Eğri söz... Doğru olmayarak, bir yandan çarpık: Eğri gitmek: Eğri oturmak, i. Eğrilik, Ar. İvicâc: Eğrisini doğrultmak, eğriden hoşlanmak. Eğri bakmak: 1. Kin ve hiddet nazariyle bakmak. 2. Şaşı olmak. Eğri büğrü = Her tarafı çarpık, muntazam olmayan: Eğri büğrü ağaç. Boynu eğri = 1. Merhamet çeken. 2. Bir çeşit çiçek, iri nergis. Eğri çehre = Ekşi yüz, abusluk. Çehre eğrisi = Gazap, hiddet.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Bal peteği koparmağa mahsus küçük çengel.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

crooked. bent. awry. sloping. slanting. oblique. skew. aslant. aslope. cockeyed. sinuous. skewed. slouching. slouchy. out of the straight. tortuous. untrue. warped. wry. awry. curve. graph. trajectory.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

crooked. curve. irregular. oblique. uneven. wry. bent. skew. cockeyed. bowed. curved. slanted. sloping. bandy. angle. inclined.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

curve.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

crooked.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

slander.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I.). Az eğri, pek doğru olmayan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I.). 1. Baldır siniri. 2. Iklîl-il-melik (kral tâcı) denilen bir cins bitki, eğriçe otu. 3. Bir cins sivrisinek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. matematik). Eğri çizgilerle meydana gelen.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

curvy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Eğri olan şeyin hali, çarpıklık. Ar. ivicâc, inhinâ: Değneğin, yolun eğriliği. 2. Doğru olmayan, hile: Eğrilik hiç bir vakit adamı selâmete çıkarmaz.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

crookedness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

camber. curvature. obliquity. warp. crookedness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pitch. warp. crookedness. curvature. obliquity. slope. inclination. bevel. dip. tip. sweep. rake. splay. bow. cambering. camber. cant. hang.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Eğri olmak, çarpılmak: Bu değnek eğrlldi. Kuru ağaç eğritmez.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). iğ ile bükülmek, iğden çekilip iplik yapılmak: Merinos yünü pek ince eğritebilir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to bend. to warp.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Eğip bükmek, eğri etmek, çarpıtmak. Osm. mukavves ve münhani etmek: Taze fidanı istediğin gibi eğriltebilirsin.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to bend. to warp.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

yahut İĞRİM (i.). 1. Eğerin altındaki keçe kaplı ağaç. 2. Suların çevrintisi, küçük girdap (Çağatayca’da buna «iğrik» dahi derler. Bu kelime kale duvarı, hisar mânâsına de gelir).

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Eğri etmek, eğmek: Çehre eğritmek = Abusluk etmek, surat asmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to bend. to warp.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

an old flame.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Sağlık Bilgisi

Göz ağrısının nedenleri çeşitlidir. Az ışıkta çalışmak sonucu gözlerin yorulması, gözdeki herhangi bir kısmın iltihaplanmış olması, göze yabancı bir cisim kaçmış olması, sinüzit, yarım başağrısı, grip, nezle ve ateşli hastalıklar göz ağrısına neden olabilir. Önce hastalığın nedenini tespit etmek gerekir. Tedavi maksadıyla aşağıdaki reçeteler uygulanır.

Tedavi için gerekli malzeme : Süt, yumurta.

Hazırlanışı : 2 kahve fincanı çiğ inek sütüne 1 yumurtanın akı dökülüp, karıştırılır. Günde 3 kere ikişer damla konur.


