Harf-endaz ne demek? | Harf-endaz anlamı nedir? | Harf-endaz

Harf-endaz anlamı nedir?

Harf-endaz ne demek?

Harf-endaz anlamı nedir?

Harf-endaz | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: harf endaz

Türkçe Sözlük

(i. F. A., harf, Fars. endâhten = atmak). Söz atan, ima ile dokunaklı söz söyleyen, takılan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. «berendâhten» fiilinden imas. olup sıfat terkibi teşkiline girer). Yukarıya atan, def ve bertaraf eden: Mevâni ber-endâz = Engelleri bertaraf eden, Ar. dâfî-ül-mevânî.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

block capital.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

capital.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

capital. capital letter. uppercase.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.) (lügat mânâsı: sol atan). Hilekâr, aldatıcı, desiseci.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i F. «endâhten» fiilinden imas.). Atıcı, atan, atmış: Lenger-endâz = Demir atan, atmış (gemi). Tîr-endâz = Ok atan. Silâh-endâz = Gemilerde tüfekle silâhlandırılmış deniz piyadesi (böyle sıfat terkiplerinde bulunur).

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.) («hendese» den galat zannetmişlerse de hendese bu kelimeden Arapça’laşmıştır). 1. Ölçü, mikyas. 2. Arşının bez ve bssma vesaire ölçmeye mahsus küçük cinsi ki, 60 santimetredir. 3. mec. Hesap: Endazeye gelir = Hesaba gelir, mâkul.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [60 [اندازه cm.lik uzunluk ölçüsü.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Endâze ile ölçmek. 2. Tahmin ve hesap etmek, tasarlamak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Ölçüsüz, ölçülmemiş. 2. Hesapsız, çok sınırsız.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

black letter type. gothic type.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Ev yıkıcı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Hâne, ev yıkacak şekilde.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F ). Ev yıkıcılık.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Hânümân, ev, bark, ocak mahvedici, eden.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (c. hurûf, hurûfât). 1. Bir alfabede bulunan ve okuyup yazmayı sağlayan işaretlerin beheri: Hurûf-ı Arabiyye, Latin harfleri. Hurûf-ı savtıyye = Sesli harfler. Hurûf-ı sâmite = Sesssiz harfler. Hurûf-ı mûceme = Arab alfabesinde noktalı harfler. Hurûf-ı mühmele = Noktasız harfler. 2. Yazı dizip kitap basmaya mahsus kurşundan dökme harf şekilleri (bu mânâ ile ekseriya «cem’ül-cem’» çokluğun çokluğu olan «hurûfât» kullanılır): Hurûfât basması = Böyle harflerle yapılan baskı. Taş basması mukabili. 3. (gramer) Kelimenin tasrif olunmaz ve kendi kendine kullanılmaz kısımları ki, ekseri birer harften ibaret olmaları münasebetiyle böyle adlandırılmıştır: Harf-i cer, harf-i ilsak, harf-i rabt, harf-l şart vesaire ki, hepsine «edat» diyoruz. 4. mec. Söz, kelâm, yazılı şey: Câml-i hurûf = Muharrir, yazar, müellif. 5. Remiz, suret, senbol, ima yoluyle dokunan söz: Harf atmak. Harf-be-harf = Harfi harfine, kelimesi kelimesine, harfiyyen, aynen, aslından ayrılmaksızın: Filân kitabı harf-be-harf, harfi harfine tercüme etti. Söylediğinizi harf-beharf, harfi harfine kendisine tebliğ ettim. Harf-i vâhid (menfî cümlelerde) = Hiçbir harf, hiçbir söz: Kendiliğimden harf-ı vâhid söylemedim.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

letter. character. cedilla.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

letter. character. cedilla. letter. type.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

letter. letter of the alphabet.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ حرف] harf. 2.söz.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. A., harf, Fars. endâhten = atmak). Söz atan, ima ile dokunaklı söz söyleyen, takılan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F., Ar. harf, Fars. girifte” = tutmak). Her işte ayıp arayan, Fars. ayb-cû, muârız, itirazcı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Söz atma, ima ile söylenilen dokunaklı söz, takılma.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

blow by blow.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

literally. verbatim. exactly. word for word.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(HARFİYYEN) (i.). Harfi harfine; hiçbir değişiklik yapmadan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

exactly. word for word.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

completely. exactly. word for word.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lower case.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lowercase. small letter.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

roman letters.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

roman letters. the Latin characters.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

roman letters.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

roman letters. the Latin characters.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F., pây = ayak, endahten = atmak). Ayak atan, ayak atmış, ayak basmış.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. pertev = ışık, endâhten = atmak). Işık ve nur yayan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F., Ar. râd = gök gürlemesi, Fars. endâhten = atmak). Gök gürlemesi gibi şiddetli ses çıkaran, gürleyen.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. ser = baş, endâhten = atmak). Başını atan, koyan, feda eden.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

vowel.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

vowel.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

voiceless consonant.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

a consonant.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. F., Ar. silâh, Fars. endâhten = atmak). 1. Tüfek ile silâhlı asker. 2. Savaş gemilerinde tayfalık etmeyip tüfekle silâhlanmış olarak askerlik eden deniz piyadesi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Tüfekçilik, sllâhendâz görevi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F., Ar. tanîn = çınlama, Fars. endâhten = atmak). Tanîn bırakan, tınlayan, çınlayan: Çıngırağın sesi etrafa tanîn-endâz oluyordu.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [طنين انداز] tınlayan, tını veren, çınlayan.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i F, Ar. tarh = düzen, Fars. endâhten = atmak). Düzenleyen, kuran, tertip eden.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [تيرانداز] okçu.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. (çoğ. wharves) f. rıhtım, iskele, büyük yük iskelesi; f. iskele veya rıhtım yapmak; rıhtıma getirmek veya çıkarmak. wharf rat bir çeşit büyük fare;(A.B.D.),( argo) rıhtımda dolaşan serseri veya hırsız.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. iskelenin yük boşaltma veya depolama için kullanılması; iskele ücreti.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i .iskele muhafaza memuru rıhtım müdürü.

İngilizce - Türkçe Sözlük by