Hace ne demek? | Hace anlamı nedir? | Hace

Hace anlamı nedir?

Hace ne demek?

Hace anlamı nedir?

Hace | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: hace

Türkçe Sözlük

(bk.) HAcet.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). 1. Efendi, ağa, çelebi, seyyid, sahip. 2. (Türkçe: hoca) Muallim, öğretmen, üstat: Mektep hocası, coğrafya, hesap, yazı hocası. 3. Sarıklı efendi, molla: Hoca efendi, hoca kıyafeti.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [ خواجه] hoca. 2.efendi. 3.ağa. 4.sahip. 5.vezir.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Erkek İsmi) 1.Hoca. 2.Bilgin, öğretmen. 3.Çelebi, sahip, muallim, profesör. - Daha çok lakab olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. F. c.) (m. hoca) (Türkçe m.). Vaktiyle BAbıâli kalemleri efendilerinden, hususi bir rütbe taşıyan adam: Dİvân-ı hümâyûn hâcegânı, hâcegân rütbesi. (bk.) HAce.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [ خواجگان] hocalar. 2.efendiler.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Vaktiyle BAbıâli kalemleri efendilerine verilen büyücek bir rütbe olup Tanzimat’tan sonraki rütbeli hâmiseye eşitti.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Tacir: Bedestende hacegi

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [ خواجگی] hocalık. 2.efendilik. 3.ağalık. 4.sahiplik. 5.tüccar.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Utanma, utanıp şaşırma.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [خجل] utanma.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (halk dilinde: hocalık). 1. Efendilik, sahiplik. 2. Öğretmenlik, muallimlik, okutma vazifesi: Mektepte bir hocalık aldı. 3. Eskiden Ulemâ kıyafeti, talebe ve molla sıfatı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (c. ahcâr). Taş, Fars. seng: Hacer-i şecer — Taş, odun, değersiz ve iktidarsız adam. Hacer-i esved = KAbe-i mükerremenin kapısı yanında, duvarda bulunan siyah göktaşı, hac töreninde ziyaret edilir. Hacer-01-cav = Havadan düşen taş, göktaşı: Hacer-i semli = Fezada kendi başına veya toplu surette devreden çeşitli büyüklükte taşlar.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [حجر] taş.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) 1.Taş, kaya. -Hacer-i Esved: Kabe’nin duvarında bulunan meşhur kara taş. 2.Hz.İsmail’in annesi ve Hz.İbrahim’in cariyesinin adı.

İsimler ve Anlamları by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [حجر اسود] karataş.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [حجر سمائی] göktaşı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - Kükürt ile demirin birleşmesinden meydana gelen altın sarısı renginde.

İsimler ve Anlamları by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [خواجه سرا] harem ağası.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (c. hâcât, havâyic). 1. İhtiyaç, lüzum, iktizâ: Bu kadar tafsilâta ne hâcet? Böyle zahmetlere hâcet yok. 2. Muhtaçlık, zaruret. 3. Lâzım ve zaruri olan şey: İnsanın birçok hâcetleri vardır. Def-i hâcet = 1. Muhtaç olunan şeyi elde etme. 2. Abdest. Kazâ-i hâcet Abdest etme. Kadıyyül-hâcit — Her hâceti defeden Tanrı. Havâyic-i zarOriyye = İnsanın zarurî olarak muhtaç olduğu yiyecek, içecek ve giyecek gibi şeyler (Ar. terkiplerde «hâce» suretinde kullanılır): Indel-hâce, ledelhâee = Lüzumu hâlinde.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

need. requirement. necessity. the need to relieve oneself.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [حاجت] ihtiyaç.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). ihtiyaç ve zarureti olan, muhtaç.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). İhtiyâcı gören, gideren.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [حاجتمند] muhtaç.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

ihtiyaç duyulduğu zaman.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «hücûm»dan) (c. muhâcemât). Her taraftan ve birden hücum etme, üşüşme.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. A. «hicret» ten). Ailece yerleşmek üzere başka ülkeye göçme, hicret, göç: Bu yıl çok muhâceret oldu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

emigration. immigration.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [مهاجرت] göç.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. çürümek, kangrenleşmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by