Sağlık Bilgisi by

Türkçe Sözlük

(i.), mec. Eskiden sevilmiş olan kimse veya şey. İlk gözağrısı = İlk sevilen.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) ızgara; (elek.) bataryada kullanılan delikli kurşun levha; (d.y.) ray şebekesi; kablo şebekesi; bir haritada kesişen yatay ve dikey hatlar sistemi; radyo valfta kontrol voltajı taşıyan ızgara.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.), (f.) alçak kenarlı bir çeşit demir tava; (f.) böyle tavada hamur işi pişirmek. griddle cake (i.) bir çeşit gözleme.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f.), (i.) kesmek, kazımak, gıcırdatarak kazımak, raspa etmek; gıcırdatarak geçmek; (i.) raspa sesi ile kesme.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) ızgara; ızgara şeklinde şey; Amerikan futbol sahası; (d.y.), ray şebekesi; sahne için ışık ve panoların asıldığı ızgara.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) keder, ıstırap, dert, elem, acı; felâket, bela; eser. come to grief felakete uğramak, belâsını bulmak. grief stricken (s.) çok kederli, meyus, bedbaht.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) şikayete sebep olan hal, keder verici şey.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f.) keder vermek, müteessir etmek, ıstırap vermek; kederlenmek, esef etmek; yas tutmak. grievingly (z.) kederlenerek, müteessir olarak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.) keder verici, elem verici, üzücü, ıstırap veren acı veren; acıklı, elem ifade eden; ağır cezaya lâyık. grievously (z.) fena surette; acıklı. grievousness (i.) vahamet; acıklılık .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) Hindistan'a yeni gelmiş Avrupalı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) yarısı aslan ve yarısı kartal farzolunan ejderha .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) kısa ve sert kıllı bir köpek; kızıl akbaba, (zool.) Gyps fulvus.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.), A.B.D., argo açıkgöz ve dolandırıcı adam.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) hayat dolu kimse; (zool.) çekirge.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) ızgara; ızgarada pişmiş et; ızgarada pişirme; ızgarada et ve balık pişiren lokanta; posta pullan üzerinde ızgara şeklinde yapılan kabarık noktalı delikler; demir çubuklardan yapılmış pencere kafesi .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f.) ızgarada pişirmek; fazla ısıtmak; A.B.D., (k.dili) sorguya çekmek, sıkıştırmak, ahret suali sormak .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.), (mim.) temel ızgarası .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) ızgara; sorguya çekme, sıkıştırma, ahret suali sorma.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) Iokanta .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) denizden nehre ilk defa dönen som balığı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.) (mer, mest) vahşi, gaddar, merhametsiz, zalim; çirkin, suratsız; ümitsiz; korkunç, kerih; boyun eğmez, yavuz, çetin. grimly (z.) zulüm altında bütün kuvvetiyle çaIışarak; gaddarca, vahşiyane. grimness (i.) gaddarlık, zulüm.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.), (f.) surat buruşturma; (f.) surat buruşturmak, yüz ekşitmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) yaşlanmış dişi kedi; cadı karı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.), (f.) kir, deriye yapışmış kir; (f.) kirletmek, karartmak. grimy (s.) kirli, pis, bulaşık. griminess (i.) pislik, kirli oluş.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f.) (ned, ning) (i.) sırıtmak, dişlerini göstererek gülmek; acı veya öfke ile dişlerini sıkmak; (i.) sırıtma sırıtış. Grin and bear it. Sabırla tahammül et.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f.) (ground) (i.) öğütmek, çekmek, ezmek; bilemek; sürterek parlatmak; gıcırdatmak; döndürmek, sapından tutup çevirmek; cefa etmek, eziyet vermek, sıkıştırmak; değirmen işletmek; gıcırdamak; (k.dili) sıkı ders çalışmak, slang hafızlamak, ineklemek; A.B

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) ögüten kimse veya makina, öğütücü; bileyici; azı dişi; diş; içinde et, peynir, domates ve turşu olan büyük sandviç.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.), (ing.) saraç alet ve malzemesi; bileyici dükkânı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) bileği taşı. keep one's nose to the grindstone durmadan çalışmak, didinmek .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.), (İsp.), (asağ.) ana lisanı İngilizce olan yabancı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. Fr. tıp). Daha çok kışın görülen, salgın yapan ateşli hastalık.

