Hatt ne demek? | Hatt anlamı nedir? | Hatt

Hatt anlamı nedir?

Hatt ne demek?

Hatt anlamı nedir?

Hatt | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: hatt

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ خط] çizgi. 2.yol. 3.yeni terlemiş bıyık.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

firing line.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

line of fire.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pipeline.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pipeline.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). menkul mal, taşınır mal; köle. chattel mortgage menkul rehin. goods and chattel ev bark.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). gevezelik, boş laf, lafü güzaf; diş çatırdaması. chatter marks bir aletin titreşimi sonucu meydana gelen düzensiz çizikler.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). gevezelik etmek; konuşur gibi sesler çıkarmak; çatırdamak (diş); (mak). titreşim meydana getirmek; alelacele söylemek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). çok geveze kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). konuşkan; konuşma şeklinde, sohbet tarzında. chattily (z). konuşkanlıkla chattiness (i). konuşkanlık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (musiki), (bk.) Duraküstü.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(e. A.). Bile, o derecede, bir derecede ki: Ben kimseyi dinlemem, hattâ sizi de. Bazı defa kuvvetlendirmek için «bile» edatı eklenir: Hattâ gözümle görsem bile inanmam.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

in tune. even. yet. insomuch as. insomuch that. in fact.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

even. nay. in fact. as a matter of fact. as well. also. besides. moreover. so much so that.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

even. moreover. besides. nay. very. yes.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [حتی] üstelik, hatta.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Oduncu.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [حطاب] oduncu.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(HATTAT) (i. A. «hat» tan imüb.) (c. hattâtîn). 1. Güzel yazı ve bilhassa sülüs ve nesih gibi yazılar yazan adam. Güzel yazı sahibi: Bu levhayı hangi hattâta yazdırdınız? 2. Güzel yazı öğreticisi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

penman.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

calligrapher. pen-man.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

calligrapher. penman.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [خطاط] hattat, güzel yazı yazan.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). I. Güzel yazı ve bilhassa sülüs ye nesih gibi yazılar yazmak mahareti, Güzel yazıya sahip olmak. 2. Güzel yazı öğreticiliği.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

calligraphy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

profession of a calligrapher. penmanship.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) şapkacı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(HATT-I FASL) (I.A.F.). Ayırma çizgisi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(HATT-I HAREKET) (i. A. F.). Davranış, tutulan yol, tutulacak yol, tutum.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

line of patrol stations along an international border.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. Manhattan adası; viski ve vermutla yapılmış bir içki. Manhattan District atom bombası. planının şifreli ismi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «hatt»dan imef.) (mü. muhattata). T. Çizgili, çizili. 2. Yivli.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «hatm» dan if.) (mü. mütehattime). Son derece lüzumlu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

line ahead. fore- and-after.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f.) kırmak, paramparça etmek, darmadağın etmek, tahrip etmek; dengesini kaybettirmek; parçalanmak, kırılmak, darma dağın olmak; bozmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

dağılmaz cam.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

water line.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [تخطی] haddini bilmeme, sınırı geçme, çizgiyi geçme.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «hatm» den masdar). Çok lüzumlu ve yerinde olma.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Hatıra getirme, hatıra gelme (Ar.’da mânâsı başkadır).

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [تخطر] anımsama, hatırlama.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

anımsamak, hatırlamak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

phone line.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

line.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

trunk. telephone line.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

tramline.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. ufak parçalara ayrılmamış, parçalanmamış.

İngilizce - Türkçe Sözlük by