Güz ne demek? | Güz anlamı nedir? | Güz

Güz anlamı nedir?

Güz ne demek?

Güz anlamı nedir?

Güz | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: guz

Türkçe Sözlük

(i.). Sonbahar, eski Türkçe: Köhne bahar, Ar. harif, Fars. hazân: Güz mevsimi = Eylül ile ekim ve kasım ayları ve daha doğrusu rûmî eylülün 9’undan aralığın 9’una kadar olan günler.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

autumn.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

autumn. fall.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

autumn. fall.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.). (Kadın İsmi) /(Erkek İsmi) - Güzel isim. Verilen ismin güzel olması.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. F.). 1. Vergi, haraç veren, 2. Geçiş parasına tâbi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.) (Halk ağzında: Belgizar). Yadigâr olmak üzere verilen hediye: Bu kutu falanın bana bergüzârıdır. Bu da benden size bergüzâr olsun.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Kadın İsmi) - Hediye, hatıra, andaç.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Seçilmiş, seçkin, irâdesine sahip.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Kadın İsmi) - Seçkin, beğenilmiş makbul.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). Buğdaysılardan bir çeşit ot.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. A. cizye = vergi, F. güzâşten = eda etmek). Vergi veren, haraca bağlı, tâbî, bir Müslüman devletinde cizye vergisi veren Hıristiyan tab’a.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. dem = nefes, güzârîden = geçirmek). Vakit geçiren, yaşayan, vakit öldüren: Ney çalarak dem-güzâr oluyor.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Vakit geçirme.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Sarraf.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Yardımcı, imdâda yetişen.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Yiğit kimse.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

random. cursory. haphazard. hit-or-miss. casual. desultory. excursive. go-as-you-please. helter-skelter. hit-and-miss. indiscriminate. promiscuous. scratch. scratchy. by chance. at random. at haphazard. haphazard. hit or miss. by fits and starts.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cursory. haphazard. indiscriminate. random. by chance. at random. casually. casual.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

haphazard. desultory.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Boş lakırdı, beyhude söz, Fars. lâf-ı güzâf.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.) (güzâşten fiilinden masdar ismi). 1. Geçme, geçiş: Geşt-ü güzâr = Gezme ve seyahat (güzâr daha çok .kullanılır). 2. Eda eden, ifâ eyleyen, beceren, ödeyen. Dem-güzâr = Vakit geçiren, günlerini hoş geçiren. Cizye-güzâr = Vergi veren. KSr-güzâr — İş beceren (galat olarak işgüzfir da derler). Maslahatgüzâr = Elçi veya büyükelçi vekili.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Geçiren, geçirici. Güzârende-i eyyâm = Vakit geçiren.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Rüyâ tâbir etme, düş yorma.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Geçme, geçiş.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. gazi). Gaziler (iki z ile söylenmesi yanlıştır), (bk.) Gazi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Tetanos hastalığı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Göze iyi görünen, şekil ve sureti takdir ve sevgi uyandıran, Ar. cemîl, Fars. hûb, zîbâ: Güzel adam, güze! kız, güzel at, güzel ev. 2. İyi, hoş, Ar. tayyib, mergub, müstahsen: Güzel iş, güzel hava, güzel söz, güzel ses. 3. Ayıpsız, kusursuz, Ar. sâlih: Güzel adam. Sevgili, di. ber: Ger derse Fuzûlî ki güzellerde vefâ var. İyi, Alâ, hoş: Güzel söyledi, güzel işlenmiş, güzel yazar. Cevap mânâsında: Peki, olur: Güzel, güzel ama = Peki ama. Güzelhatun — Bir nevi kan kurutan otu. Saksıgüzeli = Nasırotu. Dünya güzeli = Pek güzel kadın.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

beautiful. pretty. nice. good-looking. shapely. handsome. fair. appealing. fine. lovely. pleasant. beauteous. bonny. comely. ducky. goluptious. good. goodly. nifty. personable. plummy. sapid. sightly. smart. sweet. swell. well. well-favored. well-fav.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

beautiful. pretty. nice. good-looking. shapely. handsome. fair. appealing. fine. lovely. pleasant. beauteous. bonny. comely. ducky. goluptious. good. goodly. nifty. personable. plummy. sapid. sightly. smart. sweet. swell. well. well-favored. well-fav. att

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

beautiful. fine. good. excellent. a beauty. bonny. enchanting. favo u rable. to have a well-proportioned form. gallant. glad. goodly. jolly. lovely. picturesque. pleasant. pretty. sweet. well. wonderful.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fragrance.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

aroma. fragrance. lavender. perfume. perfumery.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

art.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fine arts. the fine arts. polite arts.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

belladonna.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Patlıcangillerden, atropin adlı ilâcın çıkarıldığı bitki (atropa belladonna).