Türkçe Sözlük by

Sağlık Bilgisi

Tıp dilinde influenza adı verilen bu hastalık bulaşıcıdır. Grip olan kişinin nefesindeki damlacıklarla yayılıp, salgın hale gelebilir. Paçavra hastalığı da denir. Aniden başlar ve devamlı olarak ateş yükselir. Baş ve sırt ağrıları, titreme nöbetleri, nezle, öksürük, iştahsızlık, baş dönmesi de görülür. Tedavinin ilk şartı istitrahat etmektir. İyi tedavi edilmezse, başka hastalıklara da yol açabilir. Tedavi için aşağıdaki reçeteler kullanılır.

Tedavi için gerekli malzeme : Nane, limon kabuğu.

Hazırlanışı : 4 bardak suya 2 çorba kaşığı kuru nane ve 1 limonun kabukları konur. Kaynatılıp süzülür. Günde 3 kere birer çay bardağı içilir.


Sağlık Bilgisi by

Türkçe - İngilizce Sözlük

flu. influenza.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The griffin.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A small ditch or furrow.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To trench; to drain.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

An energetic or tenacious grasp; a holding fast; strength in grasping.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A peculiar mode of clasping the hand, by which members of a secret association recognize or greet, one another; as, a masonic grip.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

That by which anything is grasped; a handle or gripe; as, the grip of a sword.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A device for grasping or holding fast to something.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To give a grip to; to grasp; to gripe.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Specif., an apparatus attached to a car for clutching a traction cable.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A gripsack; a hand bag; a satchel.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The influenza; grippe. a firm controlling influence; 'they kept a firm grip on the two top priorities'; 'he was in the grip of a powerful emotion'; 'a terrible power had her in its grasp' worker who moves the camera around while a film or television show

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

flu.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

the act of grasping; 'he released his clasp on my arm'; 'he has a strong grip for an old man'; 'she kept a firm hold on the railing'. the appendage to an object that is designed to be held in order to use or move it; 'he grabbed the hammer by the handle';

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The part of the club you hold, and the way you hold it.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Firmness of flavor and structure.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The part of a sword, contained in the guard, where it is grasped by the hand.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The part of the club which the golfer holds, typically made from leather, cord, rubber or a mixture of the three.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The part of the club you hold, and the way you hold it. a/ The method of holding a sword b/ The part of a sword situated between the guard and the pommel 3/ The technician responsible for handling set and lighting equipment.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The stickier a tire, and the larger the contact patch, the more resistance against scrubbing the tire will have This means higher cornering speed and acceleration/deceleration Also called traction.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Grips work closely with the key grip and gaffer in setting up the lights and assists the crew in all aspects of getting the shot.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The crew member who adjusts scenery, flags lights and often operates the camera cranes and dollies. the method and style of holding the broom. 1 the handle of a golf club 2 the holding, or method of holding, a golf club Example: Don't let your grips get s

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Wrapped around the handle of a racquet, this is what the player holds when hitting strokes More Info. 3 fingers with little finger curled under the handle and thumb down, or 4 fingers with thumb up.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The technique which you hold the dice for a controlled throw examples of my grips examples of other grips.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The part of the hilt held by the user. 1 the handle of a golf club 2 the method of holding a golf club Example: 'Don't let your grips get so worn that they become slippery 2 The most widely used grip is called the overlapping grip.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Tire traction on the track. a factor reflecting the friction of the tires with the road surface. the portion of the handle on which a fencer positions his foil hand.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The part of the bow handle where the bow is held, on some bow designs the grip is removable allowing one to adjust their hand position on the handle.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A welcome firmness of texture, usually from tannin, which helps give definition to wines such as Cabernet and Port.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The amount of traction a car has at any given point, thus affecting how easy it is for the driver to keep control through corners.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The extreme upper end of a single-bladed paddle, shaped for holding with the palm over the top.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Gross Revenue Insurance Plan GTA Grain Transportation Agency. crew member responsible for rigging and operating equipment such as tripods, dollys and cranes which stabilise the camera or enable its movement.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) grip hastalığı .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.), (f.) (ped, ping) sıkı tutma; kavrama; el sıkma; pençe, el; tutak, bir şeyin tutacak yeri; A.B.D. el çantası; (f.) sıkı tutmak, yakalamak, kavramak: etkilemek, tesir etmek, hâkim olmak; manasını anlamak; dikkatini çekmek. gripsack (i.), A.B.D. yo

