Harr ne demek? | Harr anlamı nedir? | Harr

Harr anlamı nedir?

Harr ne demek?

Harr anlamı nedir?

Harr | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: harr

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [حار] kızgın, yakıcı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. T. A). Bir gazete veya mecmuanın başmakalelerini yazan mu harrir, başyazar.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bill to order. promissory note. note of hand. bill made out to order. bill payable to order. instrument to order. instrument payable to order. order instrument. negotiable note.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Vaktiyle düşman gerilerini veya ülkesini ateşe vermeye ve yangın çıkarmaya mahsus gemi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Gürültü ile, rasgele, düzensiz.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. A. «harâset» ten imüb.). Toprağı işleyip ekin ekmekle meşgul adam, ekinci, çiftçi.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Ekinci, çiftçi, toprağı işleyip ekin eken.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A. «hart» tan müb.). Çıkrıkçı.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [خراط] doğramacı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) huysuz kocakarı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) yağmacı kimse .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.), (zool.) tavşan tazısı; şahin familyasından bir kuş. marsh harrier kırmızı doğan, üsküflü doğan, (zool.) Circus aeruginosus.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.), (f.) tapan, kesek kırma makinası; (f.) tırmık çekmek, kesek kırmak; hırpalamak, eziyet etmek; sinirlendirmek. harrowing (s.) üzücü, asap bozucu .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A ). Fasulye ve bakla şeklinde olan maruf siyah meyve. Keçiboynuzu. Harrub ağacı -Bu meyveyi veren ağaç ki, mutedil iklimlerin en sıcaklarında yetişir. Harrub şerbeti = Bu meyvenin kurusu kaynatılmakla yapılan şerbet.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f.) soymak, yağma etmek; rahat vermemek, taciz etmek, bizar etmek .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «harf» den imef.) (mü. muharrefe). Tahrif olunmuş, gerçek mânâsı dışında bir mânâ verilmiş.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. "harâm" dan imef.) (mü.muharreme).

1. Yasaklanmış, Osm. tahrîm edilmiş, harâm edilmiş.

2. Hicrî yılın birinci ayı: Mâh-ı muharrem; muharremü’l-harâm (câhiliyet devrinde bu ayda savaş yasaklandığı için bu ad verilmiştir).

«Şehrullahi’l-Muharrem» olarak meşhur olan, yani «Allah’ın ayı Muharrem» olarak bilinen Muharrem ayı, İlahi bereket ve feyzin, Rabbani ihsan ve keremin coştuğu ve bollaştığı bir aydır. «Şehrullahi’l-Muharrem» olarak meşhur olan, yani «Allah’ın ayı Muharrem» olarak bilinen Muharrem ayı, İlahi bereket ve feyzin, Rabbani ihsan ve keremin coştuğu ve bollaştığı bir aydır.

Âşura Günü ise Muharrem’in 10. günüdür. Âşura Gününün Allah katında ayrı bir yeri vardır. Bugünde Cenâb-ı Hak on peygamberine on çeşit ikramda bulunmuş ve kudsiyetini arttırmıştır. Bu günlerde oruç tutmak çok faziletlidir.

Hicrî Senenin ilk ayı olan Muharrem ayının 10. günü Âşura Günüdür. Muharrem ayının diğer aylar arasında ayrı bir yeri olduğu gibi, Âşura Gününün de diğer günler içinde daha mübarek ve bereketli bir konumu bulunmaktadır.

Âşura Gününün Allah katında da çok seçkin bir yerinin olduğunu Fecr Sûresinin ikinci âyeti olan «On geceye yemin olsun» ifâdelerinin tefsirinden öğrenmekteyiz.

Bazı tefsirlerimizde bu on gecenin Muharrem’in Âşurasine kadar geçen gece olduğu beyan edilmektedir.

Cenâb-ı Hak bu gecelere yemin ederek onların kudsiyet ve bereketini bildirmektedir.

