Güve ne demek? | Güve anlamı nedir? | Güve

Güve anlamı nedir?

Güve ne demek?

Güve anlamı nedir?

Güve | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: guve

Türkçe Sözlük

(I.). Yünlü kumaşlara ve kürklere musallat olup bunları delen küçücük bir böcek: Bu çuhayı, kürkü güve yemiş. Ağaç güvesi = Ağacı delen kurt cinsi. Güveotu = Bir cins bitki. Güve yeniği = Güvelerin kumaşta meydana getirdiği delik.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

moth. clothes moth.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lower deck.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lower deck.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Sony, uzun süreli arşivlemeden kaynaklanan görüntü bozulmasına ve kalite düşüşüne son derece dayanıklı optik ortam oluşturmak için yüksek güvenilirliğe sahip kayıt malzemesi tasarımını kullanmış ve hazne testlerinde tam üretim kontrolleri geliştirmiştir.

Teknolojik Terim by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Kendine güvenen.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Güven duyulan kimse.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.). Yemek pişirmeye mahsus topraktan tencere: Güveçte yemek pişirmek, güveç pilavı, (bk.) Göğeç.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

casserole. stew.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

casserole. hot pot. hotpot. pan. stew.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). İtimat. Güven beslemek, güven duymak: Bir şeye, birine güvenmek, inanmak. Güven oyu almak = Başbakan ve hükümetin tutumu Millet Meclisi’nce tasvib edilmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

trust. confidence. reliance. assurance. faith. affiance. belief. credence. credit. dependance. dependence. positiveness. sureness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

belief. confidence. credence. credit. dependence. faith. reliance. safety. trust.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

confidence. reliance. trust. security. safety. assurance. credence. dependence. faith.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) 1.Korku ve kuşku duygusundan uzak. 2.İnanma ve bağlanma duygusu. 3.Yüreklilik, cesaret. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

faith. reliance. trust. confidence. reliance itimat.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

trust. confidence. reliance.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) 1.Güvenme, dayanma, itimat. 2.Övünme, gurur.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

reassurance. guarantee. guaranty. assurance. security. indemnification. indemnity. surety.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

assurance. guarantee. guaranty. pledge. security. surety. to have confidence.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

assurance. guarantee.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

guaranteed.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

without guarantee.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

reliable. trustworthy. dependable. secure. trusty. confidential. authentic. bankable. calculable. certain. credible. creditable. gilt-edged. regular. responsible. right-hand. solid. sound. stalwart. stanch. staunch. straight. sure. above suspicion. t.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

authoritative. confidential. credible. dependable. foolproof. good. honest. reliable. responsible. right. safe. solid. sound. staunch. sure. tried. trustworthy. trusty.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

confidential. reliable. trustworthy. trustable.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

trustworthiness. reliability. stability. authenticity. credibility. faithfulness. responsibility. solidity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

credibility. integrity. reliability. trustworthiness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

reliability. trustworthiness. dependability.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). İtimad olunmak: Oyle adama güvenilmez, rastgele adama güvenilir mi?

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

uncertain. untrustable. unreliable. untrustworthy. unfaithful. unsound. irresponsible. precarious. beyond belief. discredited. elusive. elusory. faithless. insecure. shifty. slippery. suspicious. treacherous. unstable. unsteady. whacky.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

doubtful. dubious. faithless. foxy. insecure. jaundiced. precarious. shady. shaky. shifty. slippery. unreliable. wonky.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cronk. faithless. precarious. reptilian. shifty. treacherous. unfaithful. unreliable. untrustworthy. unworthy of credit. wild.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Güvenmek işi ve tarzı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

safe. trustworthy. confident. delicate. foolproof. reliable. secure. snug.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

secure.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dependable. secure.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Tehlikede bulunmama hâli, emniyet.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

safety. security.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

peace. safety. security.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

security. safety. confidence. back up. security system.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

security guard.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

security employees / guard / man / officer. security guard. security man. security officer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Arabanın akü bağlantısından her ayrıldığında kafa biriminin ayarlanması için bir kod girilmesini gerektiren çalınmayı önleme çözümü.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(i.). Güvenmek işi. (bk.) Güvenmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dependence.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

trusting. relying. trust.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Dayanmak, itimad etmek, birine veya bir şeye dayanıp rahatlamak, rahatlık duymak: Ben size güvendim, şemsiyeme güvenerek o yağmurda dışarı çıktım, elimdeki sopaya güvenerek köpekten kaçmadım. 2. Gözü kesmek, göze kestirmek, becereceğini kestirmek, mağrur olmak: Siz, ona o kadar güvenmeyiniz.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fall back upon a thing. pin one's faith on. give credence to. place reliance in. place reliance on. rely on. trust. count on. have confidence in. believe. put faith in. put one's trust in. accredit. bank on. bargain on. base oneself on. build. calcul.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

believe. credit. depend. trust.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to trust in. to rely on. accredit. believe. confide in. depend. figure on. lean. rely. repose. rest upon. take into confidence. trust.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

vote of confidence. confidence vote.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

mistrustful.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

insecure. distrustful itimatsız.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

distrustful. insecure. sceptical skeptical. unsafe.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

insecurity. mistrust. distrust. doubt. no confidence. discredit. disbelief. shyness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lack of confidence. disbelief. discredit. distrust. doubt. insecurity. mistrust. nonconfidence. want of confidence.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Güzelliği ve etinin lezzetiyle tanınmış kuş ki, yabânî ve evcil olarak birçok cinsi vardır ve bazıları pek süslüdür. Ar. hamâme, fâhte, Fars. kebûter: Beyaz, siyah, paçalı, sorguçlu, ters tüylü güvercin, güvercin beslemek. Güvercinotu = Bir cins mine çiçeği. Güvercin budu = Bir cins yumurtalı köfte. Güvercin gerdanı = Yeşil ile mavi ve pembe arasında değişen renk, böcekkabuğu renginin daha güzeli ki, canfeste olur. Posta güvercini = Haberleşmede kullanılan güvercin, Fars. kebûter-i nâme-ber.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pigeon. dove.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dove. pigeon.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pigeon. rock dove.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Şifalı Bitki

(jatrorrhiza palmata): Jatrorrhiza palmata adlı bitkinin köküdür. İçeriğinde kolombin ve barberin denilen maddeler vardır. Tadı acıdır. Kullanıldığı yerler: İshali keser. İştahı açar. Mideyi kuvetlendirir. Fazla kullanıldığı takdirde, mide ve bağırsaklara zarar verir.