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f.), (i.), A.B.D., (k.dili) sıkıntı vermek, cefa etmek, kızdırmak: sancı vermek (kann); sancılanmak; A.B.D., argo sızlanmak, şikâyet etmek; (i.), A.B.D., (k.dili) şikâyet, sıkıntı; (gen.), (çoğ.) karın ağrısı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) grip hastalığı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) çıtçıt.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) kurşuni renkte tezyini resim usulü (bilhassa cam üzerine).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.) maviye çalan kurşuni renkte, boz, kır.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) şık ve şuh Fransız işçi kız.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.) korkunç, dehşet verici, tüyler ürpertici. grisliness (i.) dehşet, korkunç oluş .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) bir defada öğütülecek zahire; öğütülmüş zahire. All's grist that comes to the mill. Ele geçen her şeyden istifade edilir. gristmill (i.) buğday değirmeni.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) kıkırdak. gristly (s.) kıkırdaktan ibaret.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.), (f.) (ted, ting) iri taneli kum; kumtaşı; kefeki taşı, öğütme hassası olan taş; metanet, cesaret, yiğitlik; (f.) gıcırdatmak, diş gıcırdatmak .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.), (çoğ.) kabuğu soyulmuş ve iri çekilmiş hububat; mısır dövmesi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.) içine kum taneleri karışmış olan, kumlu; cesur, yiğit. grittiness (i.) kumlu oluş; cesaret, yiğitlik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). Büyük kısmı karbonlu hidrojenden ibaret bir gaz. Kömür madeni ocaklarından çıkan bu gaz, alevle karşılaşınca parlar. Grizu patlamalarını önlemek için Devi lâmbası kullanılır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pit gas. methane. firedamp. mine gas.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.), (s.) kır saç; kır peruka; (s.) kurşuni, gri.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f.) bozlaştırmak, bozlaşmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f.), (ing.), (k.dili) üzülmek, sinirlenmek; şikâyet etmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.) kurşuni, gri, (boz.) grizzly bear Kuzey Amerika'ya mahsus çok vahşi ve kuvvetli boz ayı, (zool.) Ursus horribilis.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.) büyülenmiş olduğundan dolayı kederli. ,

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) elle yakalama veya kavma; (çoğ.) göğüs göğüse çatışma.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). başı ve kanatları kuşa ve gövdesi ata benzeyen efsanevi bir yaratık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Eğri.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. R.). Büyük balık ağı ki, çeşitleri vardır: Iğrıb çevirmek = mec. Ustalıkla birden ve büyükçe kâr ve istifade etmek. Iğrıb kayığı = Beş çifte balık kayığı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Çok bağıran ve böğüren (hayvan).

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Eğrilik.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Eğrilmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Eğriltmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Eğrim.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

first child. first love.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Genel Bilgi

Çok kişi S.O.S.’in gemimizi kurtar (Save Our Ship), ruhumuzu kurtar {Save Our Soul) veya diğer sinyalleri durdur (Stop Other Signals) kelimelerinin baş harflerinden oluştuğunu sanır. Bu bilgiler tamamıyla yanlış olup S.O.S. harfleri hiç bir kelimenin baş harfinden oluşturulmamıştır.

Tamamen telgraf zamanından kalmadır ve gemilerde de yakın zamana kadar telsiz telgraf kullanılıyordu. Bilindiği gibi telgrafta mors alfabesi denilen sistemde her harf, nokta ve çizgilerin değişik kombinasyonundan oluşuyor. Bu sinyali gönderen maniple denilen alete tek dokunuşta karşıya nokta yani ‘bip’, biraz daha uzunca basınca ‘dııııt’ sinyali gidiyordu. Gönderenler de, alanlar da mors alfabesini ezbere bildiklerinden bu ‘bip’ ve ‘dııııt’larda hangi harfler olduğunu çözüyor ve normal yazıya dönüştürüyorlardı.

