Guru ne demek? | Guru anlamı nedir? | Guru

Guru anlamı nedir?

Guru ne demek?

Guru anlamı nedir?

Guru | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: guru

Türkçe - İngilizce Sözlük

guru.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A spiritual teacher, guide, or confessor amoung the Hindoos. a Hindu or Buddhist religious leader and spiritual teacher a recognized leader in some field or of some movement; 'a guru of genomics' each of the first ten leaders of the Sikh religion.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

guru.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A spiritual teacher.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Spiritual teacher. enlightened spiritual teacher. teacher, spiritual teacher, guide.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Spiritual teacher; an expert in any field of knowledge.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A teacher, par ticularly of the spiritual kind. Spiritual teacher and guide.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

An advanced spiritual teacher.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A spiritual Teacher or Master who radiates enlightenment. spiritual guide.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Literally, 'the dispeller of darkness'; the power that can dispel the darkness of ignorance and reveal the pure light of the Self, which shines in every being A spiritual seeker must listen to the voice of the Guru within, sometimes think of the Guru with

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The Spiritual Master.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Literally, 'from darkness to light' a person who acts as spiritual teacher and role model In the hijra community, one's superior and the person primarily responsible for one's welfare as well. teacher. a Sanskrit and pan-Indian word denoting a spiritual m

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Preceptor, Teacher.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Master of Metaphysics who teaches students how to attain their optimal spiritual level. a teacher who has attained mastery in the Supracosmic Sphere.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Teacher. , gurudev: spiritual preceptor in the Hindu and yogic tradition. a Hindu or Buddhist religious leader and spiritual teacher. each of the first ten leaders of the Sikh religion. a recognized leader in some field or of some movement; 'a guru of gen

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) (Uzak Doğu'da) mürşit.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Dijital Gürültü Giderme, aydınlık (YNR) ve renkseme (CNR) parazitlerini en aza indirir.

Teknolojik Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

viviparous.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

generation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Bulgur iriliğinde yağan kar.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Ankara isminin eski şekli: Engürü armudu = Ankara armudu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

thunder. clap of thunder. thunderclap.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). 1. (bir gök cismi) Batı cihetinde ufkun altına geçip görünmez olma, batma, ufûl: Güneş, Ay, Merih, Süreyyâ gurûb etti. 2. mec. Batma, geçme, alçalma, yok olma, zeval bulma, zail olma.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [غروب] batış.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A ). Guruba ait.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Cemaat, takım, bölük, kalabalık: Bir gürûh adamlar geçiyordu. Gürûh gürûh = Bölük bölük, Fars. fevc-Afevc.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

gang. band. group. flock. mob.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

gang. band. group. masses. crew. crowd. dirty lot. disorderly mob. heap. herd. horde. pack. rabble. troop.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Gurk.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Tavuk gurk olmak, kızmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Gürültü, şamata: Harıl gürül. Bolluk ve şamata ile akan bir şeyi tasvir ve taklit eder: Gürül gürül su akmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. ses taklidi). Bol ve gür akan suyun sesini anlatır. Gür sesle okuma da bu zarfla anlatılır: Sular gürül gürül akıyor. Gürül gürül okuyor.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). (karın) Gurultu etmek, barsakların gur gur şeklinde sesi işitilmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to rumble. growl.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f). 1. Gürültü etmek, büyük bir ses çıkarmak, patırtı etmek: Tekerlekler kaldırım taşları üzerinde dönerken gürüldüyordu. 2. Gök gürlemesi sesini çıkarmak, gürlemek, havada ve bulutlardaki elektriğin patlamasından büyük ve dehşetli ses çıkmak, Osm. raad vaki olmak: Şiddetle gök gürüldüyordu. 3. Büyük bir gürültü ile düşmek veya yuvarlanmak: Harap duvar gürüldedi. 4. (hayvan) Büyük sesle bağırmak, ulumak, böğürmek: Arslanlar dehşetli bir surette gürüldüyorlardı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to make a loud gurgling noise. roll. rumble.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Karnın gur gur etmesi, barsakların hareket edip gur gur gibi bir ses çıkarması.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Gürüldeyen şeyin sesi, büyük ses: Ormanda vahşî hayvanların gürültüsü işitiliyordu. Arabaların, yıkılan duvarın gürültüsü. 2. Muhtelif ve karışık sesler, patırtı, şamata, velvele: Çocuklar çok gürültü ediyordu; gürültü, patırdı dinleyemem. 3. Gök gürlemesi, Ar raad. 4. Karışıklık, kavga, Ar. nizâ İşçiler arasında bir gürültü olmuş, bir gürültü koptu. Gürültüye gitmek = De; bilinmeyerek ziyan olmak. Gürültüye p. buç bırakmamak = Korkmadan bildiği gibi yapmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rumbling noise.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

noise. din. sound. uproar. clamor. clamour. ado. bang. charivari. clatter. coil. crash. discord. dustup. fracas. hoi polloi. hubble-bubble. hubbub. hullabaloo. kick-up. loudness. noisiness. pandemonium. peal. pong. pother. racket. rag. razzle-dazzle.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ado. affray. babble. clamour. clash. crash. din. fracas. hubbub. hullabaloo. hurly-burly. loudness. noise. peal. racket. riot. roll. row. rumble. sound. tumult. uproar. to-do. noisy quarrel. trouble confusion.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

