Harç ne demek? | Harç anlamı nedir? | Harç

Harç anlamı nedir?

Harç ne demek?

Harç anlamı nedir?

Harç | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: harc

Türkçe Sözlük

(HARÇ) (i. A.). 1. Sarf, bozma: Verdiğiniz parayı tamamiyle harcettim. O paranın hepsi hareoldu mu? 2. (Masdar mânâsında olmayarak): Sarfolunacak para, masraf, harçlık: Çok harç gidiyor. 3. Bir resmî iş için verilen resim: Mahkeme harcı, intikal harcı, İlâm harcı. 4. (Türkçe): Bir şeyin imaline yarayan madde, kereste: Ustaların harcı kalmadığından boş duruyorlar. Yemek harcı. 5. Duvar örmeye ve sıva vesaireye yarayan kireç ile kum veya horasan yahut çamurla saman vesaire karışımı: Duvar harcı, sıv8 harcı, harç yapmak. 6. Elbiseye süs için çeşitli şekillerde dikilen kaytan vesaire: Kadın elbiselerine harç koymak bu sene moda oldu. Avrupa’dan hazır harç gelir. Harcı olmak = Yapabilmek elinden gelebilmek: Bu iş oun harcı değildir. Bu yükü kaldırmak benim harcım değildir. O ata binmek senin harcın mı? (bk.) Harcırah. Harc-ı Alem, harc-ı Am = Herkese göre, elverişli, herkesin kullanabileceği, ipekli elbise harc-ı Alem değildir. Vekilharç = Bir büyük konakta masraf işlerine bakan adam. Harcı içinden çıkmak = Ayrıca masraf etmeye hâcet olmamak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

tax. fees. mortar. plaster. daub. grout. tabby.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

mortar. plaster. ingredients. raw materials. expenditure. customs duties. expenses masraf. fees.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ خرج] vergi. 2.masraf.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

without borrowing any money.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

allowance.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pocket money. packet money. pocket cash. spending money.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). mangal kömürü; kara kalem; kara kalem resim.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

expense. spending. consumption. outlay. outgo. expenditure. payment.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

expenditure. expense. outlay. spending.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

expense. expenditure. outlay. spending. expenses. disbursement. outgoings.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f. Arapça harc’dan). 1. Sarfetmek, bozmak: O kadar parayı bir günde harcadı. Çok para harcıyor. 2. Birini isteyerek tehlikeye sokmak: O adam beni harcamak istiyor. Bozuk para gibi harcamak = Aynı mânânın mübalağalı şekli.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

consume. spend. expend. use up. lay out. waste. dally away. employ. exert. spin out. swallow up.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

expend. lose. to spend. to expenditure. to expend. to lay sth out. to blow. to waste. to use. to use up. to sacrifice. to kill. to victimize. use up. to waste. to dispanse.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to spend. to use to kill.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

being spent. being used up.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Masraf etmek, masrafa girmek: Bizi güzel eğlendirdi ama kendisi çok harcandı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

go.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be spent / used up / ruined / expended / harmed / killed.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [خرچنگ] yengeç.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Yengeç.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Adi, ucuz. Harcı ekmek = Ekmeğin Adî ve ucuz çeşidi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(HARC-I ALEM) (i. A. F.). Herkesin kullandığı, yaptığı, kullanabileceği yahut yapabileceği. O iş harcıâlem, bana göre değil.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [خرج عالم] herkese açık, herkese uygun.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(HARC-I RAH) (i. F. Ar. hare = masraf, Fars. râh = yol). Yol masrafı, bir memur veya subayın görevle bir yerden bir yere gitmesi için, rütbe ve maaşı ile ve gideceği mesafeye göre resmen verilen para: Hareket etmek için harcırâhını aldı. Harcırah nizâmnâmesi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

travel expense. subsistence money. subsistence.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

travel allowance. travelling expenses.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

travel allowance. travelling expenses. travelling allowance. fare payments. marching money. deadheading pay. per diem allowance. transport allowance. transportation allowance.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [خرج راه] yol parası.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Süslerle bezenmiş.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Kireç ve kum karışımıyla yapılmış duvar. Karşılığı: Kuru duvar. 2. Kaytan vesaireden çiçeklerle süslü: Harçlı entari, fermene. 3. Masraflı, çok masrafla vücuda gelen: Harçlı yemek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

containing mortar or plaster. decorated. trimmed.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Alelâde masraflara mahsus para: Harçlığım yok, harçlığı kalmadı. Cep Harçlığı = Ufak tefek şahsî masraflara mahsus para: Çocuklara cep harçlığı vermeli.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pocket money. spending money. allowance.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

allowance. pocket money.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

allowance. pocket money. pin money.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

steward. majordomo.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

majordomo. butler.

Türkçe - İngilizce Sözlük by