Habbe-i Sevda ne demek? | Habbe-i Sevda anlamı nedir? | Habbe-i Sevda

Habbe-i Sevda anlamı nedir?

Habbe-i Sevda ne demek?

Habbe-i Sevda anlamı nedir?

Habbe-i Sevda | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: habbe sevda

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [حبهء سودا] çörekotu.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (c. hubûb ve bunun cem. hubûbât). Tane. Habbeyi kubbe yapmak = Mübalâğa etme. Habbe-i vâhide (bir habbe) = Hiç (Osm. menfi cümlelerde geçer). Habbe-tüs-sevdâ = Çörekotu. c. Zahire, buğday, arpa, çavdar gibi ürünler.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

grain.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [حبه] taneler.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [حبهء حضرا] çitlembik.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [حبهء سودا] çörekotu.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(e. A.). Ne güzel, ne kadar lâtif, zehî! Habbezâ bâğçe-i pâdşeh-İ rûy-i zemini (Neft).

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [حبذا] ne güzel.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

blind love.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

atrabilious.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. tıp). Derin keder, insanlardan çekinme, kaçınma ve nefret hali gibi belirtilerle kendisini gösteren bir akıl hastalığı, melankoli.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

melancholia. vapors. spleen. vapours.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

melancholia malihulya. melankoli.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

melancholia. passionate and hopeless love. melancholy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

melancholic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [محبت] sevgi.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

sevmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (aslı mahabbet olup, bu şekli galattır). 1. Sevme, sevgi, sevişme: Muhabbetimiz eskidir. 2. Dostluk, sadakat: Muhabbet-i Ehl-i Beyt. 3. Aşk: Aşk ve muhabbet. 4. Dostça sohbet, konuşma: Oturup muhabbet ediyorduk; muhabbet arasında, (bk.) Mahabbet.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fondness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bond. chat. chitchat. conversation. affection. love. small talk.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

affection. love. friendly conversation. chat. endearment.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [محبت] sevgi.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) 1.Sevme, sevgi. 2.Dostluk. Dostça konuşma.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

chat. yarn.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to have a friendly chat.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lovebird.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

love bird.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pimp.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). 1. Dostça mektup: Muhabbet-nâmenizl aldım (büyükten küçüğe yazılan mektup için kullanılırdı). 2. Aşk mektubu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (müz. esved). 1. Aşk, sevgi: Sevdâya dûçâr. 2. Aşktan ileri gelen bir çeşit hastalık, karasevdâ. 3. Heves, arzu: Seyahat sevdâsına düştü.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

love.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

love. passion. intense longing. strong wish or desire.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

passionate love. passion. strong desire.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ سودا] kara, siyah. 2.insan yapısında bulunan dört maddeden biri.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) 1.Bir şeye karşı hissedilen şiddetli arzu. 2.Şiddetli sevgi, aşk. 3.Aşırı istek, heves. 4.Kara sevda, mali hülya, melankoli. 5.Hüzün. İptila.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. F.) (c. sevdâ-gerân). (bk.) Sevdalı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F„ Ar. sevdâ, Fars. zeden = vurmak) (c. sevdâ-zedegân). Aşk ve alâka vurgunu, Aşık.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Sevdaya tutulmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to fall in love. to fall in love. to lose one's heart. to fall for sb.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to fall passionately in love with.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Aşık, aşk ve alâkaya düşmüş. 2. Pek ziyade düşkün, meftun: O ata sevdalı oldum.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lovesick.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

amorous. lovesick. madly in love. in love.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

person who is passionately in love.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. A.) (mü. sevdâviyye). Dört halden sevdâya mensup ve ait: Mizâc-ı sevdâvî.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [سودازده] sevdalı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by