noise. uproar. noisy quarrel. row. bang. boom. clamour. clangor. clank. clash. clatter. clutter. din. fracas. hubble bubble. hubbub. hullabaloo. moil. pother. rumpus. stir. to do.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Gürültü azaltma teknolojisi küçük, dahili mikrofonlar kullanarak dış gürültüyü algılar ve hoparlör sürücülerine buna eşit ancak azaltıcı karşı sinyal gönderir. Bu, 50-1.000Hz aralığındaki sürekli gürültüyü engeller ve klima, otoban ve uçak kabinlerinden gelen gürültüyü azaltmak için özellikle uygundur.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Gürültü Azaltma özellikli kulaklıklar, aktif gürültü kontrolü aracılığıyla istenmeyen ortam seslerini azaltır. Ortam gürültüsü %99’a kadar azaltılabilir. Kulaklıkları tıkaç olarak da kullanabilir ve nerede olursanız olun, özellikle de seyahat ederken takıp sessizliğin tadını çıkarabilirsiniz.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Orijinal bant genişliği, vericiye gönderilmeden önce sıkıştırılır. Alındığında, bant genişliği tekrar açılır ve cızırtı gürültüsü azaltılır.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Daha net bir işitilebilir aralık için insan konuşma sesini geliştirir ve kayıt alırken dikkati dağıtan arka plan gürültüsünü azaltır.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

İnsanlar üzerinde olumsuz fizyolojik ve psikolojik etkiler yaratan, arzu edilmeyen sesler. Gürültü kirliliğinin başlıca kaynakları arasında uçakların çalışması, yol trafiği, inşaat ve ağır donanım bulunmaktadır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ado.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cracker. racket. riot. row. tow- row. tumult. turmoil.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

Ses dalgalarının neden olduğu hava basıncına göre değerlendirilen ve dB(A) birimine göre belirtilen gürültü değerlendirmesidir. Örneğin sakin bir konuşmanın şiddeti 50 dB(A), tren geçişinin çıkarttığı gürültünün şiddeti ise 100 dB(A)dır. ( Lärmstärke/loudness )

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Çok gürültü ve şamata yapan, şamatacı, her işi gürültü ile yapan: Pek gürültücü bir adamdır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

noisy. tumultuous. tumultuary. boisterous. blatant. bouncing. obstreperous. rackety. ripsnorter. rough. turbulent. rioter. roisterer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

noisy. troublesome.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

racketiness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Büyük sesli, şamatalı: Pek gürültülü bir bağırması vardır. 2. Şamata ve velveleyi gerektiren, şamata ile yapılan: Makine dikişi pek gürültülüdür; gürültülü işten, konuşmadan hoşlanmam. 3. Kalabalıklı, izdihamlı: Hayli gürültülü bir düğün oldu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

noisy. loud. tumultuous. tumultuary. clamant. clamorous. clangorous. hilarious. hurly-burly. jazz. knockabout. rackety. rambunctious. riotous. roaring. robustious. rumbustious. thundering. uproarious. vociferous. disorderly.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

boisterous. clamorous. loud. noisy. resounding. riotous. rowdy. stormy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

clamorous. noisy. tumultuous.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

loud.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I.). Sessiz, patırtısız, şamatasız, sükûnetle, sessiz olarak yapılan: Gürültüsüz iş, gürültüsüz, patırdısız bir düğün oldu. Sessizce, sükût ve sükûnetle, gürültüsüz çalışıyor.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

noise free.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

noiseless. quiet.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Oldukça sessiz ve şamatasız: Gürültüsüzce bir ziyafet, gürültüsüzce konuşuyorlardı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Gurûb.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Grup.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sunset. sundown. setting.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

set. sundown.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(GURÜR) (i. A ). 1. Boş ve beyhude şeye güvenip aldanma, boş şeylere dayanıp kibir satma: Servetiyle gurur getirdi. 2. Kibir, nahvet, beyhude ve boş şeylerle öğünme: Kibir ve gurur insanı dostsuz bırakır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pride. vanity. vainness. elation. haughtiness. hauteur. lordliness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

arrogance. kudos. pride. honour. conceit. vanity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

conceit. pride. vanity. elation. hubris. self-esteem. swollen head.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ غرور] mağrurluk. 2.aldanış.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Gururlu görünmek, gururlu olmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to feel proud. take pride. to flatter oneself. to be/feel proud.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

perk it.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Gururuna düşkün, mağrur, kibirli.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

proud. vain. conceited. arrogant. vainglorious.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

arrogant. proud. superior. swollen. conceited. self-imported. vain. haughty.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

vain. conceited. haughty. cock of the walk. important. lofty. pompous. proud.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. bir Avustralya yerli dilinden). Avustralya’da yaşayan, koyundan iri, ot yiyen, memeli, ön ayakları kısa, art ayakları ile kuyruğu uzun ve kuvvetli, başı küçürek bir hayvan. Dişisinin karnında yavrularını taşıyacak bir cebi vardır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

kangaroo.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

kangaroo.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Düşük Frekanslı gürültüleri azaltır. Rüzgarlı hava koşullarında çekim yaparken etkilidir.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

CNR : Taşıyıcı – Gürültü Oranı (dB). Taşıyıcı – gürültü oranı, alınan taşıyıcı gücünün alınan ses gücüne göre ölçüsüdür.

Teknolojik Terim by