Halt Etmek ne demek? | Halt Etmek anlamı nedir? | Halt Etmek

Halt Etmek anlamı nedir?

Halt Etmek ne demek?

Halt Etmek anlamı nedir?

Halt Etmek | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: halt

Türkçe - İngilizce Sözlük

to say sth improper. to do sth rude.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). maden zifti; asfalt, maden zifti ile kum veya çakıl taşını karıştırarak yol yapımında kullanılan malzeme; asfalt yol.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). 1. Karıştırma. 2. mec. Münasebetsiz söz söyleme, saçmalama: Artık halt ediyor.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

3d pers. sing. pres. of Hold, contraction for holdeth.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A stop in marching or walking, or in any action; arrest of progress.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To hold one's self from proceeding; to hold up; to cease progress; to stop for a longer or shorter period; to come to a stop; to stand still.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To stand in doubt whether to proceed, or what to do; to hesitate; to be uncertain.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To cause to cease marching; to stop; as, the general halted his troops for refreshment.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Halting or stopping in walking; lame.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The act of limping; lameness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To walk lamely; to limp.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To have an irregular rhythm; to be defective. cause to stop; 'Halt the engines'; 'Arrest the progress'; 'halt the presses'.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

mistaking one thing for another. mix up cross actions. rude and stupid remark.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

the state of inactivity following an interruption; 'the negotiations were in arrest'; 'held them in check'; 'during the halt he got some lunch'; 'the momentary stay enabled him to escape the blow'; 'he spent the entire stop in his seat'. the event of some

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Halting your system is important if you are going to be away from your system for an extended period Halting your system means that Linux stops all running applications cleanly and turns off the system power Once the system is halted , you may need to man

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Highly accelerated life test See accelerated life test.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The command for stop.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Stop; a command.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Stop IMMEDIATELY whatever you are doing, step back and lower your sword.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The common term and command for stop. an official location with little infrastructure, perhaps just a sign and raised earth bank. stopping the horse When leading the horse, do not stop until the horse does The verbal signal is a confident, drawn-out 'Whoo

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Interrupt interpreter.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Same as trading halt A halt ceases all trading activity on a stock This can only be done by a Market Surveillance Officer who is also the person who authorizes the re-opening of the stock A halt can be initiated at any time due to material news releases o

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A type of system shutdown that stops the processor but does not reboot the system When the system is halted, the operating system is no longer running, and the console subsystem is started This state is also known as console mode and is recognizable by th

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The point at which a computer stops running.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Highly accelerated life testing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

An issue is halted when it is temporarily halted from trading, usually for 30 minutes, during the time when news from the issuing company is being disseminated over the news wires A trading halt gives investors an equal opportunity to evaluate news and ma

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

just , foothold , halt , stay , stop.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [خلط] karıştırma.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.), (f.) duruş; durma, duraklama; mola; (f.) durmak; duraklamak, durdurmak. call a halt durdurmak, kesmek, son vermek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.), eski topal, aksak. the halt topallar, sakatlar.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f.) kusurlu olmak, eksik olmak (vezin); duraksamak, tereddüt etmek. halting (s.) duraksayan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i ). Köpeklere takılan boyun halkası, tasma.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I ince okunur) (i. Y.). Bir sapla birbirine bağlanmış iki gülle veya diskten ibaret spor Aleti.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dumbbell.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dumbbell. weight.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

One who halts or limps; a cripple.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A strong strap or cord.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Especially: A rope or strap, with or without a headstall, for leading or tying a horse. A rope for hanging malefactors; a noose.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To tie by the neck with a rope, strap, or halter; to put a halter on; to subject to a hangman's halter. either of the club-like rudimentary hind wings of dipterous insects; used for maintaining equilibrium during flight a woman's top that fastens behind t

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dumbbell. barbulb. barbell.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rope or canvas headgear for a horse, with a rope for leading. a rope that is used by a hangman to execute persons who have been condemned to death by hanging. a woman's top that fastens behind the back and neck leaving the back and arms uncovered. either

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A Bridport dagger St Johnstone's tippet.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

This is a harness of leather, rope, or nylon that fits over a horse's head This is much like a bridle without the bit or reins Its use is for leading a horse.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bracket , holder , retainer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.), (f.) yular; boyundan askılı ve sırtı açık bir çeşit kolsuz kadın bulüzü; idam ipi; (f.) yular takmak; yular takarcasına bir kimseye engel olmak; iple asmak, idam etmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

weight-lifter.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

weight lifter.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

weight lfiting.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

eski, thou ile eceksin; (bak.) shall.

İngilizce - Türkçe Sözlük by