Hafta Sonu ne demek? | Hafta Sonu anlamı nedir? | Hafta Sonu

Hafta Sonu anlamı nedir?

Hafta Sonu ne demek?

Hafta Sonu anlamı nedir?

Hafta Sonu | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: hafta sonu

Türkçe - İngilizce Sözlük

weekend.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

weekend.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Genel Bilgi

Bir gün Güneş’in doğduğu zamandan ertesi gün doğacağı zamana kadar geçen süredir. Bir ay ise Ay’ın aynı evresinin gökyüzünde tekrar göründüğü zamana kadar geçen süredir. Çok eskilerde bu zaman birimleri insanların hayatlarını organize edebilmeleri için yeterliydi.

Zamanla bir günden uzun, bir aydan da kısa bir zaman birimine ihtiyaç duyuldu. Babilliler 7 günlük haftayı zaman birimi olarak kullanmaya başladılar. Sonraları Yunanlılar, Çinliler ve Mısırlılar 10 günlük, Romalılar ise 8 günlük haftayı kullanmaya çalıştılar.

Bir hafta olarak kabul edilen yedi günlük sürenin kaynağı tam olarak bilinmiyor. En kuvvetli tez bu sürenin Ay’ın evrelerinden kaynaklandığına dayanır. Ay’ın dört evresinin (yeni ay, ilk dördün, dolunay, son dördün) sürelerine en yakın olan tam gün sayısı yedidir.

Ancak bu doğal ve astronomik temelin yanı sıra astrolojik bir inanışın da, ta Babilliler zamanından itibaren, yedi günün bir hafta olarak seçilmesinde rol oynadığı ileri sürülüyor. İlk çağlarda bilinen beş gezegen ile Güneş ve Ay’ın toplam sayısının yedi oluşu bu sayıya gizemli ve uğurlu bir sayı olarak bakılmasına neden olmuştur.

Daha sonraları dinlerde göklerin yedi kat oluşuna inanış, müzikteki ana nota ve tabiattaki ana renk sayılarının da yedi oluşu bu sayının gizemini iyice arttırmıştır. Takvimde yedi günlük haftanın resmiyet kazanması ise milattan sonra 327 yılında Roma İmparatoru I. Constantinus’un çıkardığı bir emirle olmuştur.

Tevrat’ın yaratılış (tekvin) anlayışına göre Tanrı evreni 6 günde yaratmış, yedinci günde de (cumartesi) dinlenmiştir. Hıristiyanlar haftayı Tevrat’taki şekliyle kabul ettiler, yalnız Hz. İsa’nın diriliş hatırasına yedinci günü değil de birinci günü, yani pazarı ‘Tanrı Günü’ olarak kabul ettiler.

İslam dininin doğuşundan sonra da yine yedi günlük hafta süresi benimsendi. Ancak Hz. Muhammed’in müminleri mescitte toplayıp, namaz kıldığı, hutbede devlet ve günlük işleriyle ilgili açıklamalar yaptığı altıncı gün (cuma) dinlenme günü olarak kabul edildi. Türkiye Cumhuriyeti’nde 27 Mayıs 1935 tarihinde yayımlanan bir kanunla tatil günü cumadan pazara alındı.

1792 yılında Fransa takvim yapısını değiştirerek 10 günü bir hafta kabul etti ama yürütemedi. Rusya 1929’da 5 günlük hafta uygulamasına geçti, sonra bir haftayı 6 güne çıkardı ve sonunda pes ederek 1940’da 7 günlük haftaya geri döndü.


Genel Bilgi by

Genel Bilgi

Bir gün Güneş’in doğduğu zamandan ertesi gün doğacağı zamana kadar geçen süredir. Bir ay ise Ay’ın aynı evresinin gökyüzünde tekrar göründüğü zamana kadar geçen süredir. Çok eskilerde bu zaman birimleri insanların hayatlarını organize edebilmeleri için yeterliydi.

Zamanla bir günden uzun, bir aydan da kısa bir zaman birimine ihtiyaç duyuldu. Babilliler 7 günlük haftayı zaman birimi olarak kullanmaya başladılar. Sonraları Yunanlılar, Çinliler ve Mısırlılar 10 günlük, Romalılar ise 8 günlük haftayı kullanmaya çalıştılar.

Bir hafta olarak kabul edilen yedi günlük sürenin kaynağı tam olarak bilinmiyor. En kuvvetli tez bu sürenin Ay’ın evrelerinden kaynaklandığına dayanır. Ay’ın dört evresinin (yeni ay, ilk dördün, dolunay, son dördün) sürelerine en yakın olan tam gün sayısı yedidir.

