Hami ne demek? | Hami anlamı nedir? | Hami

Hami anlamı nedir?

Hami ne demek?

Hami anlamı nedir?

Hami | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: hami

Türkçe Sözlük

(i. F.). Hamlık, olmamışlık.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «himâye»den if.) (mü. hâmiyye). Sahip çıkan, himâye eden, koruyan: Onun hâmîsi yoktur.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

protector. tutelar. tutelary. maecenas. shield. sponsor.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

patron. protector. guardian. sponsor. friend. parent. patronizer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [حامی] gözeten, himaye eden.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Himaye eden, koruyan, koruyucu, sahip çıkan, gözeten.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Hamdolunmuş, övülmüş, bütün varlığın diliyle övülmüş Allah’ın kulu. - Hamid; Allah’ın isimlerindendir. (bkz.Hamid).- Türk dil kuralları açısından “d/t” olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A. «hamd» den smüş.) (mü. hamîde). 1. Övülmeye değer, beğenilen medhe lâyık, Ar. memdûh: Ahlâk-ı hamîde, evsâf-ı hamîde. Hamîd-ül-hısâl = Her huyu beğenilen. 2. Hamd ü senaya lâyık olan Allah: Rabb-i Hamîd.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «hamd» den if.) (mü. hamide). Hamd ve şükr eden.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [حامد] hamd eden, şükreden.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) 1.Koru sönmediği halde alevi sönen ateş. 2.Hamdeden, şükreden kul. 3.Hz.Pey. (s.a.s)’in lakaplarından.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Övülmeye değ(Erkek İsmi) - Allah’ın isimlerinden (bkz.Abdülhamid). - Türk dil kuralına göre “d/t” olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Eğrilmiş, bükülmüş, kanbur, kemerli: Kadd-i hamîde.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [خميده] eğik, eğri.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Kadın İsmi) - (bkz.Hamid).

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A. «hami» den if.) (mü. hâmile). 1. Yüklü, yüklenmiş, üstünde bir yük bulunan. 2. Hâiz, üzerinde bulunan: Üçüncü rütbeden bir tane Osmânî nişanını hâmil bulunan. 3. Götüren, taşıyan, nakleden: Himil-i arîza = Mektup götüren. 4. Sahip, mutasarrıf. Tahvilâtın hâmilleri. 5. Gebe: Bu kadın hâmiledir; hâmile kısrak. 6. (hukuk) Uhdesinde bir poliçe bulunan. Kimya ve fizik terimlerinde Y. phore ve L. fere edatlarını tercüme ederek mürekkepler teşkil eder: Hâmil-i iş’Ar = pilifere ve hâmil-enâ = tecophore gibi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bearer. holder. possessing. bearing. prop. support.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

holder. bearer. prop. support. possessing. bearing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ حامل] taşıyan. 2.hamile. 3.sahip. hâmil olmak; taşımak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.). 1.Yüklü. Gebe. 2.Sahip, malik. 3.Taşıyan, gözeten. 4.Uhdesinde bir poliçe bulunan. 5.Hamil-i vahy: Cebrail (a.s.). - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Gebe kadın (Arapça’da hâmile değil, hâmil denir).

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pregnant. expecting. with young. with child. big with child. in the family way. expectant. gone. gravid. heavy. heavy with child. in pod. preggers. impregnate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pregnant. in the club gebe.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pregnant. big with child.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [حامله] gebe, hamile.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

gravidity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pregnancy. pregnancy gebelik.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pregnancy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Üstünde olduğu halde, taşıyarak, götürerek, naklederek: Mektubu hamilen geldi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Hanım nine sözünün bozulmuş şekli, büyük anne.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). I. Hamur. 2. Maya.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [حمير] hamur.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Perşembe günü.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(dsi. A.) (mü. hâmise). Beşinci, Fars. pencüm: Bâb-ı hâmis, def’a-i hâmise, rütbe-i hâmise.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). 1. Kitabın kenarına yazılan şerh ve izah notu, not, derkenar, hâşiye. 2. Mektup imzalandıktan sonra altına eklenen yazı, Fr. poste-scriptum, P.S.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

postscript. post scriptum.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [خامس] beşinci.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [هامش] mektup ilavesi.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (eski rütbe-i hâmise› den). Osmanlı devrinde Tanzimat›tan sonra konulan beşinci rütbe ki, mülkî rütbelerin en aşağısıdır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Beşinci olarak, beşinci derecede.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [خامسا] beşincisi.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.); (s.) Kuzey Afrika'da bir dil ailesi (Eski Mısır dili, Berberce); (s.) bu dil ailesine ait .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) 1.Himaye eden, koruyan korucu. 2.Kayıran, kayırıcı.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(bk.) Hamiyyet.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

patriotism. public spirit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) 1.Milli onur ve haysiyet. 2.İnsanlık, fazilet. 3.İzzeti nefs.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lacking in public spirit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). «Hamiyyet» kelimesinin Ar. terkiplerde aldığı şekildir. Hasb-el-hamiyye = Hamiyet gereğince.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). İnsanın memleketini, aile ve yakınlarını tecavüz ve hakaretten himaye ve muhafaza etmesi gayreti. Hamiyyet-i cahiliyye = Hak, hakikat ve kanuna karşı bâtıl itikatları muhafaza etmek gayreti, taassup, Fr. fanatisme.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.) (c. hamiyyetmendân). Hamiyet sahibi, hamiyyet sahiplerinden olan, hamiyyetli: Hamiyyetmendân ahali tarafından yapılan bağışlar.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Hamiyetli adama yakışır surette, hamiyetle.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Hamiyet sahibi, hamiyet sahiplerinden olan. Osmanlı devrinde Tanzimat’tan sonra askerlerde mülâzım (teğmen) rütbesinde ve mülkiyede ona eşit rütbede bulunanlara verilen unvandı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «hamz»dan if.) (mü. hamıza) (c. hâmızât). 1. Ekşi, ekşimtrak, kekre. 2. (kimya) Oksijen ile çeşitli maddelerin birleşmesinden çıkan bir madde ki, esas denilen bir cisimle birleşerek «harcız» diye anılan çeşitli kimyevî birleşikleri vücude getirir: Hâmız-ı azot, hâmız-ı tüffâh, hâmız-ı hadîd, hâmız-ı klor, hâmız-ı kibrit vesaire. Asit.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

acid.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ حامض] ekşi. 2.kekre.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). 1. Ekşilik, kekrelik. 2. (kimya) Bir cismin ekşi olması.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - (bkz.İlham).

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (mü. istifhâmiyye). Soruya ait: Hitâb-ı istifhâmî, cümle-i istifhâmiyye.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (mü. ithâmiyye) (hukuk). Muhakemeden önce sanık olarak tevkif edilenlere suç yüklemekle alâkalı veya bu işe ait olan: Evrâk-ı ithâmiyye.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (c. mahmil). Mahmiller. (bk.) Mahmil.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. mahmedet). (bk.) Mahmedet.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Mahâmil.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Avukat.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. F.) (musiki). «Şeref-nümâ» makamının eski adı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. F.) (musiki). »Şeref-nümâ» makamının eski adı.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [صلح آميز] barışçıl.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by