Güç Kaynağı ne demek? | Güç Kaynağı anlamı nedir? | Güç Kaynağı

Güç Kaynağı anlamı nedir?

Güç Kaynağı ne demek?

Güç Kaynağı anlamı nedir?

Güç Kaynağı | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: guc kaynagi

Türkçe - İngilizce Sözlük

electrical supply.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

power supply. source of power.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Bas güçlendirme, tek bir dokunuşla bas sinyalinin güçlendirilmesini sağlayan bir Sony teknolojisidir. Sony WALKMAN® mp3 veya mp4 çalarla, HiFi veya başka bir ses cihazıyla müzik dinlerken daha zengin ve güçlü bas sesler duymak isterseniz, tek yapmanız gereken, bir düğmeye dokunmaktır.

Teknolojik Terim by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Zengin ve güçlü kimse.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

h p.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

horse power.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. fizik). Saniyede 75 kilogrammetrelik iş yapan bir motorun gücü: Bir beygirgücü 0,736 kilovata eşittir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

brainpower.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

brain drain.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

the strength of one's fists.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). İnsana pek fazla sıkıntı veren. Boğulacak hale getiren: Boğucu bir hava.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

airless. close. heavy. muggy. suffocating. stifling. sultry.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

suffocating. stifling. heavy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

Deniz suyu devinimlerinin oluşturduğu gücün enerji üretiminde kullanılabileceği, potansiyel yenilenebilir enerji kaynağı.

Türkçe Sözlük by

Genel Bilgi

Devenin ana yurdu Kuzey Amerika’dır. Tarih içinde oradan Güney Amerika ve Asya’ya yayılmış, Kuzey Amerika kıtasında ise zamanla yok olmuştur. Güney Amerika’daki lama, alpaka (bir cins koyun), guanako {lamanın irisi) gibi hayvanlar devenin akrabaları sayılabilirler.

Yaşadıkları kum fırtınalarına ve diğer olumsuz şartlara uyabilmek için iki sıra koruyucu kirpikleri ve tüylü kulak delikleri oluşmuş, burun deliklerini açıp kapayabilme, çok uzaktan görebilme ve koku alabilme yeteneklerine sahip olmuşlardır.

Develerin tek hörgüçlülerine Arap devesi, çift hörgüçlülerine ise Baktriane (Bactrian) devesi adı verilir. Baktriane Afganistan’ın kuzeyinde bir yer olup bugün adı pek bilinmemesine rağmen çok çeşitli medeniyet ve kültürlere ev sahipliği yapmış, çok önemli tarihi geçmişi olan bir bölgedir.

Her iki cins deve de yük hayvanı olarak kullanılırlar. Çift hörgüçlü deve daha yavaştır (3-5 kilometre/saat) ama bir günde kervan içinde durmadan 50 kilometre yol gidebilir. Hörgücünün tepesine kadar olan yüksekliği 2 metre iken Arap devesinin sadece bacak yüksekliği neredeyse 2 metredir. Arap devesi 18 saat boyunca saatte 13-16 kilometre hızla yol alabilir. Develerin yük hayvanı olmalarının yanında etlerinden, sütlerinden, yünlerinden ve derilerinden de faydalanılır.

Genelde develerin hörgüçlerinde su olduğuna, bu sayede çöllerde uzun süreli yolculuklara bu kadar dayanıklı olduklarına inanılır ama gerçek bu değildir. Öyle olsaydı deve vücudundan su tükettikçe hörgücünün de bir balon gibi porsuyup inmesi gerekirdi.

Develerin hörgüçlerinde sadece yağ bulunur. Burası 30-35 kilogramlık bir yağ deposudur. Genellikle bir çok hayvan ilerde enerji kaynağı olarak kullanmak üzere vücudunda yağ depolar ama develer bunu hörgüçlerinde yaparlar. Yiyecek bulamadıkları zaman buradan faydalanırlar. Hörgücün bir ikinci işlevi de deveyi çölün kızgın güneşinden korumasıdır.

