Hasr ne demek? | Hasr anlamı nedir? | Hasr

Hasr anlamı nedir?

Hasr ne demek?

Hasr anlamı nedir?

Hasr | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: hasr

Türkçe Sözlük

(i. A.). 1. Sıkıştırma, sınırlı bir yerin içine alma, baskı: Düşman askerini filân yere hasrettiler. 2. Sınırlama ve belirtme, umumilikten çıkarıp bir kısım veya miktara çevirme, ayırma: O adam iyiliğini kendi yakınlarına hasrediyor. 3. Yalnız bir şeye sarf etme ve kullanma: Bu işe hasr-ı efkâr, hasr-ı mesâİ, hasr-ı evkat etmiştir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(Türkçe’de telâffuzu: HâŞİR) (i. A.). T. Toplama, bir yerde biriktirme. 2. Kıyamet gününde ölülerin diriltilerek, yaptıkları iyi ve kötü işlerine bakılmak için bir yere gelmeleri: Şehitler ile haşrolmak. 3. Ölülerin haşrolunacağı zaman, kıyamet: Haşre dek = Kıyamete kadar. Rûz-ı haşr = Kıyamet günü. Haşr ü neşr = Mahşer günü ölülerin toplanıp dağılmaları, mec. Onlarla haşr ü neşr olsun = Ne yaparsa yapsın. Haşr-ender-haşr = Mahşer gibi kalabalığı ifade eden eskimiş bir tâbirdir.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [حصر] tahsis etme, ayırma, vakfetme, adama.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [حشر] kıyamet, haşır.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). 1. Ele geçemeyen veya elden kaçırılan bir nimete üzülerek yanma ve iç çekme: Hasret çekmek: Mahrum olup teessüf etmek. 2. Göreceği gelmek: Arzu, iştiyak: Çocuklarının hasretini çekiyor: Hasret-i yâr ile dil-hûn oldu. (Türkçe): Sıfat gibi de kullanılıp hasret olmak ve hasret kalmak denilir: Bu sene üzüme hasret kaldık.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sick. sighed-for. longing. yearning. craving. hankering. nostalgia.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

longing. yearning. nostalgia. homesickness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

nostalgia. yearning. longing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [حسرت] özlem. hasret çekmek, özlem duymak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) 1.Ele geçirilemeyen veya elden kaçırılan bir nimete veya kıymetli şeye üzülüp yanmak. 2.İç çekme, inleme, üzüntü, iç sıkıntısı, keder, zahmet, eseflenme, özleyiş.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. Ar. hasret, Fars. keşiden = çekmek). Hasret çeken, erişemediği veya elden kaçırdığı bir nimet için teessüf eden, Ar. müştak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. F. edebiyat). Ayrılık vesilesiyle yazılan mektup.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F., Ar. hasret, Fars. zeden = vurmak) (c. hasret-zedegân). Mahrumiyet veya iştiyak düşkünü, hasrete düşmüş.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. R. F. c.) (m. hasret-zede). Hasrete uğramışlar, hasrete düşmüşler.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [حسرت کش] hasret çeken.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Hasreti olan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

separation. homesickness. longing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

longing. yearning. homesickness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f. A. T.). Ayırmak, vermek, bağlamak, (bk.) Hasr.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to confine. to appropriate. to devote.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to appropriate. to devote. to consecrate. to set aside for. confine. given over to. restrict.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

adamak, ayırmak, tahsis etmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [واحسرتا] eyvahlar olsun.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by