İmdat çağrısının çok kolay akılda tutulabilmesi için 1908’de üç çizgi, üç nokta, üç çizgi olan S.O.S. seçildi. Yani telsizde ‘dıııt, dııııt, dııııt, bip, bip, bip, dııııt, dııııt, dııııt’ sinyali aldığınızda hemen acil yardıma ihtiyacı olan biri olduğunu anlıyordunuz.

Filmlerde görmüşsünüzdür. Gemiler, özellikle uçaklar, tehlikeli bir durumda yardıma ihtiyaçları olduğunda ‘mayday’ (mey-dey) çağrısı yaparak durumlarını bildirirler. Bu kelime Fransızca’da bana yardım et anlamındaki m’aidez kelimesinden türetilmiştir.

Hiç dikkat ettiniz mi, filmlerde telsizle konuşan her kişinin ismi hep ‘Roger’ (rocır)dır. Halbuki ‘roger’ telsiz konuşmalarında ‘anladım’ anlamında kullanılır ve her iki taraf da cümlenin başında ve sonunda bu kelimeyi kullanırlar. Filmleri tercüme edenler ise bu kelimeyi bir erkek ismi sandıklarından, herkes birbirine ‘Roger’ diye ismen hitap ediyormuş gibi çevirirler.

Nasıl bizde telefonda harfleri söylemek için Ankara’nın ‘A’sı, Bursa’nın ‘B’si denilirse Roger kelimesi de İngilizce’de ‘R’ harfinin tanımı için kullanılır, yani Roger’in ‘R’si denilir. R harfi ise mors alfabesinde başlangıçta ‘anlama’nın kodu idi. Sonra konuşmalı iletişime geçilince ‘Roger’ olarak kullanılmaya başlanıldı. Filmleri tercüme edenlerin ABD bahriyesinde nasıl oluyor da bu kadar Roger bir araya geliyor diye uyanmamaları gerçekten ilginç!


Genel Bilgi by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. doğruluk, dürüstlük; bütünlük.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Sağlık Bilgisi

Kalp üzerinde hissedilen ağrıya tıp dilinde prekardiyal ağrı denir. Kalp ağrısı nefes darlığı ve şok ile görülürse; enfarktüs krizinden şüphe edilir. Bu gibi durumlarda hastayı fazla hareket ettirmemek, istirahat etmesini sağlamak ve doktora başvurmak gerekir. Kalbin ön kısmında devamlı olarak ağrı varsa; nedeni psikolojik olabilir. Bu çeşit kalp ağrılarını tedavi etmek maksadıyla aşağıdaki reçetelerden faydalınabilir.

Tedavi için gerekli malzeme : Anason, su.

Hazırlanışı : 1 su bardağı sıcak suya yarım kahve kaşığı anason konur. 15 dakika bekletildikten sonra süzülüp içilir. Aynı işlem sabah akşam tekrarlanır.


Sağlık Bilgisi by

Türkçe - İngilizce Sözlük

heartache.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Sağlık Bilgisi

Karın boşluğunda bulunan mide, bağırsaklar, karaciğer, safra kesesi, pankreas, dalak, böbrekler, idrar torbası ve kadınlarda yumurtalık veya rahimde görülen herhangi bir rahatsızlık, karnın çeşitli yerlerinde ağrılara yol açar. Bu nedenle karın ağrılarının nedenleri pek çoktur. Karın ağrıları, hastalığın yerine ve özelliğine göre ya aniden ya da yavaş yavaş başlar. Ağrı ile birlikte bulantı, kusma, ishal, ve ateş de görülebilir. Kısa sürede geçmeyen karın ağrılarında, mutlaka bir doktora başvurmak gerekir. Doktora danışmadan ilaç, müshil almak çok tehlikeli sonuçlar doğurabilir. Hazımsızlık ve yemeklerin neden olduğu karın ağrılarını gidermek için aşağıdaki reçeteler uygulanır.