Şifalı Bitki by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Güvercinlerin yatmasına ve yumurtlayıp palaz çıkarmasına mahsus tahtadan evciklere bölünmüş dolap. 2. Piyade kayığının kıçında, öte beri koymaya mahsus dolap ki, küçük bir kamara veya anbar şeklinde olur.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dovecote.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pigeon-house. dove-cote. dove cote. dovecote. loft.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

governor.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. İ. cuvarta) (denizcilik). Geminin anbar veya kamaralarının üstü, gezilecek yeri ki, mevkisiz bilet alan yolcular orada otururlar: Güverteye çıkmak, güvertede oturmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

deck.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

deck of a ship. deck. tween deck.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Güvertesi olan, yani üstü döşeme ile örtülmüş gemi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Evlenmekte olan erkek, gelin mukabili, Ar. arûs: Güvey ölmek, gelin güvey, güvey gelinin koltuğuna girdi. 2. Bir adamın kızını veya kızı olan yakınlarından bir kızı almış olan adam, damat: Filânın güveysi, o, benim güveyimdir. Güveyotu = Bir cins bitki Fars. merzencûş. Içgüveysi = Karısının evine giden damat. Içgüveyisinden hallice = Kendi hâlinde, kendi derdiyle sessiz sedasız uğraşır durumda. Güvey feneri = KAkünç denilen bitki.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bridegroom. bridgeroom. son-in-law.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bridegroom. son-in-law.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Şifalı Bitki

(gelinfeneri): Patlıcangillerden; kireçli topraklarda yetişen bir çeşit bitkidir. Çiçekleri pembe-beyazdır. Yemişleri kiraza benzer. Terkibinde C vitamini vardır. Lezzeti acımtıraktır. Meyveleri Eylül - Ekim aylarında toplanıp, kurutulur. Kullanıldığı yerler: İdrar ve ter söktürür. Karında toplanan suyu boşaltır. Böbrek taşlarının düşürülmesine yardımcı olur. Sarılıkta da faydalıdır.

Şifalı Bitki by

Türkçe Sözlük

(bk.) Güvey.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Hindibâ.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Güvey hâli, evlenmekte olan adamın hâli. 2. Damatlık, Ar. sıhriyyet.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Koyu ve az mora çalar kırmızı: Güvez çuha, güvez renk. Koyu ve mora çalar kırmızı renk.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

violet. dark red.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i ). Karısı tarafının evinde oturan damat. Içgüveysinden hallice = (Şaka yollu) pek de iyi değil, kötüce.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

public safety. public security.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rock pigeon.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Genel Bilgi

Genellikle hayvanlar kendilerini ölüme yakın hissettiklerinde ölümü beklemek için bir yerlere gizlenirler. Bu, bir ağaç kovuğu, kayaların arası veya saklanabilecekleri herhangi bir yer olabilir.

Buradaki içgüdü, hayvanın kendisini güçsüz hissetmesi nedeniyle bir düşmanla karşılaştığında karşı koyamamak ve kaçamamak korkusudur.

İehir hayatının bir parçası haline gelen serçe, güvercin, karga gibi kuşlar da etrafta çok miktarda bulunmasına rağmen bunların ölülerine aynı nedenle hiç rastlayamazsınız. Saklandıkları yerlerde öldükten sonra da vücutları bir şekilde ya bir başka hayvan ya da böcekler tarafından yenilerek yok edilir veya kendi kendilerine çürüyerek toprağa karışırlar.

Sokaklarda, meydanlarda insanlardan hiç çekinmeden dolaşan güvercinler bazen balkonlarımıza bile konarlar. Hiç dikkat ettiniz mi? Bütün bu güvercinlerin boyutları üç aşağı beş yukarı aynıdır. Öbür hayvanlar gibi yanlarında yavruları, minik güvercinler yoktur.

Bunun nedeni güvercinlerin yuva kurdukları yerlerdir. Onlar yeterince emniyetli görmedikleri ağaçlara yuva yapmazlar. Güvercinlerin ana yurdu Kuzey Afrika’dır. Buralarda yuvalarını kayalıkların üst noktalarına kuruyorlardı. Bu sayede aşağıdan gelecek düşmanlarını görebiliyorlardı.

Sonradan başka bölgelere göç eden güvercinler bu içgüdüsel alışkanlıklarını buralarda da sürdürdüler. Yuvalarını yüksek binaların pencere, çatı gibi yüksek yerlerine kurdular. Yavrularını gelişene kadar buralarda büyüttüler.

Zaten güvercin yavruları çok hızlı büyürler. Kısa bir süre içinde vücutları tüy ve teleklerle örtülür, birinci ay sonunda uçarak anne ve babalarını izlerler. Yani yavrular uçabilecek hale gelince boyut olarak büyüklerinden farkları kalmaz.


Genel Bilgi by

Türkçe - İngilizce Sözlük

self-reliance.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

self-reliance.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) - Kendine güvenen. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

social security.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

upper deck.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

upper deck.

Türkçe - İngilizce Sözlük by