Hasa ne demek? | Hasa anlamı nedir? | Hasa

Hasa anlamı nedir?

Hasa ne demek?

Hasa anlamı nedir?

Hasa | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: hasa

Türkçe Sözlük

(bk.) Hase.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (Arapça gaşiye’den). Eğer örtüsü ki, ekseriya sırma paftalarla süslüdür.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(e. A.). Menfî mânâsı vardır. Olmaya, Allah göstermesin, bizden uzak: Hâşâ, ben sizin hakkınızda öyle lâkırdı söylemedim. Hâşâ huzurdan. Hâşâ-an-il-meclis = Meclisten dışarı (nefret ve reddedilen bir şey söyleneceği vakit kullanılır).

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

saddlecloth belleme.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

God forbid ! Never.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [حاشا] uzak dursun, hâşa.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Otla bes lenen.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A ). 1. Ekin biçme: Köylüler, şimdi hasatla meşguldürler. 2. Ekin biçimi vakti, orak mevsimi: Hasatta ödemek üzere borç aldı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Hasudluk, hasedcilik, çekememek.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [حسادت] kıskançlık.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Sağlam rey, doğru mütalaa, doğru fikir.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) 1.Hükümde sağlamlık, kuvvet ve olgunluk. 2.Görüş sağlamlığı.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A. e.) (m. haslet). Hasletler. (bk.) Haslet.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [خصائل] hasletler, tabiatlar.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. hâsiyyet). Hâsiyetler. (bk.) HAsiyet.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. hasîse). Hasîseler, noksanlıklar, kusurlar, kötü huylar.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [خصائص] nitelikler, özellikler.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Süprüntü, çöp: Har i» hâşâk, has ü hâşâk = Çöp (çörçöp).

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [خاشاک] çerçöp.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Hasen.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Güzellik, iyilik, hüsn sahibi olmak. Hasan b. Ali b. Ebi Talib: Ali (r.a.)’nin büyük oğlu. Peygamber Efendimizin torunu. Kur’an’da geçen kelimelerdendir.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (c. haşarat). Ziyan, zarar: Çok hasara uğradı. Çok hasârat oldu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

damage. harm. havoc. wreckage. average. depredation. detriment. injury. mischief. scathe. spoilage.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

damage. detriment. harm. havoc. injury. mischief. loss.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

damage. loss. allowance. assess the amount of damages. claims. damnum. detriment. harm. havoc. hurt. injury. constant loss. right of compensation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [خسار] zarar, hasar.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F„ Ar. hasar = ziyan, Fars. dîden = görmek). Ziyan görmüş, zarara uğramış, Ar. mutazarrır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. haşere, dilimizde az kullanılmıştır). Böcek, yılan, çıyan çeşidinden olan küçük hayvancıklar, mec. Değersiz ve zarar verici adamlar.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

vermin.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

insects. vermin. insects böcekler. rabble. riff-raff.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

vermin. insects.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [خسرات] zararlar.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [خساردیده] hasarlı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [خسارت] zarar, hasar.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (aşağı halk demek olan, Arapça haşâre’den olsa gerektir). Yaramaz, rahat durmaz, sert, hırçın, zaptı müşkül: Haşarı adam, et.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

out of hand. disorderly. naughty. out-of-hand.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

naughty. mischievous. wild. obstreperous.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Sertlik, hırçınlık, rahat durmaz ve zaptı müşkül olan at veya adamın hâli.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

unruly behaviour. wild prank.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

damaged. crocked. disadvantaged.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

non damaged.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

free of damage.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(HAŞAŞ) (i.) (Arapça haşîş’ den). Yabanî afyon.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) 1. Hisset, hasislik, tamahkârlık, pintilik, cimrilik. 2. Alçaklık bayağılık, asalet zıddı.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [خساست] pintilik.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). 1. Taş, çakıl. 2. (tıp) Mesane, karaciğer, böbrek ve başka iç organlarda olan taş. Hasat’ül-mesâne, hasatü’l-kilye, hasatü’r-rahim vesaire.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Hasad.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

harvest. reaping. ingathering. crop. pick. take.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

harvest. a reaping. reaping.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

reaping. harvest. ingathering.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

worn-out automobile. worn-out. in poor condition. upset. in trouble.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

harvester.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

reaper. harvester.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

harvesting. the work of a reaper.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Haşarı.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. Kinşasa, Kongo Cumhuriyetinin başkenti.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(e.). (Arapça terkip) (lâ-ev-haşallah tâbirinden kısaltılmış ki, «Allah onu uzaklaştırmasın» demektir). Mâşallah ve bârekallah gibi övme tâbiridir: Levhaşallah!

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ماحصل] sonuç.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «husûmet» den) (c. muhasamât). 1. İki kişi veya taraf arasındaki düşmanlık, anlaşmazlık, savaş ilânı. 2. İki kişi veya taraf arasındaki dava, muhalefet, uğraşma.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Muhâsama.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(MUHASARA) (İ.A. «hasr» dan) (c. muhasarârt). Bir kale veya müstahkem mevkiin düşman tarafından askerle kuşatılıp yollarının kesilmesi, kuşatma, kapatma: Kaleyi, şehri muhasara etti; muhasarada kaldı. Ref’-i muhasara = Muhasarayı kaldırma, muhasaradan vaz geçip çekilme: Düşman ref-i muhasaraya mecbur oldu. Muhasara topu = Eskiden muhasaralar için kullanılan büyük sahrâ topu.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [محاصره] sarma, kuşatma.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

sarmak, kuşatmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. «hey’et-i murahhasa» dan kısaltılmış ve galat) Ermeni piskoposu.

Türkçe Sözlük by