Tedavi için gerekli malzeme : Tarçın, su.

Hazırlanışı : 4 bardak suya 10 gram tarçın konur. Kaynatıldıktan sonra 1 çay bardağı içilir. Aynı işlem yemeklerden sonra tekrarlanır.


Sağlık Bilgisi by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bellyache.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bellyache. bugger. stomachache. thingamajig.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

stomach ache. colic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Sağlık Bilgisi

Kulak ağrısı başka bir hastalığın belirtisidir. Kulak borusu zarı iltihabı, kulak nezlesi, ortakulak iltihabı, kulak yolundaki çıban, boyun bezeleri, yüz nevraljisi, bademcik iltihabı veya çene mafsalındaki hastalık, kulak ağrısına neden olabilir. Bu nedenle doktora başvurmak gerekir. Tedavi amacıyla aşağıdaki reçeteler uygulanır.

Tedavi için gerekli malzeme : Sarımsak, zeytinyağı.

Hazırlanışı : 1 diş sarımsak külde pişirildikten sonra ufalanır. Üzerine 1 kahve kaşığı zeytinyağı ilave edilip, karıştırıldıktan sonra kulak deliğine sokulur.


Sağlık Bilgisi by

Sağlık Bilgisi

Şiddetli ağrılara ve özellikle kalınbağırsak kaslarının kasılması sonucu meydana gelen ve omuz başlarında hissedilen ağrılara, halk arasında kulunç denir. Bu çeşit ağrıların bazıları sabit, bazıları da gezici ağrı şeklindedir. Kalınbağırsağın kasılmasından kaynaklanan bu çeşit ağrılara, tıp dilinde kolik denir. Kulunç ağrılarını dindirmek için aşağıdaki reçeteler uygulanır.

Tedavi için gerekli malzeme : Gelincik yaprağı, su.

Hazırlanışı : 1 su bardağı kaynak suya 4 tane gelincik yaprağı konur. 5 dakika bekletildikten sonra süzülüp içilir.


Sağlık Bilgisi by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). Zeytingillerden çiçekleri salkım durumunda olan bir süs bitkisi (ligustrum vulgare).

Türkçe Sözlük by

Şifalı Bitki

(kurtbaharı): Zeytingiller familyasından kış aylarında yaprağını döken veya her zaman yeşil olan odunsu bir bitkidir. Yurdumuzda adi kurtbağrı yetişir. 4-5 m boyunda bir çalıdır. Çiçekleri beyazdır. Meyveleri parlak siyah renkte olup, üzümsüdür. Bütün orman bölgelerinde yetişir. Kullanıldığı yerler: Çiçekleri cilt kurumasında faydalıdır. Meyveleri kullanılmamalıdır.

Şifalı Bitki by

Sağlık Bilgisi

Eklemlerde hissedilen ve çoğunlukla soğuk algınlığından sonra görülen ağrıları dindirmek için aşağıdaki reçeteler uygulanır.

Tedavi için gerekli malzeme : Acıhıyar.

Hazırlanışı : 1 tane acıhıyar ezilir. Çıkan suyu ile ağrıyan yerler ovulur.


Sağlık Bilgisi by

Türkçe Sözlük

(i.). Yılanbalığı familyasından bir balık (Lat. conger conger).