Türkçe Sözlük by

Şifalı Bitki

(belladon): Patlıcangillerden; kireçli topraklarda yetişen 180 santimetre kadar boyunda, birkaç sene yaşayan nahoş kokulu bir bitkidir. Meyveleri kiraz gibi yuvarlak ve siyah renktedir. İçeriğinde Atropin vardır. Zehirlidir. Ev ilaçlarında kullanılmaması gerekir. Kullanıldığı yerler: Hekimlikte ağrıları dindirmek için kullanılır. Mide ve bağırsak hastalıkları, astım, beyin hastalıkları, kalp hastalıkları ve sinir hastalıklarında kullanılır.

Şifalı Bitki by

Türkçe Sözlük

(i.). Az yahut hayli güzel: Güzelce bir kız, güzelce sesi var. 1. Oldukça iyi: Güzelce yazıyor. 2. Dikkatle veya yavaşçacık: Bunu güzelce yıkamalı, çocuğu güzelce tutup kaldırmalı, güzelce anlatmalı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pretty. fair. thoroughly. beautifully. properly.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

nicely.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Halk şiir ve musikisinde, sevgilinin (bazen atın vs.) güzelliğinden bahseden şekil.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Güzel olmak, güzellik peyda etmek, güzelleşmek: Kızlar on beş yaşından sonra güzellenir, bahçe şimdi güzellendi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Güzel olmak, güzelliği artmak, iyileşmek: O kız büyüdükçe güzelleşti. Hava güzelleşti, bahçeler pek güzelleşmiş.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

smarten. to become beautiful.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to become beautiful. to become good or excellent.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be made beautiful.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

beautification.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Güzel etmek, güzellik kazandırmak: Sade ve tabiî kıyafet insanı güzelleştirir, bu yağmur, havayı, çayırları güzelleştirdi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

beautify. prettify. pretty up. adorn. do up. embellish. face-lift. gild. perk up.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

adorn. beautify. relieve. smarten. to beautify. to embellish. to smarten.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to beautify.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Güzel olan şahıs veya şeyin hali. Ar. hüsn, cemâl, bahâ: Güzellik kadın için birinci süstür; kız güzelliğine güvenip ilim ve terbiye tahsilinden geri kalmamalıdır. 2. İyilik, Ar. tayyib, hoşluk: Bugünkü havanın güzelliği, bu sesin güzelliği. 3. Yavaşlık, tatlılık, Ar. hilm: Güzellikle kandırdım, güzellikle kaldırıp öbür tarafa koymalı, güzellikle söylemek. 4. Düzgün, süs. 5. iyi havadis, iyi haberler, iyilik, sağlık: Ne var, ne yok? Güzellik.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cosmetic. beauty. prettiness. fairness. charms. feminene charms. comeliness. fineness. handsomeness. niceness. pulchritude.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

beauty. elegance. glory. grace.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

beauty. excellence. gentleness. kindness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

beauty queen.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cosmetic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

beauty aid.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

beauty salon.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

beauty parlour.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

beauty contest.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

gently. without using force.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

with gentleness. with kinds words.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). 1. Geçme, geçiş, Osm. mürûr, ubûr: Güzer etmek. 2. Geçen, mürur eden. 3. Geçilen, geçtiği. Rahgüzer = Yolun geçtiği yer, Ar. me’mer: Reh-güzeri üzerinde bulunan dostlarımı ziyaret etti.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Geçilen, geçilecek yer, yol, Ar. me’mer: Anadolu ana demiryolunun güzergâhını tayin etmek, ordunun güzergâhı üzerinde bulunan yerler.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Geçiş tezkeresi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F-). Geçme, Osm. mürûr, sebk: Güzerân eden muharrem ayında geçen (asıl Farsça’da geçici mânâsiyle sıfat ise de dilimizde o suretle pek kullanılmaz ).

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

taxiway.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). 1. Geçme, geçiş, güzer. 2. Geçen. Sergüzeşt = Macera, başa gelip geçen hal ve vaka, bir adamın çekip geçirdiği şeylerin anlatılmasından ibaret hikâye: Fr. aventures.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. P.). Geçmiş, geçen, sâbık, sâlif: Sâl-i güzeşte = Geçen sene. Faiz, Ar. nemâ: Aldığı parayı güzeştesiyle beraber verdi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. coğrafya). Gölgede kalan taraf.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Seçilmiş, seçkin, müntehab. Ar. mümtâz. Bir şeyin en iyi kısmı: Asâr-ı güzide = Seçkin eserler. Türk şairlerinin en güzidesi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

distinguished. select. choice. outstanding.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

eminent.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Kadın İsmi) - Seçkin, seçilmiş, beğenilmiş.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. F. c.) (m. güzide). Güzîde’nin c. seçkinler, seçilmişler, beğeğenilmiş söz, şiir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F). Seçilmiş, beğenilmiş söz, şiir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). 1. Seçen, intihâb eden, seçip ittihaz eden, kabûl eden, beğenen (terkiplere girer): Vahdet-güzin = Kendini Tanrı’nın birliği yolunda ibadet ve takvâya adamış kimse. Kûşe-güzîn-i feragat = Feragat köşesini seçip kabûl eden. 2. Seçilmiş, seçkin: Cihâr yâr-ı güzîn = İlk 4 Halîfe, Hulefây-ı RAşidîn.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Kadın İsmi) - Seçen, seçilmiş, seçkin, beğenilmiş. - Hz.Muhammed (s.a.s)’in dostu (halifesi) Hz.Ebu Bekir, Ömer, Osman ve Ali (r.anhum).

