Hafi ne demek? | Hafi anlamı nedir? | Hafi

Hafi anlamı nedir?

Hafi ne demek?

Hafi anlamı nedir?

Hafi | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: hafi

Türkçe Sözlük

(i. A.). 1. Çok ikrâm eden, insanı güler yüzle karşılayan. 2. Yalınayak yürüyen veya koşan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(İ. A. hafâ’dan smüş.) (mü. hafiyye). Gizli, saklı. Celî mukabili: Hafi ve celî = Açık ve kapalı.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [حافی] yalınayak koşan.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [خفی] gizli

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) 1.Çok ikram eden, insanı güler yüzle karşılayan. 2.Yalınayak yürüyen, koşan adam.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Herşeyi bütün ayrıntı ve inceliğiyle kayıtlayıp tutan ve dilediği zamana kadar bela ve afetlerden koruyan Allah’ın kulu. -(bkz.el-Hafız). Allah’ın isimlerinden.

İsimler ve Anlamları by

Teknolojik Terim

En güçlü sinyallere sahip kanalları seçer ve frekans sırasına göre hafıza düğmelerine atar. RDS’li setlerde AF devreye sokulduğunda bu işlev, en güçlü sinyalleri, Program Tanımlama kodlarına göre artan sırada düzenler.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

sofrada yemeği ısıtmaya veya sıcak tutmaya mahsus alttan ısınan madeni cihaz.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

light fingered.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Bir güç kaynağına ihtiyaç duymadan bilgi depolayan, silinip tekrar yazılabilen bir hafıza cinsi. Özellikle hafıza kartlarında ve USB flash disklerde kullanılır, fps : Saniye başına çekilen kare sayısı.

Teknolojik Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

a huis clos.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (c. ahfâd). Evlât oğlu, erkek torun.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [حفيد] torun.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Erkek torun.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Kız torun.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [حفيده] kız torun.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - Kız torun. (bkz.Nebire).

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Türk musikisinde 32 zamanlı bir büyük usul.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(HAFİF) (i. A. hifef’ten smüş.) (mü. hafife). 1. Ağır olmayan, Fars. sebük: Pamuk en hafif katı cisimlerdendir. 2. Ciddî ve mühim olmayan, ağırlığı olmayan: Hafif adam, hafif mizaçlı, hafif meşrepli. (istihkâm) Hafif İstihkâm = Savaş zamanında alelacele yapılan geçici istihkâmlar.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

light. airy. lightweight. slight. lightly. weak. cushy. distant. dulcet. feeble. feint. frail. frivolous. lenient. loose. mild. piano. small. soft. subdued. tenuous. unsubstantial. light. digestible. easy of digestion.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bland. casual. distant. feathery. gentle. soft. subdued. tenuous. thin. light yeğni. easy kolay. weak. dilute. slight. mild. mild. dull. unimportant. insignificant. flighty hoppa. light in weight. flight. amoral.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

easy. light (in weight. frivolous. slight. unimportant. insignificant. lightly. slightly. crepe. demi saison. dinky. gentle. mild. rare. serous. small. thin. washy. weak. weightless.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [خفيف] hafif.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

imprisonment in a minimum-security prison.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

light industry.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

unsound sleep.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

light meal.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

collation. lunch. luncheon.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Darb-ı Türkt.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

faintly.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lightly. mildly. slightly. gently.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dab. rap. tap. tip.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

alleviation. cooling off.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Rahatlamak, hafif bir hal almak, ağırlığı azalmak, hızı azalmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to get lighter. to diminish. to subside. to be relieved.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Hafiflemek. 2. mec. Ağırbaşlılığını kaybetmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to get light (in weight.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to lighten. to diminish. to abate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

assuasive.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

extenuating. giving relief. attenuating. deadening. palliative.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

alleviate. relaxation. lightening. diminishing. relieving.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

attenuation. mitigation. lightening. weakening. lowering. dimming. checking. deadening. relief. unburdening. ramefaction. relieving. extenuation. palliation. remission.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ease. lighten. mitigate. moderate. muffle. relax. relieve. temper. to lighten. to lessen. to diminish. to abate. to relieve. to ease. to alleviate. to allay.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to lighten. to reduce the weight of. to diminish. to abate. to relieve. to weaken. to lower. to unlade. to modify. to dim. to rarefy. to check. to deaden. to unburden. to attemper. assuage. alleviate. attenuate. de escalate. dilute. extenuate. mitigate. m

