Guşa ne demek? | Guşa anlamı nedir? | Guşa

Guşa anlamı nedir?

Guşa ne demek?

Guşa anlamı nedir?

Guşa | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: gusa

Türkçe Sözlük

(i.). Boyunda bulunan kalkan bezinin büyümesiyle kendisini gösteren bir hastalık, cedre.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(KUŞA) (i. F.). Açan, açıcı. Sıfat terkiplerine girer: Cihân-güşâ, kişver-güşâ vs. Osmanlıca’da «küşâ» telaffuz olunur.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Dünyayı aşan, fetheden fâtih, cihangir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Söyleyen, açılmış ağız.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). El açan, avuç açan, dilenci.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Dilencilik, el açıcılık, avuç açıcılık.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). t. Gönül açan, iç açan, kalbe ferahlık veren. 2. Türk musikisinde bir mürekkep makam.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sensual. emotional. sentimental. affective. romantic. emotive. feeling. sensational. sensuous. soulful. susceptible. susceptive.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sensual. emotional. sentimental. affective. romantic. emotive. feeling. sensational. sensuous. soulful. susceptible. susceptive. platonic. sensory. tenderhearted.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

emotional. sentimental. romantic. corny. fey. mushy. saccharine. sensational. sensitive. soulful.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sensuality. sensibility. romanticism. emotionality. sensuousness. sentiment.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sensibility. sensuality. sentimentality.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sentimentality. being emotional. psychographics.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.) (A. gam = keder, F. küsâr = defeden). Gam ve kederi defedip teselli veren. Yâr-ı gam-küsâr = Arkadaş, dost, iyi ve kötü gün dostu: Ne bir yârim, ne bir gam-küsârım vardır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Yıkanılan su.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [گوساله] buzağı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [گوساله] dana.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. gussa). Gussalar, kederler, (bk.) Gussa.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. botanik) («gusn» = dal kelimesinin küçültme ismi). Dalcık, küçük dal veya budak: Gusayn-ı müzehher Çiçekli dalcık.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Ülke açan, cihangir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Ülke açıcılık, cihangirlik.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

speculative.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fictional.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.) (küşâden fiilinden imas. olup sıfat terkiplerinde bulunur). Açan, açıcı. Dehen-küşâ = Ağzını açan. Ferahlandıran. Dil-küşâ = Gönlü ferahlandıran. 3. Ülke açan, tâfih. Kişver-küşâ = Memleket fetheden, ülke açan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Dudağı açık. mec. Konuşan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y.). Yeni çocuk doğurmuş olup, üreme organları henüz eski halini almamış kadın. Loğusa şekeri = Doğum dolayısıyla sunulması gelenek olan loğusa şerbetini yapmakta kullanılan kırmızı, baharatlı şeker.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Loğusa olma hâli ve bu hâlin müddeti.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

period of confinement after childbirth. childbed. confinement.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). İkiçeneklilerden, tırmanıcı bir bitki (aristolochia).

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Birlikte şarap İçen, içki arkadaşı.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. Dubrovnik şehrinin İtalyanca adı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by