Gülistan şart Olmass | Gülistan şart Olmass ne demek? | Gülistan şart Olmass anlamı nedir?

Gülistan şart Olmass | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: gulistan sart olmass

Türkçe Sözlük

(i.). En ehemmiyetli, en esaslı, en seçkin: Sâdî’nin başlıca eserleri Gülistân’ıyle, Böstân’ıdır. En ziyade, en evvel: O, başlıca bu işle meşgul olacaktır.

Türkçe Sözlük

(i. F.). Yapılmış, edilmiş, Osm. imal edilmiş. Ar. mâmûl: Te’lîf-gerde = Telif olunmuş: Gülistân, Şeyh SAdî’nin te’ lîf-gerdesidir. Süleymâniye Camii, Mimar Sinan’ın binâ-gerdesidir.

Türkçe Sözlük

(GÜLSİTAN) (i F.). Gül ülkesi, güllük, gül bahçesi, gül ağaçları çok bahçe. Sadî’nin ünlü eserinin adı.

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Kadın İsmi) 1.Gül bahçesi, güllük. 2.Azerbaycan’da Karabağ bölgesinde bir mevki.

Türkçe Sözlük

(i.). Gül yeri, gül ağaçları ile dolu yer, gülzâr, gülistan.

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Kadın İsmi) - Gülbahçesi, gülistan, gülizar,

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. Polyanna, dünyayı hep güllük gülistanlık gören kız (E.H. Porter'ın aynı isimli romanının kahramanı).

Türkçe Sözlük

(SAHİB) (i. A. «sahb» dan if.) (mü. sâhibe) (c. ashâb). Bir mal, mülk vs.’nin mâliki: Ev sahibi, bu koyunların sahibi kimdir? 2. Sahiplik sıfatı taşıyan. 3. Bir şeyi temsil eden: İmtiyaz sahibi. 4. Bir şeyi yapıp vücuda getiren. Fâil, müellif: Gülistân sahibi Şeyh SAdî. 5. Koruyan, himaye eden. Bir kimseye sahip çıkmak = Himaye etmek, tarafını tutmak. Sahip çıkmak = Sahibi olduğunu iddia etmek. Sihib-i hâne = Bir evin efendisi, ev sahibi. Sâhibe-i hâne = Evin hanımı. Söz sahibi = Nüfuzlu, sözü geçer. Tabiat sahibi = Zevk sahibi. Sâhib-kırân = Cihangir.

Türkçe Sözlük

(i. denizcilik). Hasır halat.

Türkçe Sözlük

(i. A.) (c. şurût. «şerâit» ise «şerîta» nın cem’idir ancak mânâca çok farklı olmadığından, bizce «şart» ın cem’i gibi kullanılmıştır). 1. Diğer bir şeyin vücudu onun vücuduna bağlı olan şey: Namazın şartları, ki onlarsız namaz kılınamaz. 2. Bir mukaveleyi meydana getiren bend ve fıkraların her biri ki iki tarafa ait olup bir tarafa alt olanların yerine getirmesine bağlıdır, kayıt: Mukavelenin şartlarını iyi düşünmeli. 3. Bir iş için lâzım olan şey: Kendine gelebilmesi için biraz dinlenmesi şarttır. 4. Eşini boşamak üzere yapılan yemin: Onlar bu işi yapacaklarını şart ettiler; şart olsun. 5. Gramerde biri diğerine bağlı iki cümleden biri. Şart-ı vâkıf = Vakfedenin malını vermesini icab ettiren şart kl, yerine getirilmezse mal, vakıf olmaktan çıkar.

Türkçe - İngilizce Sözlük

necessarily. condition. stipulation. string. must. state. circumstance. if. proviso. reservation. reserve. understanding.

Türkçe - İngilizce Sözlük

condition. essential. imperative. qualification. reservation. stipulation. string.

Türkçe - İngilizce Sözlük

condition. provision. stipulation. terms. circumstance. clause. order clause. essentially. direct liabilities. mode. must. proviso. requirement. reservation. restriction. string.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ شرط] koşul. 2.yemin. 3.durum.

Türkçe Sözlük

(e. F.). Yer adı yapmaya yarar. Gül-sitSn (Gülistân) = Gül yeri, gül bahçesi. Kabr-sitSn (Kabristân) = Kabir yeri, mezarlık.