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «garb» dan im. iz.) (c. megarib). 1. Güneşin battığı yer ve taraf, batı, garb: Mağrib tarafından, mağribe doğru. 2. Güneşin battığı vakit, akşam: Mağrib namazı. 3. (hi) Batı tarafındaki ülkeler, Afrika’nın Mısır’dan başka kuzey ülkeleri ve Endülüs’ün tarihi adı: Mağrib halkı, Mağrib yazısı. Mağrib-i Aksa (uzak Mağrib) = Fas.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ مغرب] batı. 2.akşam namazı. 3.Kuzeybatı Afrika. 4.Fas.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(hi. A.) (c. megaribe). Mağrib ahalisinden, Fas halkından: Mağribîler’in ahlâkı. Hatt-ı Mağribi = KÜfî’ye benzer Kuzey Afrika Arap yazısı. Mal bulmuş Mağribi’ye dönmek = Ehemmiyetsiz ve değersiz bir şeyi ele geçirip hırs ve memnuniyetle hemen yakalamak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Mağrib.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., çoğ. can sıkıntısı, bunalım.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Sağlık Bilgisi

Memelerde hissedilen ağrıların nedenleri çeşitlidir. Örneğin, buluğ yaşındaki kızlarda, adet dönemlerinde, gebeliğin ilk zamanlarında görülen bu ağrılar, iğneleyici şekildedir. Buna, meme nevraljisi de denir. Aşağıdaki reçetenin 4-5 gün uygulanmasıyla geçmeyen meme ağrılarında doktora başvurmak gerekir.

Tedavi için gerekli malzeme : Semizotu yaprağı.

Hazırlanışı : 1 avuç semizotu yaprağı iyice dövüldükten sonra temiz bir tülbentin içine doldurulup, memenin üzerine konur. Aynı işlem günde 3 kere tekrarlanır.


Sağlık Bilgisi by

Sağlık Bilgisi

Mide veya karın ağrısı karnın üst kısmında, bazen de sırt bölgesinde hissedilir. Bu ağrılar bir takım hastalıkların belirtisidir. Örneğin; gastrit, kolit, sinirsel hazımsızlıklar, müzmin safra kesesi iltihabı, safra taşı, mide ülseri, veya mide kanserinde yukarıda tarif edilen şekilde ağrılar görülür. Kısa süreli mide veya karın ağrılarında tedavi amacıyla aşağıdaki reçeteler kullanılır. 1-2 günde geçmeyen ağrılarda doktora başvurmak gerekir.

Tedavi için gerekli malzeme : Kuru soğansuyu.

Hazırlanışı : 1 fincan suya, 5 damla kuru soğan suyu konur. İyice karıştırıldıktan sonra içilir. Aynı işlem günde üç kere tekrarlanır.


Sağlık Bilgisi by

Türkçe Sözlük

(i. A. «garâbet» ten if.) (mü. müstağribe). Şaşıran, şaşa kalan.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., antro. Orta ve Güney Afrika ile bazı Pasifik adalarında bulunan cüce yapılı zenci kabilelerinden bir fert.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) siyahlık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) bir işin zor tarafı, gerçek yüzü.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Sağlık Bilgisi

İncinme, burkulma, biçimsiz duruş, yorgunluk veya hava cereyanına maruz kaldıktan sonra ortaya çıkan omuz ağrılarını gidermek için aşağıdaki reçeteler uygulanır.

Tedavi için gerekli malzeme : Acıhıyar kökü, su.

Hazırlanışı : Dört bardak suya 3 tane temizlenmiş acıhıyar kökü konur. 15 dakika kaynatıldıktan sonra süzülür.


Sağlık Bilgisi by

Sağlık Bilgisi

Parmak ağrılarını gidermek için ; Ağrıyan parmağın, birinci eklemi ovulur. Bir elma ikiye bölünüp, Ateşte pişirilir, ılıdıktan sonra ağrıyan parmakların üzerine konur. Soğuyuncaya kadar bekletilir.