Ancak bu doğal ve astronomik temelin yanı sıra astrolojik bir inanışın da, ta Babilliler zamanından itibaren, yedi günün bir hafta olarak seçilmesinde rol oynadığı ileri sürülüyor. İlk çağlarda bilinen beş gezegen ile Güneş ve Ay’ın toplam sayısının yedi oluşu bu sayıya gizemli ve uğurlu bir sayı olarak bakılmasına neden olmuştur.

Daha sonraları dinlerde göklerin yedi kat oluşuna inanış, müzikteki ana nota ve tabiattaki ana renk sayılarının da yedi oluşu bu sayının gizemini iyice arttırmıştır. Takvimde yedi günlük haftanın resmiyet kazanması ise milattan sonra 327 yılında Roma İmparatoru I. Constantinus’un çıkardığı bir emirle olmuştur.

Tevrat’ın yaratılış (tekvin) anlayışına göre Tanrı evreni 6 günde yaratmış, yedinci günde de (cumartesi) dinlenmiştir. Hıristiyanlar haftayı Tevrat’taki şekliyle kabul ettiler, yalnız Hz. İsa’nın diriliş hatırasına yedinci günü değil de birinci günü, yani pazarı ‘Tanrı Günü’ olarak kabul ettiler.

İslam dininin doğuşundan sonra da yine yedi günlük hafta süresi benimsendi. Ancak Hz. Muhamnıed’in müminleri mescitte toplayıp, namaz kıldığı, hutbede devlet ve günlük işleriyle ilgili açıklamalar yaptığı altıncı gün (cuma) dinlenme günü olarak kabul edildi. Türkiye Cumhuriyeti’nde 27 Mayıs 1935 tarihinde yayımlanan bir kanunla tatil günü cumadan pazara alındı.

1792 yılında Fransa takvim yapısını değiştirerek 10 günü bir hafta kabul etti ama yürütemedi. Rusya 1929’da 5 günlük hafta uygulamasına geçti, sonra bir haftayı 6 güne çıkardı ve sonunda pes ederek 1940’da 7 günlük haftaya geri döndü.


Genel Bilgi by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ultimately.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Zamanın bölünüşünde yedi günlük müddet, yediden ibaret olan günlerin bir devri, Ar. esbuğ: Bu hafta; geçen hafta; gelecek hafta; her hafta; haftada bir; haftalarca.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

week.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

week.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

weekday.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Monday.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

weekday.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

weekend.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

weekend.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Her hafta ve haftada bir vâki olan: Haftalık gazete = Haftada bir çıkan. 2. Hafta itibariyle verilen ücret veya aylığa karşılık her hafta verilen para: Bu mürettibin haftalığı ne kadardır? Bugün, haftalık dağıtma günüdür. Mağaza haftalığı kesti.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

weekly. hebdomadal. sennight. wage. wages.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

weekly. weekly wages. a weekly. once a week. lasting. weeks.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

weekly. occurring once a week. weekly wage. lasting weeks.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

worker paid by the week.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Haftalık ücretle çalışan: Haftalıklı rençber.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [خفتان] kaftan.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. İng.). Bir futbol oyununun kırk beşer dakikalık iki kısmından her biri.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

harvest home.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

the end of the threshing season. residue of grain mixed with stones and soil. gleanings.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fortnight.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fortnight.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Genel Bilgi

17. yüzyılda Macaristan’ın Sobatzka Kalesi’nin Osmanlı muhafızları çok sevdikleri bir koçu özenle besliyorlardı. İkinci Viyana Kuşatması ile başlayan felaketli devirde kale Almanlar tarafından kuşatıldı. Kurtuluş imkanı göremeyen askerler bir sabah vakti kaleden fırlayarak düşmanı yarıp Budin yoluna doğru yöneldiler. Onlarla beraber fırlayan koç da sahiplerini yalnız bırakmamış iri boynuzları ile önüne çıkan düşman askerini yaralayarak, kendini tutturmadan askerlerle beraber Budin’e gelmişti. Bu gazi ve cengaver koç Budin’de büyük bir şöhret kazandı. Ancak ne yazık ki aynı yılın kurban bayramında kesildi!

Genel Bilgi by

Genel Bilgi

Aslında çok eğlenceli olabilecek matematik bizlere katı formüllerle ve mantığın kolay kabul edemeyeceği ifadelerle öğretilince bir kabus olup çıkıyor. Artının artı ile, eksinin eksi ile çarpım sonucu artı iken artı ile eksinin çarpım sonucu eksi oluyor. Peki bunun mantıki izahı nedir? Yani -5 derece sıcaklıkla -8 derece sıcaklığı çarpınca sonuç +40 derece olup ortalık ısınıyor mu?

Tabii bu bir şaka, şaşırtmaca. Esas bilmemiz gereken (-2)x(-2)=(+4) diye bir eşitlik yazdığımızda, bunun sadece rakamların ve önlerindeki işaretlerin belirlediği mantıksal bir denklem olmadığı, bir beyan, bir ifade olduğudur.

