Hadd-i Asgari ne demek? | Hadd-i Asgari anlamı nedir? | Hadd-i Asgari

Hadd-i Asgari anlamı nedir?

Hadd-i Asgari ne demek?

Hadd-i Asgari anlamı nedir?

Hadd-i Asgari | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: hadd asgari

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [حد اصغری] en az.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). 1. En az, en aşağı, en azdan. 2. (matematik) Minimum.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

minimum. minimal. least.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

minimum. least.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

minimum. least. minimal.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [اصغری] en az.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

minimal amount.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

minimum wage. minimum fee. minimum pay. base wage rate. minimum cost. union rate. wage floor. wage minimum.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Dinin güzelligi. Dinin değerlisi. - Türk dil kuralı açısından “d/t” olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.-A.) [بی حد] sınırsız.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

interest rate. limit on the rate of interest.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

bir çeşit tütsülenmiş mezit balığı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. hiddet’ten if.) (mü. hâdde). 1. Sivri, ince uçlu. 2. Keskin, 3. Sert, pek tesirli. 4. (tıp). Şiddetli ve iltihaplı (yara, çıban). Fr. aigue. 5. (matematik): Zâviye-i hâdde — Dik açıdan daha dar olan açı, mukabili: Münferice.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ حاد] keskin. 2.sivri. 3.dar.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ حد] sınır. 2.şer’î ceza.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [خد] yanak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [حد اصغری] en az.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [حد اعظمی] en çok.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [حد طبيعی] normal hal.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) aslında.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [خداع] düzenbaz.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. hadîd’den imüb.). Demirci (az kullanılır).

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [حداد] demirci.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A ). Demircilik.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [حدادی] demircilik.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.). Çabuk kavrayan, anlayışlı, kavrayışlı. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Erimiş madeni döküp tel yapmaya mahsus delikli safha suretinde Alet. mec. Hadde-i tedkikten geçirmek = inceden inceye araştırmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

roll. rolling mill.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rolling machine. wire-drawer's plate. roller-mill. roller. rolling mill / press. roller mill. rolling press.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rolling mill.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

roller. cogger. plunger.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Dökümevi, döküm yapılan fabrika. Osmanlı devrinde tersanenin, döküm işleri yapan bölümü.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

blooming mill. rolling mill.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

roller mill. rolling mill / plant. drawing mill. tilt. rolling mill. rolling plant.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rolling. hot working.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to roll. to mill.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

mill.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) mezit balığı, (zool.) Melanogrammus aeglefinus.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

load limit. capacity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. Hindistan'da evde imal edilen pamuklu kumaş.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «hadeb» den imef.) (mü. muhaddebe). 1. Kanbur, tümsekli. 2. (matematik, geometride) Kürenin bir kısmı gibi ortası tümsekli ve daire şeklinde olan, zıddı: mukaar, Fr. convexe.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «hader» den imef.) (c. muhadderât). Namuslu ve iffetli kadın. Muhadderât-ı İslâmiyye = islâm kadınları.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «hadd» den if.) (mü. muhaddide). Tahdid ve tayin eden, bir şeye hudut ve sınır koyan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «hader» den if.) (mü. muhaddire) (tıp). Uyuşturucu, hissi ibtâl eden, Fr. narcotlque. (i. c.) Uyuşturucu ilâçlar: Muhaddirât kullanmak.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [مخدر] uyuşturucu.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «hadîs» den if.) (c. muhaddisîn). Hadîs bilgini: Muhaddlsînden bir zât.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «hudûş» dan imef.) (mü. muhaddişe) (tıp). Osm. Tahdîş eden, gıcıklıyan, şiddetlendiren.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [محدث] hadis bilgini.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «hudûs» tan if.) (mü. mütehaddise). Ortaya çıkan, yoktan var olan, meydana gelen.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Dinin şanı ve şerefi. - Türk dil kuralına göre “d/t” olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Dinin güzelliği. - Türk dil kuralı açısından “d/t” olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Dinine bağlı kimse. - Türk dil kuralına göre “d/t” olarak kullanılmakladır.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Dinine bağlı kimse. - Türk dil kuralı açısından “d/t” olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. (=.). Hudut muhafızı.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) kızmemesi, altıntop, greypfrut, bir çeşit ağaçkavunu, şatok; (bot.) Citrus grandis.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «hadr» den masdar). Eğik bir düzeyden akarak veya yuvarlanarak inme.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «huds» tan masdar). Olma ve zuhûr etme, ortaya çıkma. Arapça’da mânâsı başkadır).

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Tahaddüse ait.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [تحدب] tümsekleşme.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

tümsekleşmek, kamburlaşmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ تحدس] sezgi. 2.meydana gelme.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

meydana gelmek, ortaya çıkmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [تحدسيه] sezgicilik.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by