Harbi Yeli ne demek? | Harbi Yeli anlamı nedir? | Harbi Yeli

Harbi Yeli anlamı nedir?

Harbi Yeli ne demek?

Harbi Yeli anlamı nedir?

Harbi Yeli | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: harbi yeli

Türkçe Sözlük

(i.). Eskiden harbiye denilen harbokulu öğrencisi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Deniz kuvvetlerine bağlı asker, öğrenci.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

marine. sailor. seaman. naval officer. naval cadet.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sailor. naval officer. jack tar. jar tar. leatherneck.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

having a metal ball.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ball bearing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ball bearing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

monotony.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. A.). Türk musikisinde 10 zamanlı bir küçük usul.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. A.) Genelkurmay.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. A.). Ordunun sevk ve idaresiyle meşgul en yüksek askerî makam, genelkurmay.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ارکان حربيهء عموميه] genel kurmay başkanlığı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). göz kapağı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sleuthing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

the work of a detective.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Çakmaklı ve kapsüllü tüfek ve tabancayı ağızdan doldurup fişeği bastırmaya mahsus demir çubuk.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (mü. harbiyye). Muharebe ve cenge yahut askerliğe ait. Umûr-ı harbiyye = Savaş işleri. Mühimmât-ı harbiyye = Çeşitli cephane. Fünûn-ı harbiyye = Savaş ilimleri. Mekteb-i harbiye = Harbokulu, aslı: Mekteb-i fünûn-ı harbiyye, erkân-ı harbiyye. Erkân-ı harb = kurmay. Harbî yer = Savaşla alınıp ancak askerle idare olunabilir ülke.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ramrod. straight. trustworthy. honest. outspoken. true. genuine. real.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ramrod. correct. straight.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Eskiden harbiye denilen harbokulu öğrencisi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Ateşli silâhlarda harbinin konduğu yer.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) haberci, müjdeci .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(HARBİYYE) (i. A.) (umûr-ı harbiyye’den kısaltılmış). 1. Harp ve asker işlerine bakan devlet dairesi: Savunma bakanlığı, eskiden: Ser-askerlik. Harbiye nâzırı: = Millî savunma bakanı, daha eskiden ser-asker. 2. (fünûn-ı harbiyye’den kısaltılmış) Askerî yüksek bilgiler veren ve subay yetiştirmeye mahsus askerî yüksek tahsil müessesesi, harbokulu: Harbiye mektebi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

military academy. military school.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

War Academy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Cadet School.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [حربيه] harp okulu. harbiye nezareti; savunma bakanlığı. harbiyeli; Harp Okulu öğrencisi.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

student at or graduate of the War Academy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i ). Sahifelerin kenarlarında veya altlarında dip notları olan: Hâşiyeli kitap.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Hediye olarak takdime değer, pek nefis: Hediyelik mallar.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fit for a present. choice thing. suitable for a present.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

suitable to be used as a gift.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (y. k.). Mülkiyet, sahiplik (gramerde) iyelik: mülkiyet.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

possession. ownership.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

besitz.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kafiyesi olan, Ar. mukaffâ: Kafiyeli şiir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rhyming. rhymed uyaklı.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rhymed. rhyming.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to act as a woman's escort.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Doğrudan doğruya olmayarak; dolayısıyle dokunan, bu suretle dokunaklı; birtakım kinâyeli sözlerle târlze kalkıştı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

allegorical. allusive. sarcastic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

allusive. insinuating. ironic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [مکتب حربيه] harp okulu.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., tıb. omurilik iltihabı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., tıb. kemik iliği iltihabı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Eskiden bir ilmî rütbesi olan. Haremeyn pâyeli = Haremeyn pâyesini hâiz.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

shoddy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., tıb. omruilikteki gri maddenin iltihabı,çocuk felci.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., tıb. piyelit.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Sıcak ülkelerde esen bunaltıcı rüzgâr.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

taking a very short time.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

umbrella stand.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

umbrella stand.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Seviyesi yüksek olan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

level.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sb of merit. superior. excellent.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

war of nerves.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

knighthood.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

chivalry. knighthood.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

syrian.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

syrian.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) - Tan vakti esen yel. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.). Kaçırılması istenen, kayırılan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Terbiyesi olan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

well-mannered. mannerly. polite. proper. seasoned. blushing. civil-spoken. decent. decorous. white. well-behaved. well mannered.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cultivated. decent. genteel. well-behaved. well-bred. decorous. polite. with a sauce. well brought up. educated. flavored.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

polite. well-mannered. well brought-up. well-bred.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

medical student.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

affiliation. franchise. membership.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

membership.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

membership. associateship. sodality.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

membership dues. member dues. membership contribution. membership fee.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(1.). Koşma, koşuş, süratli Hareket. Yelim yeperek = Acele ile.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Kadın İsmi) - Güzel, havadar, aydınlık.

İsimler ve Anlamları by

Teknolojik Terim

Bazı amplifikatörler için gelişmiş sinyal-parazit oranı ve daha düşük bozulma sağlayan yüksek seviyeli bir ses çıkışı.

Teknolojik Terim by