Hame ne demek? | Hame anlamı nedir? | Hame

Hame anlamı nedir?

Hame ne demek?

Hame anlamı nedir?

Hame | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: hame

Türkçe Sözlük

(i. A.). Baş tepesi: Hâme-pîriyı tâzim olan emr-nâmeleri = Gelip baş üzerine konan mektup (eski saygı ve nezaket tâbirlerinden).

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Kalem.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [خامه] kalem.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) hamutun koşum kayışına bağlı eğri tahtalarından biri.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). utanmış, mahcup olmuş.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (fr.), (ahçı) beyaz sos, beşamel.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [بلامرحمت] acımasızca.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.-A.) [بی مرحمت] acımasız.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). bukalemun, (zool). Chamaeleon vulgaris; sık sık fikir ve tavır değiştiren kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.), irileşme.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.), irilik, büyüklük, kocamanlık.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Ululuk, büyüklük, azamet. Osm. ulüvv-i şân. Sadrâzamlara, Mısır hidîvi ve hükümdarlık hânedanı mensuplarına, yarı müstakil hükümet ve emirlik başında bulunanlara verilen resmî unvan: Zât-ı fahâmet-penShî = Sadrâzam.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ فخامت] yücelik, ululuk. 2.kıymet.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) 1.Fahimlik, ululuk. 2.İtibar, kıymet, değ(Erkek İsmi)

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A. F.). Ululuğun sığındığı makam, başvurulacak en büyük makam.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - (bkz.Fahamet).

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.). Sadrâzama ve Mısır hidîvi ile prenslere verilen unvan: Devletlû fahâmetlû paşa hazretleri, Almanya prenslerinden fahâmetlû hazretleri.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. A. T.) (tarih). Osmanlı İmparatorluğu zamanında sadrâzamlara ve prenslere verilen unvan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Kalemle yazılmış, Ar. muharrer, mektûb: Hâme-güzâr-ı vasf-ü târîf oldu (eski nezaket tâbirlerinden).

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. hâme = kalem, rânden = sürmek). Kalem süren, kalem oynatan: Hâmerân olmak = Yazmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. astronomi). Kuzu. Hamel burcu = 12 burçtan biri ki, Güneş mart ayında bu burca girer.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Same as Hamble.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [حمل] kuzu.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [حملات] saldırılar, hamleler.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. hâmil). Hâmiller, taşıyanlar, taşıyıcılar, (bk.) HAmil. Hamele-i Kur’an = Kur’an-ı Kerîm’i anlayarak ezberlemiş hafızlar.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «lahm» den im.). Çok kanlı geçen büyük muharebe: Kosova melhame-i kübrâsı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «rahm»dan mimli masdar). Acıma, rahm: Fukaraya merhamet etmek. Rabbim, senden merhameti...

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

mercy. pity. compassion. clemency. agape. benignity. charitableness. charity. commiseration. grace. loving-kindness. misericordia. ruth.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

clemency. compassion. mercy. pity. clemency acıma.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

clemency. compassion. mercy. pity. charity. grace. humanity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [مرحمت] acıma.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

acımak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

clement.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

clement. compassionate. gracious. merciful. pitiful. humane.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

compassionate. merciful. charitable. clement. gracious. humane. pitiful. soft hearted. tender.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-T.) acıyan.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

grim.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hard. merciless. ruthless. pitiless. relentless. inhumane. cold-blooded acımasız. kalpsiz.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

merciless. pitiless. ruthless. brutal. grim. hard. heartless. inhuman. relentless. remorseless.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-T.) acımasız.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Acımama, katı yüreklilik.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hardheartedness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ruthlessness. mercilessness. pitilessness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. A. «zahm» den masdar). Birbirini itip sıkıştırarak hücum etme, Ar. tezâhüm, izdihâm.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - Sesin ince, yavaş ve tatlı olması.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Şişmanlık, topluluk.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Zekâ ile beraber cesaret ve şecâat. Şehîmet-penâh, zât-ı Sll-i şehlmet-penthtleri: Osmanlılar’ın İran şahı hakkında kullandıkları tâbirler.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [شهامت] yiğitlik.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Zeka ve akılla birlikte olan yiğitlik, cesaret.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.). Zekâ ve şecâati olan. Iran ŞAhı’na verilen unvandır.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.), (f.) utanç, ar, hayâ, hicap; ayıp, utanacak şey, rezalet, münasebetsiz şey, yakışık almayan şey; (f.) utandırmak, mahcup etmek; gölgede bırakmak. Shame on you! Ayıp! Utan ! Yazıklar olsun! For shame! Ayıp! It is a shame to laugh at her. Onunla

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.) utangaç, mahcup, çekingen. shamefac'edly (z.) mahcup olarak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.) ayıp, utanç verici, çirkin, yüzkarası. shamefully (z.) utanılacak şekilde; çirkince. shamefulness (i.) utandırıcı hal.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.) utanmaz, arsız, hayasız. shamelessly (z.) utanmadan, arsızca. shamelessness (i.) arsızlık, utanmazlık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) Thames nehri.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) - Mekke-i Mükerreme. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. utanmayan, mahcup olmayan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). 1. Hazım güçlüğü, zor hazmedilen şeyin hâli. 2. Ağır ve tehlikeli olan şeyin hâli, tehlike, Ar. muhatara: Hastalığın vahâmeti.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [وخامت] korkunçluk, vehamet, tehlikeli durum.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Hazmı zor, hazmolunmaz, ağır. 2. Tehlikeli, korkulu, neticesi fena, vahtm, muhataralı.

Türkçe Sözlük by