Develer zaten çölde suya az gereksinim duyarlar. 40 dereceyi bulan sıcaklıklarda iki haftaya yakın susuz kalabilirler. Burun mukozaları insana göre 100 kat daha büyüktür. Bu sayede nefes verirken havada bulunan nemin üçte ikisini geri kazanabilirler.

Bir devenin vücudundaki toplam suyun yüzde 22’sinin kaybı halinde karnı çekilir, kasları büzüşür ama bu, onun performansını çok etkilemez. Buna karşın bir insan vücudundaki suyun yüzde 5’ini kaybedince görme duyusunda azalma başlar, yüzde 12’sini kaybedince de ölebilir.

Develerin susuzluğa dayanıklı olmalarının nedeni su kayıplarının büyük bir kısmının dokularındaki sudan olması, kandaki suyun pek etkilenmemesidir. Ancak bütün bu özelliklere rağmen susuzluğa dayanma rekoru develerde değil, farelerdedir. Bu konuda zürafa da her ikisiyle yarışabilir.

Yeri gelmişken develerin bir başka özelliğine de değinelim, hayvanlar arasında sadece deve, kedi ve zürafa önce sağ taraftaki ön ve arka ayaklarını, sonra sol taraflakileri atarak yürürler. Yani sol - sağ seklinde değil sol - sol, sağ - sağ şeklinde. Hatta şiirdeki aruz vezninin ritminin Arap yarımadasındaki develerin bu yürüyüşlerindeki ritimden doğduğu bile rivayet edilir.


Genel Bilgi by

Türkçe Sözlük

yahut DÖĞÖÇ (i.). Soğuk su ile ve sabunsuz yıkanan çamaşırı dövdükleri tokmak, çamaşır tokacı.

Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Bu özellik, bir HiFi sistemi için bekleme modunda güç tüketiminin azaltılmasına olanak sağlamaktadır.

Teknolojik Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

arc welding.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

electromagnetic force.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

energy source / resource. source of energy / power.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - (bkz.Eren).

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Erkek gücü.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.) (ses taklidi). Kulak tırmalayıcı sesi ifade eder: Kuyunun çıkrığı gacır gucur dönüyordu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

source of income. source of income / revenue.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. felsefe). Bilginin yalnız görgü ve denemelerden çıktığını ileri süren doktrin.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Kuvvet, tâkat, kudret, Osm. tâb, tüvân, Ar. iktidar: Gücüm yetmiyor; gücü yettiği kadar. 2. Zor, cebir, şiddet, Ar. unf, kahır. 3. Zahmet, zorluk, müşkülât: Güçle yapabildi. 4. Elem, keder, ıztırap, dargınlık, infial: Gücüme gitti: Adamın gücüne gider (bu mânâ ile ekseriya böyle «gitmek» fiili ile kullanılır). 5. İş, fiil, meşguliyet, gaile: İş güç yok; onun işi gücü budur (bu mânâ ile ekseriya aynı mânâdaki «iş» kelimesiyle beraber kullanılır). 6. Zor, zahmetli, müşkül, sarp, çetin, Ar. saab, müteassir: Güç iş; güç ders; söyleme si de güç, yapması da güç. Güç etmek = Var kuvvetini sarfetmek. Güç hal ile, güç belâ = Çok zahmetle, pek zor. Güce sarmak = Zor ve müşkül olmak. Gücüne koşmak = Zorlaştırmak, müşkülât çıkarmak. Gücünü yenmek = Nefsini yenmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

difficult. hard. arduous. baffling. tricksy. strength. power. force. energy. ability. capability. capacity. arm. clout. clutch. command. control. dominance. forcefulness. intensity. iron. might. pep. pith. potency. potential. punch. rod. sinew. spiri.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ability. arduous. arm. ascendance. austere. difficult. effort. energy. exacting. force. hard. heavy. impossible. laborious. might. muscle. onerous. pep. potency. potential. power. punch. push. rough. sap. sinew. stamina. steam. sticky. stiff. strength. st

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

power. impulse. proficiency. influence. rating. task. delivery job. heavy duty. ability. arduous. arm. capability. capacity. competence. difficult. effort. energy. faculty. force. hard. impetus. lift. might. painful. parlous. pith. potency. severe. solidi

