Günlük Defter ne demek? | Günlük Defter anlamı nedir? | Günlük Defter

Günlük Defter anlamı nedir?

Günlük Defter ne demek?

Günlük Defter anlamı nedir?

Günlük Defter | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: gunluk defter

Türkçe - İngilizce Sözlük

journal.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

address book.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Ardıç ağacından toplanan bir zamk.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

notebook.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bankbook.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bank book.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Perişanlık, haraplık. 2. Mağlûbiyet, çözülme.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Bugün için.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

for today.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

book of final entry. general / ledger journal. general ledger. general journal. ledger book.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pocket almanac.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (uyd. k.). Ekseriyet.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

majority. the crowd. bulk. generality. plurality. predominance. preponderance. ruck. run.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

generality. majority. the generality.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

majority. bulk. generality. moneyed people. preponderance.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

by a majority. mostly. generally. frequently. usually. commonly. in the main.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

commonly. generally. largely. mainly. mostly. ordinarily. usually.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

entrepreneurial veteran. largely. mainly. mostly. for the most part. predominantly. principally. usually.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Çözgün.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. A.) (c. defâtîr) (Farsça’dan, o da Yunanca iki kanatlı mânâsına gelen bir kelimeden). 1. Ticari hesaplara mahsus hususi çizgileri olan beyaz kitap: Deftere yazmak, deftere kaydetmek, deftere geçmek. 2. Hesap veya isim ve rakamlar yazılı kâğıt, pusula, liste: Yemek defteri, hesap defteri. 3. Yazı yazmak üzere birlikte dikilip kitap şekline konmuş beyaz yapraklar: Talebeye mahsus yazı defteri. Ana defter = Yevmiye defterinde kaydolunmuş hesapların kaldırılıp cinsine göre yerlerine kaydolundukları büyük defter. Defter-i Amil = İnsanların iyilik ve kötülüklerinin kaydolunduğu mânevi defter. Defter emini = Osmanlı devrinde maliye müsteşarı, Defterdâr-hâne nâzırı. Defter-i hakanı = Tapu ve kadastro. Defter-i hakan! emâneti (nezâreti), emini = Osmanlı devrinde tapu ve kadastro teşkilâtı ve umum müdürü.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

notebook. register. book. registry.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

book. notebook. record. roll. exercise book. register. account book.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

account. notebook. register. copybook. exercise book. inventory. cahier. record. writing block. writing pad.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [دفتر] defter.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Finansal Terim

(Book Value)

İşletmenin aktif toplamından, borçlarının düşülmesi ile bulunan özvarlığının, çıkarılmış/ödenmiş hisse senedi sayısına bölünmesi ile bulunur.


Finansal Terim by

Türkçe Sözlük

(I. F.). Osmanlı devrinde tapu ve kadastro dairesi. Defter-i hakanî, vergi emaneti. Defter-hlne nizırı = Defter-i hakanî emini, vergi nâzırı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). 1. Devletin gelirleri ile masraf defterini tutan. Bu mânâ ile vaktiyle maliye nâzırına denirdi. Defttrdâr-ı şıkk-ı evvel; defterdlr-ı şıkk-ı sânî ve şıkk-ı silis = Tanzimat’tan önce maliye nâzırı, müsteşarı ve müsteşar muavini. 2. Şimdi bir vilâyetin maliye işlerine bakan görevli (eskiden sancaklardakilere muhasebeci ve kazadakilere malmüdürü denirdi).

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

head of the financial department.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

district treasurer. the official heading on provincial treasury.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [دفتردار] ildeki en üst düzey maliye yetkilisi. 2.maliye bakanı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Vaktiyle maliye nezâreti. 2. Şimdi vilâyetlerin malî işlerine bakan daire: İzmir, Konya defterdarlığı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

internal revenue office. revenue board. revenue office.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

financial office.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

revenue office. office of the director of finance of a province.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to bring to book.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). 1. Deftere mensup. 2. Defterdâr.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Dolmuş şeyin hali. Ar. meşhûniyet, imtilâ. 2. Garaz, kin, yürekte gizli tutulan hiddet: Birine dolgunluğu olmak. 3. Mide şişkinliği. Ar. imtilâ. Kulak dolgunluğu = Çok işitmekten meydana gelen bilgi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

repletion.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fulness. plenitude. buxomness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fullness. ful l ness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Doymuş olma hali, işba hali.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

saturation. satiation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Bu kontroller, en iyi resim kalitesinin elde edilmesi için görüntünün hassas biçimde ayarlanmasını sağlar.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(i.). Hareketsizlik, Ar. sükûn, rükûdet: Havanın durgunluğu. 2. Gevşeklik, sâkinlik, ağırlık: O durgunlukla hizmet göremez. 3. Bıkıntı, usanç, yorgunluk: Bir durgunluğu var. 4. Ruhsuzluk, hareketsizlik: Ticaretin durgunluğu. 5. Hayret, şaşakalma. Ar. veleh: İnsana durgunluk gelir: Gök cisimlerinin azamet ve hareket düzenleri akıllara durgunluk getirir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

recessional. calmness. stagnation. stagnancy. stillness. inactivity. backwater. calm. deadlock. deadness. inaction. inanimation. inertness. languor. placidity. serenity. slack. slackness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

quiet. slump. calmness. heaviness. dullness. stagnation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