Bugüne «Âşura» denmesinin sebebi, Muharrem ayının onuncu gününe denk geldiği içindir. Hadis kitaplarında geçtiğine göre ise, bu güne bu ismin verilmesinin hikmeti, o günde Cenâb-ı Hak on peygamberine on değişik ikram ve ihsan ettiği içindir. Bu ikramlar şöyle belirtilmektedir:

1. Allah, Hz. Musa’ya (a.s.) Âşura Gününde bir mucize ihsan etmiş, denizi yararak Firavun ile ordusunu sulara gömmüştür.

2. Hz.Nuh (a.s.) gemisini Cûdi Dağının üzerine Âşura Gününde demirlemiştir.

3. Hz.Yunus (a.s.) balığın karnından Âşura Günü kurtulmuştur.

4. Hz.Âdem’in (a.s.) tevbesi Âşura Günü kabul edilmiştir.

5. Hz.Yusuf kardeşlerinin atmış olduğu kuyudan Âşura Günü çıkarılmıştır.

6. Hz.İsa (a.s.) o gün dünyaya gelmiş ve o gün semâya yükseltilmiştir.

7. Hz.Davud’un (a.s.) tevbesi o gün kabul edilmiştir.

8. Hz.İbrahim’in (a.s.) oğlu Hz. İsmail o gün doğmuştur.

9. Hz.Yakub’un (a.s.), oğlu Hz.Yusuf’un hasretinden dolayı kapanan gözleri o gün görmeye başlamıştır.

10. Hz. Eyyûb (a.s.) hastalığından o gün şifaya kavuşmuştur.

Hz. Âişe’nın belirttiğine göre, Kabe’nin örtüsü daha önceleri Âşura gününde değiştirilirdi.


Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) 1.Tahrim olunmuş, haram kılınmış. 2.Kamer takviminin birinci ayı aşura ayı. Müslümanlıktan önce bu ayda savaşmak yasak olduğu için bu ad verilmiştir. Bu ayın ilk 10 gününde Kerbela vakasının yıldönümünde matem yapılır. 10.gününde aşure pişirilir.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.). Şer’an haram ve yasak olan şeyler: Muharremâttan kaçınmalı.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [محرمات] dinî yasaklar.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (Türkler’in yaptığı bir Arapça kelimedir). Eskiden yılbaşı olan muharrem ayının ilk günü yapılan tebrik töreni ve bu vesileyle verilen bahşiş veya hediye.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (mü. muharrere). Yazılmış, yazılı.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [محرر] yazılı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. muharrere bu mânâ ile kullanılmamıştır). Yazılmış şeyler, Ar. mekâtîb, evrak: Çekmecenin içinde birtakım muharrerât buldum; muharrerât-ı resmiyye.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «harâb» dan if.) (mü. muharribe). Tahrip eden, yıkıp virân eden, mahv ve perişan eden, yıkıcı: Muharrib-i bilâd = Ülkeler yıkıcı.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [مخرب] tahrip edici, yıkıcı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «hareket» ten if.) (mü. muharrike). 1. Oynatan, harekete getiren, çeviren: Bu makinenin muharriki nedir? 2. Tahrik ve teşvik eden, kışkırtan kandıran: Bu işin bir muharriki vardır.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [محرق] yakıcı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (mü. muharrire). 1. Yazan, Osm. kâtip, müstensih. 2. Kaleme alan, yazı ile ifade eden, Osm. münşî. Pek mâhir bir muharrir; muharrire bir kız. (i. A. c.) Muharrirîn. 3. Gazeteci, yazar, fıkra yazarı: O gazetenin iyi muharrirleri vardır. Başmuharrir = Gazetenin başmakalelerini yazan kimse (eskiden neşriyat ve yazı işleri müdürü yerini de tutardı). 2. Yazar, müellif.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

writer. author. authoress.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [محرر] yazar.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

being a writer. writing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «hırs» dan if.) (mü. muharrisa). Hırslandıran, hırs ve tamaı arttıran, kışkırtan, teşvik eden.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (mü. muharrişe), (tıp) Tahriş eden, azdıran.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «hareket» ten if.) (mü. müteharrike). 1. Kımıldanan, oynayan, dönüp hareket eden: Buharla müteharrik makine. 2. Harekesi olan, harekeli (harf). Gayr-ı müteharrik = Hareketsiz, sabit, müteharrik olmayan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

powered by. driven by. mobile.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [متحری] araştırıcı, araştıran.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [متحرک] hareket eden, kıpırdayan.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. kayışkıran, saban kıran, bot. Ononis hircina.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.-A.) [سرمحرر] başyazar.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «hary»den masdar) (c. taharriyât). Araştırma, bir şeyin esasını ve gereğini bulmak için arayıp inceleme veya seçme. (bk.) Taharri.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ تحری] arama. 2.araştırma.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

1.aranmak. 2.araştırılmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

1.aramak. 2.arştırmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

plainclothes policeman. plainclothesman. police detective.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [تحریات] araştırmalar.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-T.) araştırmacı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «hareket» ten mas.). 1. Kımıldanma, hareket etme, oynama. 2. (Harf) harekelenme, bir hareke ile okunma.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Çekinme, sakınma.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Taharrüş.

Türkçe Sözlük by