Haliç’i Gemi Direkleri üzerinden Iple Geçen Kimdi? ne demek? | Haliç’i Gemi Direkleri üzerinden Iple Geçen Kimdi? anlamı nedir? | Haliç’i Gemi Direkleri üzerinden Iple Geçen Kimdi?

Haliç’i Gemi Direkleri üzerinden Iple Geçen Kimdi? anlamı nedir?

Haliç’i Gemi Direkleri üzerinden iple Geçen Kimdi? ne demek?

Haliç’i Gemi Direkleri üzerinden iple Geçen Kimdi? anlamı nedir?

| Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: halici gemi direkleri uzerinden iple gecen kimdi

Genel Bilgi

18. yüzyılda Üçüncü Ahmet’in oğlu İehzade Mustafa’nın sünnet düğününde bir cambaz Haliç’i gemi direkleri üzerinde gerilen bir ipte geçti.

Genel Bilgi by

Türkçe - İngilizce Sözlük

becoming odd / awkward.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to become odd / awkward.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fire ship.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ship with a bad bill of health.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rescue ship.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). taraftar, mürit, talebe; havari. discipleship (i). taraftarlık, talebelik; havarilik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Akıp giden: Buradan geçen adamlar. Gelen geçen, gelip geçen. 2. Uzanan veya akan, Osm. cereyan eden: Evimin önünden geçen yol, ark, dere. 3. Geçen, eski, geçmiş olan: Geçen sene, bıldır. Geçen gün = Öte gün, birkaç gün evvel. Geçen ay. 4. Geçen zaman veya hal ve vak’a: Geçen unutulur, geçen geçti: c. Geçenlerde = Birkaç gün önce.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

last. past. former. late. other. yester. passing. transitive. in excess of. hereinabove.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

passing. past. last.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

last. past.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

elapsed time.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lately. recently.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

passageway. corridor.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

laterly. recently. the other day.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Su üzerinde yüzen ve hareket eden büyük tekne. Ar. sefine, Fars. keşti: Yelken gemisi = Yelkenle ve rüzgâr kuvvetiyle hareket eden asıl gemi. Tüccar gemisi — Eşya, tahıl vesaire nakline mahsus olanı, şilep. Harp gemisi Deniz savaşına mahsus devlet gemisi. Gemi kalkmak = Hareket etmek. Gemi yatağı = Liman, muhafazalı koy. Gemi karaya oturmak = Gemi sığ bir yere saplanıp kalmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ship. boat. craft. vessel. bark. keel.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ship. boat. craft. vessel. bark. keel. hijacker. sail.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

boat. ship. vessel. to advance money on bottomry. to borrow / to raise / to take money on bottomry. craft. keel. merchant vessel. net personality.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sea man.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

figurehead.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ship's mast.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

shipwreck. wrecked ship.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

shipway.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hull. keel.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ship building.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ship's berth.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Gemi kullanan adam, gemi sahibi. Ar. mellâh, kaptan, reis: Kendisi gemicidir. Pek iyi gemicidir. 2. Bir geminin hizmetinde bulunan adam, tayfa: Gemicilerin kendilerine mahsus kıyafetleri, tabirleri vardır. 3. Harp gemilerin hizmetinde bulunan adam, deniz askeri, bahriyeli: Gemici üniforması, gemici asker, nefer, (denizcilik) Gemici nûru = Fırtınalı havalarda gemi direklerinin ucunda görünen elektrik ışığı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sailor. seaman. mariner. seafarer. navigator. bluejacket. gob. tar. jack tar.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sailor. seaman. mariner. shipowner.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

mariner. sailor. sea dog. jack tar. jar tar. sea man. seafarer. seaman. tarpaulin.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

nautical.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Gemi kullanmak bilgisi ve işi, gemici mesleği. Ar. milâhat: Gemicilik zor bir iştir. Kırk seneden beri gemicilik ediyorum. Gemicilikte ustadır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

seafaring. seamanship. navigation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

seamanship. navigation. seafaring. sailing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. çift olmak. gemina'tion i. çift yapma.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. çift olarak bulunan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. İkizler burcu, Cevza.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to take a ship. to go / to set aboard. board a ship. to take ship.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Halı yapan ve satan veyahut döşeten. Halıcılar = Halıcı esnafı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

carpet maker. carpet seller.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

carpet maker / seller.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Halı dokuma san’atı veya ticareti.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

carpet business.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

the rug business.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Genel Bilgi

18. yüzyılda Üçüncü Ahmet’in oğlu İehzade Mustafa’nın sünnet düğününde bir cambaz Haliç’i gemi direkleri üzerinde gerilen bir ipte geçti.