Sağlık Bilgisi by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. yolculuk etmek, seyahat etmek; katetmek, aşmak. peregrination i. yolculuk, seyahat.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. ecnebi, yabancı; i. doğan. peregrine falcon bak. falcon.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. hacı, kutsal bir yeri ziyaret eden kimse; yolcu, seyyah; b.h., çoğ. 1620 yılında Mayflower gemisi ile Amerika'ya göç eden ingilizler. pilgrimage i. hac; kutsal bir yeri ziyaret; uzun ve çetin bir yolculuk .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Hayvanın beliyle kuyruğu arasındaki dolgun ve yuvarlakça tarafı: Bu atın sağrısı güzel, atın sağrısına binmek. 2. Hayvanın sağrı yerinden çıkan kalın deri.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) hayaller üIkesi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Sağlık Bilgisi

Bu çeşit ağrılar, genelikle küt ağrı şeklindedir. Vücudun her yerinde hissedilebilir. Ama, çoğunlukla kalp çevresindeki ağrılardan şikayet edilir. Bazı kimseler de başlarını tıpkı bir çember gibi sıkan baş ağrılarından şikayet ederler. İşte bu çeşit ağrılar, bedeni bir arızadan kaynaklanmıyorsa, sinirsel ağrılardır. Bu gibi şikayetlerde aşağıdaki reçetelerden herhangi biri kullanılanılabilir.

Tedavi için gerekli malzeme : Lahana, süt.

Hazırlanışı : Dört su bardağı süte 10 tane lahana konur ve 15 dakika kaynatılır. Ilıdıktan sonra, lahana yaprakları ağrıyan bölgeye konur.


Sağlık Bilgisi by

Genel Bilgi

İnsanların yaklaşık yüzde 30’unun dondurma gibi çok soğuk bir gıdayı yedikten veya soğuk bir içeceği çabucak içtikten sonra başları ağrır. ‘Beyin donması’ veya ‘dondurma başağrısı’ da denilen bu ağrı, kalp hastalarının sol kollarında duydukları ağrı gibi, orijini farklı, duyulduğu yerin farklı olduğu bir ağrı çeşididir. Ağrı ağızda değil de başta duyulmaktadır.

Bir görüş, bunun nedeninin sinüslerimiz, yani burnumuzdan aldığımız havayı akciğere giderken nemlendiren, hastalandığımızda şişen, burnumuzun üstündeki boşluklar olduğunu ileri sürüyor. Buna göre soğuk bir şey yenildiğinde, boşluklardaki hava aniden soğuyarak, ağrıya hassas sinir uçlarını tetikliyor ve ağrının başta hissedilmesine sebep oluyor.

Diğer bir görüşe göre ise ağzımızın kenarlarında ve tavanında bulunan damarlardaki kan hücrelerinin akışı ağrıya neden oluyor. Soğuk bir şey yenildiğinde kan, o bölgeyi ısıtmak için soğuk kısma hücum ediyor. Bu kanın bir kısmı başımızın ön tarafından geliyor ve geldiği yerdeki acı/ağrı alıcılarını ikaz ediyor ve bu sebeple de ağrı başta duyuluyor.

Hangi görüşün tam doğru olduğu henüz kesinlik kazanmış değil. En iyisi soğuk gıdaları biraz daha yavaş yiyip, içmek ve ağızda biraz bekletip ısıtmak. Böylece hem gıdanın lezzeti daha iyi alınır hem de kimsenin başı ağrımaz.


Genel Bilgi by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

uzaklaştırmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Ödenmesi lâzım olan şeyi ödetme.

Türkçe Sözlük by

Finansal Terim

(Margin Call)

Vadeli işlemler piyasasında alınan pozisyonlar için yatırılmış bulunan teminatın sürdürme teminatı düzeyine gerilemesi vya daha altına düşmesi durumunda, yatırımcının teminatını başlangıç teminatı seviyesine çıkarması için borsa tarafından yapılan çağrıdır.


Finansal Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. Dicle.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. şeklini değiştirmek, acayip şekle sokmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., s. Macaristan ve batı Sibirya'da bulunan Fin-ugur kavimlerine mensup bir fert; s. bu kavimlerin dil, tarih, veya kültürüne ait.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. Ural-Altayca.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. jengâr, zencar, bakır pası.

İngilizce - Türkçe Sözlük by