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

electrical supply.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

power supply. source of power.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. T. A.). Güçlükle.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kaynatılmamış bulgur, döğülmüş buğday: Güce tarhanası.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Göçen.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

exceptionable. invidious. vexatious.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

provocation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Darıltmak, gü. cenmesine, darılmasına sebep olmak, hatır kırmak: Kendisini gücendirdiniz; kimseyi gücendirmemeli.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

tread on smb.'s corns. offend. displease. give offence. give offense. affront. badger. chafe. disoblige. gall. huff. miff. pique. give umbrage. vex.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to offend. to hurt. affront. displease. embitter.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Gücenmiş, dargın. Ar. münfail, muğber.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

offended. hurt.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I.). Dargınlık, Ar. infiâl, iğbirâr: Bir güceniklik çıkmasın.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Dargınlık ve kırgınlık meydana gelmek: Hiç sebepsiz gücenilir mi? Ufak çocuğa gücenilmek olur mu?

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Darılma, dargınlık, Osm. infial, iğbirar.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

umbrage.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

resentment.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

being offended. displeasure. resentment. tiff. umbrage.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Birinin beklenilmeyen bir davranışı veya kendisinden umulmayan şeyi yapması üzerine ona karşı kırgınlık duymak: Yazısı tenkid edildiği için gücendi. Toplantıya çağrılmazsa bize gücenir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

resent. to be offended. to be angry with. to resent. to take offence/amiss/umbrage. to be/feel offended.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be offended / hurt by. huff. resent. take exception to. tiff.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.), A.B.D., argo çamur; karışıklık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(GÜÇ İLE) (i.). Zahmetle, zor, dardarına, daradar, ancak: Güçle vapura yetiştik; güçle idare olunuyor.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kargabüken.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

restorative.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

booster. buttress. refreshing. strengthening. making more powerful.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

supercharger.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

reinforcement.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fortification. reinforcement. strengthening. consolidation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Zor hale koymak, zorlaştırmak: Tertipsizlik kolay işi de güçlendirir. 2. Kuvvet vermek: Gittikçe güçleniyor.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

strengthen. make strong. support to. beef up. brace. cement. enforce. enrich. exalt. reinforce. soup up. steel. tone up. vivify.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

brace. buoy. buttress. consolidate. empower. fortify. invigorate. refresh. reinforce. revitalize. strengthen. sustain. to strengthen. to reinforce. to invigorate. to consolidate. to buttress sth. to brace. to fortify. to refresh.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to strengthen. give teeth to. give weight to. invigorate. solidify. steam up.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Güçleşmek, zorlaşmak, zor ve müşkül olmak: İş güçlendi. 2. Kuvvet kazanmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

grow stronger. become strong. stiffen. wax strong.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

consolidate. forge. to get strong. to gain strength. to strengthen. to consolidate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to get strong. grow stronger. wax.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Zor ve zahmetli olmak, güce sarmak: Bu ders gittikçe güçleşiyor.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Zor ve zahmetli etmek, zorluk çıkarmak: İşi kolaylaştıracağına güçleştiriyor.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

complicate. to make difficult. to complicate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to make difficult. snarl.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. musiki). Bir dizide durak’ tan sonraki en mühim perde. Fr. dominante.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kuvvetli, zorlu, Osm. kavi, tüvânâ: Güçlü, kuvvetli bir adam.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

powerful. strong. forceful. bouncing. brawny. energetic. full-blooded. heroic. high-pressure. iron. keen. mighty. pithy. potent. prepotent. robust. spirited. stalwart. stout. sturdy. vigorous. virile. voluminous. powered.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

able. acute. beefy. drastic. energetic. forceful. forcible. furious. hardy. influential. intense. keen. lusty. massive. mighty. muscular. potent. powerful. pronounced. robust. sappy. stentorian. strapping. strong. sturdy. substantial. tough. vigorous. vir