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Çâre, derman.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) - Çare, derman. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.). Güzün yapılan, güze ait, sonbaharlık.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Güz vaktinde, sonbahar mevsiminde, Osm. Fasl-ı harîfte = Güzün ekilecek tohumlar.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f.), çok ve hızlı içmek, çakıştırmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Uyuyucu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F., Ar. hak, Fars. güzâşten = yerine getirmek). Hakkı yerine getiren, haktan ayrılmayan.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(a.f.i.). - Hakkı tanıyan, haktan ayrılmayan. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. F„ Ar. halvet = tenhâlık, Fars. güziden = seçmek). Halveti seçen, tenhaya çekilip ibâdet, zikir ve murakabe eden.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Kalemle yazılmış, Ar. muharrer, mektûb: Hâme-güzâr-ı vasf-ü târîf oldu (eski nezaket tâbirlerinden).

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.) Arapça: harâç, Farsça: güzârîden = ödemek). Haraç veren, haraca kesilmiş, Osm. cizye-güzâr.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Hoş geçmiş tatlı zaman.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Kadın İsmi) - Sarı çiçekli, güzel yapraklı süsbitkisi.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. T. F.). Becerikli ve daha çok, kendini göstermek için gerekmezken işe karışan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

efficient. officious. meddlesome. pragmatic. pragmatical. pragmatist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

busybody. officious. obtrusive.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

conceitedly officious. obstrusive. busybody. meddlesome.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). İşgüzarca hareket.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

officiousness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). İsteğini elde edebilen.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. kâr = iş, güzâşten = becermek), iş beceren, işin hakkından gelen, becerikli (bunun yerine yanlış olarak ve değişik mânâda işgüzâr kullanılır).

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. c.) (m. kâr-güzâr). İş becerenler, işin hakkından gelenler.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). iş bilirlik.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Deniz veya ırmakların birdenbire derinleşen yerleri.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). 1. İş gören, İş bilir. 3. Elçi ve büyükelçi vekili: Danimarka maslahatgüzârı (maslahatgüzâr sözünün eskiden «küçükelçi» mânâsı da vardı).

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Elçi vekilliği, geçici elçilik.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(ga ile) (I. A. «bugz» dan imef.). Bugzolunan, bugz ve kine uğramış.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Tosun. 2. Sâf ve bön adam. 3. İyi, ahlâklı adam.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(hi.). Batı Türkleri’nin esasını teşkil eden Türk boyu ki, Osmanlı Türkleri, Azeriler ve Türkmenler olarak üçe ayrılır. Oğuz Han = Mete (Motun). Oğuz Han Destânı = Pek tanınmış Türk destânı.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) 1.Mübarek, saf ve iyi yaratılışlı. 2.Genç, sağlam, güçlü. 3.Anlayışı kıt, bön. 4.Köylü. Tosun. 5.Türk efsanelerinde geçen büyük bir kahraman. Büyük bir Türk boyu.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Oğuz boyundan, yiğit, savaşçı.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) 1.Oğuz’a mensup, güçlü yiğit baba. 2.Oğuz kahramanı.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) 1.Oğuz çocuğu. 2.Yiğit gürbüz çocuk.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Oğuz bay.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(hi.). Batı Türk lehçesi: Anadolu, Azerbaycan, Türkmenistan Türkçe’leri.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Oğuz can.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Oğuz (Erkek İsmi)

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) 1.Yiğit han, hakan. 2.Oğuz boylarının efsanevi kahramanı.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Damarlarında Oğuz kanı taşıyan.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Güçlü, sağlam, iyi yürekli, dost kimse.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Görkemli, aydınlık.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) 1.Sağlam, yiğit. 2.Yumuşak huylu, sakin.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Oğuz’a mensup. Oğuz’a ait.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. F. A.). Yolun geçtiği yer, geçit, ayakaltı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Bir adamın başından gelip geçen şeyler, mâcera.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

adventure.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

adveturer. fortune seeker. gentleman of fortune.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F., sipâs = şükür, güzârîden = edâ etmek). Hamd ve şükür eder, minnetdâr.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F„ Ar. şükr = teşekkür, Fars. güzârîden = yerine getirmek). Teşekkür eden, müteşekkir, iyilik bilir, minnettar.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). iyilik bilme, minnettarlık.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «buğz» dan). Gizli düşmanlık besleme.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. Doğu Sibirya'da yaşayan Moğol ırkından biri, Tunguz.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Kutsal, mübarek. Saf, temiz.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. F. A.). Uzleti kabûl edip bir tarafa çekilen.

Türkçe Sözlük by