Eğer sayıları bir çizgi üzerinde gösterirsek, ‘-1’ sıfırın eksi tarafındaki ilk sayı olarak düşünülebilir ama eşitlik içinde bu böyle değildir. Çizginin neresinde olursanız olun bir adım geri atmaktır. Yani çizgide ‘+4’ noktasında iseniz ve ona ‘-1’ ilave ederseniz, bir adım geri atarak ‘+3’e gelmiş olursunuz.

Toplama ve çıkartmada nispeten kolay olan bu açıklama, iş çarpmaya gelince biraz zorlaşıyor. Örneğin haftanın 5 günü işe otobüs ile gidip geliyorsunuz. Her sefer bir milyonluk bir biletle yapılıyor. 10 milyon tutarında 10 tane bilet aldınız. Her gün gidiş-geliş kullandıkça iki tanesi eksiliyor. Bunun eşitlikteki yeri ‘-2’ dir. Siz bu işi 5 gün süresince yani 5 kere yaparsanız (-2)x(+5)=(-l0) olur ki biletler biter.

Diyelim ki bayram tatilinin iki günü o haftanın perşembe ve cuma günlerine denk geldi ve tatil. Bu sefer yapmanız gereken hareketi yapmıyorsunuz. İki günlük 4 bileti kullanmıyorsunuz. Bu hareket yapmanız gerekene göre negatif yani ters yönde bir harekettir. Her gün bilet almak yerine iki gün süresince hiç bilet kullanmıyorsunuz. İki kere negatif hareketi ‘-2’ bilet üzerinde yapınca o hafta elinizde (-2)x(-2)=(+4) bilet kalıyor.

Hala biraz karışık değil mi? Bir örnek daha verelim. Bir eşitliğin başına ‘-2’ yazdığınız zaman başlangıçta bu sizin sıfır noktasından iki kere geri sıçrayarak ‘-2’ noktasına ulaşacağınız anlamına gelir. Ama siz yapacağınız bu hareketin tam tersini yani negatifini iki defa yapıyorsunuz. Sıfırdan ‘-2’ye sıçrama hareketini iki kere ters yönde (-2) yapıyorsunuz ve sonunda ‘+4’ noktasına ulaşıyorsunuz. Ters bir kararın tersini yapınca doğruyu buluyorsunuz yani.


Genel Bilgi by

Türkçe - İngilizce Sözlük

in the long run.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

in the long run.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Sanıcı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (y. k.). Netice.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

result. consequence. consequent. conclusion. outcome. issue. end. aftermath. close. corollary. decision. deduction. denouement. effect. event. finding. fruit. harvest. inference. joy. payoff. produce. product. resultant. sequel. show. success. sum. u.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

avail. child. close. conclusion. consequence. corollary. deduction. effect. ending. event. finding. fruit. hangover. inference. outcome. product. ramification. result. sequel. upshot. effect netice. end.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

result. attendant. conclusion. consequence. corollary. culmination. curtains. deduction. effect. event. eventuality. fruit. harvest. inference. issue. judgment judgement. outcome. pay off. payoff. product. pursuance. ramification. sequel. termination. ups

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

gather.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to deduce the consequences.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

finalization.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

conclude. bring to an issue. accomplish. finalize. get through. leave off. put a period to. snuff out.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

decide. effect. to bring to a conclusion. to conclude. to finish.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

carry through. conclude. tie up. work out.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

be concluded. end. finish. turn out. end up. work out. come out. conclude. culminate. be at an end. eventuate. go. issue. redound.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

culminate. to result. end. come to a conclusion. to come to a conclusion. to conclude. to result in. to end in sth.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to come to a conclusion.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

without any result.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Sönmüş: Bu ateş sönüktür. 2. Parlak olmayan veya pek az parlayan: Sönük kandil. 3. (mec.) Şanlı ve şöhretli olmayan: Sönük adam.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

extinct.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dim. drab. faint. grey. insipid. out. extinguished. extinct. tarnished. lusterless. obscure. undistinguished. deflated. flat.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dead. extinguished. deflated. flat. weak. dim. faint. dull. stale. lusterless. lifeless. inactive. damped. insignificant. rayless. dimmed. dark. mat. withered. muddy. dismal. inanimate. insipid. sad. undistinguishe.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Sönük olanın hâli.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

insipidity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

weakness. dimness. faintness. dullness. staleness. lackluster. lifelessness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

amortization. damping of an oscillation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

amortize.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to damp itfa etmek. to extinguish. to redeem. to amortize. to pay off itfa etmek.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to damp. to amortize.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

at last. in the end. eventually. finally. after all. in the upshot. last. in fine. yet.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

eventually. finally. through. at last. in the end. at long last. at length. in the long run.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

at last. in the end. eventually adv. lastly.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

date of maturity. maturity date. final term.

Türkçe - İngilizce Sözlük by