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

powerful. strong. able. brawny. consuming. doughty. forcible. hardy. impact. lusty. mighty. potent. puissant. punchy. rude. sappy. sinewy. superminicomputer. vibrant. virile.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) 1.Gücü olan kuvvetli zorlu. 2.Bir musiki dizisinde duraktan sonraki en önemli perde.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Zorluk, zahmet, müşkül olma: Onun güçlüğü yoktur. 2. Sıkıntı, yokluk, fakirlik: Güçlük çekmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

difficulty. arduousness. hardship. hassle. adversity. complexity. complicacy. hurdle. oppression. rub. stumbling block.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

adversity. austerity. difficulty. drawback. hardship. hassle. job. pitfall. rigour. rub. suffering. trouble.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

trouble. pain.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

scarcely.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hardly. ill. scarcely.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

forcefulness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

intensity. strength. power.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

strength. power.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f ). Müşkülât çıkarmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Bir işi güç görerek yapmak istememek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Kuvvetsiz, zayıf, gevşek, dermansız. 2. İşsiz ve aylak. İşsiz, güçsüz duruyor.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

feeble.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

faint. feeble. flimsy. impotent. incapable. insubstantial. limp. powerless. senile. thin. unsound. weak. strengthless. languid. languorous. listless.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

feeble. weak. without strength. faint. flabby. floppy. impotent. limp. nerveless. poor. power off. powerless. small. weakling.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

powerlessly.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Kuvvetsizlik, zayıflık, dermansızlık. 2. İşsizlik, meşguliyetsizlik.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

feebleness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

debility. failure. languor. weakness. feebleness. incapacity. powerlessness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

weakness. feebleness. frailty. impotence. incapability.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Karakış, erbain (eski kelime). 2. Bez tarağı arkasında ağız açan iplikten tarak: Gücü deyneği.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hearness. leaf. reed. weaving reed.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

consuming power.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kuvvetsiz, zayıf, gevşek. Gücük ay — Şubat ayı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). Karanfilgillerden, bahçelere süs için dikilen bir bitki çeşidi (Fr. lychnide).

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fantasy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fancy. imagination.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

imagination. imaginative power.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

omnipotent.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

omnipotent.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Develerin sırtındaki tümsek, (bk.) Örgüç.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hump. humpback. hunch.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

camel's hump.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

inspiration.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

source of inspiration.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

task force.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

labour force.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Genel Bilgi

Ispanak, vitamin ve diğer besin maddeleri bakımından oldukça zengin bir sebzedir. Yapısının büyük bir kısmını su oluşturur. Özellikle C vitamini diğer sebzelere oranla daha fazladır hatta limon, portakal gibi turunçgillere yakındır. Ispanak kalsiyum ve demir bakımından da zengindir.

Ancak ıspanağı diğer yeşil sebzelerden ayıran, demir bakımından aşırı bir zenginlik de söz konusu değildir. Eşit ağırlıklı bir hamburgerde de ıspanak kadar demir vardır. Ayrıca bir mineralin bir sebzede çok bulunması, yenilince doğrudan vücudumuza geçeceği ve vücudumuzu bu mineraller bakımından zenginleştirip kuvvetlendireceği anlamına gelmez.

Her ne kadar çizgi roman kahramanlarının en eskilerinden olan Temel Reis zorda kalınca, bir konserve kutusu açıp içindeki ıspanağı yiyince adeleleri, pazuları şişip insan üstü bir güce sahip oluyor gibi görünüyorsa da ıspanağın içindeki gerek kalsiyumun gerekse demirin insan vücudu tarafından emilmesi zordur. Bu nedenle ıspanaktaki demirin insana pek faydası yoktur.

Temel Reis’in neden başka bir sebze değil de ıspanağı tercih ettiği konusunda, teneke kutu içinde satılan ıspanağın reklamını yapması dışında iki görüş daha var.

Birincisi, içindeki okzalik asitin verdiği ekşimsi tadı nedeniyle ıspanak yemeyi sevmeyen çocuklara bu yemeği sevdirmek. İkincisi ise ıspanakla demir, demirle kuvvet arasında ilişki kurarak demir eksikliğinin vücutta yarattığı zayıflık ve halsizliğin, ıspanak yemekle giderileceğine insanları inandırmaktır.