Genel Bilgi by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (tıb). yarım inme, vücudun yalnız bir tarafına gelen felç.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to separate into factions.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. tekrarlamak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). İp sarmak, iple bağlamak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(aslı: EPLEMEK) (f.). 1. Hatırlama, anma, Osm. tahattür ve tezekkür etmek, yâda getirmek. 2. Saymak, itibar etmek, ehemmiyet vermek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to care/give a damn. to give a shit/bugger.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

coast-guard ship. patrol vessel. guard boat. patrol boat. picket boat.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pilot vessel.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rescue ship. relief ship. salvage-ship. rescue vessel.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

2000 üzerinde antik arcade oyununu emule edebilen bir yazılım parçası.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(I. İ.). Telgrafçılıkta mors İşaretlerini alıp vermede kullanılan Alet.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A handful.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A division of the Roman army numbering sixty men exclusive of officers; any small body of soldiers; a company.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Originally, a napkin; later, an ornamental band or scarf worn upon the left arm as a part of the vestments of a priest in the Roman Catholic Church.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

It is sometimes worn in the English Church service.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sending key. signalling key (of a telegraph.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A liturgical napkin The maniple is worn draped over the celebrant's arm. or fanon, or fanelle The glorified handkerchief worn on the left wrist of the Priest, Deacon, and Subdeacon Unique to the Western Rite Often attaches with a pin to the cuff or sleeve

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Mass Messuage Misericord Missal Moralia in Job.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Vestment worn on the left wrist to signify the Office of Deacon.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A band worn over the left arm of the celebrant It represents the cord with which Christ's hands were bound by the Roman soldiers It is a small edition of the stole in form, color, and adornment. item of mass vestments; rectangle of fabric worn fastened to

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. (eski) Roma ordusunda altmış veya yüz yirmi erden ibaret bölük; ayin esnasında bazı papazlann sol kolları üzerinde taşıdıkları bir çesit enli şerit.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. çok yönlü, çok kısımlı, katmerli; i., elek. çok safhalı cereyan; mat. katsayı. multiple choice testlerde cevaplardan birini seçme usulü. multiple circuit elek. çok safhalı devre. multiple reentry vehicle birkaç ayrı bomba taşıyan roket. least c

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. L.). Bir hat üzerinde, aynı zamanda birkaç konuşma yapılmasını sağlayan ve elektrikle çalışan bir cihaz.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. çok kısımlı, kat kat, katmerli; elek. tek kanalda iki yönlü iletim sağlayan sisteme ait.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Genel Bilgi

İlk gemi, Van gölünde, 16. yüzyılda, Osmanlı ordusunun Doğu seferi sırasında bir yeniçeri askeri tarafından yapılmıştı. Bu sanatkar asker sonralarda adını yaptığı eserlerle duyuracak olan Mimar Sinan’dı.

Genel Bilgi by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., gram. ortaç sıfat-fiil. present participle -en yapılı ortaç. part participle -miş yapılı ortaç. participial s. ortaç kabilinden.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. prensip, ilke; dürüstlük, ahlâk; öz; köken, temel neden; kural. active principle müessir madde. refuse on principle prensibine uygun olmadığından reddetmek. principled s. prensip sahibi olan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

battleship.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

battleship. warship.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fighting ship. war vessel.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. tam bölen.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. keten tokmağı; hububatı harman yerinde dövmek için kullanılan uzun değneğin ucuna bağlı kısa değnek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.), (bot.) üç çift yaprakçıkla çatallaşan yaprak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to arrange. to set up. to organize. to plan. to contrive. to plot.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

merchant marine.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

trader. merchant ship. merchant vessel. merchantile vessel.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. üçlü; anat., zool. trigeminusa ait; i. trigeminus.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., f., i. üç kat, üç misli, üçlü; f. üç misli yapmak veya olmak; i., beysbol üç kalelik bir top vuruşu. Triple Alliance. Üçler ittifakı. tripleexpansion engine üç genişlemeli makina. triple measure, triple time müz. üç vurgulu tempo. triple threat

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. triplex

üç katlı

Üç katı olan.


Yabancı Kelime by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. üç şeyden ibaret takım; (şiir) üç mısralı kafiyeli şiir parçası; müz. triolet, üçlem; üçüzlerden biri.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. üç kısımdan mürekkep, üç kat; i. üç daireli ev.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. karaktersiz, prensipsiz, ahlaksız

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

iPhone, iPod® Classic, Nano ve Touch cihazlarınızı USB bağlantı noktasını kullanarak takın ve müzik arşivinizi dilediğiniz gibi kullanmanın keyfini Sony ses kalitesiyle çıkarın. iPod® ve iPhone cihazlarınızı müzik dinlerken şarj edin.

Teknolojik Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

spaceship.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

space launch. spacecraft. spaceship.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim


Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(i.). Yolgeçen hanı = mec. Girip, çıkanı çok olan yer.

Türkçe Sözlük by