stagnation. calmness. dullness. mental dullness. rest. fatigue. standstill. static condition. stillness. tie-up. inertia. inertion. inaction. quiet. statical.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

regularity. order.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Güne mahsus veya lâyık ve yetecek kadar olan (bu da yalnız kullanılmayıp aşağıdakiler gibi terkiplerde geçer): Bir günlük iş, beş günlük yol, bugünlük bu kadar kâfidir. 2. Ömrü şu kadar günden ibaret olan, şu kadar gün eskimiş olan, şu kadar gün evvel yapılmış veya meydana gelmiş olan: Kırk günlük bir çocuk, üç günlük et, on günlük bir mezar.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Güzel kokusu için ve bir yerin kötü kokmasını önlemek maksadıyla yakılan zamk cinsi buhûr: Günlük yakmak, günlük kokusu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

daily. day-to-day. of every day. everyday. fresh. diurnal. per diem. quotidian. workaday. casually. per diem. diary. daybook. journal. frankincense.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

casual. daily. diary. everyday. incense. journal. mundane. frankincense. myrrh.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

per diem. journal. log. daily. daily. diary. of the same day. so many days old. everyday. usual. day to day. diem per. diurnal. journal book. local customer. quotidian. workaday.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Şifalı Bitki

(buhur): Tropik bölgelerde yetişen sığala ağacından elde edilen reçinedir. Kullanıldığı yerler: Nefes darlığını giderir, vücuda rahatlık verir Tütsü olarak kullanılır.

Şifalı Bitki by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sweetgum.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

journal.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

diary. journal.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

notebook for rough drafts.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cash book. cashbook.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

blotter. register.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

book of record. inscription book.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

copy book. waste-book. rough book. waste book.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

relative majority. proportionate majority.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

copybook.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

diary. jotter. pocketbook.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

notebook. blank book. copybook. jotter. memo book. memorandum book.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Olmuş şeyin hâli.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

maturity. matureness. ripeness. mellowness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

maturity. ripeness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

adolescence. ripeness. maturity. ful l ness. nubility.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

age of maturity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

originality.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

orginality.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

originality.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

orginality.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

quorum.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

absolute majority. bare / salt / overall / simple majority. clear majority. overall majority.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Defterin başında kaydedilen, en başta bulunan, en ileri geçen.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

paleness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

paleness. fadedness. pallor.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). I, Sürgün adamın hâli, menfîlik, 2. Sürgün yeri, Ar. menfâ. 3. Amel, ishâl: Bu şurup sürgünlük verir. 4. Amel ilacı, müshîl.

Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Kompakt tasarımın yanı sıra özel montaj çerçevesi, hoparlörlerin, ekstra delik açılmasına gerek olmaksızın bir çok popüler araba markasının mevcut hoparlör yerlerine doğrudan takılabilmesine olanak tanımaktadır.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(i.). Münasebet, lâyık olma.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

congruity. suitability. convenience. accordance. conformity. concord. relevance. handiness. acceptability. adaptation. adequacy. advisability. appositeness. aptitude. coherence. coherency. comeliness. compatibility. conformation. congeniality. congru.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

accord. coincidence. convenience. correspondence. expediency. fit. fitness. harmony. propriety. appropriateness. agreeableness. favourableness. suitability.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

accord. appropriateness. coherence. compatibility. concordance. conformance. conformation. conformity. congruence. congruity. consonance. convenience. correctitude. correspondence. eligibility. felicity. fitness. harmony. orthodoxy. pertinency. proportion

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Üzgün olma.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

low spiritedness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. fizik). 1. Bir cismin hacmine göre ağırlığı, kesafet. 2. Kalınlık, kabalık. 3. Hamlık, terbiyesizlik. 4. İrilik, büyüklük, azamet.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

compactness. congestion. consistency. denseness. density. depth. intenseness. intension. intensity. thickness. turbidity. volume. consistence.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

consistency. density. intensity. thick. thickness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

intensity. density.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Yorulmuş adam veya hayvanın hâli: Bu kadar yorgunluk çekmemiştim. Yorgunluk almak = Yorulduktan sonra durup dinlenmek, teneffüs ve istirahat etmek.

Türkçe Sözlük by

Sağlık Bilgisi

Uzun süre çalışmaktan sonra görülen durumdur. Organların sürekli olarak yorgunluğu sonucu bozulmasına da sürmenaj denir. Gereği gibi çalışmama, isteksizlik, halsizlik, baş veya sırt ağrıları, hazımsızlık, huzursuzluk ve huysuzluk, can sıkıntısı gibi belirtilerle ortaya çıkar. En kolay tedavi, ılık duş alıp, istirahat etmektir. Sabah akşam, kol ve bacakları soğuk su ile yıkamak da çok faydalıdır. Ayrıca aşağıdaki reçeteler de uygulanır.

Tedavi için gerekli malzeme : Taze fasulye, su.

Hazırlanışı : Taze fasulye yemeği yenir. Veya taze fasulyeler yeteri kadar suda haşlanıp, günde 3 kere birer çay bardağı suyu içilir.


Sağlık Bilgisi by

Türkçe - İngilizce Sözlük

exhaustion. fag. fatigue. lassitude. staleness. tiredness. weariness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

exhaustion. tiredness. weariness. fatigue.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

exhaustion. fatigue. frazzle. languor.

Türkçe - İngilizce Sözlük by