Demir eksikliğinin anemi denilen kansızlık hastalığı yarattığı doğrudur ama çok demir almanın da insanın kuvvetlenmesiyle fazla bir alakası yoktur. Vücudumuzun bir günlük demir ihtiyacını sadece ıspanaktan karşılayabilmek için yılda vücut ağırlığımızın iki misli kadar ıspanak yememiz gerekir ki bu da çok iyi bir fikir değildir. Ispanaktaki okzalik asit aşırı alındığında, idrarda toplanarak böbreklerde taş oluşumuna sebep olabilir.

Gelelim ıspanağın niçin yoğurtla yenildiğine. Gıdaların bileşimlerinde bulunan bazı maddeler, o gıdanın besin değerini azaltır. Örneğin ıspanakta bulunan okzalik asit, kalsiyumun vücut tarafından alınmasına mani olur. Bu nedenle okzalik asitçe zengin olan gıdalarla yoğun olarak beslenildiğinde, vücudun kalsiyumu bol gıdalarla takviye edilmesi gerekir.

Ispanak, semizotu, ebegümeci, pazı gibi gıdaların, kalsiyum zengini yoğurt ile yenilme alışkanlığının kökeni veya bilinçli olarak başlatılıp başlatılmadığı, insanların tat vermesi için mi yoksa sağlıklarını düşündükleri için mi bu alışkanlığı kazandıkları bilinmiyor ama kalsiyum eksikliğini gidermesi açısından yoğurt ilavesi son derecede yararlı ve sağlıklıdır.


Genel Bilgi by

Türkçe - İngilizce Sözlük

idle. with nothing to do.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

impulsion. impulsive force.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Yaşlı.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Erzincan, Kemah, Divriği ve Şebinkarahisar’ı içine alan bölgeyi fethederek XII. yy.’ın ilk yansına kadar elinde tutan Türk sülalesi.

İsimler ve Anlamları by

Teknolojik Terim

Amplifikatörün güç kaynağındaki MOSFET (Metal Oksit Silikon Alan Efektli Transistör) anahtarlamalı cihazlar, etkili, yüksek güçlü bir çözüm sağlarlar. Yüksek verim sayesinde, daha az ısı açığa çıkarırlar.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

MOSFET (Metal Oksit Silikon Alan Efektli Transistör), çeşitli Sony amplifikatörlerin sürücüsünde ve güç çıkışı aşamasında kullanılan yüksek performanslı bir elektronik devredir. Yüksek güçlü ses amplifikatörlerinde mükemmel geçiş reprodüksiyonu sağlar.

Teknolojik Terim by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) 1.Oymak. Hısım, akraba. 2.Bereket.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Ok gibi güçlü ve hızlı.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

positivism.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Devenin arkasındaki tümsek: Bir, iki örgüçlü deve. 2. Buna benzer her çeşit tümsek: Ayak, burun örgücü. 3. Tepe, çıkıntı: Dağ örgücü. (bk.) Höi-güç.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Örgüç gibi bir tümsek peydâ etmek, kanburlaşmak, tümsekleşmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Devenin örgücü üzerine konulan küçük semer.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

flatterer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

flatterer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Temel güç. Ana kuvvet.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.). Ölülere ücretle ağlayan erkek veya kadın.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I.). 1. Başa takılan tuğ. 2. Bazı kuşların tepelerindeki tüyden süs.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

aigrette.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

crest. plumed ornament (attached to the turban of a sultan or high official.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Gelişmiş ses performansı sunan, sürücü için ayrı çıkışlara ve güç çıkışı aşamalarına sahip bir verimli amplifikatör güç kaynağı.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. Tegucigalpa, Honduras'ın başkenti .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) 1.En büyük çocuk. 2.Bir tür kuş, baykuş.

İsimler ve Anlamları by

Teknolojik Terim

Amplifikatöre dengeli voltaj sağlayan, yüksek verimli ve düşük manyetik sızıntılı yüksek performanslı bir besleme transformatörü yapısı.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(i.) (aslı: yülgüç, «yülmek» ten). Tıraş Aleti, ustura.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hammer and tongs.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

striking force.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). El değirmeni.

Türkçe Sözlük by