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Hafif olma hali. Sıkıntının azalması, mec. Ağır başlı hareket etmeyiş.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lightness. slightness. slowness. thinness. airiness. frailness. giddiness. looseness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lightness. relief. flightiness. mildness. slightness. ease of mind. frivolity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lightness. slightness. mildness. relief. ease of mind. levity. weightlessness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to do sth improper.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Serbest davranışlı, iffeti şüphe uyandıran kadın.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

of doubtful morality. flighty. loose.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

frivolity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Hafife almak, istihfaf etmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lightly. gently.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «hafakan» dan if.). Müfredi, dilimizde kullanılmaz. Türkçe: Hafıkan. HSfıkayn = Doğu ve batı c. Havâfık: Cihât-ı erbaa = Dört cihet: Doğu, batı, kuzey, güney; ufuklar.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Hafr.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). At gibi hayvanların tırnak kaplı ayağı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Kazan, çukur açan.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [حافر] kazan, kazıcı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ حفير] çukur. 2.mezar.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (c. hafâir). Kazılmış yer, çukur.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Hafîd.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(HAFİYYE) (i. A.) («umûr-ı hafiyye» den kısaltılmıştır). Gizli işler için kullanılan polis memuru, detektif.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

detective. investigator. gumshoe. nightingale. noser. smeller.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sleuthing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

the work of a detective.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.). Gizli işler, sırlar: Hafiyyât-ı umOr.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [خفيات] gizli şeyler.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [خفيه] gizli polis.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Gizil olarak, gizliden: Hafiyyen söyledi, hafiyyen geldi.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [خفيا] gizlice.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Gizli, saklı olarak, gizlice.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «hıfz» dan if.) (mü. hâfıza) (c. hâfızîn, huffâz). 1. Saklayan, koruyan, muhafaza ve sıyânet eden: Hâfız-ı Mutlak, Cenâb-ı Hayrülhâfızîn = Allah. 2. Kur’an-ı Kerîm’i hıfzedip ezberden okuyabilen: Hâfız-ı Kur’an, hâfız-ı kelâm. Hâfız-ı kütüb = Bir kütüphanede kitapları muhafaza edip, okumak isteyenlere veren adam, kütüphane müdürü, Fr. conservateur. Kuvve-i hafıza — İnsandaki hatırlama kuvveti.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Saklayan, muhafaza eden, hâfız: Hafîz-Allahl = Allah saklasın (saklayıcıdır) (yalnız bu tâbirde geçer).

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

grind. swot.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

one who has memorized the Koran. grind.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ حافظ] koruyan. 2.ezberleyen. 3.Kur’ân hafızı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) hafiz.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) 1.Allah’ın adlarındandır. Muhafaza eden, saklayan, esirgeyen, koruyan. 2.Kur’an’ı ezbere bilen ve usulüne uygun okuyan kimse.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Allah saklasın, Allah korusun!

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [حافظ کتب] kütüphaneci.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. F.). Mevlânâ’nın Mesnevî’sini tamamen ezberleyen şahıs.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «hıfz» dan if. mü.). İnsandaki hatırlama hassası, kuvve-i hâfıza: O adamın hâfızası pek kuvvetlidir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

mnemonic. memory. recollection. store. mind. retention.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

memory. mind. memory bellek.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

memory.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [حافظه] bellek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

amnesia.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

loss of memory. amnesia.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - (bkz.Hafız).

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(HAFIZ-I KÜTÜB) (i. A.). Eskiden kütüphanelerdeki kitapların bakım ve korunmasını sağlayan kimse, kütüphane memuru.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to cram. to study hard. grind.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Dinin koruyucusu. - Daha çok unvan olarak verilir.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

funnily enough.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. mahfil). Mahfiller, (bk.) Mahfil.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ محافل] mahfiller. 2.toplantı yerleri.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Mahâfil.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «hıfz» dan if.). 1. Muhafaza eden, koruyan, gözetici. 2. Müstahkem bir mevkiin korunması ve idaresiyle görevli asker. Kale muhafızı = Dizdâr.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bodyguard.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bodyguard. escort. warden. guard. defender.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

escort. guard. guardian. warden. warder. guardsman. bodyguard. watchman. keeper. curator. protective. protector. retainer. convoy. securer. patrol. depositary. ward. lifeguard. safeguard. bailiff. caretaker. custodian.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [محافظ] koruyucu.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Muhafaza eden, değiştirmeyen, koruyan. Bekçi.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

troop of guardsmen. armed guard.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Müstahkem bir mevkiin idare ve kumandası, muhafız sıfat ve görevi: Kale muhafızlığı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

guardianship.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

custodial service. guard. guardianship. wardship.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. A.) (musiki). Türk musikisinde 16 zamanlı bir büyük usul.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dick.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

detective.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

STP, kullanılabilir tüm kanalları otomatik olarak kaydeder ve VCR kanallarını TV’nizdeki sırada kaydetmenizi sağlar.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Video ekleme düzenlemesinde kullanılan işlev. Sıfır Ayar Hafızasıyla bitiş noktasını işaretleyerek ekleme kaydının otomatik olarak bu noktada durduğundan emin olabilirsiniz.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Bu özellik, kaset bölümündeki önceki çekimlerin üzerine yeni çekimler yapmayı ve eklemeyi mümkün hale getirmektedir.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(TUHAFİYYE) (i. A.). Çorap mendil eldiven gibi giyime ve kordele, dantele gibi elbise süsüne yarar şeyler.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

notion's. small articles. clothing accessories. millinery. drapery.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sundries. notions. draper. haberdasher.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

haberdashery.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Tuhafiye satan kimse.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

variety shop / store. confectionary shop. store dresser. haberdasher. milliner. news monger. general dealer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

drapery. haberdashery.

Türkçe - İngilizce Sözlük by