Grip ne demek? | Grip anlamı nedir? | Grip

Grip anlamı nedir?

Grip ne demek?

Grip anlamı nedir?

Grip | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: grip

Türkçe Sözlük

(I. Fr. tıp). Daha çok kışın görülen, salgın yapan ateşli hastalık.

Türkçe Sözlük by

Sağlık Bilgisi

Tıp dilinde influenza adı verilen bu hastalık bulaşıcıdır. Grip olan kişinin nefesindeki damlacıklarla yayılıp, salgın hale gelebilir. Paçavra hastalığı da denir. Aniden başlar ve devamlı olarak ateş yükselir. Baş ve sırt ağrıları, titreme nöbetleri, nezle, öksürük, iştahsızlık, baş dönmesi de görülür. Tedavinin ilk şartı istitrahat etmektir. İyi tedavi edilmezse, başka hastalıklara da yol açabilir. Tedavi için aşağıdaki reçeteler kullanılır.

Tedavi için gerekli malzeme : Nane, limon kabuğu.

Hazırlanışı : 4 bardak suya 2 çorba kaşığı kuru nane ve 1 limonun kabukları konur. Kaynatılıp süzülür. Günde 3 kere birer çay bardağı içilir.


Sağlık Bilgisi by

Türkçe - İngilizce Sözlük

flu. influenza.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The griffin.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A small ditch or furrow.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To trench; to drain.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

An energetic or tenacious grasp; a holding fast; strength in grasping.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A peculiar mode of clasping the hand, by which members of a secret association recognize or greet, one another; as, a masonic grip.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

That by which anything is grasped; a handle or gripe; as, the grip of a sword.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A device for grasping or holding fast to something.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To give a grip to; to grasp; to gripe.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Specif., an apparatus attached to a car for clutching a traction cable.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A gripsack; a hand bag; a satchel.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The influenza; grippe. a firm controlling influence; 'they kept a firm grip on the two top priorities'; 'he was in the grip of a powerful emotion'; 'a terrible power had her in its grasp' worker who moves the camera around while a film or television show

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

flu.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

the act of grasping; 'he released his clasp on my arm'; 'he has a strong grip for an old man'; 'she kept a firm hold on the railing'. the appendage to an object that is designed to be held in order to use or move it; 'he grabbed the hammer by the handle';

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The part of the club you hold, and the way you hold it.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Firmness of flavor and structure.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The part of a sword, contained in the guard, where it is grasped by the hand.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The part of the club which the golfer holds, typically made from leather, cord, rubber or a mixture of the three.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The part of the club you hold, and the way you hold it. a/ The method of holding a sword b/ The part of a sword situated between the guard and the pommel 3/ The technician responsible for handling set and lighting equipment.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The stickier a tire, and the larger the contact patch, the more resistance against scrubbing the tire will have This means higher cornering speed and acceleration/deceleration Also called traction.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Grips work closely with the key grip and gaffer in setting up the lights and assists the crew in all aspects of getting the shot.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The crew member who adjusts scenery, flags lights and often operates the camera cranes and dollies. the method and style of holding the broom. 1 the handle of a golf club 2 the holding, or method of holding, a golf club Example: Don't let your grips get s

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Wrapped around the handle of a racquet, this is what the player holds when hitting strokes More Info. 3 fingers with little finger curled under the handle and thumb down, or 4 fingers with thumb up.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The technique which you hold the dice for a controlled throw examples of my grips examples of other grips.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The part of the hilt held by the user. 1 the handle of a golf club 2 the method of holding a golf club Example: 'Don't let your grips get so worn that they become slippery 2 The most widely used grip is called the overlapping grip.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Tire traction on the track. a factor reflecting the friction of the tires with the road surface. the portion of the handle on which a fencer positions his foil hand.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The part of the bow handle where the bow is held, on some bow designs the grip is removable allowing one to adjust their hand position on the handle.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A welcome firmness of texture, usually from tannin, which helps give definition to wines such as Cabernet and Port.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The amount of traction a car has at any given point, thus affecting how easy it is for the driver to keep control through corners.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The extreme upper end of a single-bladed paddle, shaped for holding with the palm over the top.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Gross Revenue Insurance Plan GTA Grain Transportation Agency. crew member responsible for rigging and operating equipment such as tripods, dollys and cranes which stabilise the camera or enable its movement.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) grip hastalığı .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.), (f.) (ped, ping) sıkı tutma; kavrama; el sıkma; pençe, el; tutak, bir şeyin tutacak yeri; A.B.D. el çantası; (f.) sıkı tutmak, yakalamak, kavramak: etkilemek, tesir etmek, hâkim olmak; manasını anlamak; dikkatini çekmek. gripsack (i.), A.B.D. yo

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f.), (i.), A.B.D., (k.dili) sıkıntı vermek, cefa etmek, kızdırmak: sancı vermek (kann); sancılanmak; A.B.D., argo sızlanmak, şikâyet etmek; (i.), A.B.D., (k.dili) şikâyet, sıkıntı; (gen.), (çoğ.) karın ağrısı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) grip hastalığı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) çıtçıt.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) elle yakalama veya kavma; (çoğ.) göğüs göğüse çatışma.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Mağrib.

Türkçe Sözlük by